Lanetli Kitaplar / Jacques Bergier
Spirit├╝elizm / 31 Aral─▒k 2017

Lanetli Kitaplar Lanetli Kitaplar’dan… ├ľte yandan, “g├Â─č├╝n ve yerin b├╝t├╝n s─▒rlar─▒n─▒ bili┼č-i bildiren herhangi bir M─▒s─▒r papir├╝s├╝ ger├žekte ancak birinci derece denklemlerin ├ž├Âz├╝m├╝n├╝ tan─▒mlar.,. ├ľyleyse Toth Kitab─▒’n─▒n d├╝┼čmanlar─▒n─▒n i┼či fazla b├╝y├╝tt├╝kleri m├╝mk├╝nd├╝r. Hakl─▒ olmalar─▒ da m├╝mk├╝nd├╝r. Belli olan ┼čey, ger├žek metnin deste─čini ve resm├«ni sa─člamakla, Toth Kitab─▒’n─▒n bir ├ževirisi olsaydr. her yay─▒mc─▒n─▒n bunu yay─▒nlamadan ├Ânce duraksayaca─č─▒d─▒r. Ben bile… B├Âl├╝m le ek Nefer-Ka~Ptah, Toth Kitab─▒’n─▒ nas─▒l buldu Lin Carter’ce bir Golden citles, far antoloJisinde an─▒lan bu safy├╝-rek ama ger├žek ├Âyk├╝y├╝, Brian Brovvn’nun The vvisdom of the Egyptians’-─▒n da (New York, Brentano’s, 1928) buldum. Nefer-Ka-Ptah eski bir M─▒s─▒r rahibi sayesinde Toth Kitab─▒’n─▒n izini bulmu┼č. Kitap y─▒lanlarla akrepler ve ├Âzellikle ├Âl├╝ms├╝z bir y─▒lanla sak-lartm─▒┼čm─▒┼č. Kutulanm─▒┼č bir dizi kaplara konmu┼č, bu kaplar bir ─▒rma─čJn dibinde yat─▒yormu┼č, Isis rahibinin, bir b├╝y├╝c├╝n├╝n yard─▒m─▒yla Nefer-Ka- Ptah, b├╝y├╝l├╝ bir kald─▒ra├žla kutuyu kald─▒rm─▒┼čt─▒. O zaman ├Âl├╝ms├╝z y─▒lan─▒ ilci par├žaya birbirinden yeterince uzak kuma g├Âmm├╝┼č. O zaman kitab─▒n ─░lk sayfastn─▒ okumu┼č, g├Â─č├╝, yer’i, bo┼člu─ču, da─člar─▒ ve denizi, ku┼člann, bal─▒klar─▒n ve hayvanlar─▒n dilini kavram─▒┼č b├Âylece. ─░kinci sayfay─▒ okumu┼č ve G├╝ne┼č’in karanl─▒k g├Âkte parlad─▒─č─▒n─▒ ve G├╝ne┼č’in ├ževresinde tanr─▒lar─▒n kendilerinin b├╝y├╝k g├Âr├╝nt├╝lerini g├Ârm├╝┼č. Bunun ├╝zerine saray─▒na d├Ânm├╝┼č, yeni bir papir├╝sle bir bira ├ž├Âmle─či alm─▒┼č, papir├╝se Toth Kitab─▒’n─▒n gizli s├Âzlerini yazm─▒┼č, bunlar─▒ biravla y─▒kam─▒┼č…

Jessie Lamb’in Vasiyeti / Jane Rogers
Bilimkurgu / 30 Aral─▒k 2017

Jessie Lamb’in Vasiyeti Jessie Lamb’in Vasiyeti’nden… O gitti─činden beri ev ├žok sessiz. D├╝┼čmemeye dikkat ederek kalk─▒yorum ve ayaklar─▒m─▒ s├╝r├╝yerek pencereye gidiyorum. I┼č─▒k, yan kom┼čunun bah├žesindeki dev a─čac─▒ taraf─▒ndan k─▒smen engellenmi┼č. Bulundu─čum evin yak─▒n─▒nda kimse ya┼čam─▒yor. Aln─▒m─▒ pencereye yasl─▒yor ve ot b├╝r├╝m├╝┼č bah├žeye dikkatle bak─▒yorum. So─čuk pencere nefesimle an─▒nda bu─čulan─▒yor. Atlamak i├žin y├╝ksek oldu─čunu biliyorum. Zaten pencereler kilitli ve anahtar yok. Odan─▒n i├žinde ayaklar─▒m─▒ s├╝r├╝yor, kap─▒ya ula┼čana kadar sol elimi duvar─▒n ├╝zerinde tutarak dengemi koruyorum. Ne olur ne olmaz diye tekrar deniyorum. K├Â┼čeye benim i├žin peynirli sandvi├ž ve plastik bir ┼či┼čede portakal suyu b─▒rakm─▒┼č. B├╝t├╝n g├╝n d─▒┼čar─▒da kalmay─▒ planl─▒yor olmal─▒. Neyse… En az─▒ndan b├╝t├╝n g├╝n tekrar tekrar ayn─▒ ┼čeyleri s├Âylemesini dinlemek ya da a─člad─▒─č─▒n─▒ veya huzursuz ad─▒mlarla evin i├žinde doland─▒─č─▒n─▒ g├Ârmek zorunda kalmayaca─č─▒m. En az─▒ndan ┼čimdi d├╝┼č├╝necek zaman─▒m var ve kendimden ba┼čka endi┼čelenmem gereken hi├žbir ┼čey yok. Bisiklet kilidini yeniden kontrol ediyorum. A├ž─▒k mavi plastik kapl─▒ olanlar─▒ndan, plasti─čin i├žinde g├╝m├╝┼č kabloyu g├Ârebilirsiniz. Her iki ayak bile─čimin etraf─▒na da bir tanesini ├╝├ž kez dolam─▒┼č ve kilitlemi┼č, halhal gibi. Ve ├╝├ž├╝nc├╝s├╝n├╝ de di─čer ikisinin i├žinden ge├žirip d├╝─č├╝mlemi┼č ve kilitlemi┼č. Halkalar bile─čimden kayamayacak kadar darlar. Ayaklar─▒m─▒ birbirinden yaln─▒zca on be┼č santimetre ay─▒rabiliyorum. Bu da zincire vurulmu┼č bir mahk├╗m gibi ayaklar─▒m─▒ s├╝r├╝meme neden oluyor. Halkalar─▒n…

Gizli Parapsikoloji Sava┼č─▒ / Jacques Bergier
Spirit├╝elizm / 29 Aral─▒k 2017

Gizli Parapsikoloji Sava┼č─▒ Gizli Parapsikoloji Sava┼č─▒’ndan… Hiro┼čima’n─▒n y─▒k─▒l─▒┼č─▒n─▒ g├Ârd├╝m. Y─▒k─▒l─▒┼č, i├žinde k─▒rm─▒z─▒ bal─▒k y├╝zen bir kavanozda oldu. Bir g├╝n, Roma’da, b├╝y├╝k bilgin Enrico Fermi, ├Ân├╝me bir k─▒rm─▒z─▒ bal─▒k kavanozu koydu, kavanoz bir n├Âtron demeti yolu ├╝zerindeydi. N├Âtronlar yava┼člad─▒ ve meydana getirdi─či radyoaktivite ├žo─čald─▒. Mant─▒ki sonu├ž: Hiro┼čima’n─▒n 1945’deki y─▒k─▒l─▒┼č─▒yd─▒. Parapsikolojik ara┼čt─▒rmalarda da acaba b├Âyle bir tehlike korkusu yok mudur? Bu ara┼čt─▒rmalar─▒n asker├« uygulamalar─▒ olamaz m─▒? Buna inan─▒yorum. Bu y├╝zden bu yaz─▒lar─▒ yaz─▒yorum. Atom enerjisi i├žin olanlar─▒n tersine, kamuoyu meseleye kar┼č─▒ giderek daha hassas davranmaktad─▒r. ┼×u s─▒rada, tehlike bulutlar─▒ insan beyninden daha a─č─▒r ├žekmiyor. Ger├žekten bir devrimin ilk belirtileri sava┼č ve casusluklar toplumun b├╝t├╝n yap─▒lar─▒nda ├žo─čalmaktad─▒r. Zaman askeri makamlar─▒n parapsikolojiye kar┼č─▒ ilgisiz ve polisin inan├žs─▒z olmad─▒─č─▒n─▒ ispatlamaktad─▒r. Bu yaz─▒larda g├Âr├╝lece─či gibi Sovyet polisi ┼čimdi, parapsikologlar─▒, ba┼č kald─▒ranlara kar┼č─▒ g├Âsterdikleri gayretle, tutuklamaktad─▒rlar, ┼×u farkla ki, Gulag adalar─▒na g├Ândermek yerine, KGB onlar─▒ ├žal─▒┼čt─▒rmaktad─▒r. C─░A’da ok├╝lt (gizli) kuvvetlere ba┼čvurulmak ve ba┼čka ├╝lkelerde de ├že┼čitli uygulamalar yap─▒lmaktad─▒r diyebilirim. Bu yaz─▒lar─▒n iteri s├╝rd├╝─č├╝ tez i┼čin sadece ba┼člang─▒c─▒d─▒r. Bu parapsikolojik hadiseler ile ok├╝lt kuvvetler bilinmezlik ve yanl─▒┼č anla┼č─▒lma i├žinde bulunmakla beraber, askeri ve sivil y├Âneticiler bunlardan faydalanmaktad─▒r ve giderek de faydalanacaklard─▒r. Durum havac─▒l─▒─č─▒n 1914 y─▒llar─▒ndaki durumuna benzemektedir. Birinci D├╝nya Sava┼č─▒n─▒n ba┼člar─▒nda bilimsel bak─▒mdan u├žak “imk├óns─▒z” olarak kabul ediliyordu….

Uzay Yolu – Gizli G├Ârev / James Blish
Bilimkurgu / 28 Aral─▒k 2017

Gizli G├Ârev Gizli G├Ârev’den… Tabii, dedi. Fakat buradan g├Ânderilen bir mesaj, Y─▒ld─▒z Filo Komutanl─▒─č─▒na ancak ├╝├ž hafta sonra ula┼čabilir… Ve ├Âyle san─▒yorum ki, her ne olursa olsun, arkan─▒zdan bir filo g├Ânderip g├Ândermemekte teredd├╝t edeceklerdir. Karar sizindir, Kaptan. Bir saat. Tal’m g├Âr├╝nt├╝s├╝ kayboldu ve ekran y─▒ld─▒zlarla doldu. K├Ârk: ÔÇö Te─čmen Uhura, dedi. B├╝t├╝n ├╝st subaylar─▒n hemen Brifing salonunda toplanmalar─▒n─▒ s├Âyleyin. K├Ârk, toplanan grubu g├Âzden ge├žirerek: ÔÇö Pek├ól├ó, dedi. Spak, Makkoy ve Skat toplant─▒ya gelmi┼čti; Kekov ve Sulu, Uhura’yla beraber kontrol odas─▒ndayd─▒. ÔÇö Spak, RomuSan gemilerinin tepemizde bitmesinden ├Ânce geminin tespit aletlerinin onlar─▒ neden g├Âremedi─či ├╝zerinde bir teorin vard─▒. ÔÇö ├ľyle san─▒yorum ki Romulanlar, geminin tespit aletlerini maskeleyici bir aparey geli┼čtirmi┼čler. Dikkat ederseniz, Kaptan, ├ževremizde ki Romulan gemileri, Klingon gemilerinin modelinden esinlenerek yap─▒lm─▒┼č. Bir geminin yap─▒s─▒n─▒ b├Âylesine de─či┼čtirme ├žok pahal─▒ya mal olur. Bildi─čimiz gibi, Klingon gemilerinin, Romulan gemilerinden ├╝st├╝n bir taraf─▒ yok. B├Âyle bir masraf ancak, ├žok ├Ânemli bir gizleyici apareyin gemiye uygulanmas─▒ ├╝zerine yap─▒labilir. ÔÇö E─čer tahminin do─čruysa, Romulan gemileri, federasyon b├Âlgesine fark edilmeden girebilir ve bir gezegen ya da bir gemi korunmaya f─▒rsat bulamadan tahrip edilebilir. Skat: ÔÇö Zaten biz de b├Âyle yakaland─▒k, dedi. K├Ârk, ters bir sesle: ÔÇö ├çok parlak bir g├Âzlem, Mister Skat, dedi. Yard─▒mc─▒ olabilecek ba┼čka fikirleriniz…

Gen├ž Ruh Gibi Kokard─▒ / James Greer
Biyografi / 27 Aral─▒k 2017

Gen├ž Ruh Gibi Kokard─▒ Gen├ž Ruh Gibi Kokard─▒’dan… Yerimde olsayd─▒n─▒z siz de benim gibi hissederdiniz: Yapayaln─▒z, ├╝┼č├╝m├╝┼č ve korkmu┼č. Ama bu haller daha yeni. D─▒┼čar─▒dan gelip ge├ženlerin sadece ba┼č─▒m─▒n ├╝st k─▒sm─▒n─▒ g├Ârebilecekleri ┼čekilde ayaklar─▒m─▒ toplayarak pervaz─▒n─▒n alt─▒na oturdu─čum pencereden, mavi kar tabakas─▒n─▒ delerek ba┼č─▒n─▒ ├ž─▒karm─▒┼č ilk ├ži─čdemlere bak─▒yorum. Bahar─▒n gelmesi yak─▒n. Ne var ki bu odada ÔÇôasl─▒nda alt─▒ metre y├╝ksekli─čindeki tavan─▒, soluk k─▒rm─▒z─▒ duvarlar─▒, yere serilmi┼č eski p├╝sk├╝ Arap kilimleri ve ipek k─▒rlentleriyle, odadan ├žok b├╝y├╝k├že bir salona benziyorÔÇô k─▒┼č h├╝k├╝m s├╝r├╝yor. ├ľl├╝ k─▒┼č, ger├žek anlamda burada. Bakmamaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m o k├Â┼čede ve b├╝t├╝n di─čer k├Â┼čelerde. Bat─▒ya bakan y├╝ksek pencere, rengarenk dikd├Ârtgenlere b├Âl├╝nm├╝┼č kirli bir camla kapl─▒. G├╝n bat─▒m─▒nda k─▒rm─▒z─▒, mavi, sar─▒ cam par├žalar─▒ndan giren ─▒┼č─▒k, ah┼čap d├Â┼čemede bulan─▒k elipsler ├žiziyor. Yerler menek┼če, portakal ve deniz ye┼čiline boyan─▒yor. Pervaza yerle┼čmeden ├Ânce ├žekmecelerden birinde bir d├╝zine defter ve birka├ž tane kur┼čun kalem buldum. Mutfaktan ├╝├ž adet ton bal─▒─č─▒ konservesi ve bir paket bisk├╝vi getirdim. ├ťzerinde alt─▒ b├╝y├╝k mum olan bir ┼čamdan─▒, pencereden g├Âr├╝nmeyecek ama yazmama yetecek kadar ─▒┼č─▒k sa─člayacak ┼čekilde yak─▒n─▒ma yerle┼čtirdim. B├╝feden iki karton sigara ve bir kutu ┼č├Âmine kibriti y├╝r├╝tt├╝m. Son olarak bir ┼či┼če iyi ┼čarap, bir tirbu┼čon ve KurtÔÇÖ├╝n komik buldu─ču kahve fincan─▒n─▒ ald─▒m. ┼×arab─▒ so─čukta bekletmek iyi de─čil,…

Dokuz Kehanet / James Redfield
Spirit├╝elizm / 26 Aral─▒k 2017

Dokuz Kehanet Dokuz Kehanet’ten… Her zaman,” diye yan─▒t verdi. “Evet, do─črusu ┼čimdilik kendime biraz izin verdim ve g├Âlde kal─▒yorum. ├çok ├žal─▒┼čt─▒m ve ┼čimdi hayat─▒m─▒n y├Ân├╝n├╝ de─či┼čtirmek istiyorum.” “O g├Âlden s├Âz etti─čini an─▒ms─▒yorum. Sen ve k─▒z karde┼čin onu satmak zorundayd─▒n─▒z.” “Hen├╝z de─čiliz, emlak vergisi sorunu. Kente ├žok yak─▒n oldu─ču i├žin, vergiler s├╝rekli art─▒yor.” Charlene ba┼č─▒n─▒ sallad─▒. “Pek├ól├ó sonra ne yapacaks─▒n?” “┼×imdilik bilmiyorum. Ama de─či┼čik bir ┼čey yapmak istiyorum.” Merakla y├╝z├╝me bakt─▒. “Sende herkes gibi huzursuz g├Âr├╝n├╝yorsun.” “San─▒r─▒m. Neden sordun?” “Elyazmalannda yaz─▒yor.” Sessizce birbirimize bakt─▒k. “┼×u elyazmalar─▒n─▒ bana anlat.” Sanki d├╝┼č├╝ncelerini toplamak ister gibi arkas─▒na yasland─▒, sonra tekrar g├Âzlerimin i├žine bakt─▒. ‘Telefonda s├Âz├╝n├╝ ettim san─▒r─▒m. Birka├ž y─▒l ├Ânce gazeteden ayr─▒ld─▒m ve Birle┼čmi┼č Milletler ad─▒na k├╝lt├╝r ve n├╝fus bilimindeki de─či┼čiklikleri ara┼čt─▒ran bir firmada ├žal─▒┼čmaya ba┼člad─▒m. Son g├Ârevim Peru’dayd─▒. “Lima ├ťniversitesinde baz─▒ ara┼čt─▒rmalar─▒ tamamlarken, ├žok eski elyazmalar─▒n─▒n bulundu─ču s├Âylentileri kula─č─▒ma ├žal─▒n─▒p duruyordu. Ne var ki, bu konuda kimse bana detayl─▒ bilgi vermiyordu, hatta arkeoloji veya antropoloji b├Âl├╝mlerinden bile bilgi edinemedim. Bu konuda h├╝k├╝mete ba┼čvurunca, b├Âyle bilgilerin olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyip yalanlad─▒lar. “Birisi bana, baz─▒ sebeplerden dolay─▒ h├╝k├╝metin asl─▒nda bu dok├╝manlar─▒ ortadan kald─▒rmaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi. Fakat o da do─črudan do─čruya bilgi sahibi de─čildi.” “Beni bilirsin,” diye devam etti. “Merakl─▒y─▒md─▒r. G├Ârevim sona erince, orada birka├ž g├╝n daha kal─▒p…

Ya┼čam Sanat─▒ / Zygmunt Bauman
─░nceleme / 25 Aral─▒k 2017

Ya┼čam Sanat─▒ Ya┼čam Sanat─▒’ndan… Ba┼čl─▒ktaki soru bir├žok okuru ┼ča┼č─▒rtacakt─▒r. Sorudan beklenen de ┼ča┼č─▒rtmas─▒d─▒r zaten ÔÇôduraksat─▒p d├╝┼č├╝nmeyi te┼čvik etmesidir. Ne i├žin duraksatacakt─▒r peki? ├ço─ču zaman kafam─▒z─▒ me┼čgul eden mutluluk aray─▒┼č─▒m─▒z ┬şÔłĺbir├žok okurun muhtemelen kabul edece─či gibiÔłĺ ya┼čam─▒m─▒z─▒n b├╝y├╝k bir k─▒sm─▒n─▒ me┼čgul eder ve durmak ┼č├Âyle dursun … en az─▒ndan (ak─▒p giden, her zaman ak─▒p giden) bir an i├žin bile h─▒z kesmez ve kesmeyecektir de. Peki bu soru neden ┼ča┼č─▒rt─▒r? ├ç├╝nk├╝ ÔÇťmutlulu─čun nesi k├Ât├╝ÔÇŁ diye sormak buzun nesinin s─▒cak oldu─čunu ya da g├╝l├╝n nesinin le┼č gibi koktu─čunu sormak gibidir. Buzun s─▒cakla ve g├╝l├╝n le┼č gibi bir kokuyla ba─čda┼čmamas─▒ gibi, bu t├╝r sorular da tasavvur edilemez bir birlikte olma halinin m├╝mk├╝n oldu─čunu varsayar (s─▒cakl─▒─č─▒n oldu─ču yerde buz olamaz). Ger├žekten de mutluluk nas─▒l k├Ât├╝ olabilir? ÔÇťMutlulukÔÇŁ yanl─▒┼č─▒n bulunmay─▒┼č─▒n─▒n e┼čanlaml─▒s─▒ de─čil midir? Yanl─▒┼č─▒n mevcudiyetinin imk├óns─▒zl─▒─č─▒n─▒n ta kendisi de─čil midir? Her t├╝rl├╝ yanl─▒┼č─▒n imk├óns─▒zl─▒─č─▒ de─čil midir? Gene de bu soru, Michael RustinÔÇÖin1 sordu─ču, nitekim daha ├Ânce de kayg─▒l─▒ epeyce insan taraf─▒ndan sorulmu┼č ve muhtemelen gelecekte de sorulacak olan bir sorudur. Rustin bunun nedenini ┼č├Âyle a├ž─▒klar: Mutlulu─čun ard─▒ndan ko┼čan milyonlarca erkek ve kad─▒n─▒n devindirdi─či bizimkisi gibi toplumlar daha da zenginle┼čiyorlar, ancak daha mutlu olup olmad─▒klar─▒ hi├ž de kesin de─čil. Anla┼č─▒lan, insan─▒n mutluluk aray─▒┼č─▒ pek├ól├ó kendi kendini baltalaman─▒n…

Sosyolojik D├╝┼č├╝nmek / Zygmunt Bauman
─░nceleme / 24 Aral─▒k 2017

Sosyolojik D├╝┼č├╝nmek Sosyolojik D├╝┼č├╝nmek’ten… Ayn─▒ zamanda hem ├Âzg├╝r olmak hem de ├Âzg├╝r olmamak deneyimlerimizin belki de en ortak, muhtemelen en ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒ ├Âzelli─čidir. Bu hi├ž ku┼čkusuz sosyolojinin ├ž├Âzmeye ├žal─▒┼čt─▒─č─▒ insanl─▒k durumunun en karma┼č─▒k muammalar─▒ndan biridir. Ger├žekten de, sosyoloji tarihindeki ├žok ┼čey bu muammay─▒ ├ž├Âzmek i├žin giri┼čilmi┼č sonu gelmez bir ├žaba olarak a├ž─▒klanabilir. Ben ├Âzg├╝r├╝m, yani ben se├žebilir ve kendi tercihlerimi yapabilirim. Bu kitab─▒ okumay─▒ s├╝rd├╝rebilir ya da okumay─▒ b─▒rak─▒p kendime bir fincan kahve yapabilirim. Ya da hepsini unutup bir y├╝r├╝y├╝┼če ├ž─▒kabilirim. Dahas─▒, b├╝t├╝n o sosyoloji ├žal─▒┼čmas─▒ ve akademik kariyer elde etme projelerini bir kenara b─▒rak─▒p kendime bir i┼č aramaya giri┼čebilirim. ├ç├╝nk├╝ ben b├╝t├╝n bunlar─▒ yapabilirim; bu kitab─▒ okumay─▒ s├╝rd├╝rmek ve ba┼člang─▒├žtaki sosyoloji ├žal─▒┼čmas─▒ yapma ve e─čitimini g├Ârme niyetimde ─▒srar etmek ku┼čkusuz benim se├žimlerimin sonu├žlar─▒d─▒r. Onlar mevcut alternatifler i├žinden benim se├žti─čim eylem bi├žimleridir. Kararlar verebilmek ├Âzg├╝rl├╝─č├╝m├╝n kan─▒t─▒d─▒r. Asl─▒nda ├Âzg├╝rl├╝k, karar verme ve se├žme yeti┼čidir. Ben se├žimlerim hakk─▒nda d├╝┼č├╝nmeye fazla zaman harcamasam ve kararlar─▒m─▒ alternatif eylem bi├žimlerini yeterince incelemeden versem bile, zaman┬ázaman┬ába┼čkalar─▒ bana ├Âzg├╝rl├╝─č├╝m├╝ hat─▒rlat─▒r. Denir ki, “Bu senin karar─▒nd─▒r, sonu├žlar─▒ndan da ba┼čkas─▒ de─čil sen sorumlusun” ya da “Kimse seni bunu yapmaya zorlamad─▒, su├žlanacak biri varsa o da sensin”. E─čer ba┼čka insanlar─▒n izin vermedi─či ya da normal olarak yapmaktan ka├ž─▒nd─▒─č─▒ bir ┼čey yaparsam…

Tatl─▒ R├╝yalar / Alper Can─▒g├╝z
T├╝rk Edebiyat─▒ / 23 Aral─▒k 2017

Tatl─▒ R├╝yalar Tatl─▒ R├╝yalar’dan… “A- ├Âz├╝r dilerim. Bay Schubert, de─čil mi? Yoksa Monsieur Schubert mi demeliyim?” “Berlioz,” dedi Hector derin bir soluk alarak. “Bana Hector diyebilirsiniz.” “Evet. Sekreterim bana sizin gelece─činizi bildirmi┼čti ama ├Âyle dalg─▒n─▒m ki… ├ťstelik sabahtan beri bisiklet├žinin ├ž─▒ra─č─▒n─▒ bekliyorum. L├╝tfen i├žeri buyurun.” Hector cebinden ├ž─▒kard─▒─č─▒ mendille aln─▒ndaki teri silerek az ├Ânce adam─▒n ├ž─▒kt─▒─č─▒ kap─▒ya do─čru ilerledi. Demek buralarda bisiklet tamircisi ├ž─▒raklar─▒n─▒n otuz be┼č ya┼člar─▒nda olmas─▒, beyaz keten tak─▒m elbiseler giymesi ve Avrupa’daki modaya uygun a├ž─▒k renk caml─▒ g├╝ne┼č g├Âzl├╝kleri takmas─▒ beklenebiliyordu. Acaba Kartal denen semt Alacakaranl─▒k Ku┼ča─č─▒’nda m─▒yd─▒? Tam i├žeri ad─▒m ataca─č─▒ s─▒rada esmer adam kolunu kiri┼če dayayarak onu durdurdu. “Ayakkab─▒lar─▒n─▒z─▒ ├ž─▒karm─▒yor musunuz?” “├ľz├╝r dilerim,” diye e─čildi Hector. Yana─č─▒ adam─▒n pantolonuna de─čiyordu. Beriki ayaklar─▒na kapanm─▒┼č gibi duran Hector’a ┼č├Âyle bir bakt─▒. “─░sterseniz ayakkab─▒lar─▒n─▒zla da girebilirsiniz. Ben sadece tercihinizden emin olman─▒z─▒ istedim. Ayakkab─▒yla girmenizde bence hi├žbir sak─▒nca yok.” Hector bu eve geldi─či i├žin kendine lanetler okumaya ba┼člam─▒┼čt─▒ bile. Ne var ki, o anda oradan ayr─▒l─▒p gitmek kendine duydu─ču sayg─▒y─▒ s─▒f─▒ra indirecekti; ayn─▒, ayakkab─▒lar─▒n─▒ yeniden giymeye ├žal─▒┼čmak gibi. ├ç─▒plak ayaklar─▒yla tahta d├Â┼čemeli odaya girdi. ─░├žerisi derli toplu ama yoksul bir ev havas─▒ndayd─▒. Apartman─▒n arka k─▒sm─▒na ve bah├žeye bakan tek pencerenin ├Ân├╝nde k├╝├ž├╝k bir masa, masan─▒n ├ževresinde iki sandalye, yerde…

O─čullar ve Rencide Ruhlar / Alper Can─▒g├╝z
T├╝rk Edebiyat─▒ / 22 Aral─▒k 2017

O─čullar ve Rencide Ruhlar O─čullar ve Rencide Ruhlar’dan… Be┼č ya┼č insan─▒n en olgun ├ža─č─▒d─▒r; sonra ├ž├╝r├╝me ba┼člar. Ben Alper Kamu, birka├ž ay ├Ânce be┼č ya┼č─▒na bast─▒m. Do─čum g├╝n├╝m yakla┼č─▒rken vaktimin b├╝y├╝k k─▒sm─▒n─▒ pencerenin ├Ân├╝nde, d─▒┼čar─▒daki insanlar─▒ izleyerek ge├žiriyordum. H─▒zlanarak, yava┼člayarak, t├╝rl├╝ sesler ├ž─▒kararak ve bir yerlere bakarak ya┼čay─▒p gidiyorlard─▒. Bir g├╝n onlardan biri haline gelece─čimi d├╝┼č├╝nmek beni hasta ediyordu. Ne yaz─▒k ki bundan ka├ž─▒┼č yoktu. Zaman ac─▒mas─▒zd─▒ ve ben h─▒zla ya┼član─▒yordum. Hayat─▒mdaki tek iyi ┼čey art─▒k anaokuluna gitmek zorunda olmay─▒┼č─▒md─▒. Zarardan k├ór. Uzun s├╝re annem ile babama anaokulunun bana g├Âre bir yer olmad─▒─č─▒n─▒ anlatmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒m asl─▒nda. B├╝t├╝n rasyonel dayanaklar─▒yla. Hi├žbir i┼če yaramam─▒┼čt─▒ maalesef. ─░lla ki uykumda kan ter i├žinde tepinmek, servis minib├╝s├╝ kap─▒ya geldi─činde k├╝├ž├╝k ├žapl─▒ bir sinir krizi ge├žirmek gibi y├Ântemlere ba┼čvurmam gerekecekti derdimi anlamalar─▒ i├žin. Kepazelik. ─░nsan─▒ kendinden utand─▒r─▒yorlard─▒. Asl─▒nda anaokuluna ba┼člarken bu kurum hakk─▒nda iyi ya da k├Ât├╝ herhangi bir ├Ânyarg─▒ya sahip de─čildim. Ama talihsiz bir ba┼člang─▒├ž yapt─▒m i┼čte. M├╝dire Han─▒m’la, s─▒n─▒f ├Â─čretmenimle ve yuvadaki di─čer ├žocuklarla tek tek tokala┼čt─▒ktan sonra kustum. Annem ├žok utand─▒ ama s─▒n─▒f ├Â─čretmenimiz anlay─▒┼čl─▒ davrand─▒. Anneme ilk g├╝n biraz heyecan duymam─▒n normal kar┼č─▒lanmas─▒ gerekti─čini, s─▒k s─▒k b├Âyle ┼čeyler ya┼čand─▒─č─▒n─▒ falan a├ž─▒klad─▒. Ke┼čke sa├ž─▒n─▒ ├Âyle tuhaf bir bi├žimde topuz yapmasayd─▒. Belki o zaman…

Gizliajans / Alper Can─▒g├╝z
T├╝rk Edebiyat─▒ / 21 Aral─▒k 2017

Gizliajans Gizliajans’tan… Borges ile Kemalettin Tu─čcu’nun ayn─▒ ki┼či oldu─čunu ├Â─črendi─čimde, hayatta bundan daha korkun├ž bir ger├žekle kar┼č─▒la┼čamayaca─č─▒m─▒ d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝m. Heyhat, ne kadar da yan─▒lm─▒┼č─▒m. D├╝nyan─▒n ┼čahs─▒ma kar┼č─▒ kurulmu┼č bir komplo oldu─čuna dair inanc─▒m─▒n en g├╝├žl├╝ d├Ânemleriydi. ─░┼čsizdim, g├╝├žs├╝zd├╝m, ├žok fazla i├žki t├╝ketiyordum ve galiba yapayaln─▒zd─▒m. Yine de birileri vard─▒ tabii h├ól├ó. Mesela ┼×aban. O vard─▒. ─░lk ├Ânce asker arkada┼č─▒md─▒. Ayn─▒ b├Âl├╝kteydik ve ayn─▒ yatakhanede kal─▒yorduk ama fazla bir muhabbetimiz olmam─▒┼čt─▒; merhaba merhaba, hepsi o. Sonra bir g├╝n, yani askerden sonra bir g├╝n, Emin├Ân├╝ meydan─▒nda ku┼člara yem at─▒yordum ki, biri omzumu d├╝rtt├╝. Bir de bakt─▒m, ┼×aban. Ayak├╝st├╝ hal hat─▒r muhabbetinden sonra kendi yolumuza gideriz diye d├╝┼č├╝nm├╝┼čt├╝m, ama ├Âyle olmad─▒. Kendimizi Piyer Loti’de, bir zamanlar harikulade bir manzara te┼čkil etti─či iddia edilen batakl─▒─ča bak─▒p ├žay i├žerken buluverdik. Eee daha daha nas─▒ld─▒? K├Âyden ayr─▒lmaya karar vermi┼čti. Birka├ž hafta ├Ânce ─░stanbul’a gelmi┼č, i┼če ba┼člam─▒┼čt─▒. Ne i┼č yap─▒yordu? Serbest ├žal─▒┼č─▒yordu. Yani tam olarak ne yap─▒yordu? Al─▒m sat─▒m gibi. Gibi. Bu konuyu daha fazla kurcalamamal─▒yd─▒m herhalde. Peki ben nas─▒ld─▒m? ─░yiydim. Ben bir reklam ajans─▒nda metin yazar─▒yd─▒m askerden ├Ânce, biliyordu de─čil mi? Yok, bilmiyordu. ├ľyleydim i┼čte, askerden ├Ânce bir reklam ajans─▒nda ├žal─▒┼č─▒yordum ben. Ama ┼čimdi bir televizyon program─▒ i├žin metinler yazmaya ba┼člam─▒┼čt─▒m. O ├╝nl├╝ ┼čovmen vard─▒ ya, ha…

Cehennem ├çi├že─či / Alper Can─▒g├╝z
T├╝rk Edebiyat─▒ / 20 Aral─▒k 2017

Cehennem ├çi├že─či Cehennem ├çi├že─či’nden… Bilirsiniz, insanlar do─čar, ├Âl├╝r ve sonra b├╝y├╝r. Ben de be┼č ya┼č─▒m─▒n bahar─▒nda, pay─▒ma d├╝┼čen ├Âl├╝mlerden nasiplenerekten ya┼čay─▒p gitmekteydim i┼čte. Aylardan hep kas─▒m, g├╝nlerden hep per┼čembe olan ve saatin hep ├Â─čleden sonra ├╝├ž├╝ g├Âsterdi─či kasvetli d├╝nyamda, yemek masas─▒n─▒n alt─▒na b├╝z├╝┼čm├╝┼č harakiri yapman─▒n inceliklerine dair resimli bir kitab─▒n sayfalar─▒n─▒ ├ževirirken, sevgili validem her zamanki gibi ├žama┼č─▒r y─▒k─▒yor ve d─▒┼čar─▒dan gelen seslere bak─▒l─▒rsa mahallenin kedileri de yakalad─▒klar─▒ bir ku┼ču par├žal─▒yordu. Ortalama u─čursuzlukta bir g├╝nd├╝ anlayaca─č─▒n─▒z. Derken zil ├žald─▒. Felaketlerin kokusunu alma konusunda d├╝nyan─▒n en yetenekli insan─▒ olan annem ├žama┼č─▒r le─čenini kenara f─▒rlatt─▒─č─▒ gibi bir solukta kap─▒da bitti. Gelen babamd─▒. Hi├ž konu┼čmadan ├Âylece duruyordu. Bir s├╝re sessiz birbirilerine bakt─▒lar. Ben de oldu─čum yerden sessiz onlara bakt─▒m. Sonunda annem, “Nebi abi?” dedi ve babam h─▒├žk─▒r─▒klara bo─čuldu. Evimize yapt─▒─č─▒ ender ziyaretlerde, bana har├žl─▒k olarak her zaman tedav├╝ldeki en b├╝y├╝k paray─▒ vermesi hasebiyle az ├žok sempatimi kazanan Nebi amcam─▒n ├Âl├╝m haberini i┼čte b├Âyle alm─▒┼čt─▒m. Kim bilir, belki evimizi terk etti─či anda ilgili banknotu derhal anneme teslim etmem gerekmese, ona derin bir sevgiyle ba─članm─▒┼č dahi olabilirdim? Netice itibar─▒yla insan─▒n varl─▒klar─▒n en y├╝cesi oldu─čunu ben s├Âylemedim, de─čil mi? Babam g├╝├ž bela kendini tuvalete att─▒. Be┼č dakika kadar sonra d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒─č─▒nda g├Âzleri kan ├žana─č─▒na d├Ânm├╝┼čt├╝. Sa├žlar─▒…

─░sim ┼×ehir Hayvan / Y─▒lmaz ├ľzdil
Deneme / 19 Aral─▒k 2017

─░sim ┼×ehir Hayvan ─░sim ┼×ehir Hayvan’ndan… ÔÇô Yav b─▒rak Mustafa Abi yaa, sen mi kurtar─▒can memleketi Allah a┼čk─▒na! ÔÇô Ama i┼čgal z─▒rhl─▒lar─▒… ÔÇô Bo┼čver ┼čimdi sen i┼čgal z─▒rhl─▒lar─▒n─▒ filan… G├╝n gelir, memleketin mal─▒n─▒ m├╝lk├╝n├╝ tapusuyla ─░ngilizÔÇÖe satar bunlar. ÔÇô Yok can─▒m! ÔÇô Yeminle s├Âyl├╝yorum, ─░ngiliz vatanda┼č─▒ bakan bile getirip koyarlarsa ┼ča┼čma. ÔÇô Ama ahval ve ┼čerait… ÔÇô G├╝zel abim yaranamazs─▒n… Bak ┼čimdi binicez bu dandik gemiye, taaa SamsunÔÇÖa gidicez, sava┼č, bo─ču┼č, kendimizi paralayaca─č─▒z, diyelim becerdik, devrim mevrim, anlata anlata dilinde t├╝y bitecek, sonra sen kah─▒rdan ├Âl├╝cen, ├Ânce biraz a─čl─▒ycaklar, sonra gene ÔÇťSon Osmanl─▒ Padi┼čah─▒ÔÇŁ diye pankart a├žacaklar, mezar─▒nda d├Ân├╝cen. ÔÇô Saltanat kals─▒n diyosun yani… ÔÇô Al─▒┼čmad─▒k k─▒├žta don durmaz abi, egemenlik megemenlik verece─čine, iki ├žuval k├Âm├╝r ver, daha iyi… Aha buraya yaz─▒yorum, a├žl─▒ktan nefesleri kokarken padi┼čahlar─▒na saltanat u├žaklar─▒ al─▒rlar, bu gemiyi de jilet yaparlar, s├Âylemedi deme. ÔÇô Efk├órland─▒m be… ÔÇô Yakma o cigaray─▒ g├Âz├╝n├╝ seveyim, yar─▒n ├Âb├╝r g├╝n belgesel ayaklar─▒yla film milm yaparlar, ke┼č gibi g├Âsterirler seni haberin olsun. ÔÇô Hal ├žaresi nedir peki? ÔÇô Al padi┼čah─▒n k─▒z─▒n─▒, y─▒rtal─▒m. ÔÇô Millet ne olacak? ÔÇô Onlar da ulemaya sorsun art─▒k ne olacaklar─▒n─▒, bize ne, kendi d├╝┼čen a─člamaz. ÔÇô Laik olmas─▒nlar m─▒, birey olmas─▒nlar m─▒, kendi lisanlar─▒ olmas─▒n m─▒, ┼č─▒hlara ┼čeyhlere mi…

Beraber Y├╝r├╝d├╝k Biz Bu Y─▒llarda / Y─▒lmaz ├ľzdil
─░nceleme / 18 Aral─▒k 2017

Beraber Y├╝r├╝d├╝k Biz Bu Y─▒llarda Beraber Y├╝r├╝d├╝k Biz Bu Y─▒llarda’dan… 3 Kas─▒m 2002. Sand─▒klar a├ž─▒ld─▒. Ampul ├ž─▒kt─▒. AKP iktidar─▒ ba┼člam─▒┼čt─▒. Muhalefette CHP vard─▒. Teee 1946ÔÇÖdan sonra ilk defa mecliste sadece iki parti temsil ediliyordu, gerisi y├╝zde 10 baraj─▒n─▒n alt─▒nda kalm─▒┼čt─▒. Recep Tayyip Erdo─čan se├žime kat─▒lamam─▒┼čt─▒. ÔÇťHalk─▒ ─▒rk, din, dil fark─▒ g├Âzeterek, kin ve d├╝┼čmanl─▒─ča tahrik etmekÔÇŁ su├žundan h├╝k├╝m giymi┼čti; siyasi yasakl─▒yd─▒. Abdullah G├╝l Ba┼čbakan oldu. G├╝ya biri yasakl─▒, biri Ba┼čbakanÔÇÖd─▒ amaÔÇŽ Davul kimin omzunda tokmak kimin elinde, belliydi. ─░lk resmi davet Beyaz SarayÔÇÖdan gelmi┼č, Ba┼čbakan G├╝l de─čil, hen├╝z milletvekili bile olmayan Erdo─čan ├ža─č─▒r─▒lm─▒┼čt─▒. O g├╝nlerde AKPÔÇÖliler dahil, herkes ÔÇťAKPÔÇŁ derken, gazetelerimize man┼čet olan davet mektubunda ÔÇťAKPÔÇŁ yerine ÔÇťAk PartiÔÇŁ yaz─▒yordu. Kimse fark─▒nda de─čildi. AKPÔÇÖye Ak diyen ilk ki┼či, ABD Ba┼čkan─▒ÔÇÖyd─▒. Reuters ajans─▒, bu ziyareti ┼ču c├╝mlelerle haber yapt─▒: ÔÇťGe├žen sene WashingtonÔÇÖda konu┼čacak adam bulamayan Tayyip Erdo─čan, film y─▒ld─▒zlar─▒ gibi limuzinlerle kar┼č─▒land─▒.ÔÇŁ Eee, bu i┼čler b├Âyleydi. Moda AKPÔÇÖydi. ÔÇŽ┬╗ ─░lk tesett├╝r defilesini, Y─▒ld─▒r─▒m Mayruk yapt─▒. ─░┼č d├╝nyas─▒ ÔÇťtek parti iktidar─▒ÔÇŁndan pek mutluydu. Sak─▒p Sabanc─▒ ÔÇť─░kinci ├ľzal trenine biniyoruzÔÇŁ diyerek, sadece cebini d├╝┼č├╝nen patronlar─▒n duygular─▒n─▒ dile getirirkenÔÇŽ AKP milletvekilleri Ankara HiltonÔÇÖda iftar a├ž─▒p, lobide topluca ┼č├╝k├╝r namaz─▒ k─▒l─▒yordu. Man┼četler G├╝lÔÇÖl├╝k G├╝lÔÇÖistanl─▒kt─▒. ÔÇŽ┬╗ Gel g├Âr ki, Ba┼čbakanÔÇÖ─▒n e┼či Hayr├╝nnisa Han─▒m, e┼činin y├Ânetece─či ├╝lkeyle…

Taam├╝den Cinayet / Witold Gombrowicz
Yabanc─▒ Edebiyat / 16 Aral─▒k 2017

Taam├╝den Cinayet Taam├╝den Cinayet’ten… Ge├žen k─▒┼č, bir miras i┼čini yoluna koymak amac─▒yla Ignace K. adl─▒ bir toprak sahibini ziyarete gitmek zorunda kald─▒m. Birka├ž g├╝n izin ald─▒ktan, i┼člerimi de yard─▒mc─▒ma teslim ettikten sonra telgraf ├žektim: SALI AK┼×AMI ALTIDA GEL─░YORUM STOP ARABA G├ľNDER─░N STOP. Buna kar┼č─▒n, istasyondan ├ž─▒kt─▒─č─▒mda atlar─▒ g├Âremedim. Ara┼čt─▒r─▒p telgraf─▒m─▒n ula┼čt─▒─č─▒n─▒ ├Â─črendim: ─░lgili, bir g├╝n ├Ânce kendi elleriyle ald─▒. B├Âylece ister istemez eski bir araba kiralay─▒p, bavulumu ve tuvalet ├žantam─▒ (k├╝├ž├╝k bir ┼či┼če kolonya, bir ┼či┼če bitkisel ya─č, badem kokulu sabun, makas ve t─▒rnak t├Ârp├╝s├╝ i├žeriyordu) y├╝kleyip, gece basarken eriyen karlar─▒n sessizli─činde d├Ârt saat boyunca tarlalar aras─▒nda yol yapmak zorunda kald─▒m. Kentten getirdi─čim pard├Âs├╝n├╝n i├žinde titriyordum, di┼člerim tak─▒rd─▒yor, bir yandan da d├╝┼č├╝n├╝yordum: B├Âyle s─▒rt─▒n─▒ germek, hep insanlara arkas─▒ d├Ân├╝k oturmak, ├╝stelik ├žo─ču zaman da ─▒ss─▒z yerlerde, arkada oturan ki┼činin kaprislerine boyun e─čmek! Sonunda ah┼čap bir malik├óneye vard─▒k. Birinci kattaki pencereden s├╝z├╝len ─▒┼č─▒k d─▒┼č─▒nda her ┼čey karanl─▒kt─▒. Kap─▒y─▒ ├žald─▒m -kapal─▒, daha g├╝├žl├╝ ├žald─▒m- hi├ž, sessizlik. Arabac─▒m da kap─▒y─▒ a├žt─▒rmaya u─čra┼čt─▒. ÔÇö Pek konuksever de─čiller, dedim i├žimden. Neden sonra kap─▒ a├ž─▒l─▒nca elinde gaz lambas─▒ uzun boylu, zay─▒f, otuz ya┼člar─▒nda, k├╝├ž├╝k sar─▒ b─▒y─▒kl─▒ bir adam─▒ farkettik. ÔÇö Ne oluyor? diye sordu lambay─▒ kald─▒rarak, yeni uyanm─▒┼čt─▒ sanki. ÔÇö Telgraf─▒m─▒ almad─▒n─▒z m─▒? Ben H.’y─▒m. ÔÇö…

Kral Lear / William Shakespeare
Tiyatro / 15 Aral─▒k 2017

Kral Lear Kral Lear’den… KENT Kral─▒n, Albany D├╝k├╝’n├╝, Cornwall D├╝k├╝’nden daha ├žok sevdi─čini san─▒yorum. GLOUCESTER Biz de ├Âyle san─▒rd─▒k, ama ┼čimdi krall─▒─č─▒ payla┼čt─▒r─▒rken hangisine daha ├žok de─čer verdi─či anla┼č─▒lm─▒yor, paylar ├Âylesine iyi dengelenmi┼č ki, ne kadar dikkatle bakarsan bak, birini ├Âtekine tercih edemezsin. KENT O─člunuz, de─čil mi efendim? GLOUCESTER Onu b├╝y├╝tmek bana d├╝┼čt├╝ efendim. O─člum demekten k─▒zara bozara ├Âyle pi┼čkinle┼čtim ki utanmay─▒ unuttum. KENT Pek anlayamad─▒m. GLOUCESTER Bu delikanl─▒n─▒n annesiyle aram─▒z iyiydi, bu y├╝zden de karn─▒ b├╝y├╝y├╝verdi. Kad─▒nca─č─▒z─▒n daha yata─č─▒na koca girmeden be┼či─čine bir o─član giriverdi. Yapt─▒─č─▒m hatay─▒ anl─▒yorsunuz, de─čil mi? KENT Do─črusu sonucu ├Âyle yak─▒┼č─▒kl─▒ ki, ke┼čke bu hatay─▒ yapmasayd─▒n─▒z diyemiyorum. GLOUCESTER Bir de me┼čru o─člum var, bundan bir ya┼č kadar b├╝y├╝k. Ama ├Âyledir diye, onu daha ├žok severim sanmay─▒n. Ger├ži bu hergele daha ├ža─čr─▒lmadan, pek de utanmadan d├╝nyaya geldi, ama annesi g├╝zeldi, ona can vermek epeyi zevkli oldu ve tabii bu veledi kabullenmekten ba┼čka ├žare kalmad─▒. Edmund, bu soylu centilmeni tan─▒yor musun? EDMUND (Yakla┼č─▒r.) Hay─▒r, lordum. GLOUCESTER Kent Kontu. Bundan b├Âyle onu benim ┼čerefli bir dostum olarak bilmelisin. EDMUND Hizmetinizdeyim, efendim. KENT Sizinle dost olmay─▒, sizi daha yak─▒ndan tan─▒may─▒ isterim. EDMUND Bu tevecc├╝h├╝n├╝ze lay─▒k olmak i├žin elimden geleni yapaca─č─▒m, efendim. GLOUCESTER Dokuz y─▒ld─▒r ├╝lke d─▒┼č─▒ndayd─▒, yine gidecek. (Boru…

├ľdlekler Cesurdur / William Saroyan
Yabanc─▒ Edebiyat / 14 Aral─▒k 2017

├ľdlekler Cesurdur ├ľdlekler Cesurdur’dan… Delirmek bizim ailenin ├Âzelliklerinden biriydi. Bir erkek delilik ge├žirinceye kadar h├ól├ó ├žocuk say─▒l─▒rd─▒. E─čer hi├ž ge├žirmemi┼čse, ge├žirenle bir olmazd─▒. ─░├žimizde delili─če yakalanmadan otuzunu bulan pek azd─▒. Y├╝zy─▒ldan fazla bir s├╝redir ailede hayat─▒n─▒ hi├ž delilik ge├žirmeden tamamlayanlar─▒n say─▒s─▒ iki veya ├╝├žt├╝. Bir├žoklar─▒ bu yolculu─ča birka├ž kez ├ž─▒km─▒┼člar, ak─▒llar─▒ gidip gelmi┼čti. Ondan sonra da onlara bilge ki┼či, hatta ve hatta kutsal ki┼či g├Âz├╝yle bak─▒lm─▒┼čt─▒, sanki Kud├╝sÔÇÖe hacca gitmi┼člerdi. Asl─▒nda bir bak─▒ma ├Âyle de denebilirdi. Kad─▒nlara gelince, i┼č biraz daha farkl─▒yd─▒; kad─▒nlar─▒n bir├žo─ču da bu yolculu─ča ├ž─▒km─▒┼č olmalar─▒na ra─čmen ailenin di─čer kad─▒nlar─▒n─▒n da yard─▒m─▒yla bunu gizli tutarlard─▒. Bu yolculu─ča ├ž─▒kan kad─▒nlar ├žocuklar─▒n─▒, karde┼člerini, anne-babalar─▒n─▒, ninelerini, dedelerini ve de kendi kendilerini reddetme e─čilimi i├žinde olurlard─▒. Onlar─▒n delilikleri hakl─▒ ve anla┼č─▒labilirdi, bu da i┼čin gizli tutulmas─▒n─▒ nispeten kolayla┼čt─▒r─▒yordu. Asl─▒na bakarsan─▒z kad─▒nlardan, ili┼čkilerinde diplomatik bir tav─▒r i├žinde bulunmalar─▒ o kadar kat─▒ bir ┼čekilde talep ediliyor ve bu durum erkekler taraf─▒ndan o kadar do─čal ve olmas─▒ gereken bir ┼čeymi┼č gibi alg─▒lan─▒yordu ki pratik olarak delilik daima kad─▒nlar─▒n ba┼č─▒ndayd─▒ zaten. Erkeklerin delili─činin ├že┼čitli geleneksel ┼čekilleri vard─▒. Tanr─▒ÔÇÖy─▒, ─░saÔÇÖy─▒ veya H─▒ristiyanl─▒─č─▒ ink├ór bunlardan biriydi; ├ž├╝nk├╝ Baba, O─čul, Kutsal Ruh ve kiliseden, beladan ba┼čka hay─▒r geldi─či g├Âr├╝lmemi┼čti. Yayg─▒n olan ba┼čka bir delilik ┼čekli de, insan ─▒rk─▒n─▒n…

Harpte T├╝rklerle Birlikte / William M.Picthall
─░nceleme / 13 Aral─▒k 2017

Harpte T├╝rklerle Birlikte Harpte T├╝rklerle Birlikte’den… B├╝t├╝n manzara sanki b├╝y├╝k bir┬ápamuk y─▒─č─▒n─▒ gibi duran sisle perdelenmi┼čti. Sis perdesi ├Âyle yo─čundu ki, geminin bile ancak bir k─▒sm─▒n─▒ g├Ârebiliyorduk. Bu y├╝zden gemimiz g├╝├žl├╝kle ilerliyordu. Gemiye, ├Ânde gitmekte olan k├╝rekle ├žekilen bir kay─▒k k─▒lavuzluk ediyordu ki, i├žindekiler bulunduklar─▒ yeri belirtmek ├╝zere ba─č─▒r─▒yorlard─▒. Onlar─▒n Romence rakamlar s├Âyledi─čini duyabiliyorduk. Fakat ne onlar, ne de kay─▒k g├Âz├╝km├╝yordu. S─▒k s─▒k ├žal─▒nan sis kornas─▒ kulaklar─▒m─▒z─▒ sa─č─▒r edecek derecedeydi. Yolculardan birinin s├Âyledi─čine g├Âre nerdeyse kayalara bindirmek ├╝zereymi┼čiz. Bir keresinde bir ba┼čka gemiyle ├žarp─▒┼čmaktan k─▒l pay─▒ kurtuldu─čumuzu kendi g├Âzlerimde g├Ârd├╝m. Gemi bizim rotam─▒zda, hemen burnumuzun dibinde idi. Bacalar─▒ ve teknesi belli belirsiz sisler aras─▒nda aniden kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kanca yolculardan ├╝mitsiz feryatlar y├╝kseldi. Motorlar─▒n─▒n birden aksi y├Ânden ├žal─▒┼čarak geminin tornistan yapmas─▒ ba┼č─▒m─▒z─▒ d├Ând├╝rd├╝. ─░┼čte bu k─▒l pay─▒ kurtulu┼čtan sonra gemi daha yava┼č ilerlemeye ba┼člad─▒. ├ľndeki k─▒lavuz kay─▒k rotam─▒z─▒n emniyetini sa─člamak ├╝zere gemiyle aras─▒n─▒ biraz daha a├žt─▒. Gemide a┼ča─č─▒ yukar─▒ k─▒rk kadar yolcu vard─▒. Yolcular aras─▒nda hi├ž ─░ngiliz yoktu. O tarihlerde, sava┼č i├žinde olundu─čundan, h├╝k├╝metin istikrars─▒zl─▒─č─▒ ve Avrupal─▒lar─▒n T├╝rkler taraf─▒ndan katledilmekte oldu─čuna dair gelen haberler ├╝zerine, halk ─░stanbulÔÇÖa gitmekten ├žekiniyordu. Paris yoluyla de─čil de T├╝rkiyeÔÇÖnin m├╝ttefiki olan Berlin ├╝zerinden geldi─čim i├žin yolcu arkada┼člar─▒m─▒n zihinlerini rahats─▒z eden korkun├ž s├Âylentileri hi├ž duymam─▒┼čt─▒m. Yolculardan bu s├Âylentileri…

Matrix ve Felsefe / William Irwin
Felsefe / 12 Aral─▒k 2017

Matrix ve Felsefe Matrix ve Felsefe’den… Morpheus Neo’ya “Zihnin i├žin bir hapishanede,” der. K├Âleler, sava┼č mahk├╗mlar─▒, toplama kamp─▒ kurbanlar─▒ bile, an gelir, zihinlerinde ├Âzg├╝r olurlar. “Bedenime sahip olabilirler, ama ruhuma asla.” K├Âleli─če ve mahk├╗miyete kar┼č─▒ bu direni┼č ├ža─člar boyunca bir├žok kahramana ┼čiar olmu┼čtur. ├ľrne─čin Epictetus, Fredrick Douglass, Viktor Frankl, James Bond Stockdale, Nelson Mandela, John McCain, Mal-colm X, Rubin “Hurricane” Carter. Zihin i├žin bir hapishaneden daha k├Ât├╝ olan ┼čey, bir zihin hapishanesidir; i├žinde oldu─čunu bilmez, bu y├╝zden de ka├žma iste─či duymazs─▒n─▒z. B├Âyle bir hapishanenin i├žinde olan bir insan, ├Âzg├╝r b─▒rak─▒ld─▒─č─▒n─▒ nas─▒l anlayabilir ki? Varsay ki onlardan biri serbest b─▒rak─▒l─▒p aya─ča kalkmaya zorlans─▒n, geriye d├Âns├╝n ve g├Âzlerini ─▒┼č─▒ktan ay─▒rmadan y├╝r├╝s├╝n, b├╝t├╝n bu hareketler ac─▒ verecektir ve g├Âzleri eskiden beri g├Âr├╝p durdu─ču g├Âlgelerin ait oldu─ču nesneleri g├Âremeyecek kadar kama┼čm─▒┼č olacakt─▒r. Biri ona eskiden g├Ârd├╝klerinin anlams─▒z bir yan─▒lsama oldu─čunu, fakat ┼čimdi bir ┼čekilde hakikate daha yak─▒n oldu─čunu ve daha ger├žek nesnelere bakt─▒─č─▒n─▒, daha do─čru bir bak─▒┼ča yakla┼čt─▒─č─▒n─▒ s├Âylese, bu ki┼či ne d├╝┼č├╝n├╝r dersiniz?.. ┼×a┼č─▒r─▒p, kendine ┼čimdi g├Âsterilen nesnelerin eskiden g├Ârd├╝klerinden daha ger├žek olmad─▒─č─▒na inanmayacak m─▒d─▒r?” Bu sat─▒rlar Platon’un ma─čara alegorisi (ayr─▒ca benzetmesi, miti, ma─čara meseli) diye bilenen bir hik├óye anlatt─▒─č─▒ Cumhuriyet (514c) kitab─▒ndan al─▒nm─▒┼čt─▒r. Bununla birlikte anlat─▒, Neo’nun Matrix’ten kurtar─▒ld─▒─č─▒nda ya┼čad─▒─č─▒ g├╝├žl├╝─č├╝ ├žok…

Sineklerin Tanr─▒s─▒ / William Golding
Yabanc─▒ Edebiyat / 11 Aral─▒k 2017

Sineklerin Tanr─▒s─▒ Sineklerin Tanr─▒s─▒’ndan… Sar─▒ sa├žl─▒ ├žocuk, kayadan indi, lag├╝ne do─čru y├Âneldi. Okul ├╝niformas─▒n─▒n ceketini ├ž─▒karm─▒┼čt─▒. Elinde tuttu─ču ceketin ucu yerlerde s├╝r├╝n├╝yordu. Ter i├žindeydi; kur┼čuni g├Âmle─či g├Âvdesine, sa├žlar─▒ aln─▒na yap─▒┼čm─▒┼čt─▒. Vah┼či ormanda a├ž─▒lan uzun yaran─▒n izi s─▒cakta bu─čulan─▒yordu sanki. S├╝r├╝ngen bitkilerle k─▒r─▒lm─▒┼č a─ča├ž g├Âvdeleri aras─▒nda a─č─▒r a─č─▒r t─▒rman─▒rken, bir ku┼č ÔÇôk─▒rm─▒z─▒l─▒ sar─▒l─▒ hayalimsi bir ku┼čÔÇô cad─▒lar gibi bir ├ž─▒─čl─▒k at─▒p, g├Âky├╝z├╝ne do─čru ─▒┼č─▒l ─▒┼č─▒l s├╝z├╝ld├╝. Ba┼čka bir ses yank─▒lad─▒ bu ├ž─▒─čl─▒─č─▒. ÔÇťHey!ÔÇŁ dedi ses, ÔÇťbekle bir dakika.ÔÇŁ Vah┼či ormanda a├ž─▒lan yaran─▒n kenar─▒ndaki bitkiler sars─▒ld─▒, bir y─▒─č─▒n ya─čmur damlas─▒ p─▒t─▒r p─▒t─▒r yere d├Âk├╝ld├╝. Sar─▒┼č─▒n ├žocuk durdu, fark─▒na varmadan ├žoraplar─▒n─▒ dizlerine do─čru ├žekti. Bu hareketle birlikte, bir an i├žin, bir ─░ngiliz kasabas─▒na d├Ând├╝ vah┼či orman. Ses gene konu┼čtu: ÔÇťBu s├╝r├╝ngen bitkiler y├╝z├╝nden k─▒p─▒rdayam─▒yorum neredeyse.ÔÇŁ Konu┼čan, geri geri y├╝r├╝yerek bitkilerin aras─▒ndan s─▒yr─▒ld─▒. K├╝├ž├╝k dallar, kirli r├╝zg├ór ceketini t─▒rm─▒kl─▒yordu. ├çal─▒lara tak─▒lan ├ž─▒plak tombul dizlerine dikenler batm─▒┼čt─▒. E─čilip, dikenleri dikkatle ├ž─▒kard─▒ktan sonra d├Ând├╝. Sar─▒┼č─▒n ├žocuktan daha k─▒sa boylu ve ├žok ┼či┼čmand─▒. Ayaklar─▒n─▒ g├╝venilir yerlere basa basa ilerledi. Ba┼č─▒n─▒ kald─▒rd─▒, kal─▒n caml─▒ g├Âzl├╝─č├╝yle sar─▒┼č─▒n ├žocu─ča bakt─▒: ÔÇťMegafonlu adam nerede?ÔÇŁ Sar─▒┼č─▒n ├žocuk ba┼č─▒n─▒ sallad─▒: ÔÇťBuras─▒ bir ada. Yani bir ada oldu─čunu san─▒yorum. Denizdeki ┼ču kayal─▒klar bir resiftir. Belki hi├ž b├╝y├╝k yoktur buralarda.ÔÇŁ ┼×i┼čman ├žocuk ┼ča┼čar gibi oldu:…