Gece Oturumlar─▒ / Ken Macleod
Bilimkurgu / 15 Ocak 2018

Gece Oturumlar─▒ Gece Oturumlar─▒’ndan… ÔÇťBilimkurgu,ÔÇŁ dedi robot, ÔÇťger├že─če d├Ân├╝┼čt├╝!ÔÇŁ John Richard Campbell rahats─▒z, yar─▒m yamalak uykusundan uyand─▒r─▒lmas─▒na kli┼če lafa k─▒zd─▒─č─▒ kadar k─▒zarak homurdand─▒. D├Ând├╝, battaniyesini y├╝z├╝nden ├žekti, kulakl─▒─č─▒n─▒ d├╝zeltti ve do─čruldu. Koltu─čunu dikey konuma getirirken pek az yolcunun k─▒m─▒ldand─▒─č─▒ dikkatini ├žekti. ├ço─čunluk h├ól├ó uyuyordu ve uyumayanlar bombo┼č bak─▒┼člarla kulakl─▒klar─▒nda ├žalanlar─▒ dinliyordu. CampbellÔÇÖ─▒n ekvatora yakla┼č─▒rken uyand─▒r─▒lmay─▒ talep etmesinin nedeni, pencere yan─▒ koltu─ču se├žmesininkiyle ayn─▒yd─▒: Pasifik Uzay Asans├Âr├╝ÔÇÖn├╝ g├Ârme f─▒rsat─▒n─▒ ka├ž─▒rmak istememi┼čti. AtlantikÔÇÖteki kar┼č─▒t─▒yla ÔÇöya da rakibiyleÔÇö birlikte asans├Âr, insan elinden ├ž─▒kma yap─▒lar─▒n muhtemelen en etkileyicisi ve kesinlikle en b├╝y├╝─č├╝yd├╝. Bir defas─▒nda yeni Babil Kulesi diye a┼ča─č─▒lam─▒┼čt─▒ Campbell ya, kendi g├Âzleriyle g├Ârmesi ┼čartt─▒. ÔÇťAsans├Âr ┼ču anda sa─č taraf─▒m─▒zda g├Âr├╝lebilmektedir,ÔÇŁ diye m─▒r─▒ldand─▒ robotun sesi kulakl─▒─č─▒nda. ÔÇťSol taraftaki yolcular─▒m─▒z ise birka├ž dakika sonra, girilmez b├Âlgeden ka├ž─▒nma ama├žl─▒ hafif d├Ân├╝┼č├╝m├╝z├╝ yapt─▒─č─▒m─▒zda g├Ârebilecekler.ÔÇŁ Campbell yana─č─▒n─▒ cama, ├ženesini omzuna dayad─▒ ve soluk kabin ─▒┼č─▒klar─▒n─▒n yans─▒mas─▒n─▒ engellemek ad─▒na sol elini ┼čaka─č─▒na siper ederek ileri, sancak taraf─▒na bakt─▒. A┼ča─č─▒daki karanl─▒kta d├Ânerek y├╝kselen minik par─▒lt─▒lar g├Ârd├╝. Sarmal─▒n tepesinden a┼ča─č─▒, k─▒saym─▒┼č gibi g├Âr├╝nen bir mesafe boyunca dimdik, parlak bir hat iniyordu. Campbell dikkatle hatt─▒ izleyerek sarmal─▒n hemen ├╝zerinde, hava arac─▒n─▒n g├Âr├╝┼č alan─▒n─▒n tam s─▒n─▒r─▒nda kalan minnac─▒k parlak ─▒┼č─▒klar k├╝mesini buldu. K├╝menin dikey hareketini, u├ža─č─▒n burnu yava┼č├ža d├Ân├╝┼če ba┼člarken son anda g├Ârebildi….

Zeplin / Karin Tidbeck
Bilimkurgu / 13 Ocak 2018

Zeplin Zeplin’den… Matbaac─▒ asistan─▒ Anna Goldberg bir buhar makinesine ├ó┼č─▒k oldu. HamburgÔÇÖta hali vakti yerinde bir ailenin en k├╝├ž├╝k ve en ├žirkin k─▒z─▒yd─▒; babas─▒ ├╝lkenin en b├╝y├╝k matbaalar─▒ndan birinin sahibiydi. Anna zihinsel yetene─čini belli etti─činden e─čitim g├Ârmesine ve babas─▒n─▒n sekreteri olarak ├žal─▒┼čmas─▒na izin verilmi┼čti. B├Âylece en az─▒ndan kendi masraflar─▒n─▒ kar┼č─▒layabiliyordu. Anna i┼činden memnundu ama bunun sebebi matbaac─▒l─▒─č─▒ ya da sekreterli─či sevmesi de─čildi. Sebep matbaa makineleriydi. Onun ya┼č─▒ndaki di─čer k─▒zlar o─članlar─▒n hayalini kurarken, o bir Koenig & BauerÔÇÖe delice ├ó┼č─▒kt─▒. Ama babas─▒n─▒n ├Ân├╝nde a├ž─▒k├ža bir a┼čk ili┼čkisi ya┼čayabilmesi m├╝mk├╝n de─čildi. Maa┼č─▒n─▒n her feni─čini biriktirdi, b├Âylece g├╝n├╝ geldi─činde a┼čk─▒n─▒n pe┼činden gidebilecekti. Yirmi sekiz ya┼č─▒ndayd─▒ ve h├ól├ó do─čru zaman─▒ bekliyordu. Nihayet Berlin fuar─▒nda HerculesÔÇÖle tan─▒┼čt─▒─č─▒nda o g├╝n geldi. Hercules yar─▒-portatif bir buhar makinesiydi: Yuvarlak kar─▒nl─▒ bir f─▒r─▒n dik, geni┼č omuzlu bir motorla birle┼čtirilmi┼čti. Keskin bir k├Âm├╝r duman─▒ notas─▒ da i├žeren s─▒cak demir aromas─▒ yay─▒yor, bu koku AnnaÔÇÖn─▒n kal├žalar─▒n─▒ ├╝rpertiyordu. ├ťstelik sat─▒l─▒kt─▒. Anna onu daha yak─▒ndan tan─▒yabilmek i├žin fuara her g├╝n gelmi┼č olsa da asl─▒nda ilk g├╝nden karar─▒n─▒ vermi┼čti. HerculesÔÇÖ├╝ almaya paras─▒ neredeyse tam denk geliyordu. Anna annesiyle babas─▒na BerlinÔÇÖde oturan bir arkada┼č─▒ ile kocas─▒n─▒ ziyaret etmek ve muhtemelen orada bir talip bulmak niyetinde oldu─čunu bildirdi. Annesiyle babas─▒ hi├ž direnmedi, Anna da onlara kal─▒┼č…

├ľl├╝ml├╝ler Uyurken / Kurt Vonnegut
Bilimkurgu / 12 Ocak 2018

├ľl├╝ml├╝ler Uyurken ├ľl├╝ml├╝ler Uyurken’den… George Castrow y─▒lda sadece bir kez General Elektrikli Ev Aletleri ┼×irketiÔÇÖnin ana fabrikas─▒na gelir, yeni model GEEA buzdolab─▒n─▒n kasas─▒ i├žine kendi cihazlar─▒n─▒ monte ederdi. Her geli┼činde de ├Âneri kutusuna bir ├Âneri atard─▒. Hep ayn─▒ ├Âneriyi: ÔÇťGelecek y─▒lki buzdolab─▒ neden kad─▒n ┼čeklinde olmas─▒n?ÔÇŁ K├ó─č─▒tta bir de kad─▒n ┼čeklinde bir buzdolab─▒ ├žizimi, sebzeli─čin, tereya─č─▒ b├Âlmesinin ve buz k├╝plerinin falan nerelerde olaca─č─▒n─▒ g├Âsteren oklar olurdu. George buna Food-O-Mama derdi. Herkes de Food-O-MamaÔÇÖn─▒n ├Âzellikle iyi bir espri oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝rd├╝ ├ž├╝nk├╝ George b├╝t├╝n y─▒l yollarda dola┼č─▒r, buzdolab─▒ ┼čeklindeki bir buzdolab─▒yla birlikte dans edip ┼čark─▒ s├Âyler ve sohbetler ederdi. Buzdolab─▒n─▒n ad─▒ JennyÔÇÖdi. JennyÔÇÖi GEEA Ara┼čt─▒rma Laboratuvar─▒ÔÇÖnda ger├žekten gelecek vaat eden bir kariyere sahip oldu─ču y─▒llarda tasarlay─▒p yapm─▒┼čt─▒ George. GeorgeÔÇÖun Jenny ile evli oldu─ču da s├Âylenebilirdi. B├╝y├╝k b├Âl├╝m├╝ JennyÔÇÖin elektronik beyniyle dolu bir nakliye kamyonunun arkas─▒nda onunla birlikte ya┼čard─▒. Kamyonun arkas─▒nda portatif bir yata─č─▒, elektrikli oca─č─▒, ├╝├ž ayakl─▒ bir taburesi, bir masas─▒ ve kilitli bir dolab─▒ vard─▒. Geceleyin bir yerlere park etti─činde d─▒┼čar─▒ya, topra─č─▒n ├╝st├╝ne koydu─ču bir de paspas─▒ vard─▒. ├ťst├╝nde ÔÇśJenny ve GeorgeÔÇÖ yazard─▒. Karanl─▒kta parlard─▒. Jenny ile George b├╝t├╝n Amerika ve Kanada ela bir bayiden ├Âtekine dola┼č─▒r dururlard─▒. Bir ma─čazada iyi bir kalabal─▒k toplay─▒ncaya kadar dans edip ┼čark─▒ s├Âyler, espriler patlat─▒rlard─▒….

Otomatik Piyano / Kurt Vonnegut
Bilimkurgu / 11 Ocak 2018

Otomatik Piyano Otomatik Piyano’dan… Bir v─▒n─▒lt─▒ ve t─▒k─▒rt─▒ oldu ve kap─▒ a├ž─▒ld─▒. “Atla,” dedi teybe al─▒nm─▒┼č bir ses kontrol panelinin alt─▒ndan. Mar┼č bast─▒, motor ├žal─▒┼čt─▒, bo┼ča ge├žti, radyo ├žalmaya ba┼člad─▒. Paul usulca direksiyonun ├╝st├╝ndeki bir d├╝─čmeye bast─▒. Bir motor m─▒r─▒ldand─▒, di┼čliler yava┼č├ža homurdand─▒ ve iki ├Ân koltuk uykulu sevgililer gibi yan yana yatt─▒. Bu Paul’a bir zamanlar bir hayvan hastanesinde g├Ârm├╝┼č oldu─ču atlar i├žin bir ameliyat masas─▒n─▒ hat─▒rlatt─▒ – at yan yatm─▒┼č masan─▒n yan─▒na getirilmi┼č, buraya ba─članm─▒┼č, narkoz verilmi┼č, sonra da, ameliyat edilmeye haz─▒r pozisyonda, di┼člilerle ├žal─▒┼čan masan─▒n ├╝st k─▒sm─▒na devrilmi┼čti. Katharine Finch’in derine, daha derine Ôľá g├Âm├╝ld├╝─č├╝n├╝ hayal edebiliyordu, Bud ise eli d├╝─čmenin ├╝st├╝nde ┼čark─▒lar m─▒r─▒ldan─▒yordu. Paul ba┼čka bir d├╝─čmeye basarak koltuklar─▒ dikle┼čtirdi. Arabaya, “Ho┼č├žakal,” dedi. Motor durdu, radyonun sesi kesildi ve kap─▒ kapand─▒. ‘Tahta be┼člik alma,” diye seslendi araba Paul kendi arabas─▒na binerken. “Tahta be┼člik alma, tahta be┼člik alma, tahta be┼člikÔÇö” “Almam!” Bud’─▒n arabas─▒ sustu, belli ki i├ži rahat etmi┼čti. Paul fabrikay─▒ b├Âlen geni┼č, temiz yol boyunca ilerledi; bir taraftan da bina numaralar─▒n─▒ takip ediyordu. Bir stey┼č─▒n vagon kornas─▒n─▒ ├Âtt├╝rerek aksi y├Ânde h─▒zla yan─▒ndan ge├žti, i├žindekiler ona el sall─▒yordu; araba bo┼č sokakta zikzaklar ├žizerek ana kap─▒ya y├Âneldi. Paul saatine bakt─▒. Bunlar, paydos eden ikinci vardiya olmal─▒yd─▒lar. Fabrikay─▒ ├žal─▒┼čt─▒rmakta…

Mezbaha No 5 / Kurt Vonnegut
Bilimkurgu / 10 Ocak 2018

Mezbaha No 5 Mezbaha No 5’ten… Az ├žok ger├žek bir hik├óye bu. Ya da sava┼čla ilgili hi├ž bir ┼čey ┼čey ger├žekten uzak de─čil. Kendisinin olmayan bir ├žaydanl─▒─č─▒ ald─▒─č─▒ i├žin kur┼čuna dizilen birini tan─▒d─▒m ger├žekten Dresdende. Sava┼č sonunda ki┼čisel d├╝┼čmanlar─▒n─▒ kiral─▒k katillere ├Âld├╝rtece─čini s├Âyleyen bir ba┼čkas─▒n─▒ da. B├Âyle s├╝r├╝p gider bu. B├╝t├╝n adlar─▒ de─či┼čtirdim. 1967’de Guggenheim vakf─▒n─▒n paras─▒yla (Tanr─▒ Mang─▒rlar─▒n─▒ korusun) Dresdene d├Ând├╝m. Ohionun Dayton ┼čehrine ├žok benziyordu, bu kentin biraz daha geni┼či, rahat─▒. Bodrumunda tonlarla insan unu bulunmas─▒ gerekli Oraya eski silah arkada┼č─▒m, Bernard V.O’ Hare’yle d├Ând├╝m ve tutsak oldu─čumuz s─▒ralar bizi kapad─▒klar─▒ mezbahaya gitmek ├╝zere bindi─čimiz taksinin ┼čof├Âr├╝yle ahbap olduk. Ad─▒ Gerhard M├╝ller’di. K─▒sa s├╝re Amerikal─▒lar─▒n elinde tutsak kald─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi. Kom├╝nist rejimde ya┼čaman─▒n insanda ne gibi bir izlenim b─▒rakt─▒─č─▒n─▒ kendisine sorduk, ba┼člang─▒├žta korkun├ž oldu─čunu s├Âyledi. ├ç├╝nk├╝ herkes geberesiye ├žal─▒┼čmak zorundayd─▒, ├ž├╝nk├╝ konut, yiyecek ve giysi s─▒k─▒nt─▒s─▒ ├žekiliyordu. Ama ┼čimdi durum ├žok daha iyiydi. K├╝├ž├╝k ve rahat bir dairesi vard─▒, k─▒z─▒ ├žok iyi bir ├Â─črenim g├Âr├╝yordu. Annesi, Dresden alev f─▒rt─▒nas─▒nda yan─▒p k├╝l olmu┼čtu. Hayat bu. Christmas’ta O’Hare’ye bir kart yollad─▒, kartta ┼č├Âyle diyordu: ┬źSize, ailenize ve de arkada┼č─▒n─▒za ne┼čeli bir Christmas ve mutlu bir yeni y─▒l diler, talihimiz varsa bir bar─▒┼č ve ├Âzg├╝rl├╝k d├╝nyas─▒nda, yeniden taksi i├žinde g├Âr├╝┼čmemizi dilerim. ├çok…

Kedi Be┼či─či / Kurt Vonnegut
Bilimkurgu / 9 Ocak 2018

Kedi Be┼či─či Kedi Be┼či─či’nden… Bokonon ki┼činin karassÔÇÖ─▒n─▒n s─▒n─▒rlar─▒n─▒ ke┼čfetmesine ve Y├╝ce Tanr─▒ÔÇÖn─▒n ona yapt─▒rd─▒klar─▒n─▒n ├Âz├╝n├╝n ne oldu─čunu ara┼čt─▒rmas─▒na dair hi├žbir yerde herhangi bir uyar─▒da bulunmaz. Bokonon sadece bu t├╝r aray─▒┼člar─▒n eksik kalmaya mahk├╗m oldu─ču y├Ân├╝nde bir g├Âzlemde bulunur. BokononÔÇÖun Kitaplar─▒ÔÇÖn─▒n kendi ya┼čam ├Âyk├╝s├╝n├╝ anlatt─▒─č─▒ b├Âl├╝mde Bokonon, ke┼čfetmi┼č gibi, anlam─▒┼č gibi yapman─▒n nas─▒l bir ahmakl─▒k oldu─ču hakk─▒nda ufak bir hik├óyeye yer verir: Bir zamanlar Newport, Rhode IslandÔÇÖdaki Episkopal cemaatine mensup bir han─▒m tan─▒m─▒┼čt─▒m. Kendisi benden Danua cinsi k├Âpe─či i├žin bir kul├╝be tasarlamam─▒ ve yapmam─▒ istemi┼čti. Han─▒mefendi, Tanr─▒ÔÇÖy─▒ ve onun ─░┼člerini Yap─▒┼č ┼×eklini kusursuz anlad─▒─č─▒n─▒ iddia ediyordu. Bir insan─▒n bug├╝ne dek olanlar ya da bundan sonra olacaklar kar┼č─▒s─▒nda ┼ča┼čk─▒nl─▒─ča d├╝┼čmesine anlam veremiyordu. Buna kar┼č─▒n, kendisine yapmay─▒ ├Ânerdi─čim kul├╝benin detayl─▒ bir plan─▒n─▒ g├Âsterdi─čimde, ÔÇťKusuruma bakmay─▒n ama ben bunlar─▒ hi├ž okuyamam,ÔÇŁ dedi. ÔÇťSiz en iyisi bunu Tanr─▒ÔÇÖya iletmeleri i├žin kocan─▒za ya da rahibinize verin,ÔÇŁ dedim ÔÇťTanr─▒, bo┼č bir ├ón buldu─čunda eminim ki size bu k├Âpek kul├╝besi ├žizimini sizin bile anlayabilece─činiz ┼čekilde a├ž─▒klayacakt─▒r.ÔÇŁ Kad─▒n i┼či vermedi bana. Onu hi├ž unutmayaca─č─▒m. Tanr─▒ÔÇÖn─▒n yelkenli teknelere binen insanlar─▒ motorlu teknelere binenlerden daha fazla sevdi─čine inan─▒yordu. Bir solucana bakmaya tahamm├╝l edemezdi. Solucan g├Ârd├╝─č├╝ anda ├ž─▒─čl─▒─č─▒ basard─▒. Ahma─č─▒n tekiydi ve ben de ├Âyleydim ve Tanr─▒ÔÇÖn─▒n ─░┼čleriÔÇÖni anlad─▒─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nen herkes de…

Cesur Yeni D├╝nya / Aldous Huxley
Bilimkurgu / 4 Ocak 2018

Cesur Yeni D├╝nya Cesur Yeni D├╝nya’dan… Sadece otuzd├Ârt katl─▒ yerden bitme gri bir bina. Ana giri┼čin ├╝zerinde ┼ču s├Âzc├╝kler; LONDRA MERKEZ KULU├çKA VE ┼×ARTLANDIRMA MERKEZ─░ ve ├╝zeri kaplanm─▒┼č olan D├╝nya Devleti’nin slogan─▒, CEMAAT, ├ľZDE┼×L─░K, ─░ST─░KRAR. Zemin kattaki devasa oda kuzeye bak─▒yordu. Odan─▒n kendisinin b├╝t├╝n tropik ─▒s─▒s─▒na kar┼č─▒n pervazlar─▒n ├Âtesinde t├╝m yaz boyunca so─čuk kalan ince sert bir ─▒┼č─▒k; pencerelerden s├╝z├╝l├╝p a├ž g├Âzlerle, ├╝zerine kuma┼č ├Ârt├╝l├╝ bir fig├╝r, so─čuktan titreyen soluk siluetli bir akademisyen ar─▒yor, ancak yaln─▒zca bir laboratuvar─▒n cam, nikel ve soluk├ža par─▒ldayan porselenini buluyordu. K─▒┼č donuklu─čuna yine k─▒┼č donuklu─ču kar┼č─▒l─▒k veriyordu. Ellerine soluk ceset rengi lastik eldivenler giymi┼č i┼č├žilerin tulumlar─▒ beyazd─▒. I┼č─▒k bir hayaletti, donuk ve ├Âl├╝. Sadece mikroskoplar─▒n sar─▒ g├Âvdelerinden belli bir parlak ve canl─▒ t├Âz ├Âd├╝n├ž al─▒yordu, ├žal─▒┼čma masalar─▒ boyunca cilal─▒ t├╝plerin aras─▒nda uzun bir silsile halinde birbirini izleyen enfes ├žizgiler tereya─č─▒ gibi duruyordu. “Buras─▒ da,” dedi M├╝d├╝r kap─▒y─▒ a├žarak, “D├Âlleme Odas─▒.” Kulu├žka ve ┼×artland─▒rma Merkezi M├╝d├╝r├╝ odaya girdi─činde, g├╝├žl├╝kle nefes alan sessizlikte, derin konsantrasyondan kaynaklanan dalg─▒n kendi kendine konu┼čmalar─▒n ─▒sl─▒k ya da u─čultusunun ortas─▒nda ├╝├žy├╝z D├Âllendirici, aletlerinin ├╝zerine e─čilmi┼č ├žal─▒┼č─▒yordu. Yeni gelmi┼č ├žok gen├ž, pembe ve t├╝y├╝ bitmemi┼č bir b├Âl├╝k ├Â─črenci, ├╝rkek ve ac─▒nacak bir ┼čekilde M├╝d├╝r’├╝n ard─▒ s─▒ra y├╝r├╝yorlard─▒. Her biri elinde bir defter, y├╝ce…

Jessie Lamb’in Vasiyeti / Jane Rogers
Bilimkurgu / 30 Aral─▒k 2017

Jessie Lamb’in Vasiyeti Jessie Lamb’in Vasiyeti’nden… O gitti─činden beri ev ├žok sessiz. D├╝┼čmemeye dikkat ederek kalk─▒yorum ve ayaklar─▒m─▒ s├╝r├╝yerek pencereye gidiyorum. I┼č─▒k, yan kom┼čunun bah├žesindeki dev a─čac─▒ taraf─▒ndan k─▒smen engellenmi┼č. Bulundu─čum evin yak─▒n─▒nda kimse ya┼čam─▒yor. Aln─▒m─▒ pencereye yasl─▒yor ve ot b├╝r├╝m├╝┼č bah├žeye dikkatle bak─▒yorum. So─čuk pencere nefesimle an─▒nda bu─čulan─▒yor. Atlamak i├žin y├╝ksek oldu─čunu biliyorum. Zaten pencereler kilitli ve anahtar yok. Odan─▒n i├žinde ayaklar─▒m─▒ s├╝r├╝yor, kap─▒ya ula┼čana kadar sol elimi duvar─▒n ├╝zerinde tutarak dengemi koruyorum. Ne olur ne olmaz diye tekrar deniyorum. K├Â┼čeye benim i├žin peynirli sandvi├ž ve plastik bir ┼či┼čede portakal suyu b─▒rakm─▒┼č. B├╝t├╝n g├╝n d─▒┼čar─▒da kalmay─▒ planl─▒yor olmal─▒. Neyse… En az─▒ndan b├╝t├╝n g├╝n tekrar tekrar ayn─▒ ┼čeyleri s├Âylemesini dinlemek ya da a─člad─▒─č─▒n─▒ veya huzursuz ad─▒mlarla evin i├žinde doland─▒─č─▒n─▒ g├Ârmek zorunda kalmayaca─č─▒m. En az─▒ndan ┼čimdi d├╝┼č├╝necek zaman─▒m var ve kendimden ba┼čka endi┼čelenmem gereken hi├žbir ┼čey yok. Bisiklet kilidini yeniden kontrol ediyorum. A├ž─▒k mavi plastik kapl─▒ olanlar─▒ndan, plasti─čin i├žinde g├╝m├╝┼č kabloyu g├Ârebilirsiniz. Her iki ayak bile─čimin etraf─▒na da bir tanesini ├╝├ž kez dolam─▒┼č ve kilitlemi┼č, halhal gibi. Ve ├╝├ž├╝nc├╝s├╝n├╝ de di─čer ikisinin i├žinden ge├žirip d├╝─č├╝mlemi┼č ve kilitlemi┼č. Halkalar bile─čimden kayamayacak kadar darlar. Ayaklar─▒m─▒ birbirinden yaln─▒zca on be┼č santimetre ay─▒rabiliyorum. Bu da zincire vurulmu┼č bir mahk├╗m gibi ayaklar─▒m─▒ s├╝r├╝meme neden oluyor. Halkalar─▒n…

Uzay Yolu – Gizli G├Ârev / James Blish
Bilimkurgu / 28 Aral─▒k 2017

Gizli G├Ârev Gizli G├Ârev’den… Tabii, dedi. Fakat buradan g├Ânderilen bir mesaj, Y─▒ld─▒z Filo Komutanl─▒─č─▒na ancak ├╝├ž hafta sonra ula┼čabilir… Ve ├Âyle san─▒yorum ki, her ne olursa olsun, arkan─▒zdan bir filo g├Ânderip g├Ândermemekte teredd├╝t edeceklerdir. Karar sizindir, Kaptan. Bir saat. Tal’m g├Âr├╝nt├╝s├╝ kayboldu ve ekran y─▒ld─▒zlarla doldu. K├Ârk: ÔÇö Te─čmen Uhura, dedi. B├╝t├╝n ├╝st subaylar─▒n hemen Brifing salonunda toplanmalar─▒n─▒ s├Âyleyin. K├Ârk, toplanan grubu g├Âzden ge├žirerek: ÔÇö Pek├ól├ó, dedi. Spak, Makkoy ve Skat toplant─▒ya gelmi┼čti; Kekov ve Sulu, Uhura’yla beraber kontrol odas─▒ndayd─▒. ÔÇö Spak, RomuSan gemilerinin tepemizde bitmesinden ├Ânce geminin tespit aletlerinin onlar─▒ neden g├Âremedi─či ├╝zerinde bir teorin vard─▒. ÔÇö ├ľyle san─▒yorum ki Romulanlar, geminin tespit aletlerini maskeleyici bir aparey geli┼čtirmi┼čler. Dikkat ederseniz, Kaptan, ├ževremizde ki Romulan gemileri, Klingon gemilerinin modelinden esinlenerek yap─▒lm─▒┼č. Bir geminin yap─▒s─▒n─▒ b├Âylesine de─či┼čtirme ├žok pahal─▒ya mal olur. Bildi─čimiz gibi, Klingon gemilerinin, Romulan gemilerinden ├╝st├╝n bir taraf─▒ yok. B├Âyle bir masraf ancak, ├žok ├Ânemli bir gizleyici apareyin gemiye uygulanmas─▒ ├╝zerine yap─▒labilir. ÔÇö E─čer tahminin do─čruysa, Romulan gemileri, federasyon b├Âlgesine fark edilmeden girebilir ve bir gezegen ya da bir gemi korunmaya f─▒rsat bulamadan tahrip edilebilir. Skat: ÔÇö Zaten biz de b├Âyle yakaland─▒k, dedi. K├Ârk, ters bir sesle: ÔÇö ├çok parlak bir g├Âzlem, Mister Skat, dedi. Yard─▒mc─▒ olabilecek ba┼čka fikirleriniz…

Marsl─▒ / Andy Weir
Bilimkurgu / 17 Ekim 2017

Marsl─▒ Marsl─▒’dan… San─▒r─▒m mesle─če a┼čina olmay─▒p bunu okuyan insanlar i├žin, Mars g├Ârevlerinin nas─▒l ger├žekle┼čti─čini anlatsam iyi olur. D├╝nya y├Âr├╝ngesine normal ┼čekilde, s─▒radan bir uzay meki─čiyle var─▒p┬áHermesÔÇÖe ula┼čt─▒k. T├╝m Ares g├Ârevlerinde MarsÔÇÖa gidi┼č geli┼čler i├žin┬áHermes┬ákullan─▒l─▒r.┬áHermes┬áger├žekten ├žok b├╝y├╝k ve in┼čas─▒ olduk├ža pahal─▒ya patlad─▒, o y├╝zden NASA sadece bir tane in┼ča etti. HermesÔÇÖe vard─▒ktan sonra, biz yolculuk i├žin haz─▒rl─▒klar─▒m─▒z─▒ tamamlarken, d├Ârt insans─▒z u├žu┼č bize yak─▒t ve te├žhizat getirdi. Her ┼čey haz─▒r oldu─čunda MarsÔÇÖa do─čru yola ├ž─▒kt─▒k. Fakat bu h─▒zl─▒ bir yolculuk de─čildi. A─č─▒r kimyasal yak─▒tlar─▒n yak─▒ld─▒─č─▒ ve MarsÔÇÖa gitmek i├žin p├╝sk├╝rtme y├Âr├╝ngelerinin kullan─▒ld─▒─č─▒ g├╝nler geride kald─▒ art─▒k. Hermes┬áiyon motorlar─▒ taraf─▒ndan ├žal─▒┼čt─▒r─▒l─▒yor. Ufak bir ivme kazanmak i├žin geminin arka k─▒sm─▒ndan ├žok h─▒zl─▒ bir ┼čekilde argon gaz─▒ at─▒yorlar. Bunun yarar─▒; fazla yak─▒t yak─▒lmas─▒na gerek kalmamas─▒, b├Âylece k├╝├ž├╝k bir miktar argon (ve cihazlar─▒ ├žal─▒┼čt─▒ran bir n├╝kleer reakt├Âr) t├╝m yol boyunca s├╝rekli olarak h─▒zlanarak MarsÔÇÖa varmam─▒z─▒ sa─čl─▒yor. K├╝├ž├╝k bir ivmeyle, uzun bir s├╝re├žte ne kadar h─▒zlanabilece─činizi bilseniz hayret edersiniz. Size yolculu─čun ne kadar e─členceli ge├žti─čine dair hik├óyeler anlat─▒p sizi e─člendirebilirim fakat anlatmayaca─č─▒m. ┼×u an o zamanlar─▒ hat─▒rlamak istemiyorum. K─▒sacas─▒ 124 g├╝n sonra, birbirimizin bo─čaz─▒na sar─▒lmadan MarsÔÇÖa varmay─▒ ba┼čard─▒k. Oradan, M─░AÔÇÖyla (MarsÔÇÖa ─░ni┼č Arac─▒) y├╝zeye indik. M─░A asl─▒nda birka├ž hafif itici ve para┼č├╝t tak─▒lm─▒┼č geni┼č bir kutudan ibaret….

Mesaj / Carl Sagan
Bilimkurgu / 8 Ekim 2017

Mesaj Mesaj’dan… ─░lgisiz g├Âr├╝nmeye ├žal─▒┼čmas─▒na ra─čmen kalbi g├╝m g├╝m at─▒yor, avu├ž i├žleri terliyordu. K├╝├ž├╝k avlunun en sevdi─či k├Â┼česine ├ž├Âk├╝p ├ženesini dizlerine dayayarak radyonun i├žini d├╝┼č├╝nmeye koyuldu. O lambalar─▒n hepsi de ger├žekten gerekli miydi? Hepsini tek tek ├ž─▒kard─▒─č─▒n takdirde neler olurdu? Babas─▒ bir kere onlar─▒n i├žlerinde hava olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âylemi┼čti. Ger├žekten de hava yok muydu i├žlerinde? Orkestralar─▒n m├╝zi─či ve spikerlerin sesleri radyonun i├žine nas─▒l giriyordu peki? ‘Havadan’ diyorlard─▒. Radyoyu hava m─▒ ta┼č─▒yordu? ‘Frekans’ ne demekti? ├çal─▒┼čmas─▒ i├žin neden fi┼či prize sokmak zorundayd─▒n? Elektri─čin radyo i├žinden nas─▒l ge├žti─čini g├Âsteren bir harita yap─▒labilir miydi? Kendine bir zarar gelmeden radyoyu s├Âkebilir miydin? S├Âkt├╝kten sonra yine eski haline d├Ân├╝┼čt├╝r├╝lebilir miydi? Asmak i├žin ├žama┼č─▒r ta┼č─▒makta olan annesi, ┬źEllie neler yap─▒yorsun yine?┬╗ diye sordu. ┬źHi├žbir ┼čey, anne. d├╝┼č├╝n├╝yorum i┼čte.┬╗ Ellie on ya┼č─▒ndayken Kuzey Michigan Yar─▒madas─▒ÔÇÖnda bir g├Âl k─▒y─▒s─▒nda oturan hi├ž sevmedi─či iki kuzeninin evine tatile g├Ât├╝r├╝lm├╝┼čt├╝. Wisconsin’de bir g├Âl k─▒y─▒s─▒nda ya┼čayan insanlar─▒n arabayla be┼č saatlik yolda olan Michigan’daki bir g├Âle gitmelerinin nedenini bir t├╝rl├╝ anlayam─▒yordu. Hele iki k├Ât├╝ ve ├žocuksu o─član─▒ g├Ârmek i├žin. Kendisine her konuda o kadar duyarl─▒ olan babas─▒ nas─▒l oluyor da sabahtan ak┼čama kadar o iki veletle oynamas─▒n─▒ istiyordu? Ellie b├╝t├╝n yaz─▒n─▒ o─članlardan ka├žmaya ├žal─▒┼čarak ge├žirdi. Bo─čucu s─▒cak mehtaps─▒z bir gecede Ellie yaln─▒z ba┼č─▒na tahta…

Alayc─▒ Ku┼č / Suzanne Collins
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Alayc─▒ Ku┼č Alayc─▒ Ku┼č’tan… Ba┼č─▒m─▒ e─čdim ve ayakkab─▒lar─▒m─▒n y─▒pranm─▒┼č deri y├╝zeyini kaplayan ince k├╝l tabakas─▒na bakt─▒m. ─░┼čte tam buras─▒, bir zamanlar k─▒z karde┼čim Prim’le payla┼čt─▒─č─▒m─▒z yata─č─▒n durdu─ču yerdi. ┼×u tarafta mutfak masas─▒ vard─▒. Tamamen yerle bir olup bir k├Âm├╝r y─▒─č─▒n─▒na d├Ân├╝┼čen ┼č├Âminenin tu─člalar─▒, evin kalan k─▒sm─▒ i├žin bir nirengi noktas─▒ olmu┼čtu. Ba┼čka t├╝rl├╝ bu gri denizde yolumu nas─▒l bulabilirdim? 12. M─▒nt─▒ka’dan geriye neredeyse hi├žbir ┼čey kalmam─▒┼čt─▒. Bir ay kadar ├Ânce, Capitol’├╝n bomba ya─čmuru zavall─▒ maden i┼č├žilerinin Diki┼č’teki evlerini, ┼čehirdeki d├╝kk├ónlar─▒, hatta Adalet Binas─▒’n─▒ yerle bir etmi┼čti. Kendini bu yang─▒ndan kurtarmay─▒ ba┼čaran tek yer Galipler K├Ây├╝ olmu┼čtu. Nedenini tam olarak ben de bilmiyordum. Belki de Capitol’den i┼č i├žin buraya geleceklerin kalacak bir yerleri olsun istenmi┼čti. Raport├Ârler. Madenlerin durumunu de─čerlendirmek ├╝zere g├Ânderilmi┼č bir komite. Geri d├Ân├╝┼č yapan s─▒─č─▒nmac─▒lar─▒ kontrol etmeye gelmi┼č bir manga Bar─▒┼č Muhaf─▒z─▒. Ancak benden ba┼čka geri d├Ânen yoktu. Zaten ben de k─▒sa bir ziyaret i├žin gelmi┼čtim. 13. M─▒nt─▒ka’daki yetkililer geri d├Ânmeme ┼čiddetle kar┼č─▒ ├ž─▒km─▒┼člard─▒. Beni korumak i├žin en az bir d├╝zine g├Âr├╝nmez hava arac─▒n─▒n ba┼č─▒m─▒n ├╝st├╝nde d├Ân├╝p durmas─▒ gerekece─čini ve ortada ele ge├žirilecek yeni bir istihbarat olmad─▒─č─▒n─▒ bahane ederek, bunu maliyeti y├╝ksek ve gereksiz bir macera olarak g├Ârd├╝klerini s├Âylemi┼člerdi. Yine de olanlar─▒ kendi g├Âz├╝mle g├Ârmem gerekiyordu. Bu ├Âyle b├╝y├╝k…

Ate┼či Yakalamak / Suzanne Collins
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Ate┼či Yakalamak Ate┼či Yakalamak’tan… ├çay─▒n s─▒ca─č─▒ dondurucu havaya ├žoktan kar─▒┼čm─▒┼č olsa da, mataray─▒ s─▒ms─▒k─▒ tutmaya devam ettim. So─čuk y├╝z├╝nden, kaslar─▒m iyice gerildi. Tam o anda vah┼či bir k├Âpek s├╝r├╝s├╝ ├ž─▒kagelse sald─▒r─▒ya u─čramadan bir a─ča├ž tepesine t─▒rmanma ihtimalim yok denecek kadar azd─▒. Aya─ča kalkmal─▒, biraz hareket etmeli ve eklemlerimi a├žmal─▒yd─▒m. Oysa orman ┼čafakla ayd─▒nlan─▒rken, ben, en az ├╝zerinde oturdu─čum kaya par├žas─▒ kadar hareketsiz, ├Âylece durdum. G├╝ne┼čle sava┼čamazd─▒m. Beni, aylard─▒r s─▒k─▒nt─▒yla bekledi─čim g├╝ne do─čru s├╝r├╝klerken, tek yapabildi─čim ├žaresiz g├Âzlerle, y├╝kseli┼čini izlemek oldu. ├ľ─čle saatlerinde Galipler K├Ây├╝’ndeki yeni evime ├╝┼č├╝┼čm├╝┼č olacaklard─▒. Gazeteciler, kameramanlar, hatta eski eskortum Effie Trinket bile Capitol’den kalk─▒p 12. M─▒nt─▒ka’ya kadar gelecekti. Effie o komik pembe peru─ču mu takacak, yoksa Zafer Turu i├žin do─čall─▒ktan uzak ba┼čka bir renk mi tercih edecek, ├žok merak ediyordum. Tabii di─čerlerini de unutmamal─▒. Uzun tren yolculu─čumda bana servis yapacak personel. Halk─▒n ├Ân├╝ne ├ž─▒kmadan ├Ânce beni g├╝zelle┼čtirecek haz─▒rl─▒k ekibi. A├žl─▒k Oyunlar─▒’nda izleyiciler taraf─▒ndan ilk anda fark edilmemi sa─člayan o muhte┼čem kost├╝mleri tasarlayan stilistim ve arkada┼č─▒m, Cinna. Bana kalsa, A├žl─▒k Oyunlar─▒’n─▒ tamamen unutmak isterdim. Ve hi├ž bahsetmemek. K├Ât├╝ bir r├╝yadan ba┼čka bir ┼čey de─čilmi┼č gibi davranmak. Ancak Zafer Turu bunu imk├óns─▒z k─▒l─▒yordu. Tur, stratejik olarak, iki Oyun’un tam ortas─▒na denk gelecek ┼čekilde planlan─▒yordu; bu, Capitol’├╝n deh┼četi taze…

A├žl─▒k Oyunlar─▒ / Suzanne Collins
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

A├žl─▒k Oyunlar─▒ A├žl─▒k Oyunlar─▒’ndan… Uyand─▒─č─▒mda yata─č─▒m─▒n di─čer taraf─▒ buz gibiydi. Parmaklar─▒m─▒ uzat─▒p, Prim’in s─▒cakl─▒─č─▒n─▒ ar─▒yorum ama tek buldu─čum, yata─č─▒n sert kuma┼č─▒ oluyor. K├Ât├╝ bir r├╝ya g├Âr├╝p, annemizin yan─▒na t─▒rmanm─▒┼č olmal─▒. Tabii ki ├Âyle yapm─▒┼č. Bug├╝n, toplama g├╝n├╝. Dirse─čimin ├╝st├╝nde do─čruluyorum. Odada onlar─▒ g├Ârmeme yetecek kadar ─▒┼č─▒k var. K├╝├ž├╝k karde┼čim Prim, yan yatm─▒┼č, bacaklar─▒n─▒ karn─▒na ├žekmi┼č ve s─▒rt─▒n─▒ anneme dayam─▒┼č. Yanaklar─▒n─▒ birbirlerine yaslam─▒┼člar. Annem uykusunda, oldu─čundan daha gen├ž g├Âr├╝n├╝yor. Evet, y─▒pranm─▒┼č bir g├Âr├╝nt├╝s├╝ var ama en az─▒ndan ├╝zerine bas─▒l─▒p ge├žilmi┼č gibi durmuyor. Prim’in y├╝z├╝, bir ya─čmur damlas─▒ kadar taze, ad─▒n─▒ ald─▒─č─▒ ├žuha├ži├že─či kadar ho┼č. Bir zamanlar annem de ├žok g├╝zelmi┼č. Ya da en az─▒ndan, ├Âyle s├Âyl├╝yorlar. Prim’in dizlerinin ├╝st├╝ne, d├╝nyan─▒n en ├žirkin kedisi t├╝nemi┼č, ona bek├žilik ediyor. Ezik bir burnu var; kulaklar─▒ndan birinin yar─▒s─▒ yok. G├Âzleri ├ž├╝r├╝meye y├╝z tutmu┼č balkaba─č─▒ renginde. Prim, ├žamuru and─▒ran sar─▒ t├╝ylerinin o parlak ├ži├že─če benzedi─činde ─▒srar ederek, kediye D├╝─č├╝n ├çi├že─či ad─▒n─▒ vermi┼čti. Kedi benden nefret ediyor ya da en az─▒ndan bana hi├ž g├╝venmiyor. Aradan ge├žen senelere ra─čmen, Prim’in kediyi eve getirdi─či ilk g├╝n, onu bir kovan─▒n i├žinde bo─čmaya ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m─▒ ├žok iyi hat─▒rl─▒yorum. Kemikleri say─▒labilecek kadar zay─▒f, karn─▒ kurt├žuklarla ┼či┼č, her yan─▒nda pireler kaynayan bir kedi yavrusuydu. ─░htiya├ž duydu─čum son ┼čey, doyurulmas─▒ gereken fazladan bir canl─▒yd─▒. Ama…

Y─▒ld─▒z G├╝ncesi / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Y─▒ld─▒z G├╝ncesi Y─▒ld─▒z G├╝ncesi’nden… Bir pazartesi g├╝n├╝yd├╝, nisan─▒n ikisi. Betelgeuse yak─▒nlar─▒nda yol al─▒rken, bir bezelyeden daha b├╝y├╝k olmayan bir g├Âkta┼č─▒ d─▒┼č kaplamay─▒ deldi, motor reg├╝lat├Âr├╝n├╝ ve d├╝menin bir k─▒sm─▒n─▒ par├žalad─▒, bunun sonucunda roket manevra yetene─čini yitirdi. Uzay giysimi giydim, d─▒┼čar─▒ ├ž─▒kt─▒m ve mekanizmay─▒ onarmaya ├žal─▒┼čt─▒m, ama yedek d├╝meni -onu yan─▒mda getirme ak─▒ll─▒l─▒─č─▒n─▒ g├Âstermi┼čtim- birisinin yard─▒m─▒ olmaks─▒z─▒n takman─▒n m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝m. ─░malat├ž─▒lar roketi o kadar salak├ža tasarlam─▒┼člard─▒ ki, bir ki┼činin ingiliz anahtar─▒yla c─▒vatan─▒n kafas─▒n─▒ sabit tutmas─▒, di─čerinin de somunu s─▒k─▒┼čt─▒rmas─▒ gerekiyordu. ─░lk ba┼čta bunun fark─▒na varmad─▒m ve aya─č─▒mla ingiliz anahtar─▒n─▒ tutmaya ├žal─▒┼čarak, iki elimi de di─čer ucunda somunu s─▒k─▒┼čt─▒rmak i├žin kullanarak saatler harcad─▒m. Fakat bir sonu├ž alamad─▒m, ├╝stelik ├Â─čle yeme─čini de ka├ž─▒rd─▒m. En sonunda neredeyse ba┼čaracakt─▒m ki, ingiliz anahtar─▒ aya─č─▒m─▒n alt─▒ndan f─▒rlad─▒ ve uzaya u├žup gitti. B├Âylece bir ┼čey elde edememekle kalmay─▒p, de─čerli bir aletten oldum. ├çaresiz bir ┼čekilde, ingiliz anahtar─▒n─▒n y─▒ld─▒zl─▒ g├Âky├╝z├╝ne kar┼č─▒ git gide k├╝├ž├╝lerek u├žup gidi┼čini izledim. Bir s├╝re sonra ingiliz anahtar─▒ uzun bir elips ├žizerek geri geldi; art─▒k roketin bir uydusu olmu┼čtu, ama hi├žbir zaman onu yakalayabilece─čim kadar yakla┼čmad─▒. ─░├žeri girdim ve sade bir ak┼čam yeme─či yemek ├╝zere oturdum, bir taraftan da kendimi bu aptalca durumdan en iyi nas─▒l kurtaraca─č─▒m─▒ d├╝┼č├╝n├╝yordum. Bu arada gemi dosdo─čru u├žmaya devam…

Yenilmez / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Yenilmez Yenilmez’den… ÔÇťYenilmezÔÇŁ, a─č─▒r s─▒n─▒ftan bir uzay kruvaz├Âr├╝, Lir tak─▒my─▒ld─▒z─▒ndaki filo ├╝ss├╝n├╝n emrindeki en b├╝y├╝k gemiydi ve y─▒ld─▒z tak─▒m─▒n─▒n d─▒┼č ├žeyre─činde, foton itkisiyle yol almaktayd─▒. Seksen ├╝├ž ki┼čilik m├╝rettebat─▒, merkez g├╝vertenin t├╝nel hibernat├Âr├╝nde uyuyordu. U├žu┼č mesafesi g├Ârece k─▒sa oldu─čundan tam hibernasyona1┬ágerek g├Âr├╝lmemi┼č, beden s─▒cakl─▒─č─▒n─▒n on derecenin alt─▒na d├╝┼čmedi─či derin uykuya ba┼čvurulmu┼čtu sadece. Kumanda merkezinde yaln─▒z otomatlar ├žal─▒┼č─▒yordu. Y├Ânelim ayg─▒t─▒n─▒n koordinat ├žizgileri, s─▒radan bir k─▒rm─▒z─▒ c├╝ce y─▒ld─▒zdan daha s─▒cak olmayan bir g├╝ne┼čin yuvarla─č─▒n─▒ ortal─▒yordu. G├╝ne┼č yar─▒m ekran geni┼čli─čini doldurmaya ba┼člad─▒─č─▒nda, motorlardaki anhilasyon2┬ákesildi. Bir s├╝re t├╝m uzay gemisi ├Âl├╝ sessizli─či i├žindeydi. Klima cihazlar─▒ ve bilgisayarlar sessizce ├žal─▒┼č─▒yordu. O zamana kadar geminin k─▒├ž─▒ndan yay─▒lmakta olan ve uzay gemisini karanl─▒k bir ├Ârt├╝n├╝n i├žinde gizli, sonsuz uzunluktaki bir k├╝rek gibi ileriye itmi┼č olan foton ─▒┼č─▒n─▒n─▒n yaratt─▒─č─▒ hafif titre┼čim sona ermi┼čti. ÔÇťYenilmezÔÇŁ neredeyse h├ól├ó ─▒┼č─▒k h─▒z─▒nda, at─▒l, sa─č─▒r ve her t├╝rl├╝ g├Âr├╝n├╝r hayat belirtisinden yoksun, ilerlemeye devam ediyordu. Merkez ekranda g├Âr├╝nen g├╝ne┼čin ─▒rak, k─▒z─▒l─▒ms─▒ ─▒┼č─▒─č─▒n─▒n ├╝zerinde yans─▒malar yapt─▒─č─▒ kumanda panolar─▒nda, ─▒┼č─▒klar adeta birbirlerine g├Âz k─▒rp─▒yordu. Manyetik bantlar d├Ânmeye ba┼člad─▒, program ┼čeritleri birtak─▒m ayg─▒tlar─▒n veri giri┼či haznelerine do─čru usulca akt─▒, devre anahtarlar─▒ k─▒v─▒lc─▒mlar sa├žt─▒ ve elektrik ak─▒m─▒ kimsenin duymad─▒─č─▒ bir v─▒z─▒lt─▒ ├ž─▒kararak kablolara doldu. ├çoktan kuruyup kalm─▒┼č gres ya─č─▒ kal─▒nt─▒lar─▒n─▒n direncini yenen elektrik motorlar─▒ derin bir u─čultuyla…

Soru┼čturma / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 1 Ekim 2017

Soru┼čturma Soru┼čturma’dan… HER katta ritmik tang─▒rt─▒lar ├ž─▒karan antika asans├Âr, oyma ├ži├žeklerle s├╝sl├╝ cam kap─▒lardan ge├žip yukar─▒ya ├ž─▒kt─▒. Durdu. ─░├žinden inen d├Ârt adam, koridor boyunca ilerleyerek, deri kapl─▒ ├žift kap─▒ya do─čru y├╝r├╝d├╝. Kap─▒lar art arda a├ž─▒ld─▒. Odan─▒n giri┼činde ayakta duran birisi, ÔÇťBu taraftan, beyler,ÔÇŁ diyerek eliyle i┼čaret etti. Gregory, doktorun hemen arkas─▒ndan, i├žeriye giren son ki┼či oldu. Ayd─▒nl─▒k, koridorun yan─▒nda, oda karanl─▒k gibiydi. Pencereden d─▒┼čardaki sisin i├žinde bir a─čac─▒n ├ž─▒plak dallar─▒ g├Âr├╝n├╝yordu. Ba┼čm├╝fetti┼č, ├ževresi al├žak bir parmakl─▒kla s├╝slenmi┼č, y├╝ksek ve koyu renkli bir ├žal─▒┼čma masas─▒nda oturuyordu. Cilal─▒ tahta ├╝zerinde iki telefon, bir haberle┼čme cihaz─▒, adam─▒n piposu ve g├Âzl├╝─č├╝ ile k├╝├ž├╝k bir g├╝deri par├žas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey yoktu. Odan─▒n yan taraf─▒nda kuma┼č kapl─▒ bir koltu─ča oturan Gregory, masan─▒n arkas─▒ndaki duvara as─▒lm─▒┼č k├╝├ž├╝k bir portreden. Krali├že VictoriaÔÇÖn─▒n kendilerini s├╝zd├╝─č├╝n├╝ far ketti. Ba┼čm├╝fetti┼č, sanki onlar─▒ say─▒yormu┼č veya y├╝zlerini ezberlemeye ├žal─▒┼č─▒yormu┼č gibi, her birine tek tek bakt─▒. Yan duvarlar─▒n biri, G├╝ney ─░ngiltereÔÇÖnin ├žok b├╝y├╝k bir haritas─▒yla kaplanm─▒┼čt─▒; onun kar┼č─▒s─▒ndaki duvarda ise, ├╝zerinde kitaplar─▒n dizili oldu─ču koyu renkli bir raf vard─▒. Ba┼čm├╝fetti┼č en sonunda, ÔÇťBeyler,ÔÇŁ diye s├Âze ba┼člad─▒, ÔÇťbu olay─▒ b├╝t├╝n ayr─▒nt─▒lar─▒yla ele almak istiyorum. Resmi kay─▒tlar tek bilgi kayna─č─▒m oldu─čuna g├Âre, k─▒sa bir ├Âzetle i┼če ba┼člasak iyi olacak san─▒r─▒m. Farquart, senden ba┼člayal─▒m istersen.ÔÇŁ ÔÇťBa┼č ├╝st├╝ne,…

Solaris / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 30 Eyl├╝l 2017

Solaris Solaris’ten… Gemi saatiyle 19.00ÔÇÖda PrometheusÔÇÖun f─▒rlatma b├Âlmesine gittim. Ba┼čl─▒─č─▒n ├ževresindekiler yana ├žekilerek yol verdi, kollar─▒mdan g├╝├ž alarak kendimi a┼ča─č─▒ya, kaps├╝le b─▒rakt─▒m. Darac─▒k yolcu b├Âlmesinde k─▒p─▒rdayacak yer yoktu. Uzay giysimin ├╝st├╝ndeki muslu─ča hortumu yerle┼čtirdim, giysim ┼či┼čiverdi. Art─▒k hi├ž k─▒m─▒ldayamaz durumdayd─▒m. ┼×i┼čme giysime g├Âm├╝lm├╝┼č, geminin madeni g├Âvdesine boynumdan ba─čl─▒, ayaktayd─▒m s├Âzde. Asl─▒nda orac─▒─ča as─▒l─▒yd─▒m. G├Âzlerimi yukar─▒ kald─▒rd─▒m. Saydam g├Âlgeli─čin ├Âtesinde g├Ârebildi─čim, p├╝r├╝zs├╝z, perdahlanm─▒┼č bir duvar ve daha yukar─▒da da ModdardÔÇÖ─▒n bana do─čru e─čilen ba┼č─▒yd─▒. Moddard yok oldu, birden karanl─▒─ča g├Âm├╝ld├╝m: A─č─▒r koruyucu kapak yerine oturmu┼čtu. Vidalar─▒ ├ževiren elektrik motorlar─▒n─▒n v─▒nlay─▒┼č─▒ sekiz kez yinelendi, ard─▒ndan amortis├Ârlerin t─▒slamas─▒ geldi. G├Âzlerim karanl─▒─ča al─▒┼čt─▒k├ža, t├╝m├╝yle otomatik kumandal─▒ ara├žtaki biricik kadran─▒n ─▒┼č─▒lt─▒l─▒ yuvarla─č─▒n─▒ se├žebiliyordum. Kulaklar─▒mdaki al─▒c─▒da bir ses yank─▒land─▒: ÔÇśHaz─▒r m─▒s─▒n Kelvin?ÔÇÖ ÔÇśHaz─▒r─▒m Moddard,ÔÇÖ diye yan─▒tlad─▒m. ÔÇśHi├žbir ┼čeye kafan─▒ takma. istasyon seni u├žu┼č halindeyken kap─▒p indirecek ─░yi yolculuklar! Bir g─▒c─▒rt─▒ geldi, kaps├╝l salland─▒. ─░stemeden kaslar─▒m gerildi, ama ba┼čka ne ses ├ž─▒kt─▒ ne de bir hareket oldu. ÔÇśKalk─▒┼č ne zaman?ÔÇÖ S├Âzc├╝kleri s─▒ralad─▒─č─▒m anda ince kum serpili┼č─▒ne benzer bir h─▒┼čm─▒ sezdim. ÔÇśYola ├ž─▒kt─▒n bile Kelvin. Bol ┼čans!ÔÇÖ ModelardÔÇÖ─▒n sesi deminki gibi yak─▒nd─▒. G├Âz├╝m├╝n hizas─▒nda geni┼č bir yar─▒k a├ž─▒ld─▒. Y─▒ld─▒zlar─▒ g├Ârebiliyordum. PrometheusÔÇÖun y├Âr├╝ngesi Saka tak─▒my─▒ld─▒z─▒n─▒n Alfa b├Âlgesindeydi. Bunu d├╝┼č├╝n├╝p y├Ân├╝m├╝ saptamak i├žin bo┼čuna kafa yordum, par─▒lt─▒l─▒ bir toz bulutu…

├ľl├╝ml├╝ Makineler / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 30 Eyl├╝l 2017

├ľl├╝ml├╝ Makineler ├ľl├╝ml├╝ Makineler’den… Bir zamanlar hi├ž yorulmadan g├Âr├╝lmedik aletler tasarlay─▒p ola─čan├╝st├╝ makineler yapan bir mucit ya┼čard─▒. Bu mucit kendisine, tatl─▒ bir sesle ┼čak─▒yan k├╝├ž├╝k m├╝ k├╝├ž├╝k dijital bir ayg─▒t yapm─▒┼č, ad─▒n─▒ da ÔÇťku┼čÔÇŁ koymu┼čtu. Simge olarak kendisine kara bir y├╝rek se├žmi┼čti, elinden ge├žen her bir atom bu damgay─▒ ta┼č─▒yordu, ├Âyle ki sonralar─▒ atom yelpazelerinin aras─▒nda titre┼čen kartlara rastlayan bilim adamlar─▒ adeta b├╝y├╝lenmi┼člerdi. B├╝y├╝kl├╝ k├╝├ž├╝kl├╝ bir├žok yararl─▒ makine yapm─▒┼čt─▒ bu mucit, ta ki ya┼čam ile ├Âl├╝m├╝ birle┼čtirip imk├óns─▒z─▒ ba┼čarmak gibi ak─▒l almaz bir fikre kap─▒lana kadar. Sudan ak─▒ll─▒ varl─▒klar yapacakt─▒; ama hay─▒r, ilk anda akl─▒n─▒za gelmi┼č olabilece─činin tersine, canavarca varl─▒klar meydana getirmek de─čildi niyeti. Yumu┼čak ve ─▒slak bedenler ge├žmiyordu akl─▒ndan; bunun d├╝┼č├╝ncesinden bile en az bizler kadar nefret ediyordu. Onun istedi─či ger├žekten g├╝zel ve ak─▒ll─▒ varl─▒klar yaratmakt─▒, bu nedenle kristal olmal─▒yd─▒lar. B├╝t├╝n g├╝ne┼člerden alabildi─čine uzak bir gezegen se├žti mucit, bu gezegenin donmu┼č okyanusundan buzda─člar─▒ kesti ve bu buzda─člar─▒n─▒ oyarak Buzadamlar─▒ yaratt─▒. Onlara bu ad─▒ vermi┼čti, ├ž├╝nk├╝ ancak dondurucu so─čuklarda, g├╝ne┼čsiz diyarlarda var olabiliyorlard─▒. ├çok ge├žmeden kendilerine buzdan ┼čehirler ve saraylar in┼ča eden Buzadamlar, ─▒s─▒ ya┼čamlar─▒n─▒ tehdit etti─či i├žin, yerle┼čimlerini kocaman saydam teknelerde toplad─▒klar─▒ kutup ─▒┼č─▒klar─▒yla ayd─▒nlat─▒yorlard─▒. ─░├žlerinde di─čerlerinden daha ├Ânemli olanlar daha ├žok kutup ─▒┼č─▒─č─▒na sahipti; limon sar─▒s─▒ ve g├╝m├╝┼č…

K├╝vette Bulunan G├╝nce / Stanislaw Lem
Bilimkurgu / 30 Eyl├╝l 2017

K├╝vette Bulunan G├╝nce K├╝vette Bulunan G├╝nce’den… NeojenÔÇÖden NotlarÔÇŁ, D├╝nyaÔÇÖmn eski ge├žmi┼činden kalan tart─▒┼čmas─▒z en de─čerli kal─▒nt─▒lardan biridir; Kaotik├Âncesi d├Âneme ├žok yak─▒n, B├╝y├╝k ├ç├Âk├╝┼čÔÇÖten hemen ├Ânceki o gerileme d├Ânemine kadar gider. Erken NeojenÔÇÖin uygarl─▒klar─▒ ile Asur, M─▒s─▒r ve YunanÔÇÖ─▒n ├Ânc├╝ k├╝lt├╝rleri hakk─▒nda, pale-oatomik ve temel astro-y├Ân tayini g├╝nlerine ait uygarl─▒klarla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda, ├žok daha fazla ┼čey bilmemiz ger├žekten de bir paradokstur. Bu arkaik k├╝lt├╝rler artlar─▒nda kemikten, ta┼čtan, kaya─čan ta┼č─▒ndan ve bronzdan kal─▒c─▒ an─▒tlar b─▒rakm─▒┼čken, Orta ve Ge├ž Neojen d├Ânemlerinde bilgiyi kaydetmenin ve saklaman─▒n neredeyse tek yolu┬ápapir┬ádenilen bir maddeydi. Papir, sel├╝lozun t├╝revi olan beyazca, gev┼ček├že bir maddeydi; silindirler ┼čeklinde sar─▒l─▒r, dikd├Ârtgen tabakalar halinde kesilirdi. Her t├╝r bilgi koyu renkli bir zemin boyas─▒yla ├╝st├╝ne kaz─▒n─▒r, daha sonra da tabakalar dizilip ├Âzel bir y├Ântemle dikilirdi. Birka├ž hafta gibi bir s├╝rede y├╝zy─▒llar─▒n k├╝lt├╝rel kazan─▒m-lar─▒n─▒ tamam─▒yla yerle bir eden b├╝y├╝k faciaya, yani B├╝y├╝k ├ç├Âk├╝┼čÔÇÖe neyin sebep oldu─čunu anlamak i├žin ├╝├ž bin y─▒l geriye gitmemiz gerekir. O g├╝nlerde hen├╝z metamnestik ve veri kristalle┼čtirme y├Ântemleri yoktu. ┼×u anda bellekranlar─▒m─▒-z─▒n ve bilgicilerimizin ├╝stlendi─či i┼člevleri o zamanlar papir y├╝r├╝t├╝yordu. Tabii do─čru; yapay bellek ba┼člang─▒├ž a┼čamala-r─▒ndayd─▒ o s─▒ralar; ama bunlar ├žok b├╝y├╝k, hantal makina-lard─▒; i┼čletimleri ve bak─▒mlar─▒ sorunluydu; ├žok s─▒n─▒rl─▒ ve dar bir alanda kullan─▒l─▒yorlard─▒. Bu makinalarm ad─▒ ÔÇťelektronik beyinÔÇŁdi; ancak tarihsel…