Hayatın Kaynağı / Ayn Rand

16 Ekim 2017

Hayatın KaynağıHayatın Kaynağı

Hayatın Kaynağı’ndan…

Aşağıdaki göl, kayaların orta yerine rastlayan ince çelik bir levhaydı yalnızca.. Kayalar daha aşağıya doğru da, hiç değişmeden devam ediyordu. Gökte başlıyor, gökte bitiyordu onlar: Dünya da boşlukta asılı gibi görünüyordu. Olmayan bir şeyin üzerinde yüzen bir ada … kayanın ucunda duran adamın ayaklarına bir çapayla tutturulmuş.

Vücudu gökyüzüne karşı geriye doğru büküldü. Uzun ve düz çizgilerden, açılardan oluşan bir vücuttu. Her kıvrımı türlü düzlemlere yayılıyordu. Kazık gibi duruyordu orada. Kolları yanlarında, avuçları dışa dönük. Kürek kemiklerinin kasılıp birbirine yaklaştığını hissetti; boynunun kıvrımını, ellerindeki kanın ağırlığını bile fark etti. Arkadan esen rüzgârı omurgasında duydu. Rüzgâr saçlarını gökyüzüne karşı dalgalandırdı. Ne sarı, ne de kızıldı saçları. Olgun bir portakalın kabuğu rengindeydi.

O sabah başına gelen şeye ve şimdi önünde uzanan şeylere güldü.

Önündeki günlerin zor günler olacağını biliyordu. Yüzleşmesi gereken sorular, hazırlaması gereken bir eylem planı vardı. Bunları düşünmesi gerektiğini biliyordu. Ama hiç düşünmeyeceğini de biliyordu, çünkü her şey onun kafasında daha şimdiden çok netti. Plan zaten çoktan hazırdı. Ayrıca, canı gülmek istiyordu.

Durumu düşünmeye çalıştı, sonra unuttu. Granite bakıyordu.

Gözleri çevresindeki dünyanın bilincine varınca, artık gülmedi. Yüzü bir doğa yasası gibiydi… Sorgulanamayacak, değiştirilemeyecek. ödün koparılamayacak bir doğa yasası. Elmacık kemikleri çıkık, avurtları çöküktü. Ela gözleri soğuk ve dengeli bakıyordu. Meydan okuyan bir ağız. Sımsıkı kapalı. Bir celladın ya da ermiş bir kişinin ağzı.

Granite baktı. Kesilmek için, diye düşündü. Kesilip duvar yapılmak için. Ağaca baktı. Yarılıp kiriş yapılmak için. Taşın üzerindeki pas tabakasına baktı, yerin altındaki demir cevherini düşündü. Eritilmek, binalara karkas olarak yeniden doğmak için.

Bu kayalar benim için var burada, diye düşündü. Matkabı, dinamiti ve benim sesimi bekliyorlar. Yarılmak, kesilmek, dövülmek, yeniden doğmak için, benim ellerimin onlara yeniden biçim vermesi için bekliyorlar.

Sonra başını iki yana salladı; çünkü o sabahı hatırlamış, daha pek çok şey yapması gerektiğini düşünmüştü. Kenara geldi, kollarını kaldırdı, aşağıdaki gökyüzüne doğru

indir

2 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir