Yedinci Papir├╝s / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Yedinci Papir├╝s Yedinci Papir├╝s’ten… Alacakaranl─▒k ├ž├Âlden usulca┬áyay─▒larak kum tepelerini mora boyarken kadifeden yap─▒lm─▒┼č kal─▒n bir pelerin gibi b├╝t├╝n sesleri bo─čdu. Bu y├╝zden ak┼čam art─▒k sessiz ve sakindi. Kar─▒ koca kum tepesinde durmu┼č vadiye ve onun etraf─▒n─▒ sarm─▒┼č olan k├╝├ž├╝k k├Âylere bak─▒yorlard─▒. Binalar beyaz, damlar─▒ da d├╝md├╝zd├╝. Hurma a─ča├žlar─▒ysa hepsinden y├╝ksekti. Camiyle Koptik H─▒ristiyan Kilisesinin d─▒┼č─▒nda. Bu inan├ž kaleleri g├Âl├╝n iki yan─▒ndan birbirlerine bak─▒yorlard─▒. G├Âl├╝n sular─▒ yava┼č yava┼č karar─▒rken bir kaz s├╝r├╝s├╝ h─▒zla kanat ├ž─▒rparak al├žald─▒. Sazlarla kapl─▒ k─▒y─▒n─▒n yak─▒n─▒nda sular─▒ ┼č─▒p─▒rdatarak, hafif├že k├Âp├╝rdeterek g├Âle indi. Tepedeki adamla kad─▒n birbirlerinden ├žok farkl─▒yd─▒lar. Erkek uzun boyluydu ama omuzlar─▒ hafif├že ├ž├Âkm├╝┼čt├╝. G├╝ne┼čin son ─▒┼č─▒klar─▒ g├╝m├╝┼č├╝ms├╝ sa├žlar─▒n─▒ yald─▒zl─▒yordu. Kad─▒nsa gen├žti. Otuz bir, otuz iki ya┼člar─▒nda g├Âr├╝n├╝yordu. ─░nce, canl─▒ ve hayat doluydu. G├╝r, k─▒v─▒rc─▒k sa├žlar─▒n─▒ ensesinde deri bir bantla ba─člam─▒┼čt─▒. ┬źArt─▒k a┼ča─č─▒ya inmenin zaman─▒ geldi. Alia bekliyordun┬╗ Duraid kad─▒na sevgiyle g├╝l├╝msedi. Royan onun ikinci kar─▒s─▒yd─▒. Adam ilk kar─▒s─▒ ├Âld├╝─č├╝ zaman onun g├╝ne┼č ─▒┼č─▒klar─▒n─▒ da beraberinde al─▒p g├Ât├╝rd├╝─č├╝n├╝ sanm─▒┼čt─▒. Ya┼čam─▒nda b├Âyle son bir mutluluk devresi olaca─č─▒ hi├ž akl─▒na gelmemi┼čti. Ama ┼čimdi Royan ve ├žal─▒┼čmalar─▒ vard─▒. Mutlu ve rahatt─▒. Royan birdenbire onun yan─▒ndan uzakla┼čarak, sa├ž─▒ndaki band─▒ ├žekip ├ž─▒kard─▒. Ba┼č─▒n─▒ sallarken siyah g├╝r sa├žlar─▒ u├žu┼čuyordu. Gen├ž kad─▒n bir kahkaha att─▒. Ho┼č bir sesti bu. Sonra kum tepeci─činin kaygan…

Nehir Tanr─▒s─▒ / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Nehir Tanr─▒s─▒ Nehir Tanr─▒s─▒’ndan… D├Âkme f─▒r─▒n─▒ndan ├ž─▒kan erimi┼č maden gibi┬áparlak nehir a─č─▒r a─č─▒r ak─▒yordu ├ž├Âlde. G├Âky├╝z├╝ s─▒ca─č─▒n bu─čusuyla titre┼čiyor, g├╝ne┼č sanki bak─▒rc─▒ ├žekicinin darbeleriyle her ┼čeyi d├Âv├╝yordu. Nil nehrini ├ževreleyen al├žak tepeler darbelerin etkisiyle sars─▒l─▒yor gibiydi. Teknemiz papir├╝s yataklar─▒n─▒n yak─▒n─▒ndan ge├žerken, su ta┼č─▒yan sakalar─▒n gergin ve uzun kollar─▒ndaki su kovalar─▒n─▒n gac─▒rt─▒lar─▒n─▒ duyabiliyorduk. Bu ses teknenin burnundaki k─▒z─▒n ┼čark─▒s─▒yla uyum i├žindeydi, Lostris on d├Ârt ya┼č─▒ndayd─▒. Onun k─▒z─▒l kad─▒n ay─▒n─▒n ilk kez ├ži├žek a├žt─▒─č─▒ g├╝n Nil en son ta┼čk─▒n─▒na ba┼člam─▒┼č, Hapi rahipleri bu olay─▒ ├žok talihli bulmu┼člard─▒. Bebeklik ad─▒n─▒ atarak ona verdikleri kad─▒nl─▒k ad─▒n─▒n anlam─▒ ‘Sular─▒n K─▒z─▒’ demekti. Onu o g├╝n ├Âylesine canl─▒ hat─▒rl─▒yorum ki… Y─▒llar ge├žtik├že daha da g├╝zelle┼čecek, ancak bakire kad─▒nl─▒─č─▒n par─▒lt─▒s─▒ asla o g├╝nk├╝ kadar g├╝├žl├╝ olamayacakt─▒. Teknedeki erkeklerin hepsi, hatta k├╝rek ├žeken sava┼č├ž─▒lar bile bunun fark─▒ndayd─▒lar. Ne ben, ne de onlar, g├Âz├╝m├╝z├╝ k─▒zdan ay─▒rabiliyorduk. K─▒z beni yetersizlik duygusuyla dolduruyor, i├žime derin bir ├Âzlem yay─▒yordu; ben her ne kadar had─▒msam da, bir kad─▒n─▒n v├╝cudunun zevkini tatt─▒ktan sonra had─▒m edilmi┼čtim. ÔÇťTaita.ÔÇŁdiye seslendi bana. “Sen de benimle ┼čark─▒ s├Âyle!” ─░stedi─čini yap─▒nca sevin├žle g├╝l├╝msedi. F─▒rsat bulduk├ža beni yan─▒ndan ay─▒rmamas─▒n─▒n nedenlerinden biri de sesimdi; tenor sesim onun o g├╝zel sopranosunu kusursuz denecek kadar tamamlard─▒. Ona ├Â─čretti─čim eski k├Âyl├╝ a┼čk ┼čark─▒lar─▒ndan birini okumaya ba┼člad─▒k:…

Lanetliler K├Ârfezi / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Lanetliler K├Ârfezi Lanetliler K├Ârfezi’nden… Flynn Patrick O’Flynn’─▒n mesle─či fildi┼či h─▒rs─▒zl─▒─č─▒yd─▒ ve kendisi de b├╝y├╝k bir al├žakg├Ân├╝ll├╝l├╝kle Afrika’n─▒n do─ču k─▒y─▒s─▒nda bu konuda eline su d├Âkecek ba┼čka bir insan olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyler dururdu. Ra┼čid el Keb ise b├╝y├╝k bir m├╝cevher ihracat├ž─▒s─▒yd─▒. Ayr─▒ca Arabistan ve Hindistan’─▒n b├╝y├╝k saraylar─▒ ile haremlerine kad─▒n ve fildi┼či de sa─člard─▒. Ne var ki, bu mesle─čini yaln─▒zca en g├╝venilir m├╝┼čterilerine a├ž─▒klard─▒; di─čerlerinin g├Âz├╝nde zengin ve sayg─▒n bir ticaret filosu sahibiydi. 1912 muson r├╝zg├órlar─▒n─▒n esti─či bir ├Â─čleden sonras─▒nda kal─▒n derili hayvanlara kar┼č─▒ ortak meraklar─▒n─▒n bir araya getirdi─či bu iki adam El Keb’in Zanzibar’─▒n Arap mahallesindeki d├╝kk├ón─▒n─▒n arka odas─▒nda oturmu┼člar, k├╝├ž├╝k bak─▒r fincanlardan ├žay i├žiyorlard─▒. S─▒cak ├žay O’Flynn’i her zamankinden daha ├žok terletmekteydi. Odan─▒n i├ži ├Âylesine rutubetli bir s─▒cakt─▒ ki sinekler bile sersemlemi┼č bir halde al├žak tavana hareketsiz yap─▒┼čm─▒┼č duruyorlard─▒. ┬źDinle Kebby, senin o boktan gemilerinden birini bana birka├ž g├╝nl├╝─č├╝ne ├Âd├╝n├ž verirsen i├žini ├Âylesine fildi┼čiyle doldururum ki batt─▒ batacak diye y├╝re─čin a─čz─▒na gelir.┬╗ Palmiye yapra─č─▒ndan yelpazesini, seyrek ke├žisakal─▒yla ku┼čkulu bir papa─čana benziyen surat─▒n─▒n ├Ân├╝nde sallayan El Keb hi├ž a├ž─▒k vermeden, ┬źH─▒mm!┬╗ dedi. ┬źSeni bug├╝ne kadar d├╝┼č k─▒r─▒kl─▒─č─▒na u─čratt─▒m m─▒ hi├ž?┬╗ diye Flynn sald─▒rgan bir sesle s├Âz├╝n├╝ s├╝rd├╝rd├╝. Burnunun ucundan bir damla ter yuvarland─▒ zaten ─▒slak olan g├Âmle─čine. ┬źH─▒mm!┬╗ dedi El Keb. ┬źBu…

G├╝ne┼čku┼ču / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

G├╝ne┼čku┼ču G├╝ne┼čku┼ču’ndan… I┼č─▒n demeti, karanl─▒k projeksiyon odas─▒nda, sessizce perdeye yans─▒d─▒─č─▒ an, sanki patlay─▒verdi ve ben, onu tan─▒mad─▒m, evet, ├ž─▒kartamad─▒m! G├Âr├╝nt├╝ karma┼č─▒kt─▒, bu─čuluydu ve ilk bak─▒┼čta benim i├žin hi├žbir anlam ta┼č─▒m─▒yordu, ├ž├╝nk├╝ ben, k├╝├ž├╝k bir ┼čey g├Ârece─čimi sanm─▒┼čt─▒m; ne bileyim, belki bir kafatas─▒, bir ├ž├Âmlek, ya da ufak, alt─▒n bir s├╝s e┼čyas─▒, i┼čte onun gibi bir ┼čey… Herhalde ┼ču perdeye yans─▒yan kur┼čunili, beyazl─▒, siyahl─▒ ger├žek├╝st├╝ bir tabloyu and─▒ran ├žizgileri hi├ž mi hi├ž beklemiyordum…” Louren’in heyecandan k─▒s─▒lm─▒┼č sesi, bana bekledi─čim ipucunu vermekte gecikmedi: ┬źEyl├╝l├╝n d├Ârd├╝nde, saat alt─▒y─▒ k─▒rk yedi ge├že, otuz alt─▒ binde, 35 milimetrelik bir Layka makineyle ├žekilmi┼č.┬╗ Demek, bir hafta ├Ânce… U├žaktan ├žekilmi┼č bir foto─čraft─▒ bu. Neden sonra g├Âzlerim de, beynim de foto─črafla uyum sa─člayabildi ve y├╝re─čim heyecanla ├žarpmaya ba┼člad─▒, bu arada Louren anlat─▒yordu: ┬źCo─črafi durumu saptamak i├žin, benim madenlerin u├žaktan foto─čraf─▒n─▒ ├žektiriyorum. Bu da b├Âlgenin y├╝z binlerce foto─čraf─▒ndan sadece bir tanesi ve herhalde ├žeken, neyi ├žekti─činin fark─▒nda bile olmam─▒┼čt─▒r. Ama inceleyenlerin dikkatini ├žekmi┼č, bana verdiler. Bak, g├Âr├╝yorsun, de─čil mi? Ben? Sa─čda, ├╝stte…┬╗ Cevap vermek ├╝zere a─čz─▒m─▒ a├žt─▒─č─▒m zaman, sesim bo─čaz─▒ma t─▒kand─▒, kald─▒, hafif├že ├Âks├╝r├╝r gibi yapt─▒m. Tir tir titredi─čimi fark edince de ├žok ┼ča┼č─▒rd─▒m. Louren konu┼čuyordu: ┬źKlasik bir ├Ârnek! Akropol├╝, ├žifte duvar─▒ ve fallus bi├žimli kuleleriyle.┬╗ Ger├ži biraz abart─▒yordu,…

Elmas Avc─▒lar─▒ / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Elmas Avc─▒lar─▒ Elmas Avc─▒lar─▒’ndan… U├ža─č─▒ Nairobi’den ├╝├ž saat gecikmeli kalkm─▒┼č ve yol boyunca ardarda yuvarlad─▒─č─▒ d├Ârt bardak viskiye kar┼č─▒n, yine de do─čru d├╝r├╝st uyuyamam─▒┼čt─▒. Bu y├╝zden k─▒talararas─▒ u├žu┼č yapan Boeing, Heathrow havaalan─▒na indi─či zaman Johnny Lance’─▒n g├Âzleri, sanki bir avu├ž kum at─▒lm─▒┼č gibi, yan─▒yordu. G├╝mr├╝k ve G├Â├žmenler b├╝rosunda, her zamanki gibi s─▒k─▒c─▒ ve onur k─▒r─▒c─▒ i┼člemler bitip de uluslararas─▒ terminalin arta salonuna ge├žti─činde, surat─▒ iyice as─▒kt─▒. Van Der Byl Elmas ┼×irketi’nin Londra temsilcisi onu kar┼č─▒lamaya gelmi┼čti. ┬źYolculu─čun iyi ge├žti mi, Johnny?┬╗ Johnny homurdand─▒: ┬źB─▒rak yahu cehennem yolculu─čundan beter.┬╗ Temsilci, s─▒r─▒tt─▒: ┬ź─░yi ya, kendini al─▒┼čt─▒rm─▒┼č olursun i┼čte ikisi, birlikte epey ├žetin g├╝nler atlatm─▒┼člard─▒. Johnny ona isteksiz, g├╝ld├╝: ┬źBana oda, araba filan sa─člad─▒n m─▒?┬╗ ┬źEvet, Dorchester oteli ve bir Jaguar.┬╗ Temsilci, b├Âyle s├Âyleyerek araban─▒n anahtarlar─▒n─▒ uzatt─▒. ┬źYar─▒n saat dokuz u├žu┼čunda. Cape Town’a d├Ân├╝┼č i├žin iki de yer ay─▒rtt─▒m. Biletler otelin resepsiyonunda.┬╗ ┬źYa┼ča sen!┬╗ Johnny, anahtarlar─▒ ka┼čmir paltosunun cebine indirip ├ž─▒k─▒┼č kap─▒s─▒na do─čru y├╝r├╝d├╝: ┬ź┼×imdi de, s├Âyle bakal─▒m, Tracey van der Byl nerelerdeymi┼č?┬╗ Temsilci omuz silkti: ┬źSana yazd─▒─č─▒mdan beri ortal─▒ktan silindi, kay─▒plara kar─▒┼čt─▒. Onu aramaya nereden ba┼člayabilece─čini bile kestiremiyorum.┬╗ Otomobil park─▒na ├ž─▒kt─▒klar─▒nda Johnny ac─▒ ac─▒ s├Âylendi: ┬ź─░yi, m├╝kemmel do─črusu. Ben de Benedict’ten ba┼člar─▒m.┬╗ ┬ź─░htiyar, Tracey’nin ba┼č─▒na gelenleri biliyor mu?┬╗ Johnny, hay─▒r dercesine ba┼č─▒n─▒…

Deniz Kadar A├ž / Wilbur Smith
Macera / 17 Kas─▒m 2017

Deniz Kadar A├ž Deniz Kadar A├ž’tan… Nicholas Berg projekt├Ârlerle ayd─▒nlat─▒lm─▒┼č r─▒ht─▒mda taksiden inerek durup bir s├╝re B├╝y├╝c├╝ÔÇśye bakt─▒. Deniz y├╝kseldi─či i├žin gemi ta┼č iskelenin olduk├ža yukar─▒s─▒nda kal─▒yordu. Bu y├╝zden tepesindeki kule gibi vin├žler bile onu c├╝cele┼čtirememi┼čti. Kafas─▒n─▒ bulutland─▒ran, kaslar─▒n─▒n tutulmas─▒na neden olan yorgunlu─ča kar┼č─▒n, yine de gemiye bakarken o eski gururu duydu adam. B├╝y├╝c├╝ y├╝ksek burnu, uyumlu hatlar─▒yla daha ├žok zarif, tehlikeli bir sava┼č gemisini and─▒r─▒yordu. Kasara ├želikten ve k─▒r─▒lmaz camlardan olu┼čmu┼čtu. Bu camlar─▒n arkas─▒nda p─▒r─▒l p─▒r─▒l ─▒┼č─▒klar yan─▒yordu. Kaptan k├Âpr├╝s├╝n├╝n geriye do─čru uzanan bi├žimli kanatlar─▒n─▒n ├╝st├╝ en ac─▒mas─▒z havalarda, en ├Âld├╝r├╝c├╝ denizlerde ├žal─▒┼čmas─▒ gereken adamlar─▒ korumak ├╝zere kapat─▒lm─▒┼čt─▒. ─░kinci kumanda k├Âpr├╝s├╝ de k─▒├ž g├╝verteye bak─▒yordu. Usta bir gemici, oradan b├╝y├╝k vin├žleri, ├želik halat makaralar─▒n─▒ y├Ânetebilir, hidrolik sistemle ├žal─▒┼čan palamarlar─▒ kontrol edebilirdi. Yalpaya d├╝┼čen bir tankeri ya da f─▒rt─▒nada a─č─▒r hasara u─čram─▒┼č bir transatlanti─či ├žekebilirdi. Geminin karanl─▒k g├Âky├╝z├╝ne do─čru y├╝kselen ├žift kulesi, eski tip kurtarma teknelerindeki yass─▒ bacalar─▒n yerini alm─▒┼čt─▒. ├ťst g├╝vertedeki yang─▒n toplar─▒ da teknenin bir sava┼č gemisine daha da benzemesine neden olmaktayd─▒. Bu toplarla yanan bir geminin ├╝st├╝ne saatle bin be┼č y├╝z ton su s─▒k─▒labiliyordu. Kulelerden uzat─▒lan kurtarma merdivenleri sayesinde gemiciler kolayl─▒kla bir ba┼čka tekneye ge├žebilirlerdi. Kulelerin gerisinde de k├╝├ž├╝k helikopter alan─▒ vard─▒. Karinaya g├╝verteler, yani geminin tamam─▒…