Bencil / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Bencil Bencil’den… S├╝l├╝n tepenin yan─▒ndan havalan─▒rken kanatlar─▒ bir an otlar─▒n ucuna de─čecek gibi oldu. Doru─ča eri┼čince kanatlar─▒n─▒ indirerek gizlendi ku┼č. ─░ki ├žocukla bir k├Âpek vadiden beri onu izliyorlard─▒. Dili a─čz─▒n─▒n yan─▒ndan sarkan k├Âpek ├Ândeydi. ─░kizler onun arkas─▒nda omuz omuza ko┼čuyorlard─▒. Afrika g├╝ne┼či g├Âky├╝z├╝nde epey al├žalmakla birlikte, bo─čucu s─▒cak h├ól├ó s├╝rd├╝─č├╝nden, ├žocuklar─▒n haki g├Âmlekleri terden ─▒slanm─▒┼čt─▒. Ku┼čun kokusunu alarak birden titredi k├Âpek. Bir an havay─▒ i├žine ├žekip yine ko┼čmaya ba┼člad─▒. ─░kizler de onun ard─▒ndan gittiler. Tepe bir hayli dik oldu─ču i├žin iki erkek ├žocuk da soluk solu─čayd─▒. Sean ┬ákarde┼čine, ┬źYana ├žekil,┬╗ diye ba─č─▒rd─▒. ┬źBana engel oluyorsun.┬╗ Garrick itaatte istenileni yapt─▒. Karde┼či Sean, andan on santim uzun ve dokuz kilo a─č─▒rd─▒. Bu durum da. ona emretme hakk─▒n─▒ veriyordu tabii. Sean yine k├Âpe─če bakt─▒. ┬źHaydi, Tinker Bul onu o─člum!┬╗ Tinker kuyru─čunu sallayarak emri anlad─▒─č─▒n─▒ belirtti. Fakat yine de burnunu yerden ay─▒rmad─▒. ─░kizler onu izlerlerken, ellerindeki f─▒rlatma sopalar─▒n─▒ kald─▒rm─▒┼člard─▒. Soluklar─▒n─▒ kontrol etmeye ├žal─▒┼čarak sessiz sedas─▒z gidiyorlard─▒. K├Âpek otlar─▒n aras─▒na b├╝z├╝lm├╝┼č olan ku┼ču bularak z─▒plad─▒ ve ilk kez havlad─▒. Ku┼č tel├ó┼čla kanat ├ž─▒rparak otlar─▒n aras─▒ndan havaland─▒. Sean elindeki k├╝├ž├╝k sopay─▒ savurdu. ┬╗KerrieÔÇÖ ad─▒ verilen sopa, ku┼čun yan─▒ndan h─▒zla ge├žti. S├╝l├╝n hemen kanat ├ž─▒rparak sopadan uzakla┼čt─▒. O s─▒rada Garrick sopas─▒n─▒ f─▒rlatt─▒. Kerrie havalan─▒p d├Ânerek gitti ve…

Bir Avu├ž Kum / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Bir Avu├ž Kum Bir Avu├ž Kum’dan… Jake Barton’a g├Âre b├╝t├╝n makineler di┼čiydi; onlarda kad─▒nlara ├Âzg├╝ ├žekicilik, zek├ó ve ┼čirretlik vard─▒. Bu y├╝zden mango a─ča├žlar─▒n─▒n alt─▒nda duran ara├žlar─▒ g├Âr├╝r g├Ârmez, bunlar Demir Lady’ler, diye d├╝┼č├╝nd├╝. Majesteleri h├╝k├╝metinin sat─▒┼ča ├ž─▒kard─▒─č─▒ eski, hurda ara├ž gere├žlerden uzakta duruyordu onlar. Aylardan may─▒st─▒ ve s├Âz├╝m ona serince say─▒lacak bir mevsimdeydiler, ama g├Âky├╝z├╝n├╝n bulutsuz oldu─ču o sabah, Dar es Salaam bir f─▒r─▒ndan farks─▒zd─▒. Jake, Lady’leri incelemek i├žin mangolar─▒n g├Âlgesine girince derin bir oh ├žekti. ├çevresi kapal─▒ avluya bir g├Âz att─▒─č─▒nda, kendisinden ba┼čka kimsenin bu be┼č ara├žla ilgilenmedi─čini fark etti. Oradakiler daha ├žok k─▒r─▒lm─▒┼č k├╝rekler, kazmalar, s─▒ra s─▒ra duran eski el arabalar─▒ ve o t├╝r ┼čeylerle ilgileniyorlard─▒. Gen├ž adam yine Lady’lere d├Ânerek tropiklere uygun ince k├Âstebek derisi ceketini ├ž─▒kar─▒p bir mango a─čac─▒n─▒n dal─▒na ast─▒. Lady’ler durumlar─▒ bozulmu┼č soylulard─▒. Sert ama bi├žimli hatlar─▒ a┼č─▒nm─▒┼č, solmu┼č boyalar ve yer yer beliren paslar y├╝z├╝nden bozulmu┼čtu. Ya┼članm─▒┼č eklemlerinden s─▒zan benzin ve makine ya─č─▒, tozlarla kar─▒┼č─▒p siyah ├žizgiler, topaklar olu┼čturmu┼čtu. Jake onlar─▒n soyunu ve tarihini biliyordu. Gere├žlerinin durdu─ču ├žantaya uzan─▒rken ge├žmi┼člerini d├╝┼č├╝nd├╝. Ustal─▒─č─▒n bu be┼č ola─čan├╝st├╝ ├Ârne─či, Tanganika sahilinde ├ž├╝r├╝yordu. ┼×asilerini Schreiner yapm─▒┼čt─▒. Maksim makineli t├╝fe─činin yerle┼čtirildi─či k├╝├ž├╝k, dik kubbe ┼čimdi bo┼č bir g├Âz ├žukurundan farks─▒zd─▒. Ara├ž kur┼čun ge├žirmeyen kal─▒n plakalarla kaplanm─▒┼čt─▒. Ayr─▒ca…

Leopar Karanl─▒kta Avlan─▒r / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Leopar Karanl─▒kta Avlan─▒r Leopar Karanl─▒kta Avlan─▒r’dan… Ufak tefek, son Bushmen’lerin ┬źKoca Kurak┬╗ diye adland─▒rd─▒─č─▒ Kalahari ├ž├Âl├╝nden k├╝├ž├╝c├╝k bir r├╝zg├ór kopmu┼č, bin mil, hatta daha da fazla yol al─▒p ta buralara kadar ula┼čm─▒┼čt─▒. ┼×imdi Zambezi vadisi yan─▒ndaki y├╝kseltinin oralardayd─▒. K├╝├ž├╝k r├╝zg├ór tepeler aras─▒nda b├Âl├╝n├╝p par├žalara ayr─▒ld─▒. Erkek fil bu tepelerden birinin doru─čuna yak─▒n yerde duralad─▒. Tam tepede durup da siluetinin uzaklardan g├Âr├╝nmesine ─░zin vermeyecek kadar kurnazd─▒. Koca g├Âvdesi oradaki yeni bitmi┼č msasa a─ča├žlar─▒n─▒n yapraklar─▒ sayesinde saklan─▒yor, rengi geri plandaki gri kayalar─▒n ├Ân├╝nde o kadar g├Âze ├žarpm─▒yordu. Hortumunu elinden geldi─či kadar y├╝kse─če kald─▒rd─▒, havay─▒ ├ževresi k─▒ll─▒ burun deliklerine ├žekti, sonra hortumu k─▒v─▒r─▒p demin ├žekti─či havay─▒ kendi a─čz─▒n─▒n i├žine do─čru ├╝fledi. ├ťst duda─č─▒n─▒n yukar─▒s─▒ndan sarkan iki koku organ─▒, pembe goncalar gibi a├ž─▒ld─▒ hayvan havay─▒ inceledi. Uzak ├ž├Âllerin incecik, biber gibi tozlar─▒n─▒, y├╝zlerce yaban bitkisinin polenini, alt vadideki bufalo s├╝r├╝s├╝n├╝n o s─▒cak kokusunu bufalolar─▒n su ─░├žmekte oldu─ču havuzun serinli─čini hissetti. Bu ve buna benzer kokulan tan─▒yordu. Her kokunun kayna─č─▒n─▒n ne kadar uzakta oldu─čunu do─čru olarak tahmin etti. Ama onun esas arad─▒─č─▒ koku bu de─čildi. Bunlar─▒n hepsini bast─▒ran ├Âteki k├Ât├╝ kokuyu ar─▒yordu o. Yeril t├╝t├╝n├╝n, et yiyen canl─▒ kokusuyla kar─▒┼č─▒m─▒n─▒n, araya y─▒kanmam─▒┼č y├╝n kokusunun, parafinin, karbolik sabunun, tabaklanm─▒┼č derinin de kat─▒ld─▒─č─▒ o insan kokusunu ar─▒yordu….

Meleklerin Gazab─▒ / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Meleklerin Gazab─▒ Meleklerin Gazab─▒’ndan… Hotanto ba┼č─▒ndaki eski asker kasketini ├ž─▒kart─▒p kafatas─▒n─▒ kaplayan k─▒v─▒rc─▒k beyaz sa├žlar─▒n─▒ kar─▒┼čt─▒rd─▒. ┬źBelki de…┬╗ ┬źBelki hepsi de ate┼čin getirdi─či bir d├╝┼čt├╝,┬╗ diye Ralph adam─▒n s├Âz├╝n├╝ kesti. Babas─▒n─▒n yak─▒┼č─▒kl─▒ y├╝z hatlar─▒ birden kas─▒ld─▒, ka┼člar─▒ ├žat─▒ld─▒, yeme─čindeki yara izi pembele┼čti. Jan Cheroot ise heyecanla s─▒r─▒t─▒yordu; bu ikisi bir araya geldiklerinde insan horoz d├Âv├╝┼č├╝nde oldu─čundan daha ├žok e─členirdi. ┬źSen arabalar─▒n yan─▒na gidip kad─▒nlarla otursana!┬╗ diye kestirip att─▒ Zuga. Cebinden ince bir zincir ├ž─▒kart─▒p o─člunun y├╝z├╝ne do─čru sallad─▒. ┬ź─░┼čte, kan─▒t─▒ burada!┬╗ Zincirin ucunda bir tomar anahtar, bir alt─▒n m├╝h├╝r, bir Aziz Christopher madalyonu ve olgun bir ├╝z├╝m boyunda bir kuvartz par├žas─▒ sallan─▒yordu. Ta┼č mavi mermer gibi benekliydi ve ortas─▒nda kal─▒n bir par├ža maden par─▒ld─▒yordu. ┬źSaf alt─▒n,┬╗ dedi Zuga. ┬źUzat elini topla!┬╗ Ralph babas─▒na bak─▒p k─▒┼čk─▒rt─▒c─▒ bir k├╝stahl─▒kla s─▒r─▒tt─▒. S─▒k─▒lm─▒┼čt─▒ art─▒k. Haftalarca bo┼čuna dola┼čmak onun hareketli yap─▒s─▒na uyan bir ┼čey de─čildi. ┬źBen senin onu Cape Town pazar─▒nda bir sat─▒c─▒n─▒n ├Ân├╝nden y├╝r├╝tt├╝─č├╝nden eminim, ├╝stelik saf alt─▒n falan da de─čil.┬╗ Babas─▒n─▒n yana─č─▒ndaki yara izi mosmor kesilince Ralph kahkahadan kendinden ge├žip Zuga’n─▒n omzunu tuttu. ┬źBaba, buna ger├žekten inanm─▒┼č olsayd─▒m haftalar─▒m─▒ burada bo┼ču bo┼čuna ge├žirir miydim hi├ž? Demiryolu yap─▒m─▒ ve di─čer bir s├╝r├╝ i┼č aras─▒nda Johannesburg ya da Kimberley’de olmam gerekirken burada olur muydum?┬╗ Ralph…

S├╝rek Av─▒ / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

S├╝rek Av─▒ S├╝rek Av─▒’ndan… Binba┼č─▒ Morris ‘Zuga’ Ballantyne o derin, yuvarlak u├žurumun k─▒y─▒s─▒nda dikilmi┼čti. Dayan─▒lmaz s─▒cakta bile bo─čaz─▒na sard─▒─č─▒ ipek atk─▒y─▒ ├ž─▒karm─▒yordu. Atk─▒n─▒n ucunu, g├Âmle─činin g├Â─čs├╝ne soku┼čturmu┼čtu. Yeni y─▒kanm─▒┼č, ├╝t├╝lenmi┼č olmas─▒na kar┼č─▒n g├Âmlek, donuk, k─▒rm─▒z─▒mt─▒rak bir renk alm─▒┼čt─▒. Bu, Afrika topra─č─▒n─▒n boyas─▒yd─▒, o ├ži─č ete benzeyen k─▒rm─▒z─▒ topra─č─▒n, r├╝zg├órdan toz bulutu olup savrulan, ya─čmur alt─▒nda yap─▒┼čkan, kana benzer bir ├žamura d├Ân├╝┼čen o topra─č─▒n. K─▒rm─▒z─▒, madenlerin, kaz─▒lar─▒n rengiydi. K├Âpeklerin t├╝ylerini, y├╝k hayvanlar─▒n─▒, insanlar─▒n ├╝st├╝n├╝ ba┼č─▒n─▒, sa├ž─▒n─▒ sakal─▒n─▒, tenini, ├žad─▒rlar─▒n─▒n bezini boyuyor, her yan─▒ ├Ârt├╝yordu. Ancak Zuga’n─▒n ba┼č─▒na dikildi─či o derin ├žukurda k─▒rm─▒z─▒, yumu┼čak bir sar─▒ya d├Ân├╝┼čm├╝┼čt├╝. Deli─čin ├žap─▒ bir mile yak─▒n, a─čz─▒ kusursuz bir daire bi├žimindeydi. Derinli─či ise yer yer altm─▒┼č metreyi buluyordu. Orada, a┼ča─č─▒da ├žal─▒┼čanlar, yukar─▒dan minicik, b├Âcek gibi belki de ├Âr├╝mcek gibi g├Âr├╝n├╝yorlard─▒, ├ž├╝nk├╝ tam kaz─▒n─▒n ├╝zerinde g├╝m├╝┼čs├╝ bir bulut gibi parlayan a─č─▒, ancak ├Âr├╝mcekler ├Ârebilirdi. Zuga ┼čapkas─▒n─▒ ├ž─▒kard─▒, aln─▒ndaki teri silip yeniden giydi. Bu ┼čapka onun s─▒k, k─▒v─▒rc─▒k, bal rengi sa├žlar─▒n─▒ kavurucu Afrika g├╝ne┼činden koruyordu. Sakal─▒ g├╝ne┼čten a─čarm─▒┼č, a├ž─▒k alt─▒n sar─▒s─▒ rengini alm─▒┼č, yer yer de k─▒r d├╝┼čm├╝┼čt├╝. Teni iyice kararm─▒┼č, taze pi┼čmi┼č ekmek kabu─ču gibi kavrulmu┼čtu; sadece, yana─č─▒nda, y─▒llar ├Ânce fil t├╝fe─činin a├žt─▒─č─▒ yara, porselen beyaz─▒yd─▒. Uzak ufuklara bakarken g├╝ne┼čte g├Âzlerini k─▒smaktan g├Âzlerinin alt─▒ k─▒r─▒┼č k─▒r─▒┼č olmu┼č,…

┼×ahin / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

┼×ahin ┼×ahin’den… Afrika, ┼čafaktaki g├╝ne┼čin ─▒┼č─▒─č─▒nda, alt─▒n sar─▒s─▒ renkte, pusuya yatm─▒┼č bir aslan gibi ufukta, al├žak, sinmi┼č, belirdi. Robyn Ballantyne k├╝pe┼čteye dayanm─▒┼č, seyrediyordu. Daha ┼čafak s├Âkmeden bir saat ├Âncesinden beri buradayd─▒, karan─▒n g├Âz├╝kmesini sab─▒rs─▒zl─▒kla bekliyordu. Kaptan Mungo St. John’u da kamaras─▒ndan d─▒┼čar─▒ya u─čratan, direkteki g├Âzc├╝n├╝n de─čil, onun ├ž─▒─čl─▒─č─▒ olmu┼čtu zaten. Bir anda g├╝verte, doluverdi, her kafadan bir ses ├ž─▒k─▒yor, herkes bir ┼čeyler s├Âyl├╝yordu. Mungo St. John, birka├ž saniye, karay─▒ g├Âzden ge├žirdi, sonra d├Ând├╝, geminin d├Ârt bir yan─▒nda ├ž─▒n ├ž─▒n ├Âten sesiyle komut vermeye ba┼člad─▒. T─▒pk─▒ bir g├Âkg├╝r├╝lt├╝s├╝ gibi. ─░ki haftad─▒r ┼čiddetli r├╝zg├órlar ve bulutlu bir g├Âky├╝z├╝, onlara g├╝ne┼č y├╝z├╝ de, ay y├╝z├╝ de g├Âstermemi┼č, bu y├╝zden mevki tayini yapamam─▒┼člard─▒. Tahmine g├Âre geminin karadan y├╝z mil kadar a├ž─▒kta, ┼ču tehlikeli k─▒y─▒lardan iyice uzaklarda olmas─▒ gerekiyordu. Kaptan uykudan yeni kalkm─▒┼čt─▒, karmakar─▒┼č─▒k sa├žlar─▒ r├╝zg├órda u├žu┼čuyordu. G├╝ne┼č yan─▒─č─▒ teni alt─▒n benekli, sar─▒g├Âzleri, pek yara┼č─▒yordu. Bu karga┼ča ve tel├ó┼č i├žerisinde bile Robyn, bir kez daha, ┼ču adam─▒n y├╝re─čini alt├╝st eden, onu hem iten, hem de kar┼č─▒ konulmaz bir g├╝├žle kendine ├žeken varl─▒─č─▒n─▒ hissetti. Kaptan─▒n beyaz keten g├Âmle─či pantolonunun beline rasgele soku┼čturulmu┼čtu. D├╝─čmeleri a├ž─▒k. G├Â─čs├╝, ya─članm─▒┼č gibi parl─▒yordu. Gen├ž k─▒z birden, yolculu─čun daha ba┼člang─▒c─▒ndaki o sabah─▒ an─▒msay─▒verdi. Y├╝z├╝ k─▒zard─▒. 35’inci kuzey enleminin hemen alt─▒nda, Atlas Okyanusunun…

Alt─▒n Madeni / Wilbur Smith
Macera / 15 Kas─▒m 2017

Alt─▒n Madeni Alt─▒n Madeni’nden… Sonra kayalar so─čurken sular da buharla┼čmadan ├Ânce topraklar─▒n ├╝zerinde daha uzun bir s├╝re kalmaya ba┼člad─▒. Ve sonunda bu vadide toplanarak bir i├ž deniz kadar b├╝y├╝k bir g├Âl olu┼čturdu. Bu g├Âle alt─▒n da─člardan f─▒rt─▒nayla gelen sular d├Âk├╝l├╝yordu art─▒k. Sar─▒ madenden k├╝├ž├╝k zerreleri ta┼č─▒yan sular. Bu zerrecikler di─čer kum ve kuvars ├žak─▒llanyla birlikte g├Âl├╝n dibine ├ž├Âk├╝yor ve s─▒k─▒┼čarak d├╝z bir tabaka olu┼čturuyordu. Zamanla da─člardaki b├╝t├╝n alt─▒nlar s├╝pr├╝l├╝p g├Ât├╝r├╝ld├╝. A┼ča─č─▒ya ta┼č─▒narak g├Âl├╝n dibine yay─▒ld─▒. Sonra hemen hemen on milyon y─▒lda bir oldu─ču gibi d├╝nya yo─čun bir deprem d├Ânemine girdi. Arka arkaya korkun├ž sars─▒nt─▒larla yery├╝z├╝ sars─▒l─▒rken topraklar titredi, kabard─▒. Korkun├ž bir sars─▒nt─▒ g├Âl├╝n dibinin boydan boya yanlmasma ve sular─▒n bo┼čalmas─▒na neden oldu. Dipteki tortu tabakalar─▒n─▒ ├žatlatarak, par├žalar─▒n─▒ sa─ča sola geli┼čig├╝zel savurdu. Kilometrelerce uzunlu─čundaki kaya tabakalar─▒ ├žarp─▒l─▒p dikildi. Depremler tekrar tekrar d├╝nyay─▒ yakalay─▒p safsh. Da─člar yalpalay─▒p ├ž├Âkt├╝. G├Âl├╝n oldu─ču vadiyi doldurdu. Bol alt─▒nl─▒ kaya tabakalar─▒n─▒n baz─▒lar─▒n─▒ g├Âmd├╝; baz─▒lar─▒n─▒ da toz haline getirdi. Deprem d├Ânemi sona ermi┼čti. Y├╝zy─▒llar ge├žiyordu. Seller ve korkun├ž kurakl─▒klar birbirini izledi. O mucize oldu: hayat k─▒v─▒lc─▒m─▒ ├žakt─▒ ve parlak bir ─▒┼č─▒kla yanmaya ba┼člad─▒. Dev s├╝r├╝ngenlerin ├ža─č─▒nda da, evrimin say─▒s─▒z ini┼č ve ├ž─▒k─▒┼člar─▒ s─▒ras─▒nda da bu ─▒┼č─▒k s├Ânmedi. Sonra Pleistosen d├Âneminin ortalar─▒na do─čru bir maymun – insan, yani Avustralopitekus,…