Gece Oturumlar─▒ / Ken Macleod
Bilimkurgu / 15 Ocak 2018

Gece Oturumlar─▒ Gece Oturumlar─▒’ndan… ÔÇťBilimkurgu,ÔÇŁ dedi robot, ÔÇťger├že─če d├Ân├╝┼čt├╝!ÔÇŁ John Richard Campbell rahats─▒z, yar─▒m yamalak uykusundan uyand─▒r─▒lmas─▒na kli┼če lafa k─▒zd─▒─č─▒ kadar k─▒zarak homurdand─▒. D├Ând├╝, battaniyesini y├╝z├╝nden ├žekti, kulakl─▒─č─▒n─▒ d├╝zeltti ve do─čruldu. Koltu─čunu dikey konuma getirirken pek az yolcunun k─▒m─▒ldand─▒─č─▒ dikkatini ├žekti. ├ço─čunluk h├ól├ó uyuyordu ve uyumayanlar bombo┼č bak─▒┼člarla kulakl─▒klar─▒nda ├žalanlar─▒ dinliyordu. CampbellÔÇÖ─▒n ekvatora yakla┼č─▒rken uyand─▒r─▒lmay─▒ talep etmesinin nedeni, pencere yan─▒ koltu─ču se├žmesininkiyle ayn─▒yd─▒: Pasifik Uzay Asans├Âr├╝ÔÇÖn├╝ g├Ârme f─▒rsat─▒n─▒ ka├ž─▒rmak istememi┼čti. AtlantikÔÇÖteki kar┼č─▒t─▒yla ÔÇöya da rakibiyleÔÇö birlikte asans├Âr, insan elinden ├ž─▒kma yap─▒lar─▒n muhtemelen en etkileyicisi ve kesinlikle en b├╝y├╝─č├╝yd├╝. Bir defas─▒nda yeni Babil Kulesi diye a┼ča─č─▒lam─▒┼čt─▒ Campbell ya, kendi g├Âzleriyle g├Ârmesi ┼čartt─▒. ÔÇťAsans├Âr ┼ču anda sa─č taraf─▒m─▒zda g├Âr├╝lebilmektedir,ÔÇŁ diye m─▒r─▒ldand─▒ robotun sesi kulakl─▒─č─▒nda. ÔÇťSol taraftaki yolcular─▒m─▒z ise birka├ž dakika sonra, girilmez b├Âlgeden ka├ž─▒nma ama├žl─▒ hafif d├Ân├╝┼č├╝m├╝z├╝ yapt─▒─č─▒m─▒zda g├Ârebilecekler.ÔÇŁ Campbell yana─č─▒n─▒ cama, ├ženesini omzuna dayad─▒ ve soluk kabin ─▒┼č─▒klar─▒n─▒n yans─▒mas─▒n─▒ engellemek ad─▒na sol elini ┼čaka─č─▒na siper ederek ileri, sancak taraf─▒na bakt─▒. A┼ča─č─▒daki karanl─▒kta d├Ânerek y├╝kselen minik par─▒lt─▒lar g├Ârd├╝. Sarmal─▒n tepesinden a┼ča─č─▒, k─▒saym─▒┼č gibi g├Âr├╝nen bir mesafe boyunca dimdik, parlak bir hat iniyordu. Campbell dikkatle hatt─▒ izleyerek sarmal─▒n hemen ├╝zerinde, hava arac─▒n─▒n g├Âr├╝┼č alan─▒n─▒n tam s─▒n─▒r─▒nda kalan minnac─▒k parlak ─▒┼č─▒klar k├╝mesini buldu. K├╝menin dikey hareketini, u├ža─č─▒n burnu yava┼č├ža d├Ân├╝┼če ba┼člarken son anda g├Ârebildi….

Guguk Ku┼ču / Ken Kesey
Yabanc─▒ Edebiyat / 14 Ocak 2018

Guguk Ku┼ču Guguk Ku┼ču’ndan… Orada, d─▒┼čar─▒dalar. Beyaz giysili kara o─članlar… holde o bi├žim i┼čler ├ževirecekler… cinsel d├╝menler… sonra, ben onlar─▒ yakalamadan i┼či yerleri paspaslamaya ├ževirecekler… Ko─ču┼čtan ├ž─▒kt─▒─č─▒mda paspas yap─▒yorlar. ├ť├ž├╝ de her ┼čeyden nefret ediyor; saatten, g├╝nden, ├žal─▒┼čt─▒klar─▒ yerden, ├ževredeki insanlardan. B├Âylesi nefret doluyken en iyisi beni g├Ârmemeleri. Duvar─▒n dibinden y├╝r├╝yorum. Aya─č─▒mdaki lastiklerin kenarlar─▒nda biriken tozlar kadar sessiz at─▒yorum ad─▒mlar─▒m─▒. Ama gel g├Âr ki, adamlar─▒n ├Âzel, duyarl─▒ ayg─▒tlar─▒ var. Korkumu alg─▒l─▒yorlar hemen. Ba┼člar─▒n─▒ kald─▒r─▒p bak─▒yorlar. ├ť├ž├╝ birden. Eski bir radyonun arkas─▒ndaki lambalar gibi donuk donuk parlayan g├Âzleri, kapkara suratlar─▒nda yuvalar─▒ndan f─▒rlam─▒┼č. ”─░┼čte Reis. Reis ki ne Reis ├žocuklar. Bizim S├╝p├╝rgeler Reisi. Al bakal─▒m, S├╝p├╝rgeler Reisi.” Elime paspas─▒ tutu┼čturuyorlar. “Temizle” diye bir yer g├Âsteriyorlar, ba┼čl─▒yorum temizli─če. ├çabuk y├╝r├╝mem i├žin biri, s├╝p├╝rgenin uzun sap─▒yla bacaklar─▒m─▒n arkas─▒na bir tane indiriveriyor. “Nas─▒l da k─▒├ž─▒m kald─▒r─▒p ko┼čuyor! Koskoca herif, ama ben h├Ât dedim mi kuzula┼č─▒veriyor!” G├╝l├╝yorlar. Kafa kafaya verip f─▒s─▒lda┼čmalar─▒n─▒ duyuyorum ard─▒mda. Kara makinenin homurtusu. Nefretle homurdan─▒yorlar, ├Âl├╝m ve di─čer hastane s─▒rlar─▒n─▒. Ben yanlar─▒ndayken nefret dolu s─▒rlar─▒n─▒ rahat├ža a├ž─▒─ča vurabiliyor, konu┼čabiliyorlar. ├ç├╝nk├╝ benim sa─č─▒r ve dilsiz oldu─čumu san─▒yorlar. Yaln─▒z onlar m─▒? Herkes beni sa─č─▒r ve dilsiz bellemi┼č. Onlar─▒ aldatacak kadar kurnaz─▒m. Kurnazl─▒─č─▒m─▒ damarlar─▒mda dola┼čan kan─▒n yar─▒s─▒n─▒n K─▒z─▒lderili olmas─▒na bor├žluyum. Bu pis hayat─▒mda yar─▒ K─▒z─▒lderili olmam─▒n…

Zeplin / Karin Tidbeck
Bilimkurgu / 13 Ocak 2018

Zeplin Zeplin’den… Matbaac─▒ asistan─▒ Anna Goldberg bir buhar makinesine ├ó┼č─▒k oldu. HamburgÔÇÖta hali vakti yerinde bir ailenin en k├╝├ž├╝k ve en ├žirkin k─▒z─▒yd─▒; babas─▒ ├╝lkenin en b├╝y├╝k matbaalar─▒ndan birinin sahibiydi. Anna zihinsel yetene─čini belli etti─činden e─čitim g├Ârmesine ve babas─▒n─▒n sekreteri olarak ├žal─▒┼čmas─▒na izin verilmi┼čti. B├Âylece en az─▒ndan kendi masraflar─▒n─▒ kar┼č─▒layabiliyordu. Anna i┼činden memnundu ama bunun sebebi matbaac─▒l─▒─č─▒ ya da sekreterli─či sevmesi de─čildi. Sebep matbaa makineleriydi. Onun ya┼č─▒ndaki di─čer k─▒zlar o─članlar─▒n hayalini kurarken, o bir Koenig & BauerÔÇÖe delice ├ó┼č─▒kt─▒. Ama babas─▒n─▒n ├Ân├╝nde a├ž─▒k├ža bir a┼čk ili┼čkisi ya┼čayabilmesi m├╝mk├╝n de─čildi. Maa┼č─▒n─▒n her feni─čini biriktirdi, b├Âylece g├╝n├╝ geldi─činde a┼čk─▒n─▒n pe┼činden gidebilecekti. Yirmi sekiz ya┼č─▒ndayd─▒ ve h├ól├ó do─čru zaman─▒ bekliyordu. Nihayet Berlin fuar─▒nda HerculesÔÇÖle tan─▒┼čt─▒─č─▒nda o g├╝n geldi. Hercules yar─▒-portatif bir buhar makinesiydi: Yuvarlak kar─▒nl─▒ bir f─▒r─▒n dik, geni┼č omuzlu bir motorla birle┼čtirilmi┼čti. Keskin bir k├Âm├╝r duman─▒ notas─▒ da i├žeren s─▒cak demir aromas─▒ yay─▒yor, bu koku AnnaÔÇÖn─▒n kal├žalar─▒n─▒ ├╝rpertiyordu. ├ťstelik sat─▒l─▒kt─▒. Anna onu daha yak─▒ndan tan─▒yabilmek i├žin fuara her g├╝n gelmi┼č olsa da asl─▒nda ilk g├╝nden karar─▒n─▒ vermi┼čti. HerculesÔÇÖ├╝ almaya paras─▒ neredeyse tam denk geliyordu. Anna annesiyle babas─▒na BerlinÔÇÖde oturan bir arkada┼č─▒ ile kocas─▒n─▒ ziyaret etmek ve muhtemelen orada bir talip bulmak niyetinde oldu─čunu bildirdi. Annesiyle babas─▒ hi├ž direnmedi, Anna da onlara kal─▒┼č…

├ľl├╝ml├╝ler Uyurken / Kurt Vonnegut
Bilimkurgu / 12 Ocak 2018

├ľl├╝ml├╝ler Uyurken ├ľl├╝ml├╝ler Uyurken’den… George Castrow y─▒lda sadece bir kez General Elektrikli Ev Aletleri ┼×irketiÔÇÖnin ana fabrikas─▒na gelir, yeni model GEEA buzdolab─▒n─▒n kasas─▒ i├žine kendi cihazlar─▒n─▒ monte ederdi. Her geli┼činde de ├Âneri kutusuna bir ├Âneri atard─▒. Hep ayn─▒ ├Âneriyi: ÔÇťGelecek y─▒lki buzdolab─▒ neden kad─▒n ┼čeklinde olmas─▒n?ÔÇŁ K├ó─č─▒tta bir de kad─▒n ┼čeklinde bir buzdolab─▒ ├žizimi, sebzeli─čin, tereya─č─▒ b├Âlmesinin ve buz k├╝plerinin falan nerelerde olaca─č─▒n─▒ g├Âsteren oklar olurdu. George buna Food-O-Mama derdi. Herkes de Food-O-MamaÔÇÖn─▒n ├Âzellikle iyi bir espri oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝rd├╝ ├ž├╝nk├╝ George b├╝t├╝n y─▒l yollarda dola┼č─▒r, buzdolab─▒ ┼čeklindeki bir buzdolab─▒yla birlikte dans edip ┼čark─▒ s├Âyler ve sohbetler ederdi. Buzdolab─▒n─▒n ad─▒ JennyÔÇÖdi. JennyÔÇÖi GEEA Ara┼čt─▒rma Laboratuvar─▒ÔÇÖnda ger├žekten gelecek vaat eden bir kariyere sahip oldu─ču y─▒llarda tasarlay─▒p yapm─▒┼čt─▒ George. GeorgeÔÇÖun Jenny ile evli oldu─ču da s├Âylenebilirdi. B├╝y├╝k b├Âl├╝m├╝ JennyÔÇÖin elektronik beyniyle dolu bir nakliye kamyonunun arkas─▒nda onunla birlikte ya┼čard─▒. Kamyonun arkas─▒nda portatif bir yata─č─▒, elektrikli oca─č─▒, ├╝├ž ayakl─▒ bir taburesi, bir masas─▒ ve kilitli bir dolab─▒ vard─▒. Geceleyin bir yerlere park etti─činde d─▒┼čar─▒ya, topra─č─▒n ├╝st├╝ne koydu─ču bir de paspas─▒ vard─▒. ├ťst├╝nde ÔÇśJenny ve GeorgeÔÇÖ yazard─▒. Karanl─▒kta parlard─▒. Jenny ile George b├╝t├╝n Amerika ve Kanada ela bir bayiden ├Âtekine dola┼č─▒r dururlard─▒. Bir ma─čazada iyi bir kalabal─▒k toplay─▒ncaya kadar dans edip ┼čark─▒ s├Âyler, espriler patlat─▒rlard─▒….

Otomatik Piyano / Kurt Vonnegut
Bilimkurgu / 11 Ocak 2018

Otomatik Piyano Otomatik Piyano’dan… Bir v─▒n─▒lt─▒ ve t─▒k─▒rt─▒ oldu ve kap─▒ a├ž─▒ld─▒. “Atla,” dedi teybe al─▒nm─▒┼č bir ses kontrol panelinin alt─▒ndan. Mar┼č bast─▒, motor ├žal─▒┼čt─▒, bo┼ča ge├žti, radyo ├žalmaya ba┼člad─▒. Paul usulca direksiyonun ├╝st├╝ndeki bir d├╝─čmeye bast─▒. Bir motor m─▒r─▒ldand─▒, di┼čliler yava┼č├ža homurdand─▒ ve iki ├Ân koltuk uykulu sevgililer gibi yan yana yatt─▒. Bu Paul’a bir zamanlar bir hayvan hastanesinde g├Ârm├╝┼č oldu─ču atlar i├žin bir ameliyat masas─▒n─▒ hat─▒rlatt─▒ – at yan yatm─▒┼č masan─▒n yan─▒na getirilmi┼č, buraya ba─članm─▒┼č, narkoz verilmi┼č, sonra da, ameliyat edilmeye haz─▒r pozisyonda, di┼člilerle ├žal─▒┼čan masan─▒n ├╝st k─▒sm─▒na devrilmi┼čti. Katharine Finch’in derine, daha derine Ôľá g├Âm├╝ld├╝─č├╝n├╝ hayal edebiliyordu, Bud ise eli d├╝─čmenin ├╝st├╝nde ┼čark─▒lar m─▒r─▒ldan─▒yordu. Paul ba┼čka bir d├╝─čmeye basarak koltuklar─▒ dikle┼čtirdi. Arabaya, “Ho┼č├žakal,” dedi. Motor durdu, radyonun sesi kesildi ve kap─▒ kapand─▒. ‘Tahta be┼člik alma,” diye seslendi araba Paul kendi arabas─▒na binerken. “Tahta be┼člik alma, tahta be┼člik alma, tahta be┼člikÔÇö” “Almam!” Bud’─▒n arabas─▒ sustu, belli ki i├ži rahat etmi┼čti. Paul fabrikay─▒ b├Âlen geni┼č, temiz yol boyunca ilerledi; bir taraftan da bina numaralar─▒n─▒ takip ediyordu. Bir stey┼č─▒n vagon kornas─▒n─▒ ├Âtt├╝rerek aksi y├Ânde h─▒zla yan─▒ndan ge├žti, i├žindekiler ona el sall─▒yordu; araba bo┼č sokakta zikzaklar ├žizerek ana kap─▒ya y├Âneldi. Paul saatine bakt─▒. Bunlar, paydos eden ikinci vardiya olmal─▒yd─▒lar. Fabrikay─▒ ├žal─▒┼čt─▒rmakta…

Mezbaha No 5 / Kurt Vonnegut
Bilimkurgu / 10 Ocak 2018

Mezbaha No 5 Mezbaha No 5’ten… Az ├žok ger├žek bir hik├óye bu. Ya da sava┼čla ilgili hi├ž bir ┼čey ┼čey ger├žekten uzak de─čil. Kendisinin olmayan bir ├žaydanl─▒─č─▒ ald─▒─č─▒ i├žin kur┼čuna dizilen birini tan─▒d─▒m ger├žekten Dresdende. Sava┼č sonunda ki┼čisel d├╝┼čmanlar─▒n─▒ kiral─▒k katillere ├Âld├╝rtece─čini s├Âyleyen bir ba┼čkas─▒n─▒ da. B├Âyle s├╝r├╝p gider bu. B├╝t├╝n adlar─▒ de─či┼čtirdim. 1967’de Guggenheim vakf─▒n─▒n paras─▒yla (Tanr─▒ Mang─▒rlar─▒n─▒ korusun) Dresdene d├Ând├╝m. Ohionun Dayton ┼čehrine ├žok benziyordu, bu kentin biraz daha geni┼či, rahat─▒. Bodrumunda tonlarla insan unu bulunmas─▒ gerekli Oraya eski silah arkada┼č─▒m, Bernard V.O’ Hare’yle d├Ând├╝m ve tutsak oldu─čumuz s─▒ralar bizi kapad─▒klar─▒ mezbahaya gitmek ├╝zere bindi─čimiz taksinin ┼čof├Âr├╝yle ahbap olduk. Ad─▒ Gerhard M├╝ller’di. K─▒sa s├╝re Amerikal─▒lar─▒n elinde tutsak kald─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi. Kom├╝nist rejimde ya┼čaman─▒n insanda ne gibi bir izlenim b─▒rakt─▒─č─▒n─▒ kendisine sorduk, ba┼člang─▒├žta korkun├ž oldu─čunu s├Âyledi. ├ç├╝nk├╝ herkes geberesiye ├žal─▒┼čmak zorundayd─▒, ├ž├╝nk├╝ konut, yiyecek ve giysi s─▒k─▒nt─▒s─▒ ├žekiliyordu. Ama ┼čimdi durum ├žok daha iyiydi. K├╝├ž├╝k ve rahat bir dairesi vard─▒, k─▒z─▒ ├žok iyi bir ├Â─črenim g├Âr├╝yordu. Annesi, Dresden alev f─▒rt─▒nas─▒nda yan─▒p k├╝l olmu┼čtu. Hayat bu. Christmas’ta O’Hare’ye bir kart yollad─▒, kartta ┼č├Âyle diyordu: ┬źSize, ailenize ve de arkada┼č─▒n─▒za ne┼čeli bir Christmas ve mutlu bir yeni y─▒l diler, talihimiz varsa bir bar─▒┼č ve ├Âzg├╝rl├╝k d├╝nyas─▒nda, yeniden taksi i├žinde g├Âr├╝┼čmemizi dilerim. ├çok…

Kedi Be┼či─či / Kurt Vonnegut
Bilimkurgu / 9 Ocak 2018

Kedi Be┼či─či Kedi Be┼či─či’nden… Bokonon ki┼činin karassÔÇÖ─▒n─▒n s─▒n─▒rlar─▒n─▒ ke┼čfetmesine ve Y├╝ce Tanr─▒ÔÇÖn─▒n ona yapt─▒rd─▒klar─▒n─▒n ├Âz├╝n├╝n ne oldu─čunu ara┼čt─▒rmas─▒na dair hi├žbir yerde herhangi bir uyar─▒da bulunmaz. Bokonon sadece bu t├╝r aray─▒┼člar─▒n eksik kalmaya mahk├╗m oldu─ču y├Ân├╝nde bir g├Âzlemde bulunur. BokononÔÇÖun Kitaplar─▒ÔÇÖn─▒n kendi ya┼čam ├Âyk├╝s├╝n├╝ anlatt─▒─č─▒ b├Âl├╝mde Bokonon, ke┼čfetmi┼č gibi, anlam─▒┼č gibi yapman─▒n nas─▒l bir ahmakl─▒k oldu─ču hakk─▒nda ufak bir hik├óyeye yer verir: Bir zamanlar Newport, Rhode IslandÔÇÖdaki Episkopal cemaatine mensup bir han─▒m tan─▒m─▒┼čt─▒m. Kendisi benden Danua cinsi k├Âpe─či i├žin bir kul├╝be tasarlamam─▒ ve yapmam─▒ istemi┼čti. Han─▒mefendi, Tanr─▒ÔÇÖy─▒ ve onun ─░┼člerini Yap─▒┼č ┼×eklini kusursuz anlad─▒─č─▒n─▒ iddia ediyordu. Bir insan─▒n bug├╝ne dek olanlar ya da bundan sonra olacaklar kar┼č─▒s─▒nda ┼ča┼čk─▒nl─▒─ča d├╝┼čmesine anlam veremiyordu. Buna kar┼č─▒n, kendisine yapmay─▒ ├Ânerdi─čim kul├╝benin detayl─▒ bir plan─▒n─▒ g├Âsterdi─čimde, ÔÇťKusuruma bakmay─▒n ama ben bunlar─▒ hi├ž okuyamam,ÔÇŁ dedi. ÔÇťSiz en iyisi bunu Tanr─▒ÔÇÖya iletmeleri i├žin kocan─▒za ya da rahibinize verin,ÔÇŁ dedim ÔÇťTanr─▒, bo┼č bir ├ón buldu─čunda eminim ki size bu k├Âpek kul├╝besi ├žizimini sizin bile anlayabilece─činiz ┼čekilde a├ž─▒klayacakt─▒r.ÔÇŁ Kad─▒n i┼či vermedi bana. Onu hi├ž unutmayaca─č─▒m. Tanr─▒ÔÇÖn─▒n yelkenli teknelere binen insanlar─▒ motorlu teknelere binenlerden daha fazla sevdi─čine inan─▒yordu. Bir solucana bakmaya tahamm├╝l edemezdi. Solucan g├Ârd├╝─č├╝ anda ├ž─▒─čl─▒─č─▒ basard─▒. Ahma─č─▒n tekiydi ve ben de ├Âyleydim ve Tanr─▒ÔÇÖn─▒n ─░┼čleriÔÇÖni anlad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nen herkes de…

Post Mortem / Albert Caraco
Deneme / 8 Ocak 2018

Post Mortem Post Mortem’den… Say─▒n Anne ├Âld├╝, bir s├╝redir onu unutmu┼čtum, belle─čimde yeniden canlanmas─▒n─▒ sonuna bor├žluyum. Tekrar unutulup gitmeden ├Ânce birka├ž saatli─čine bile olsa onu d├╝┼č├╝nelim. Onu seviyor muyum diye kendime sordu─čumda Hay─▒r cevab─▒n─▒ vermek zorunday─▒m. Beni i─čdi┼č etmekle su├žluyorum onu, pek de ├Ânemli bir ┼čey de─čil bu, ama yine de… Bana kendi mizac─▒n─▒ miras b─▒rakmas─▒ daha ciddi, ├ž├╝nk├╝ alkalozu ve alerjileri vard─▒. Ben ondan daha fazla muzdaribim b├╝t├╝n bunlardan, ├╝stelik benim rahats─▒zl─▒klar─▒m saymakla bitmez, ├╝stelik… ├ťstelik beni d├╝nyaya o getirdi ve ben bu d├╝nyadan nefret etmeyi kendime i┼č edindim. Kendi ya┼čam─▒mla pek ilgilendi─čim yok, bu da beni duyars─▒zla┼čt─▒r─▒yor, ho┼čnutlu─čumu, sevgimis├Âk├╝p atal─▒ y─▒llar oldu. Dalgalar─▒n d├Âvd├╝─č├╝ kayalar gibiyim, deniz gri, g├Âk siyah, bulutlar ge├žiyor ve geride eserler kal─▒yor. K├Âklerimi ac─▒n─▒n oldu─ču kadar zevkin de reddi i├žine sal─▒yorum, sevgim ermi┼č├že bir ilgisizli─če var─▒yor. Art─▒k bu ilgisizlikle kayna┼čm─▒┼č─▒m, b├╝t├╝n ya┼čam─▒m bir ├Âl├╝m okulu, asl─▒nda pek bir meziyetim yok ve ├žocuklu─čumdan beri kendimi asla rahat hissetmedim, kal─▒c─▒ rahats─▒zl─▒klar─▒n eline d├╝┼čm├╝┼č├╝m ve ancak deva bulduk├ža varl─▒─č─▒m─▒ s├╝rd├╝r├╝yorum. Bahts─▒z biri miyim ki ben? Bir Yahudi olarak g├Âr├╝n├╝┼čte b├Âyle olmam gerek, Yahudilerin ├žo─ču bahts─▒zd─▒r, ama ayn─▒ zamanda ├ž─▒lg─▒nca bir iyimserlik sergilerler, onlardaki ya┼čam sevgisi idam edilen erkeklerin ereksiyon olmas─▒n─▒ ├ža─čr─▒┼čt─▒r─▒yor, bu iyimserli─čin de ayn─▒ k├Âkenden kaynakland─▒─č─▒na…

Kaos’un Kutsal Kitab─▒ / Albert Caraco
Felsefe / 7 Ocak 2018

Kaos’un Kutsal Kitab─▒ Kaos’un Kutsal Kitab─▒’ndan… ├ľl├╝me do─čru gidiyoruz, t─▒pk─▒ okun hedefe do─čru gitmesi gibi, asla ─▒skalamayaca─č─▒m─▒z da kesin, ├Âl├╝m bizim tek kesinli─čimiz. Tek ger├že─čimiz, ├Âlece─čimizi daima biliyoruz, herhangi bir zamanda, herhangi bir yerde, bi├žiminin bir ├Ânemi yok. ├ç├╝nk├╝ ebedi ya┼čam bir anlams─▒zl─▒kt─▒r, ebediyet hayat de─čildir, ├Âl├╝m ├Âzlem duydu─čumuz istirahattir, hayat ve ├Âl├╝m birbirine ba─čl─▒d─▒r. Ba┼čka ┼čey talep edenler imk├óns─▒z─▒ isterler ve tek elde edecekleri, ├Âd├╝lleri ise duman olup gitmek olacakt─▒r. Bizler, s├Âzc├╝klerle yetinemeyenler, yok olmaya raz─▒y─▒z ve r─▒za g├Âstermekte de hakl─▒y─▒z. Do─čmay─▒ biz se├žmedik ve bize verilmekten ├žok dayat─▒lm─▒┼č olan bu ya┼čama, kayg─▒ ve ac─▒ dolu, ne┼česi sorunsall─▒ ya da k├Ât├╝ bu ya┼čama hi├žbir yerde katlanamad─▒─č─▒m─▒z i├žin kendimizi mutlu addediyoruz. Bir insan─▒n mutlu olmas─▒ neyi kan─▒tlar? Mutluluk t├╝re ├Âzg├╝ bir durumdur, bizse cinsin yasalar─▒na bak─▒yoruz yaln─▒zca, bu yasalardan yola ├ž─▒karak d├╝┼č├╝n├╝yoruz, bu yasalar ├╝zerine kafa yoruyor ve bu yasalar─▒ derinle┼čtiriyoruz, mucize arayanlar─▒ k├╝├ž├╝ms├╝yoruz, sonsuz mutlulu─čuna d├╝┼čk├╝n de─čiliz, bizim ger├žekli─čimiz bize yeter, t├╝r├╝m├╝z├╝n ├╝st├╝nl├╝─č├╝ ba┼čka yeri kapsamaz. Her birimiz tek ba┼č─▒m─▒za ├Âl├╝yoruz ve b├╝t├╝n├╝yle ├Âl├╝yoruz; bu iki hakikati ├žo─ču ki┼či reddeder, ├ž├╝nk├╝ ├žo─ču insan ya┼čad─▒─č─▒ s├╝re boyunca uyuklar ve yok olaca─č─▒ anda uyanmaktan ├žekinir. Yaln─▒zl─▒k, ├Âl├╝m├╝n okullar─▒ndan biridir, ├žo─čunluk asla bu okula giremez, b├╝t├╝nl├╝k ba┼čka bir yerde elde edilemez, ayn─▒…

Ses Sese Kar┼č─▒ / Aldous Huxley
Yabanc─▒ Edebiyat / 6 Ocak 2018

Ses Sese Kar┼č─▒ Ses Sese Kar┼č─▒’dan… “Gecikmeyeceksin, de─čil mi?” Marjorie Carling’in sesinde kayg─▒ vard─▒, yalvarmay─▒ and─▒ran bir ┼čeyler vard─▒. Gecikece─čini bildi─či i├žin ├╝z├╝len, kendini su├žlu bilen Walter, “Hay─▒r, gecikmem,” dedi. MarjorieÔÇÖnin sesi sinirine dokunuyordu. Marjorfu biraz yapmac─▒k konu┼čurdu; kendi ne denli mutsuz olursa olsun, sesi gere─činden fazla kibard─▒. “Gece yar─▒s─▒ndan sonraya kalma.ÔÇŁ Marjorie, bir zamanlar ak┼čamlar─▒ onsuz soka─ča ├ž─▒kmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyleyebilirdi WalterÔÇÖe. Yapabilirdi bunu; ama yapamad─▒. Bunu an─▒msatmak, MarjorieÔÇÖnin ilkelerine ayk─▒r─▒yd─▒. WalterÔÇÖin sevgisini zorla elde etmek istemezdi. “Saat birde diyelim, istersen. Bu ├že┼čit toplant─▒lar─▒ bilirsin.” Ne var ki, Marjorie o ├že┼čit toplant─▒lar─▒ bilmezdi asl─▒nda; bilmemesinin de bir nedeni vard─▒: WalterÔÇÖin kar─▒s─▒ olmad─▒─č─▒ i├žin, o toplant─▒lara ├ža─čr─▒lmazd─▒. Walter Bidlake ile ya┼čamak i├žin kocas─▒ndan ayr─▒lm─▒┼čt─▒. H─▒ristiyanlara ├Âzg├╝ ahl├ók kayg─▒lan olan, kendini g├╝├žs├╝z bilen, ama eziyet etmekten biraz ho┼članan, kar─▒s─▒ndan ├Â├ž almak isteyen Carling; MarjorieÔÇÖyi bo┼čamaya yana┼čmad─▒. Walter ile ya┼čamaya ba┼člayal─▒ iki y─▒l olmu┼čtu; ancak iki y─▒l; ama Walter, daha ┼čimdiden ondan so─čumu┼čtu; ba┼čkas─▒n─▒ sevmeye ba┼člam─▒┼čt─▒. WalterÔÇÖin sevgisiyle birlikte, MarjorieÔÇÖnin i┼čledi─či g├╝nah─▒ hafifletecek tek ├Âz├╝r,, ├ževresinden ├žekti─či s─▒k─▒nt─▒y─▒ hafifletecek tek avuntu, yok olmaktayd─▒ art─▒k. ├ťstelik de gebe kalm─▒┼čt─▒ Marjorie. ├ťst├╝ne d├╝┼čmekle WalterÔÇÖi ancak sinirlendirece─čini, kendisinden b├╝sb├╝t├╝n so─čutaca─č─▒n─▒ bildi─či halde, “yar─▒mda,” diye yalvard─▒. Susmak elinde de─čildi; onu fazla seviyor, ├Âlesiye k─▒skan─▒yordu. Bu s├Âzler, ilkelerine kar┼č─▒n,…

Kal─▒c─▒ Felsefe / Aldous Huxley
Felsefe / 5 Ocak 2018

Kal─▒c─▒ Felsefe Kal─▒c─▒ Felsefe’den… Bu al─▒nt─▒ yukar─▒da s├Âylenilenlerle ├želi┼čkili gibi g├Âz├╝kse de bu ger├žek bir ├želi┼čki de─čildir. ─░├žteki Tanr─▒ ve d─▒┼čtaki Tanr─▒ kavranabilecek ve kelimelere d├Âk├╝lebilecek iki soyut kavramd─▒r. Bununla beraber, bu kavramlar─▒n ├«ma etti─či hakikatlar ÔÇťruhun en derin ve merkez├« k─▒sm─▒ndanÔÇŁ ba┼čka bir yerde kavranamaz ve ifade edilemez. Bu i├žteki Tanr─▒ i├žin oldu─ču kadar d─▒┼čtaki Tanr─▒ i├žin de ge├žerlidir. Fakat her iki soyut kavram─▒n da ÔÇöuzaysal bir mecaz kullanmak gerekirseÔÇö ayn─▒ yerde ger├žeklenmesi gerekmekle beraber, Tanr─▒n─▒n i├žte ger├žeklenmesinin asl├« mahiyeti nicelik a├ž─▒s─▒ndan d─▒┼čtaki Tanr─▒n─▒n ger├žeklenmesinden farkl─▒d─▒r; ayr─▒ca her biri alg─▒lay─▒c─▒n─▒n Z├ótÔÇÖ─▒ ve ayn─▒ zamanda (BhagavadÔÇôGitaÔÇÖn─▒n kelimeleriyle) ÔÇťb├╝t├╝n bu d├╝nyan─▒n, sayesinde her tarafa yay─▒ld─▒─č─▒ ┼×uÔÇŁ kadar e┼č zamanl─▒ olarak i├žte ve d─▒┼čta olan Kayna─č─▒n ger├žeklenmesinden de farkl─▒d─▒r. Svetaketu on iki ya┼č─▒na geldi─činde bir ├Â─čretmene g├Ânderilir. Yirmi d├Ârt ya┼č─▒na kadar onunla birlikte ├žal─▒┼č─▒r. B├╝t├╝n Vedalar─▒ ├Â─črendikten sonra b├╝t├╝n her┼čeyi ├Â─črendi─či inanc─▒yla ve herkesin kusurlar─▒n─▒ bulma iddias─▒yla birlikte kendini be─čenmi┼č olarak eve d├Âner. Babas─▒ ona der: ÔÇťSvateketu, yavrum, sahip oldu─čun bilgilerle ├Âv├╝nen ve herkesi ele┼čtiren sen, sayesinde i┼čitilmeyeni i┼čititebildi─čimiz, alg─▒lanamayan─▒ alg─▒layabildi─čimiz ve bilinmeyeni bilebildi─čimiz bilgiyi elde ettin mi?ÔÇŁ Svataketu sorar: ÔÇťNedir bu bilgi babac─▒─č─▒m?ÔÇŁ Babas─▒ cevap verir: ÔÇťBir par├ža kili bilmekle kilden yap─▒lan b├╝t├╝n her┼čeyi biliriz, aradaki fark sadece isimden ibarettir, ger├žek…

Cesur Yeni D├╝nya / Aldous Huxley
Bilimkurgu / 4 Ocak 2018

Cesur Yeni D├╝nya Cesur Yeni D├╝nya’dan… Sadece otuzd├Ârt katl─▒ yerden bitme gri bir bina. Ana giri┼čin ├╝zerinde ┼ču s├Âzc├╝kler; LONDRA MERKEZ KULU├çKA VE ┼×ARTLANDIRMA MERKEZ─░ ve ├╝zeri kaplanm─▒┼č olan D├╝nya Devleti’nin slogan─▒, CEMAAT, ├ľZDE┼×L─░K, ─░ST─░KRAR. Zemin kattaki devasa oda kuzeye bak─▒yordu. Odan─▒n kendisinin b├╝t├╝n tropik ─▒s─▒s─▒na kar┼č─▒n pervazlar─▒n ├Âtesinde t├╝m yaz boyunca so─čuk kalan ince sert bir ─▒┼č─▒k; pencerelerden s├╝z├╝l├╝p a├ž g├Âzlerle, ├╝zerine kuma┼č ├Ârt├╝l├╝ bir fig├╝r, so─čuktan titreyen soluk siluetli bir akademisyen ar─▒yor, ancak yaln─▒zca bir laboratuvar─▒n cam, nikel ve soluk├ža par─▒ldayan porselenini buluyordu. K─▒┼č donuklu─čuna yine k─▒┼č donuklu─ču kar┼č─▒l─▒k veriyordu. Ellerine soluk ceset rengi lastik eldivenler giymi┼č i┼č├žilerin tulumlar─▒ beyazd─▒. I┼č─▒k bir hayaletti, donuk ve ├Âl├╝. Sadece mikroskoplar─▒n sar─▒ g├Âvdelerinden belli bir parlak ve canl─▒ t├Âz ├Âd├╝n├ž al─▒yordu, ├žal─▒┼čma masalar─▒ boyunca cilal─▒ t├╝plerin aras─▒nda uzun bir silsile halinde birbirini izleyen enfes ├žizgiler tereya─č─▒ gibi duruyordu. “Buras─▒ da,” dedi M├╝d├╝r kap─▒y─▒ a├žarak, “D├Âlleme Odas─▒.” Kulu├žka ve ┼×artland─▒rma Merkezi M├╝d├╝r├╝ odaya girdi─činde, g├╝├žl├╝kle nefes alan sessizlikte, derin konsantrasyondan kaynaklanan dalg─▒n kendi kendine konu┼čmalar─▒n ─▒sl─▒k ya da u─čultusunun ortas─▒nda ├╝├žy├╝z D├Âllendirici, aletlerinin ├╝zerine e─čilmi┼č ├žal─▒┼č─▒yordu. Yeni gelmi┼č ├žok gen├ž, pembe ve t├╝y├╝ bitmemi┼č bir b├Âl├╝k ├Â─črenci, ├╝rkek ve ac─▒nacak bir ┼čekilde M├╝d├╝r’├╝n ard─▒ s─▒ra y├╝r├╝yorlard─▒. Her biri elinde bir defter, y├╝ce…

Alg─▒ Kap─▒lar─▒ / Aldous Huxley
Yabanc─▒ Edebiyat / 3 Ocak 2018

Alg─▒ Kap─▒lar─▒ Alg─▒ Kap─▒lar─▒’ndan… 1886ÔÇÖda Alman farmakolog Ludwig Lewin ad─▒n─▒n sonradan verilece─či kakt├╝s├╝n ilk sistematik incelemesini yay─▒nlad─▒. Anhalonium lewinii bilim i├žin yeniydi, ilkel dinler ve G├╝neybat─▒ Amerika ve Meksika yerlileri i├žin bu kakt├╝s hat─▒rlayamad─▒klar─▒ zamanlardan beri arkada┼člar─▒yd─▒. Asl─▒nda bir arkada┼čtan ├žok daha fazlas─▒yd─▒. Yeni D├╝nyaÔÇÖya ilk giden ─░spanyol gezginlerden birinin s├Âzc├╝kleriyle ÔÇśPeyote dedikleri bir k├Âk yiyorlar ve buna sanki bir tanr─▒ym─▒┼č gibi h├╝rmet ediyorlar.ÔÇÖ Bu kakt├╝se niye bir tanr─▒ym─▒┼č gibi h├╝rmet ettikleri; Jaensch, Havelock Ellis ve Weir Mitchell gibi se├žkin psikologlar peyoteÔÇÖnin etkin maddesi olan meskalinle deneylere ba┼člad─▒klar─▒nda ortaya ├ž─▒kt─▒. Putperestli─čin olduk├ža berisinde bir yerde durduklar─▒ do─čru ama hepsi de e┼čsiz ├Âzellikler ta┼č─▒yan uyu┼čturucu maddeler aras─▒nda meskaline ayr─▒ bir yer vermek konusunda fikir birli─čine vard─▒lar. Uygun miktarlarda al─▒nd─▒─č─▒nda bilin├ž niteli─čini daha derinden de─či┼čtiriyor ve fakat bir farmakolo─čun repertuar─▒nda bulunan di─čer herhangi bir maddeden daha az zararl─▒. Meskalin ara┼čt─▒rmas─▒ Lewin ve Havelock EllisÔÇÖin g├╝nlerinden beri fas─▒lalarla devam ediyor. Kimyac─▒lar bu alkaloidi sadece yal─▒tmakla kalmad─▒lar, bile┼čtirmeyi de ├Â─črendiler, b├Âylelikle tedarik art─▒k bir ├ž├Âl kakt├╝s├╝n├╝n seyrek ve uzun aral─▒klarla ortaya ├ž─▒kan ├╝r├╝n├╝ne dayanm─▒yor. Ak─▒l hastal─▒klar─▒ uzmanlar─▒ hastalar─▒n─▒n manevi s├╝re├žlerini ilkelden daha iyi anlayabilmek umuduyla meskalin ald─▒lar. Talihsiz bir bi├žimde ├žok az say─▒da ├Âzne ├╝zerinde ├žok dar bir alanda ├žal─▒┼čan psikologlar bu maddenin daha…

Ada / Aldous Huxley
Yabanc─▒ Edebiyat / 2 Ocak 2018

Ada Ada’dan… ┬źDikkat,┬╗ diye ba─č─▒rd─▒ bir ses, sanki bir obua ans─▒z─▒n dile gelmi┼čti. ┬źDikkat,┬╗ diye yineledi ayn─▒ y├╝ksek, genzel, tekd├╝ze ses. ┬źDikkat.┬╗ ├ľl├╝ yapraklar─▒n ├╝st├╝nde bir ceset gibi yatan, sa├žlar─▒ ke├žele┼čmi┼č, y├╝z├╝ kir pas i├žinde ve bereli, giysileri partal, ├žamurlu adam, Will Farnaby, irkilerek uyand─▒. Molly onu ├ža─č─▒r─▒yordu. Kalkmal─▒. Giyinmeli. Daireye ge├ž kalmamal─▒. ┬źSa─čol sevgilim,┬╗ diyerek do─čruldu. Sa─č dizine ┼čiddetli bir sanc─▒ sapland─▒. S─▒rt─▒, kollar─▒, ┼čakaklar─▒ da s─▒zl─▒yordu. ┬źDikkat,┬╗ diye ─▒srarla yineledi ayn─▒ ses. Will dirse─čine dayanarak ├ževresine bir g├Âz att─▒, ve ┼ča┼čk─▒nl─▒kla LondraÔÇÖdaki odas─▒n─▒n gri duvarka─č─▒d─▒yla sar─▒ perdeleri yerine a─ča├žlar aras─▒nda bir a├ž─▒kl─▒─č─▒, bir orman sabah─▒n─▒n uzun g├Âlgeli, e─čimli ─▒┼č─▒klar─▒n─▒ g├Ârd├╝. ┬źDikkat.┬╗ Neden ┬źDikkat┬╗ diyor bu ses? ┬źDikkat. Dikkat.┬╗ diye diretiyordu ses. Ne garip, ne kadar anlams─▒z! ┬źMolly?┬╗ diye seslendi. ┬źMolly?┬╗ Bu ad belle─činin kap─▒lar─▒n─▒ a├ž─▒verdi. ─░├žine i┼člemi┼č o bildik su├žluluk duygusuyla, birdenbire burnuna formal kokusu ├žal─▒nd─▒, ├Ân├╝s─▒ra ye┼čil koridorda ilerleyen ufak tefek, canl─▒ hem┼čireyi g├Ârd├╝, kolal─▒ giysilerinin h─▒┼č─▒rt─▒s─▒n─▒ duydu. Hem┼čire, ┬źNumara ellibe┼č,┬╗ dedi. Durdu ve beyaz bir kap─▒ a├žt─▒. Will i├žeri girdi, ve kar┼č─▒s─▒nda, y├╝ksek beyaz yatakta MollyÔÇÖyi g├Ârd├╝. Y├╝z├╝n├╝n yar─▒s─▒n─▒ ├Ârten sarg─▒larla, a├ž─▒k, ma─čarams─▒ a─čz─▒yla MollyÔÇÖyi. ┬źMolly,┬╗ diye seslenmi┼čti, ┬źMolly…┬╗ Sesi bo─čaz─▒nda d├╝─č├╝m, d├╝─č├╝m, a─člam─▒┼č, yalvarm─▒┼čt─▒, ┬źSevgilim!┬╗ Yan─▒t yok. Yaln─▒zca kad─▒n─▒n a├ž─▒k a─čz─▒ndan ├ž─▒kan kesik, h─▒r─▒lt─▒l─▒ soluklar─▒n…

├ľl├╝m Emri / James Dashner
Macera / 1 Ocak 2018

├ľl├╝m Emri ├ľl├╝m Emri’nden… Teresa en yak─▒n arkada┼č─▒na bakt─▒ ve onu unutman─▒n nas─▒l bir ┼čey olaca─č─▒n─▒ merak etti. K─▒ym─▒kÔÇÖ─▒n ThomasÔÇÖtan ├Ânce bir s├╝r├╝ ├žocu─ča yerle┼čtirildi─čini g├Ârm├╝┼č olmas─▒na ra─čmen bu imk├óns─▒z geliyordu. K├╝ll├╝ kahverengi sa├žl─▒, keskin ve her daim d├╝┼č├╝nceli bakan bu ├žocuk ona nas─▒l yabanc─▒ olabilirdi ki? Ayn─▒ odada olup da bir kokuyla ya da yak─▒nlardaki bir sersemle ilgili nas├╝ ┼čakala┼čmazlard─▒? Onun kar┼č─▒s─▒nda durup telepatik olarak konu┼čma f─▒rsat─▒m nas─▒l es ge├žeb├╝irdi ki? ─░mk├óns─▒zd─▒. Ancak yaln─▒zca bir g├╝n kalm─▒┼čt─▒. Teresa i├žin. Thomas i├žinse art─▒k sadece birka├ž dakika vard─▒. Ameliyat masas─▒nda g├Âzleri kapal─▒ yat─▒yor, g├Â─čs├╝ yumu┼čak, d├╝zenli nefeslerle inip kalk─▒yordu. KayranÔÇÖ─▒n zorunlu ├╝niformas─▒ olan pantolon ile ti┼č├Ârt├╝ giymi┼čti. Bu haliyle g├╝ne┼č patlamalar─▒n─▒n ve hastal─▒─č─▒n d├╝nyay─▒ s─▒radanl─▒ktan uzakla┼čt─▒rmadan ├Ânce, s─▒radan bir okuldaki uzun g├╝n├╝n ard─▒ndan ak┼čam├╝st├╝ s─▒radan bir uyku ├žeken s─▒radan bir ├žocu─ča benziyordu. ├ľl├╝m ve y─▒k─▒m, ├žocuklar─▒n -an─▒lar─▒yla birlikte- ka├ž─▒r─▒lmalar─▒n─▒ ve Labirent gibi deh┼čet verici bir yere g├Ânderilmelerini gerekli k─▒lmadan ├Ânce. ─░nsan beyninin imha b├Âlgesi olarak bilinmeden ve izlenip incelenmesine ihtiya├ž duyulmadan ├Ânce. S─▒rf bilim ve t─▒p i├žin. ThomasÔÇÖ─▒ haz─▒rlam─▒┼č olan doktor ve hem┼čire maskeyi onun y├╝z├╝ne indirdiler. Klik, bip ve t─▒slama sesleri geliyordu; Teresa, ThomasÔÇÖm kulaklar─▒na ve derisine metallerin, kablolar─▒n ve plastik t├╝plerin sokulmas─▒n─▒ izlerken ├žocu─čun ellerinin refleks olarak se─čirdi─čini g├Ârd├╝….