┼×eytan ├ç─▒─čl─▒─č─▒ / Wilbur Smith
Macera / 30 Kas─▒m 2017

┼×eytan ├ç─▒─čl─▒─č─▒ ┼×eytan ├ç─▒─čl─▒─č─▒’ndan… Bal─▒─č─▒n ge├ž ├ž─▒kt─▒─č─▒ o mevsimlerden biriydi. Teknemi ve tayfam─▒ zorluyor, her g├╝n biraz daha kuzeye gidiyor, her gece karanl─▒k bast─▒ktan sonra B├╝y├╝k Limana d├Ân├╝yordum. Mozambik ak─▒nt─▒s─▒n─▒n ┼čarap moru dalgalar─▒ndan irilerine rastlad─▒─č─▒m─▒zda Kas─▒m─▒n alt─▒s─▒ .olmu┼čtu. Art─▒k, bal─▒k olsun da ne olursa olsun, diyecek hale gelmi┼čtim. Bu kere bir tek m├╝┼čterim vard─▒: New Yorklu bir rekl├ómc─▒ olan Chuck McGeorge. Her y─▒l k─▒l─▒├ž bal─▒─č─▒ yakalamak i├žin alt─▒ bin mil yol a┼č─▒p St. Mary adas─▒na gelirdi. K─▒sa boylu, tepesi deveku┼ču yumurtas─▒ kadar ├ž─▒plak, kulaklar─▒n─▒n ard─▒nda k─▒r sa├žlar─▒ olan, k─▒r─▒┼č─▒k maymun suratl─▒ bir adamd─▒. Ama b├╝y├╝k bal─▒k yakalamak i├žin gerekli olan g├╝├žl├╝ bacaklara sahipti. Sonunda bal─▒─č─▒ g├Ârd├╝─č├╝m├╝zde, hayvan bir insan kolundan uzun olan y├╝zge├žlerini ve onu k├Âpek bal─▒─č─▒ ya da yunustan ay─▒ran pala bi├žimli s─▒rt e─čimini g├Âstererek suyun y├╝zeyinde y├╝z├╝yordu. Angelo da bal─▒─č─▒ benimle ayn─▒ anda g├Ârm├╝┼č, ├žingene sa├žlar─▒n─▒ esmer yanaklar─▒na savurup parlak tropik g├╝ne┼činde bembeyaz di┼člerini g├Âstererek ba─č─▒rmaya ba┼člam─▒┼čt─▒. Bal─▒k dalgalar aras─▒nda a─č─▒r, kara ve kocaman bir k├╝t├╝─č├╝ and─▒r─▒yordu. D├Ân├╝p avlanma yerime bakt─▒m. Chubby, Chuck’─▒ b├╝y├╝k avlanma koltu─čuna o-turtmu┼č, s─▒k─▒ca ba─čl─▒yor, eline eldivenleri ge├žirmesine yard─▒m ediyordu. Tam o anda ba┼č─▒n─▒ kald─▒r─▒p kendisine bakt─▒─č─▒m─▒ g├Ârd├╝. Chubby bizi saran heyecana tam kar┼č─▒t bir davran─▒┼čla ka┼člar─▒n─▒ ├žat─▒p denize okkal─▒ bir t├╝k├╝r├╝k savurdu. Chubby…

11.Yaz─▒t / Wilbur Smith
Macera / 29 Kas─▒m 2017

11.Yaz─▒t 11.Yaz─▒t’tan… Y├ťKSEK DA─×LARDAN IKI YALNIZ┬áadam iniyordu. So─čuktan korunmak i├žin, yolda eskittikleri k├╝rkler ve ├ženelerinin alt─▒ndan ba─čl─▒, kulakl─▒kl─▒ deri ┼čapkalar giymi┼člerdi. Sakallar─▒ karmakar─▒┼č─▒kt─▒, hava ko┼čullan y├╝zlerinde izler b─▒rakm─▒┼čt─▒. ├ť├ž be┼č par├ža e┼čyalar─▒n─▒ s─▒rtlar─▒na vurmu┼člard─▒. Bu noktaya gelene dek ├žetin ve y─▒ld─▒r─▒c─▒ bir yolculuk olmu┼čtu. ├ľnden gitmesine ra─čmen, nerede olduklar─▒ hakk─▒nda Meren’in hi├žbir fikri yoktu, niye bu kadar uzaklara geldiklerinden bile emin de─čildi. Bunu sadece hemen arkas─▒ndan y├╝r├╝mekte olan ya┼čl─▒ adam biliyordu ve o da hen├╝z bir a├ž─▒klama yapmam─▒┼čt─▒. M─▒s─▒r’dan ayr─▒ld─▒klar─▒ndan beri pek ├žok denizi, g├Âl├╝ ve g├╝├žl├╝ nehri a┼čm─▒┼člar; muazzam ovalardan ve ormanlardan ge├žmi┼člerdi. Garip, tehlikeli hayvanlarla ve onlardan bile garip, tehlikeli adamlarla kar┼č─▒la┼čm─▒┼člard─▒. Sonra da─člara vurmu┼člar; havas─▒n─▒ solumakta g├╝├žl├╝k ├žektikleri karl─▒ zirveler ve dik yama├žl─▒ vadilerden olu┼čan kaosu ya┼čam─▒┼člard─▒. So─čuktan atlar─▒ ├Âlm├╝┼č ve Meren de bir parma─č─▒n─▒n ucunu yitirmi┼čti, kararan parmak ucu donmu┼č, kavrulup kalm─▒┼čt─▒. Neyse ki k─▒l─▒├ž kulland─▒─č─▒ elinin parmaklar─▒ndan biri veya koca yay─▒ndan oku b─▒rak─▒rken kulland─▒─č─▒ parma─č─▒ de─čildi. Meren son dik yamac─▒n k─▒y─▒s─▒nda durdu. Ya┼čl─▒ adam da yan─▒na geli┼čti. K├╝rk paltosu, tam Meren’in ├╝zerine at─▒l─▒rken tek bir okla haklad─▒─č─▒ 31 kaplan─▒n─▒n postundan yap─▒lm─▒┼čt─▒. Omuz omuza durup a┼ča─č─▒daki yabani nehirler ve s─▒k a─ča├žlarla kapl─▒ orman d├╝nyas─▒n─▒ seyrettiler. “Be┼č y─▒l,” dedi Meren. “Be┼č y─▒ld─▒r yolday─▒z. Seyahatin sonuna geldik mi…

B├╝y├╝c├╝ler Kral─▒ / Wilbur Smith
Macera / 28 Kas─▒m 2017

B├╝y├╝c├╝ler Kral─▒ B├╝y├╝c├╝ler Kral─▒’ndan… Omzunun ├╝zerinden s─▒ran─▒n arkalar─▒na g├Âz at─▒nca, hemen arkadaki arabada olan Taita’n─▒n f─▒r─▒l f─▒r─▒l d├Ânen toz bulutlar─▒n─▒n aras─▒ndan onu g├Âzledi─čini g├Ârd├╝. Toz, ya┼čl─▒ adamla arac─▒n─▒ ince bir katman ┼čeklinde ├Ârtm├╝┼č ve bu derin vadinin dibine kadar s─▒zan bir tek g├╝ne┼č huzmesi, mika zerrelerinin ├╝st├╝nde ─▒┼č─▒ldayarak ya┼čl─▒ adam─▒ yery├╝z├╝ne inmi┼č bir Tanr─▒’ya benzetmi┼čti. Bat─▒l inan├žlar─▒ndan kaynaklanan bu gelip ge├žici korkusuna ya┼čl─▒ adam─▒n tan─▒k olmas─▒ndan utan├ž duyan Nefer su├žlu gibi ba┼č─▒n─▒ e─čdi. Tamose h├╝k├╝mdar s├╝lalesinden bir prensin b├Âylesine bir zaaf g├Âstermemesi gerekiyordu, hele bu prens erkekli─čin e┼či─činde bulunuyorsa. Ama Taita onu herkesten iyi tan─▒yordu. Bebekli─činden beri NeferÔÇÖin lalas─▒ ve e─čitmeniydi, anas─▒yla babas─▒ndan ve karde┼člerinden bile daha yak─▒n olmu┼čtu ona. Taita’n─▒n y├╝z├╝ndeki ifade de─či┼čmemi┼čti, ama yorgun g├Âzlen bu uzakl─▒ktan bile NeferÔÇÖin benli─činin ├Âz├╝ne kadar i┼čliyordu sanki. Her ┼čeyi g├Âr├╝yor, her ┼čeyi anl─▒yormu┼č gibi. Nefer arkas─▒n─▒ d├Ând├╝ ve dizginleri elinde tutarak atlar─▒ uzun kam├ž─▒s─▒n─▒n bir darbesiyle daha da h─▒zland─▒ran babas─▒n─▒n yan─▒nda t├╝m c├╝ssesiyle do─čruldu, ilerlerinde vadi Galiala kentinin y─▒k─▒nt─▒lar─▒n─▒n bulundu─ču b├╝y├╝k amfiteatra a├ž─▒ld─▒. Bu ├╝nl├╝ sava┼č alan─▒n─▒ ilk kez g├Ârd├╝─č├╝ i├žin Nefer ├žok heyecanland─▒. Taita’n─▒n kendisi gen├ž bir adamken burada sava┼čm─▒┼čt─▒. Yar─▒ tanr─▒ olan Tanus Lordu Harrab M─▒s─▒r’─▒ tehdit eden karanl─▒k g├╝├žleri burada yenilgiye u─čratm─▒┼čt─▒. Bu olay altm─▒┼č y─▒l ├Ânce olmu┼čtu,…

Yedinci Papir├╝s / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Yedinci Papir├╝s Yedinci Papir├╝s’ten… Alacakaranl─▒k ├ž├Âlden usulca┬áyay─▒larak kum tepelerini mora boyarken kadifeden yap─▒lm─▒┼č kal─▒n bir pelerin gibi b├╝t├╝n sesleri bo─čdu. Bu y├╝zden ak┼čam art─▒k sessiz ve sakindi. Kar─▒ koca kum tepesinde durmu┼č vadiye ve onun etraf─▒n─▒ sarm─▒┼č olan k├╝├ž├╝k k├Âylere bak─▒yorlard─▒. Binalar beyaz, damlar─▒ da d├╝md├╝zd├╝. Hurma a─ča├žlar─▒ysa hepsinden y├╝ksekti. Camiyle Koptik H─▒ristiyan Kilisesinin d─▒┼č─▒nda. Bu inan├ž kaleleri g├Âl├╝n iki yan─▒ndan birbirlerine bak─▒yorlard─▒. G├Âl├╝n sular─▒ yava┼č yava┼č karar─▒rken bir kaz s├╝r├╝s├╝ h─▒zla kanat ├ž─▒rparak al├žald─▒. Sazlarla kapl─▒ k─▒y─▒n─▒n yak─▒n─▒nda sular─▒ ┼č─▒p─▒rdatarak, hafif├že k├Âp├╝rdeterek g├Âle indi. Tepedeki adamla kad─▒n birbirlerinden ├žok farkl─▒yd─▒lar. Erkek uzun boyluydu ama omuzlar─▒ hafif├že ├ž├Âkm├╝┼čt├╝. G├╝ne┼čin son ─▒┼č─▒klar─▒ g├╝m├╝┼č├╝ms├╝ sa├žlar─▒n─▒ yald─▒zl─▒yordu. Kad─▒nsa gen├žti. Otuz bir, otuz iki ya┼člar─▒nda g├Âr├╝n├╝yordu. ─░nce, canl─▒ ve hayat doluydu. G├╝r, k─▒v─▒rc─▒k sa├žlar─▒n─▒ ensesinde deri bir bantla ba─člam─▒┼čt─▒. ┬źArt─▒k a┼ča─č─▒ya inmenin zaman─▒ geldi. Alia bekliyordun┬╗ Duraid kad─▒na sevgiyle g├╝l├╝msedi. Royan onun ikinci kar─▒s─▒yd─▒. Adam ilk kar─▒s─▒ ├Âld├╝─č├╝ zaman onun g├╝ne┼č ─▒┼č─▒klar─▒n─▒ da beraberinde al─▒p g├Ât├╝rd├╝─č├╝n├╝ sanm─▒┼čt─▒. Ya┼čam─▒nda b├Âyle son bir mutluluk devresi olaca─č─▒ hi├ž akl─▒na gelmemi┼čti. Ama ┼čimdi Royan ve ├žal─▒┼čmalar─▒ vard─▒. Mutlu ve rahatt─▒. Royan birdenbire onun yan─▒ndan uzakla┼čarak, sa├ž─▒ndaki band─▒ ├žekip ├ž─▒kard─▒. Ba┼č─▒n─▒ sallarken siyah g├╝r sa├žlar─▒ u├žu┼čuyordu. Gen├ž kad─▒n bir kahkaha att─▒. Ho┼č bir sesti bu. Sonra kum tepeci─činin kaygan…

Nehir Tanr─▒s─▒ / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Nehir Tanr─▒s─▒ Nehir Tanr─▒s─▒’ndan… D├Âkme f─▒r─▒n─▒ndan ├ž─▒kan erimi┼č maden gibi┬áparlak nehir a─č─▒r a─č─▒r ak─▒yordu ├ž├Âlde. G├Âky├╝z├╝ s─▒ca─č─▒n bu─čusuyla titre┼čiyor, g├╝ne┼č sanki bak─▒rc─▒ ├žekicinin darbeleriyle her ┼čeyi d├Âv├╝yordu. Nil nehrini ├ževreleyen al├žak tepeler darbelerin etkisiyle sars─▒l─▒yor gibiydi. Teknemiz papir├╝s yataklar─▒n─▒n yak─▒n─▒ndan ge├žerken, su ta┼č─▒yan sakalar─▒n gergin ve uzun kollar─▒ndaki su kovalar─▒n─▒n gac─▒rt─▒lar─▒n─▒ duyabiliyorduk. Bu ses teknenin burnundaki k─▒z─▒n ┼čark─▒s─▒yla uyum i├žindeydi, Lostris on d├Ârt ya┼č─▒ndayd─▒. Onun k─▒z─▒l kad─▒n ay─▒n─▒n ilk kez ├ži├žek a├žt─▒─č─▒ g├╝n Nil en son ta┼čk─▒n─▒na ba┼člam─▒┼č, Hapi rahipleri bu olay─▒ ├žok talihli bulmu┼člard─▒. Bebeklik ad─▒n─▒ atarak ona verdikleri kad─▒nl─▒k ad─▒n─▒n anlam─▒ ‘Sular─▒n K─▒z─▒’ demekti. Onu o g├╝n ├Âylesine canl─▒ hat─▒rl─▒yorum ki… Y─▒llar ge├žtik├že daha da g├╝zelle┼čecek, ancak bakire kad─▒nl─▒─č─▒n par─▒lt─▒s─▒ asla o g├╝nk├╝ kadar g├╝├žl├╝ olamayacakt─▒. Teknedeki erkeklerin hepsi, hatta k├╝rek ├žeken sava┼č├ž─▒lar bile bunun fark─▒ndayd─▒lar. Ne ben, ne de onlar, g├Âz├╝m├╝z├╝ k─▒zdan ay─▒rabiliyorduk. K─▒z beni yetersizlik duygusuyla dolduruyor, i├žime derin bir ├Âzlem yay─▒yordu; ben her ne kadar had─▒msam da, bir kad─▒n─▒n v├╝cudunun zevkini tatt─▒ktan sonra had─▒m edilmi┼čtim. ÔÇťTaita.ÔÇŁdiye seslendi bana. “Sen de benimle ┼čark─▒ s├Âyle!” ─░stedi─čini yap─▒nca sevin├žle g├╝l├╝msedi. F─▒rsat bulduk├ža beni yan─▒ndan ay─▒rmamas─▒n─▒n nedenlerinden biri de sesimdi; tenor sesim onun o g├╝zel sopranosunu kusursuz denecek kadar tamamlard─▒. Ona ├Â─čretti─čim eski k├Âyl├╝ a┼čk ┼čark─▒lar─▒ndan birini okumaya ba┼člad─▒k:…

Lanetliler K├Ârfezi / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Lanetliler K├Ârfezi Lanetliler K├Ârfezi’nden… Flynn Patrick O’Flynn’─▒n mesle─či fildi┼či h─▒rs─▒zl─▒─č─▒yd─▒ ve kendisi de b├╝y├╝k bir al├žakg├Ân├╝ll├╝l├╝kle Afrika’n─▒n do─ču k─▒y─▒s─▒nda bu konuda eline su d├Âkecek ba┼čka bir insan olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyler dururdu. Ra┼čid el Keb ise b├╝y├╝k bir m├╝cevher ihracat├ž─▒s─▒yd─▒. Ayr─▒ca Arabistan ve Hindistan’─▒n b├╝y├╝k saraylar─▒ ile haremlerine kad─▒n ve fildi┼či de sa─člard─▒. Ne var ki, bu mesle─čini yaln─▒zca en g├╝venilir m├╝┼čterilerine a├ž─▒klard─▒; di─čerlerinin g├Âz├╝nde zengin ve sayg─▒n bir ticaret filosu sahibiydi. 1912 muson r├╝zg├órlar─▒n─▒n esti─či bir ├Â─čleden sonras─▒nda kal─▒n derili hayvanlara kar┼č─▒ ortak meraklar─▒n─▒n bir araya getirdi─či bu iki adam El Keb’in Zanzibar’─▒n Arap mahallesindeki d├╝kk├ón─▒n─▒n arka odas─▒nda oturmu┼člar, k├╝├ž├╝k bak─▒r fincanlardan ├žay i├žiyorlard─▒. S─▒cak ├žay O’Flynn’i her zamankinden daha ├žok terletmekteydi. Odan─▒n i├ži ├Âylesine rutubetli bir s─▒cakt─▒ ki sinekler bile sersemlemi┼č bir halde al├žak tavana hareketsiz yap─▒┼čm─▒┼č duruyorlard─▒. ┬źDinle Kebby, senin o boktan gemilerinden birini bana birka├ž g├╝nl├╝─č├╝ne ├Âd├╝n├ž verirsen i├žini ├Âylesine fildi┼čiyle doldururum ki batt─▒ batacak diye y├╝re─čin a─čz─▒na gelir.┬╗ Palmiye yapra─č─▒ndan yelpazesini, seyrek ke├žisakal─▒yla ku┼čkulu bir papa─čana benziyen surat─▒n─▒n ├Ân├╝nde sallayan El Keb hi├ž a├ž─▒k vermeden, ┬źH─▒mm!┬╗ dedi. ┬źSeni bug├╝ne kadar d├╝┼č k─▒r─▒kl─▒─č─▒na u─čratt─▒m m─▒ hi├ž?┬╗ diye Flynn sald─▒rgan bir sesle s├Âz├╝n├╝ s├╝rd├╝rd├╝. Burnunun ucundan bir damla ter yuvarland─▒ zaten ─▒slak olan g├Âmle─čine. ┬źH─▒mm!┬╗ dedi El Keb. ┬źBu…

G├╝ne┼čku┼ču / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

G├╝ne┼čku┼ču G├╝ne┼čku┼ču’ndan… I┼č─▒n demeti, karanl─▒k projeksiyon odas─▒nda, sessizce perdeye yans─▒d─▒─č─▒ an, sanki patlay─▒verdi ve ben, onu tan─▒mad─▒m, evet, ├ž─▒kartamad─▒m! G├Âr├╝nt├╝ karma┼č─▒kt─▒, bu─čuluydu ve ilk bak─▒┼čta benim i├žin hi├žbir anlam ta┼č─▒m─▒yordu, ├ž├╝nk├╝ ben, k├╝├ž├╝k bir ┼čey g├Ârece─čimi sanm─▒┼čt─▒m; ne bileyim, belki bir kafatas─▒, bir ├ž├Âmlek, ya da ufak, alt─▒n bir s├╝s e┼čyas─▒, i┼čte onun gibi bir ┼čey… Herhalde ┼ču perdeye yans─▒yan kur┼čunili, beyazl─▒, siyahl─▒ ger├žek├╝st├╝ bir tabloyu and─▒ran ├žizgileri hi├ž mi hi├ž beklemiyordum…” Louren’in heyecandan k─▒s─▒lm─▒┼č sesi, bana bekledi─čim ipucunu vermekte gecikmedi: ┬źEyl├╝l├╝n d├Ârd├╝nde, saat alt─▒y─▒ k─▒rk yedi ge├že, otuz alt─▒ binde, 35 milimetrelik bir Layka makineyle ├žekilmi┼č.┬╗ Demek, bir hafta ├Ânce… U├žaktan ├žekilmi┼č bir foto─čraft─▒ bu. Neden sonra g├Âzlerim de, beynim de foto─črafla uyum sa─člayabildi ve y├╝re─čim heyecanla ├žarpmaya ba┼člad─▒, bu arada Louren anlat─▒yordu: ┬źCo─črafi durumu saptamak i├žin, benim madenlerin u├žaktan foto─čraf─▒n─▒ ├žektiriyorum. Bu da b├Âlgenin y├╝z binlerce foto─čraf─▒ndan sadece bir tanesi ve herhalde ├žeken, neyi ├žekti─činin fark─▒nda bile olmam─▒┼čt─▒r. Ama inceleyenlerin dikkatini ├žekmi┼č, bana verdiler. Bak, g├Âr├╝yorsun, de─čil mi? Ben? Sa─čda, ├╝stte…┬╗ Cevap vermek ├╝zere a─čz─▒m─▒ a├žt─▒─č─▒m zaman, sesim bo─čaz─▒ma t─▒kand─▒, kald─▒, hafif├že ├Âks├╝r├╝r gibi yapt─▒m. Tir tir titredi─čimi fark edince de ├žok ┼ča┼č─▒rd─▒m. Louren konu┼čuyordu: ┬źKlasik bir ├Ârnek! Akropol├╝, ├žifte duvar─▒ ve fallus bi├žimli kuleleriyle.┬╗ Ger├ži biraz abart─▒yordu,…

Elmas Avc─▒lar─▒ / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Elmas Avc─▒lar─▒ Elmas Avc─▒lar─▒’ndan… U├ža─č─▒ Nairobi’den ├╝├ž saat gecikmeli kalkm─▒┼č ve yol boyunca ardarda yuvarlad─▒─č─▒ d├Ârt bardak viskiye kar┼č─▒n, yine de do─čru d├╝r├╝st uyuyamam─▒┼čt─▒. Bu y├╝zden k─▒talararas─▒ u├žu┼č yapan Boeing, Heathrow havaalan─▒na indi─či zaman Johnny Lance’─▒n g├Âzleri, sanki bir avu├ž kum at─▒lm─▒┼č gibi, yan─▒yordu. G├╝mr├╝k ve G├Â├žmenler b├╝rosunda, her zamanki gibi s─▒k─▒c─▒ ve onur k─▒r─▒c─▒ i┼člemler bitip de uluslararas─▒ terminalin arta salonuna ge├žti─činde, surat─▒ iyice as─▒kt─▒. Van Der Byl Elmas ┼×irketi’nin Londra temsilcisi onu kar┼č─▒lamaya gelmi┼čti. ┬źYolculu─čun iyi ge├žti mi, Johnny?┬╗ Johnny homurdand─▒: ┬źB─▒rak yahu cehennem yolculu─čundan beter.┬╗ Temsilci, s─▒r─▒tt─▒: ┬ź─░yi ya, kendini al─▒┼čt─▒rm─▒┼č olursun i┼čte ikisi, birlikte epey ├žetin g├╝nler atlatm─▒┼člard─▒. Johnny ona isteksiz, g├╝ld├╝: ┬źBana oda, araba filan sa─člad─▒n m─▒?┬╗ ┬źEvet, Dorchester oteli ve bir Jaguar.┬╗ Temsilci, b├Âyle s├Âyleyerek araban─▒n anahtarlar─▒n─▒ uzatt─▒. ┬źYar─▒n saat dokuz u├žu┼čunda. Cape Town’a d├Ân├╝┼č i├žin iki de yer ay─▒rtt─▒m. Biletler otelin resepsiyonunda.┬╗ ┬źYa┼ča sen!┬╗ Johnny, anahtarlar─▒ ka┼čmir paltosunun cebine indirip ├ž─▒k─▒┼č kap─▒s─▒na do─čru y├╝r├╝d├╝: ┬ź┼×imdi de, s├Âyle bakal─▒m, Tracey van der Byl nerelerdeymi┼č?┬╗ Temsilci omuz silkti: ┬źSana yazd─▒─č─▒mdan beri ortal─▒ktan silindi, kay─▒plara kar─▒┼čt─▒. Onu aramaya nereden ba┼člayabilece─čini bile kestiremiyorum.┬╗ Otomobil park─▒na ├ž─▒kt─▒klar─▒nda Johnny ac─▒ ac─▒ s├Âylendi: ┬ź─░yi, m├╝kemmel do─črusu. Ben de Benedict’ten ba┼člar─▒m.┬╗ ┬ź─░htiyar, Tracey’nin ba┼č─▒na gelenleri biliyor mu?┬╗ Johnny, hay─▒r dercesine ba┼č─▒n─▒…

Deniz Kadar A├ž / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Deniz Kadar A├ž Deniz Kadar A├ž’tan… Nicholas Berg projekt├Ârlerle ayd─▒nlat─▒lm─▒┼č r─▒ht─▒mda taksiden inerek durup bir s├╝re B├╝y├╝c├╝ÔÇśye bakt─▒. Deniz y├╝kseldi─či i├žin gemi ta┼č iskelenin olduk├ža yukar─▒s─▒nda kal─▒yordu. Bu y├╝zden tepesindeki kule gibi vin├žler bile onu c├╝cele┼čtirememi┼čti. Kafas─▒n─▒ bulutland─▒ran, kaslar─▒n─▒n tutulmas─▒na neden olan yorgunlu─ča kar┼č─▒n, yine de gemiye bakarken o eski gururu duydu adam. B├╝y├╝c├╝ y├╝ksek burnu, uyumlu hatlar─▒yla daha ├žok zarif, tehlikeli bir sava┼č gemisini and─▒r─▒yordu. Kasara ├želikten ve k─▒r─▒lmaz camlardan olu┼čmu┼čtu. Bu camlar─▒n arkas─▒nda p─▒r─▒l p─▒r─▒l ─▒┼č─▒klar yan─▒yordu. Kaptan k├Âpr├╝s├╝n├╝n geriye do─čru uzanan bi├žimli kanatlar─▒n─▒n ├╝st├╝ en ac─▒mas─▒z havalarda, en ├Âld├╝r├╝c├╝ denizlerde ├žal─▒┼čmas─▒ gereken adamlar─▒ korumak ├╝zere kapat─▒lm─▒┼čt─▒. ─░kinci kumanda k├Âpr├╝s├╝ de k─▒├ž g├╝verteye bak─▒yordu. Usta bir gemici, oradan b├╝y├╝k vin├žleri, ├želik halat makaralar─▒n─▒ y├Ânetebilir, hidrolik sistemle ├žal─▒┼čan palamarlar─▒ kontrol edebilirdi. Yalpaya d├╝┼čen bir tankeri ya da f─▒rt─▒nada a─č─▒r hasara u─čram─▒┼č bir transatlanti─či ├žekebilirdi. Geminin karanl─▒k g├Âky├╝z├╝ne do─čru y├╝kselen ├žift kulesi, eski tip kurtarma teknelerindeki yass─▒ bacalar─▒n yerini alm─▒┼čt─▒. ├ťst g├╝vertedeki yang─▒n toplar─▒ da teknenin bir sava┼č gemisine daha da benzemesine neden olmaktayd─▒. Bu toplarla yanan bir geminin ├╝st├╝ne saatle bin be┼č y├╝z ton su s─▒k─▒labiliyordu. Kulelerden uzat─▒lan kurtarma merdivenleri sayesinde gemiciler kolayl─▒kla bir ba┼čka tekneye ge├žebilirlerdi. Kulelerin gerisinde de k├╝├ž├╝k helikopter alan─▒ vard─▒. Karinaya g├╝verteler, yani geminin tamam─▒…

Avc─▒n─▒n Kaderi / Wilbur Smith
Macera / 16 Kas─▒m 2017

Avc─▒n─▒n Kaderi Avc─▒n─▒n Kaderi’nden… 9 A─čustos 1906, Birle┼čik Krall─▒k ve Britanya Dominyonlar─▒ [Eskiden Britanya ─░mparatorlu─čunla ya da Commonwealth’e ba─čl─▒ ├╝lkeleri belirten terim.] Kral─▒ ve Hindistan ─░mparatoru VII. Edward’─▒n tahta ├ž─▒k─▒┼č─▒n─▒n d├Ârd├╝nc├╝ y─▒l d├Ân├╝m├╝yd├╝. Tesad├╝fen, ayn─▒ zamanda majestelerinin sad─▒k hizmetk├órlar─▒ndan Kraliyet Afrika Piyadeleri ya da daha pop├╝ler ad─▒yla KAR Birli─či’nin 1. Alay, 3. Tabur, C B├Âl├╝─č├╝’nden Te─čmen Leon Courtney’in de on dokuzuncu ya┼č g├╝n├╝yd├╝. Leon do─čum g├╝n├╝n├╝, imparatorlu─čun m├╝cevheri olan ─░ngiliz Do─ču Afrika’s─▒n─▒n sarp Great Rif Vadisi yama├žlar─▒nda Nandi asilerini kovalayarak ge├žirmekteydi. Nandi’ler otoriteye ba┼čkald─▒ran sava┼č├ž─▒ bir ulustu. Y├╝ce b├╝y├╝c├╝ doktorlar─▒, b├╝y├╝k bir siyah y─▒lan─▒n kabile topraklar─▒n─▒ ate┼č ve dumanla sarsaca─č─▒, kabileye felaket ve ├Âl├╝m getirece─či kehanetinde bulundu─čundan bu yana, on y─▒ld─▒r ara ara ayaklan─▒yorlard─▒. ─░ngiliz Koloni Y├Ânetimi, Hint Okyanusu k─▒y─▒s─▒ndaki Mombasa Liman─▒’ndan, yakla┼č─▒k bin kilometre i├žeride kalan Victoria G├Âl├╝ k─▒y─▒lar─▒na ula┼čmak ├╝zere demiryolu hatt─▒ d├Â┼čemeye ba┼člay─▒nca, Nandi’ler o feci kehanetin ger├žekle┼čmekte oldu─čunu g├Ârd├╝ler ve i├žin i├žin yanan isyan yeniden alevlendi. Demiryolunun ucu Nairobi’ye ula┼č─▒p, Rift Vadisi ve Nandi kabile topraklar─▒ndan ge├žerek. Victoria G├Âl├╝’ne do─čru inmeye ba┼člay─▒nca isyan─▒n co┼čkusu daha da artt─▒. KAR Birli─či’nin komutan─▒ olan Albay Penrod Ballantyne koloni valisinden kabilenin yeniden ayakland─▒─č─▒ ve demiryolunun ge├žece─či hattaki tenha ileri karakollara sald─▒r─▒larda bulunduklar─▒ haberini al─▒nca ├Âfkeyle, “Eh, san─▒r─▒m bunlara yine iyi…

Muson Ya─čmurlar─▒ / Wilbur Smith
Macera / 16 Kas─▒m 2017

Muson Ya─čmurlar─▒ Muson Ya─čmurlar─▒’ndan… ├ť├ž erkek ├žocuk k├╝├ž├╝k kilisenin gerisindeki dere yata─č─▒ndan yukar─▒ do─čru geldikleri i├žin b├╝y├╝k evle ah─▒rlardan g├Âr├╝lemiyorlard─▒. O─članlar─▒n b├╝y├╝─č├╝ olan Tom her zamanki gibi ├Ânde, en k├╝├ž├╝k erkek karde┼či ise hemen arkas─▒ndayd─▒. Tom derenin k├Ây├╝n yukars─▒nda ilk k─▒vr─▒m─▒n─▒ yapt─▒─č─▒ yerde duraklay─▒nca k├╝├ž├╝k karde┼č yine tart─▒┼čmaya ba┼člad─▒.”Ni├žin hep ben kedi olmak zorunday─▒m. Ni├žin ben de e─členceye kat─▒lam─▒yorum, Tom?” Tom komutanlara yak─▒┼č─▒r bir otoriteyle, “Sen en k├╝├ž├╝─č├╝m├╝z oldu─čun i├žin,” dedi. Bir yandan da vadinin a┼ča─č─▒s─▒ndaki k├╝├ž├╝k k├Ây├╝ g├Âzl├╝yordu. Demirhaneden dumanlar y├╝kseliyor, dul Bayan Evans’─▒n kul├╝besinin arkas─▒ndaysa ├žama┼č─▒rlar do─čudan esen r├╝zgarda dalgalan─▒yordu. Ortal─▒kta bir tek insan yoktu. Hasat zaman─▒ oldu─ču i├žin g├╝n├╝n bu saatinde babas─▒n─▒n adamlar─▒n─▒n ├žo─ču tarlalarda ├žal─▒┼č─▒yordu, erkeklerin yan─▒nda ├žal─▒┼čmayan kad─▒nlarsa b├╝y├╝k evde g├Ârevlerinin ba┼č─▒ndayd─▒. Tom olacaklar─▒n beklentisiyle s─▒r─▒tt─▒. “Kimse bizi fark etmedi.” Kimse babalar─▒na haber u├žuramayacakt─▒ . “Bu haks─▒zl─▒k.” Dorian kolay vazge├žecek gibi de─čildi. Aln─▒na d├Âk├╝len bak─▒r sar─▒s─▒ bukleleri ona ├Âfkeli bir ikon g├Âr├╝n├╝m├╝ veriyordu. “Hi├žbir ┼čey yapmama izin vermiyorsun,” diye s─▒zland─▒. Tom h─▒zla ona do─čru d├Ând├╝. “Ge├žen hafta ┼čahini u├žurman i├žin sana Kim izin verdi? D├╝n t├╝fe─čini ate┼člemene kim izin verdi?ÔÇŁ ÔÇťSen.ÔÇŁ ÔÇťYelkenlinin d├╝menini sana kim verdi?” “Evet, ama…” “Amas─▒ mamas─▒ yok.” Tom ka┼člar─▒n─▒ ├žatm─▒┼čt─▒. “Bu tak─▒m─▒n kaptan─▒ kim?” “Sensin, Tom.” A─čabeyinin ye┼čil bak─▒┼člar─▒na kar┼č─▒ koyamayan…

Y─▒rt─▒c─▒ Ku┼č / Wilbur Smith
Macera / 16 Kas─▒m 2017

Y─▒rt─▒c─▒ Ku┼č Y─▒rt─▒c─▒ Ku┼č’tan… Karanl─▒k sulara ├žarparak dantel dantel k├Âp├╝klerin belirmesine neden oldular. ├çok ge├žmeden dalan ku┼člar─▒n ve oburca beslendikleri g├╝m├╝┼č tirhoslar─▒n ├ž─▒rp─▒n─▒┼člar─▒ndan suyun y├╝z├╝ bembeyaz kesildi. Hal bak─▒┼člar─▒n─▒ bu sahneden ay─▒rarak belirmeye ba┼člayan ufku tarad─▒. Bir yelkenin p─▒r─▒lt─▒s─▒n─▒ g├Ârd├╝─č├╝ an kalbi tekledi sanki. Sadece bir fersah ├Âtede d├Ârtk├Â┼če seren yelkenleri olan y├╝ksek bir gemi belirmi┼čti. Hal ci─čerlerini havayla doldurdu ve k─▒├ž g├╝vertesine seslenmek i├žin a─čz─▒n─▒ a├žt─▒. Ama sonra tekneyi tan─▒d─▒. Bu, Do─ču Hindistan’dan gelen bir Hollanda gemisi de─čil, Moray Mart─▒s─▒ adl─▒ firkateyndi. Her zamanki yerinden ├žok uzaktayd─▒. Hal bu y├╝zden yan─▒lm─▒┼čt─▒. Hollandal─▒lara abluka uygulayan k├╝├ž├╝k filonun ├Ânemli bir gemisiydi Moray Mart─▒s─▒. Geminin g├Âr├╝nmemesi i├žin “Akbaba” diye tan─▒nan kaptan─▒n─▒n do─ču ufkunun a┼ča─č─▒s─▒nda beklemesi gerekiyordu. Hal branda bezinden g├Âzetleme yerinin yan─▒ndan e─čilerek a┼ča─č─▒ya, g├╝verteye bakt─▒. Babas─▒ da ellerini beline dayam─▒┼č, ba┼č─▒n─▒ yukar─▒ kald─▒rm─▒┼č, ona bak─▒yordu. Delikanl─▒ a┼ča─č─▒ya seslenerek g├Ârd├╝─č├╝ tekneyi bildirdi. “R├╝zg├ór y├Ân├╝nde Mart─▒.” Babas─▒ do─čuya do─čru bakmak i├žin d├Ând├╝. Sir Francis koyu renk g├Âky├╝z├╝n├╝n ├Ân├╝nde kapkara duran Akbaba’n─▒n gemisini tan─▒m─▒┼čt─▒. ─░nce boru bi├žimindeki pirin├ž teleskopu g├Âz├╝ne g├Ât├╝rd├╝. Hal babas─▒n─▒n omuzlar─▒n─▒n duru┼čundan, teleskopu kapat─▒┼č─▒ndan ve yeleye benzeyen siyah sa├žlar─▒n─▒ arkaya at─▒┼č─▒ndan onun ├Âfkeli oldu─čunu anlad─▒. G├╝n sona ermeden iki komutan a─č─▒z dala┼č─▒na giri┼čeceklerdi. Delikanl─▒ usulca g├╝ld├╝. Sir Francis demir gibi iradesi,…

Gazap / Wilbur Smith
Macera / 16 Kas─▒m 2017

Gazap Gazap’tan… Tara Courtney d├╝─č├╝n├╝nden beri beyazlar giymemi┼čti. En sevdi─či renk ye┼čildi. ├ç├╝nk├╝ bu renk kestane rengi g├╝r sa├žlar─▒na ├žok yak─▒┼č─▒yordu. Gelgelelim bug├╝n giydi─či beyaz elbise TaraÔÇÖn─▒n kendini yeniden bir gelin gibi hissetmesine neden oluyordu. Biraz ├╝rkek, korkak, ama yine de mutlu ve derin bir sevgiyle ba─čl─▒ bir gelin gibi. TaraÔÇÖn─▒n elbisesinin kol a─č─▒zlar─▒yla kapal─▒ yakas─▒na fildi┼či danteller ge├žirilmi┼čti. ─░yice f─▒r├žalanm─▒┼č sa├žlar─▒ Kap g├╝ne┼činde yakutumsu ─▒┼č─▒lt─▒larla parl─▒yordu. Yanaklar─▒ k─▒zarm─▒┼čt─▒. D├Ârt ├žocuk annesi oldu─ču halde, beli h├ól├ó gen├ž k─▒z gibi incecikti. Bu y├╝zden omzuna att─▒─č─▒, cenazeleri hat─▒rlatan o enli, kapkara atk─▒ daha da garip duruyordu. Yas k─▒l─▒─č─▒na b├╝r├╝nm├╝┼č gen├žlik ve g├╝zellik! Tara ┼čiddetli duygular─▒n etkisinde olmas─▒na ra─čmen, ellerini ├Ân├╝nde birbirine kenetlemi┼č, ba┼č─▒n─▒ e─čmi┼č, sessiz ve hareketsiz duruyordu. Oraya toplanm─▒┼č olan yakla┼č─▒k elli kad─▒ndan biriydi Tara. Hepsi de beyazlar giymi┼č, omuzlar─▒na siyah atk─▒lar alm─▒┼člard─▒. Ya┼čl─▒lara ├Âzg├╝ tav─▒rlarla, G├╝ney Afrika Birli─či parlamento binalar─▒n─▒n ├Ân├╝nde, d├╝zg├╝n aral─▒klarla duruyorlard─▒. Kad─▒nlar─▒n hemen hepsi de TaraÔÇÖn─▒n kendi ├ževresindendi. Zengin ve ayr─▒cal─▒kl─▒, evli gen├ž kad─▒nlar. Kolay ya┼čamlar─▒n─▒n ak─▒┼č─▒ndan b─▒kan ve s─▒k─▒lan e┼čler. ├ço─ču kurulu d├╝zene meydan okuma, kendileri gibi kad─▒nlar─▒ uyarma heyecan─▒ u─čruna protesto g├Âsterisine kat─▒lm─▒┼člard─▒. Baz─▒lar─▒ ise kocalar─▒n─▒n dikkatlerini tekrar ├žekmek umuduyla gelmi┼člerdi oraya. Adamlar on y─▒ll─▒k evlilik hayat─▒ndan sonra kar─▒lar─▒na al─▒┼čm─▒┼č, biraz da b─▒kk─▒nl─▒k duymaya ba┼člam─▒┼člard─▒….

Alev K─▒y─▒lar─▒ / Wilbur Smith
Macera / 16 Kas─▒m 2017

Alev K─▒y─▒lar─▒ Alev K─▒y─▒lar─▒’ndan… Michael o bilin├žsiz top sesleriyle uyand─▒. Her sabah ┼čafak s├Âkmeden ├Ânceki karanl─▒kta uygulanan utan├ž verici bir t├Ârendi bu. ─░ki taraf─▒n da─člara yerle┼čtirdi─či top bataryalar─▒, sava┼č tanr─▒lar─▒na kurbanlar─▒n─▒ vah┼čice sunuyorlard─▒. Michael karanl─▒kta, alt─▒ battaniyenin a─č─▒rl─▒─č─▒ alt─▒nda yatmay─▒ s├╝rd├╝rd├╝, ├žad─▒r─▒n aral─▒─č─▒ndan at─▒┼člar─▒n ─▒┼č─▒─č─▒n─▒ garip bir ┼čafak gibi seyretti. Battaniyeler ├Âl├╝ teni gibi so─čuk, ├╝stelik de yap─▒┼č yap─▒┼čt─▒. Hafif bir ya─čmur ├žad─▒r─▒n ├╝st├╝n├╝ d├Âv├╝yordu. Michael so─ču─ču yata─č─▒n i├žinde bile hissediyordu ama yine de y├╝re─činde bir umut ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n k─▒p─▒rdand─▒─č─▒n─▒ duydu. B├Âyle bir havada u├žamazlard─▒. Sonra bu sahte umut ├žabucak silindi. Michael toplar─▒n sesine bir kere daha kulak kabartt─▒. Bu sefer daha bir dikkatle dinliyordu. Mermilerin sesine g├Âre, r├╝zg├ór─▒n ne taraftan esti─čini hesaplayabilmekteydi. Yine lodosa ├ževirmi┼čti hava. Sesleri biraz maskeliyordu b├Âyle oldu─ču zaman. Michael ├╝rperdi, battaniyeleri ├ženesinin alt─▒na kadar ├žekti. Hafif r├╝zg├ór onun tahminini onayl─▒yormu┼č├žas─▒na birden kesildi. ├çad─▒r─▒ d├Âven damlalar seyrekle┼čti, sonra b├╝sb├╝t├╝n durdu. ├çevre ├Âylesine sessizle┼čmi┼čti ki d─▒┼čardaki elma bah├žesinde a─ča├žlardan damlayan sular─▒n sesi duyuluyordu. Derken r├╝zg├ór bir kere daha esti, elma a─ča├žlar─▒n─▒n dallar─▒, sudan ├ž─▒k─▒p silkinen k├Âpek gibi salland─▒, bol miktarda suyu bir anda ├žad─▒r─▒n ├╝zerine d├Âk├╝verdi. Ba┼čucu masas─▒ gibi kulland─▒─č─▒ ├žantan─▒n ├╝zerinde duran alt─▒n saatine hi├ž uzanmamaya karar verdi. Onun da vakti gelecekti nas─▒lsa. Battaniyelerin alt─▒nda k─▒vr─▒ld─▒, duydu─ču…

Bir Ser├že D├╝┼čt├╝ / Wilbur Smith
Macera / 16 Kas─▒m 2017

Bir Ser├že D├╝┼čt├╝ Bir Ser├že D├╝┼čt├╝’den… Morarm─▒┼č ├ž├╝r├╝k rengindeki g├Âky├╝z├╝, Frans─▒z mevzilerinin ├╝zerinde al├žal─▒yor, sonra ├╝rk├╝t├╝c├╝ bir gururla Alman hatlar─▒ taraf─▒na do─čru devrile devrile kay─▒p gidiyordu. Tu─čgeneral Sean Courtney Fransa’da d├Ârt k─▒┼č ge├žirmi┼č oldu─čundan, tecr├╝belerine dayanarak art─▒k buran─▒n havas─▒n─▒ da kendi yurdu Afrika’deki kadar do─čru olarak tahmin edebilmeye ba┼člam─▒┼čt─▒. ┬źBu gece kar ya─čacak,┬╗ diye homurdand─▒. Emir subay─▒ Nick van der Heever ba┼č─▒n─▒ arkaya ├ževirip generale bakt─▒. ┬źHi├ž ┼ča┼čmam, efendim.┬╗ Van der Heever a─č─▒r y├╝k ta┼č─▒maktayd─▒. Her zamanki t├╝fe─čiyle tabancas─▒na ek olarak omzuna bir de bez ├žanta vurmu┼čtu. ├ç├╝nk├╝ General Courtney bu ak┼čam ─░kinci Alay─▒n yemekhanesinde yiyecekti yeme─čini. ┼×u anda ─░kinci Alay─▒n albay─▒yla subaylar─▒ kendilerini bekleyen bu onurun fark─▒nda de─čillerdi hen├╝z. Sean apans─▒z oraya vard─▒─č─▒nda do─čacak pani─či ve karga┼čay─▒ d├╝┼č├╝n├╝p i├žin i├žin g├╝ld├╝. Bez ├žantadaki malzeme, yarataca─č─▒ ┼čokun zay─▒f bir avuntusuydu. Alt─▒ ┼či┼če Dimple Haig’le bir tombul kaz vard─▒ ├žantada. Asl─▒nda Sean resmiyet d─▒┼č─▒ davran─▒┼člar─▒n─▒n, yan─▒nda kimse olmaks─▒z─▒n apans─▒z ileri hatlarda belirme huyunun emrindeki subaylar─▒ tedirgin etti─čini biliyordu. Daha bir hafta ├Ânce bir binba┼č─▒yla bir y├╝zba┼č─▒n─▒n aras─▒nda saha telsiziyle yap─▒lan bir konu┼čmay─▒ rastlant─▒ sonucu dinlemi┼čti. ┬źBu koca kurt kendini Boer Sava┼č─▒nda san─▒yor. Onu merkezde tutam─▒yor musunuz biraz?┬╗ ┬źErkek fili kafese kapamak kolay m─▒?┬╗ ┬źBari yola ├ž─▒kt─▒─č─▒ zaman bize bir haber u├žurun,..┬╗…

F─▒rt─▒na / Wilbur Smith
Macera / 16 Kas─▒m 2017

F─▒rt─▒na F─▒rt─▒na’dan… Sean y├╝ksek sesle hayal kurar gibiydi. ┬ź─░nsan ├Âk├╝z arabalar─▒yla bu kadar dola┼čmaktan yoruluyor. Sonunda iki gece ├╝st ├╝ste ayn─▒ yerde uyayabilmeyi ├Âzl├╝yor.┬╗ Mbejane bu s├Âz├╝ tamamlad─▒. ┬źTarlalarda ├žal─▒┼čan kar─▒lar─▒n─▒n ┼čark─▒lar─▒n─▒ duymak, alacakaranl─▒kta o─čullar─▒n─▒n g├╝tt├╝─č├╝ s├╝r├╝lerinin ├žiftli─če d├Ânmelerini seyretmek istiyor insan.┬╗ ┬ź─░kimiz i├žin de vakit geldi, dostum. Ladyburg’a, eve d├Ân├╝yoruz.┬╗ Mbejane do─črulup aya─ča kalkarken m─▒zraklar─▒ tabaklanmam─▒┼č deri kapl─▒ kalkana vurdu; siyah kadifeyi and─▒ran cildinin alt─▒nda kaslar─▒ oynad─▒. Ba┼č─▒n─▒ kald─▒r─▒p Sean’a bakarak g├╝l├╝msedi. Sean da buna kar┼č─▒l─▒k verince, ba┼čar─▒l─▒ bir yaramazl─▒─ča giri┼čmi┼č iki k├╝├ž├╝k erkek ├žocuk gibi birbirlerine s─▒r─▒tt─▒lar. ┬źE─čer ├Âk├╝zleri zorlarsak Pretoria’ya bu gece eri┼čebiliriz, Nkosi.┬╗ Sean. ┬źBir deneyelim ├Âyleyse,┬╗ diyerek zenciye cesaret verdi. Sonra kervan─▒n kar┼č─▒s─▒na ├ž─▒kmak i├žin at─▒n─▒ bay─▒r a┼ča─č─▒ s├╝rd├╝. Kervan a─č─▒r a─č─▒r onlara do─čru yakla┼č─▒rken, hizmetk├órlar ba┼ča gitmek ├╝zere h─▒zla yanlar─▒ndan ge├žen atl─▒ya ba─č─▒rarak cesaret verdiler. Binici eyerde ├Âne do─čru yatm─▒┼č dirsekleri ve topuklar─▒yla midilliye vurarak ilerliyordu. Deri ba─člar─▒ boynuna tak─▒l─▒ ┼čapkas─▒ arkada sallan─▒yordu. H─▒zla ilerledi─či i├žin siyah sa├žlar─▒ karmakar─▒┼č─▒k olmu┼čtu. Mbejane, ┬źBu yavru aslan babas─▒ndan daha y├╝ksek sesle k├╝kr├╝yor,┬╗ diye homurdand─▒ ama ├Ân arabaya yeti┼čip midilliyi birden dizginlerinden ├žeken biniciye bakarken g├Âzlerinde sevgi vard─▒. ┬źAyr─▒ca bindi─či her hayvan─▒n a─čz─▒n─▒ mahvediyor.┬╗ Sean’un sesi de Mbejane’ninki kadar sertti, fakat o─člunun eyer kay─▒┼č─▒ndan ├ž├Âzd├╝─č├╝ ceylan─▒ araban─▒n yan─▒na,…

Bencil / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Bencil Bencil’den… S├╝l├╝n tepenin yan─▒ndan havalan─▒rken kanatlar─▒ bir an otlar─▒n ucuna de─čecek gibi oldu. Doru─ča eri┼čince kanatlar─▒n─▒ indirerek gizlendi ku┼č. ─░ki ├žocukla bir k├Âpek vadiden beri onu izliyorlard─▒. Dili a─čz─▒n─▒n yan─▒ndan sarkan k├Âpek ├Ândeydi. ─░kizler onun arkas─▒nda omuz omuza ko┼čuyorlard─▒. Afrika g├╝ne┼či g├Âky├╝z├╝nde epey al├žalmakla birlikte, bo─čucu s─▒cak h├ól├ó s├╝rd├╝─č├╝nden, ├žocuklar─▒n haki g├Âmlekleri terden ─▒slanm─▒┼čt─▒. Ku┼čun kokusunu alarak birden titredi k├Âpek. Bir an havay─▒ i├žine ├žekip yine ko┼čmaya ba┼člad─▒. ─░kizler de onun ard─▒ndan gittiler. Tepe bir hayli dik oldu─ču i├žin iki erkek ├žocuk da soluk solu─čayd─▒. Sean ┬ákarde┼čine, ┬źYana ├žekil,┬╗ diye ba─č─▒rd─▒. ┬źBana engel oluyorsun.┬╗ Garrick itaatte istenileni yapt─▒. Karde┼či Sean, andan on santim uzun ve dokuz kilo a─č─▒rd─▒. Bu durum da. ona emretme hakk─▒n─▒ veriyordu tabii. Sean yine k├Âpe─če bakt─▒. ┬źHaydi, Tinker Bul onu o─člum!┬╗ Tinker kuyru─čunu sallayarak emri anlad─▒─č─▒n─▒ belirtti. Fakat yine de burnunu yerden ay─▒rmad─▒. ─░kizler onu izlerlerken, ellerindeki f─▒rlatma sopalar─▒n─▒ kald─▒rm─▒┼člard─▒. Soluklar─▒n─▒ kontrol etmeye ├žal─▒┼čarak sessiz sedas─▒z gidiyorlard─▒. K├Âpek otlar─▒n aras─▒na b├╝z├╝lm├╝┼č olan ku┼ču bularak z─▒plad─▒ ve ilk kez havlad─▒. Ku┼č tel├ó┼čla kanat ├ž─▒rparak otlar─▒n aras─▒ndan havaland─▒. Sean elindeki k├╝├ž├╝k sopay─▒ savurdu. ┬╗KerrieÔÇÖ ad─▒ verilen sopa, ku┼čun yan─▒ndan h─▒zla ge├žti. S├╝l├╝n hemen kanat ├ž─▒rparak sopadan uzakla┼čt─▒. O s─▒rada Garrick sopas─▒n─▒ f─▒rlatt─▒. Kerrie havalan─▒p d├Ânerek gitti ve…

Bir Avu├ž Kum / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Bir Avu├ž Kum Bir Avu├ž Kum’dan… Jake Barton’a g├Âre b├╝t├╝n makineler di┼čiydi; onlarda kad─▒nlara ├Âzg├╝ ├žekicilik, zek├ó ve ┼čirretlik vard─▒. Bu y├╝zden mango a─ča├žlar─▒n─▒n alt─▒nda duran ara├žlar─▒ g├Âr├╝r g├Ârmez, bunlar Demir Lady’ler, diye d├╝┼č├╝nd├╝. Majesteleri h├╝k├╝metinin sat─▒┼ča ├ž─▒kard─▒─č─▒ eski, hurda ara├ž gere├žlerden uzakta duruyordu onlar. Aylardan may─▒st─▒ ve s├Âz├╝m ona serince say─▒lacak bir mevsimdeydiler, ama g├Âky├╝z├╝n├╝n bulutsuz oldu─ču o sabah, Dar es Salaam bir f─▒r─▒ndan farks─▒zd─▒. Jake, Lady’leri incelemek i├žin mangolar─▒n g├Âlgesine girince derin bir oh ├žekti. ├çevresi kapal─▒ avluya bir g├Âz att─▒─č─▒nda, kendisinden ba┼čka kimsenin bu be┼č ara├žla ilgilenmedi─čini fark etti. Oradakiler daha ├žok k─▒r─▒lm─▒┼č k├╝rekler, kazmalar, s─▒ra s─▒ra duran eski el arabalar─▒ ve o t├╝r ┼čeylerle ilgileniyorlard─▒. Gen├ž adam yine Lady’lere d├Ânerek tropiklere uygun ince k├Âstebek derisi ceketini ├ž─▒kar─▒p bir mango a─čac─▒n─▒n dal─▒na ast─▒. Lady’ler durumlar─▒ bozulmu┼č soylulard─▒. Sert ama bi├žimli hatlar─▒ a┼č─▒nm─▒┼č, solmu┼č boyalar ve yer yer beliren paslar y├╝z├╝nden bozulmu┼čtu. Ya┼članm─▒┼č eklemlerinden s─▒zan benzin ve makine ya─č─▒, tozlarla kar─▒┼č─▒p siyah ├žizgiler, topaklar olu┼čturmu┼čtu. Jake onlar─▒n soyunu ve tarihini biliyordu. Gere├žlerinin durdu─ču ├žantaya uzan─▒rken ge├žmi┼člerini d├╝┼č├╝nd├╝. Ustal─▒─č─▒n bu be┼č ola─čan├╝st├╝ ├Ârne─či, Tanganika sahilinde ├ž├╝r├╝yordu. ┼×asilerini Schreiner yapm─▒┼čt─▒. Maksim makineli t├╝fe─činin yerle┼čtirildi─či k├╝├ž├╝k, dik kubbe ┼čimdi bo┼č bir g├Âz ├žukurundan farks─▒zd─▒. Ara├ž kur┼čun ge├žirmeyen kal─▒n plakalarla kaplanm─▒┼čt─▒. Ayr─▒ca…

Leopar Karanl─▒kta Avlan─▒r / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Leopar Karanl─▒kta Avlan─▒r Leopar Karanl─▒kta Avlan─▒r’dan… Ufak tefek, son Bushmen’lerin ┬źKoca Kurak┬╗ diye adland─▒rd─▒─č─▒ Kalahari ├ž├Âl├╝nden k├╝├ž├╝c├╝k bir r├╝zg├ór kopmu┼č, bin mil, hatta daha da fazla yol al─▒p ta buralara kadar ula┼čm─▒┼čt─▒. ┼×imdi Zambezi vadisi yan─▒ndaki y├╝kseltinin oralardayd─▒. K├╝├ž├╝k r├╝zg├ór tepeler aras─▒nda b├Âl├╝n├╝p par├žalara ayr─▒ld─▒. Erkek fil bu tepelerden birinin doru─čuna yak─▒n yerde duralad─▒. Tam tepede durup da siluetinin uzaklardan g├Âr├╝nmesine ─░zin vermeyecek kadar kurnazd─▒. Koca g├Âvdesi oradaki yeni bitmi┼č msasa a─ča├žlar─▒n─▒n yapraklar─▒ sayesinde saklan─▒yor, rengi geri plandaki gri kayalar─▒n ├Ân├╝nde o kadar g├Âze ├žarpm─▒yordu. Hortumunu elinden geldi─či kadar y├╝kse─če kald─▒rd─▒, havay─▒ ├ževresi k─▒ll─▒ burun deliklerine ├žekti, sonra hortumu k─▒v─▒r─▒p demin ├žekti─či havay─▒ kendi a─čz─▒n─▒n i├žine do─čru ├╝fledi. ├ťst duda─č─▒n─▒n yukar─▒s─▒ndan sarkan iki koku organ─▒, pembe goncalar gibi a├ž─▒ld─▒ hayvan havay─▒ inceledi. Uzak ├ž├Âllerin incecik, biber gibi tozlar─▒n─▒, y├╝zlerce yaban bitkisinin polenini, alt vadideki bufalo s├╝r├╝s├╝n├╝n o s─▒cak kokusunu bufalolar─▒n su ─░├žmekte oldu─ču havuzun serinli─čini hissetti. Bu ve buna benzer kokulan tan─▒yordu. Her kokunun kayna─č─▒n─▒n ne kadar uzakta oldu─čunu do─čru olarak tahmin etti. Ama onun esas arad─▒─č─▒ koku bu de─čildi. Bunlar─▒n hepsini bast─▒ran ├Âteki k├Ât├╝ kokuyu ar─▒yordu o. Yeril t├╝t├╝n├╝n, et yiyen canl─▒ kokusuyla kar─▒┼č─▒m─▒n─▒n, araya y─▒kanmam─▒┼č y├╝n kokusunun, parafinin, karbolik sabunun, tabaklanm─▒┼č derinin de kat─▒ld─▒─č─▒ o insan kokusunu ar─▒yordu….

Meleklerin Gazab─▒ / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Meleklerin Gazab─▒ Meleklerin Gazab─▒’ndan… Hotanto ba┼č─▒ndaki eski asker kasketini ├ž─▒kart─▒p kafatas─▒n─▒ kaplayan k─▒v─▒rc─▒k beyaz sa├žlar─▒n─▒ kar─▒┼čt─▒rd─▒. ┬źBelki de…┬╗ ┬źBelki hepsi de ate┼čin getirdi─či bir d├╝┼čt├╝,┬╗ diye Ralph adam─▒n s├Âz├╝n├╝ kesti. Babas─▒n─▒n yak─▒┼č─▒kl─▒ y├╝z hatlar─▒ birden kas─▒ld─▒, ka┼člar─▒ ├žat─▒ld─▒, yeme─čindeki yara izi pembele┼čti. Jan Cheroot ise heyecanla s─▒r─▒t─▒yordu; bu ikisi bir araya geldiklerinde insan horoz d├Âv├╝┼č├╝nde oldu─čundan daha ├žok e─členirdi. ┬źSen arabalar─▒n yan─▒na gidip kad─▒nlarla otursana!┬╗ diye kestirip att─▒ Zuga. Cebinden ince bir zincir ├ž─▒kart─▒p o─člunun y├╝z├╝ne do─čru sallad─▒. ┬ź─░┼čte, kan─▒t─▒ burada!┬╗ Zincirin ucunda bir tomar anahtar, bir alt─▒n m├╝h├╝r, bir Aziz Christopher madalyonu ve olgun bir ├╝z├╝m boyunda bir kuvartz par├žas─▒ sallan─▒yordu. Ta┼č mavi mermer gibi benekliydi ve ortas─▒nda kal─▒n bir par├ža maden par─▒ld─▒yordu. ┬źSaf alt─▒n,┬╗ dedi Zuga. ┬źUzat elini topla!┬╗ Ralph babas─▒na bak─▒p k─▒┼čk─▒rt─▒c─▒ bir k├╝stahl─▒kla s─▒r─▒tt─▒. S─▒k─▒lm─▒┼čt─▒ art─▒k. Haftalarca bo┼čuna dola┼čmak onun hareketli yap─▒s─▒na uyan bir ┼čey de─čildi. ┬źBen senin onu Cape Town pazar─▒nda bir sat─▒c─▒n─▒n ├Ân├╝nden y├╝r├╝tt├╝─č├╝nden eminim, ├╝stelik saf alt─▒n falan da de─čil.┬╗ Babas─▒n─▒n yana─č─▒ndaki yara izi mosmor kesilince Ralph kahkahadan kendinden ge├žip Zuga’n─▒n omzunu tuttu. ┬źBaba, buna ger├žekten inanm─▒┼č olsayd─▒m haftalar─▒m─▒ burada bo┼ču bo┼čuna ge├žirir miydim hi├ž? Demiryolu yap─▒m─▒ ve di─čer bir s├╝r├╝ i┼č aras─▒nda Johannesburg ya da Kimberley’de olmam gerekirken burada olur muydum?┬╗ Ralph…