Semerkant / Amin Maalouf

29 Ekim 2017

SemerkantSemerkant

Semerkant’tan…

├ľmer Hayyam bazen Semerkant’ta, a─č─▒r ve kasvetli bir g├╝n├╝n bitiminde, kentin i┼čsiz g├╝├žs├╝z tak─▒m─▒, baharat ├žar┼č─▒s─▒n─▒n yan─▒ ba┼č─▒ndaki iki meyhane ├ž─▒kmaz─▒nda, Sogd ├╝lkesinin kokulu ┼čarab─▒n─▒ i├žmek i├žin de─čil, ama gelen gideni g├Âzetlemek ya da ├žak─▒rkeyif bir ka├ž ak┼čamc─▒ya sald─▒rmak i├žin dolan─▒p durur. Ele ge├žirilen ki┼či yere serilir, hakaret edilir, ba┼čtan ├ž─▒kartan ┼čarab─▒n k─▒z─▒ll─▒─č─▒n─▒ ona y├╝z y─▒llar boyu hat─▒rlatacak olan bir cehennem ate┼čine sokulur.

─░┼čte Rubaiyat, 1072 yaz─▒nda, b├Âyle bir olay ├╝zerine yaz─▒lmaya ba┼čland─▒. ├ľmer Hayyam yirmi d├Ârt ya┼č─▒ndayd─▒ ve bir s├╝redir Semerkant’ta bulunuyordu. O ak┼čam, meyhaneye mi gitmi┼čti yoksa dola┼č─▒p dururken rastlant─▒lar m─▒ onu oraya s├╝r├╝klemi┼čti? Bilinmeyen bir kenti ar┼č─▒nlaman─▒n taze keyfi, biten g├╝n├╝n binlerce bi├žim al─▒┼č─▒na a├ž─▒k g├Âzlerle bak─▒┼č… Gelincik Tarlas─▒ Soka─č─▒nda bir k├╝├ž├╝k o─član, a┼č─▒rd─▒─č─▒ elmay─▒ g├Â─čs├╝nde tutarak tabanlar─▒ ya─čl─▒yor; ├žuhac─▒lar ├žar┼č─▒s─▒nda bir d├╝kk├ón─▒n i├žinde, bir kandilin k├Âr ─▒┼č─▒─č─▒nda tavla partisi s├╝r├╝yor, iki zar at─▒┼č─▒ndan sonra bir k├╝f├╝r ve t─▒k─▒rt─▒l─▒ bir g├╝l├╝┼č duyuluyordu. ─░plik├žiler ge├židinde ise, kat─▒rc─▒n─▒n biri ├že┼čmenin ├Ân├╝nde durup y├╝z├╝n├╝ y─▒k─▒yor, sonra da uyuya kalan ├žocu─čunu ├Âpercesine, dudaklar─▒n─▒ uzat─▒p muslu─ča e─čiliyor, susuzlu─čunu giderdikten sonra ─▒slak avu├žlar─▒n─▒ y├╝z├╝nde gezdirip ┼č├╝krediyor, i├ži bo┼č bir karpuzu yerden alarak su ile dolduruyor ve hayvan─▒n─▒n ba┼č─▒ndan a┼ča─č─▒ya, o da i├žebilsin diye boca ediyordu.

T├╝t├╝nc├╝ler Meydan─▒nda, gebe bir kad─▒n Hayyam’a yakla┼čt─▒. Pe├žesini a├žt─▒─č─▒nda ancak onbe┼č ya┼č─▒nda oldu─ču anla┼č─▒l─▒yordu. Tek s├Âz etmeden, ├žocuksu dudaklar─▒nda tek g├╝l├╝mseme olmadan, Hayyam’─▒n elindeki kestanelerden bir ka├ž─▒n─▒ ├žal─▒verdi. Hayyam ┼ča┼č─▒rmad─▒. Bu Semerkant’da eski bir inan─▒┼čt─▒. Bir anne aday─▒, sokakta ho┼čuna giden bir yabanc─▒ya rastlarsa, yiyece─čini elinden almak cesaretini g├Âsterebilmeliydi. B├Âylece, do─čacak ├žocuk, onun kadar yak─▒┼č─▒kl─▒, onun gibi ince uzun, onun kadar soylu ve d├╝zg├╝n hatlara sahip olacakt─▒r. ├ľmer, uzakla┼čan kad─▒na bakarken, elinde kalan kestaneleri yemeye devam etti. O s─▒rada duydu─ču bir u─čultu, h─▒zlanmas─▒na yol a├žt─▒. Az sonra kendini, zincirinden bo┼čanm─▒┼č bir g├╝ruhun ortas─▒nda buluverdi.

Kollar─▒ ve bacaklar─▒ upuzun, beyaz sa├žlar─▒ da─č─▒lm─▒┼č bir ihtiyar, yere serilmi┼č, ├ž─▒─čl─▒klar─▒ ├Âfke

indir

2 Yorum

Bir cevap yaz─▒n

E-posta hesab─▒n─▒z yay─▒mlanmayacak. Gerekli alanlar * ile i┼čaretlenmi┼člerdir