Ruh Üşümesi / Adalet Ağaoğlu
Türk Edebiyatı/ 2 Eylül 2017

Ruh Üşümesi “Bir bağlamda Ruh Üşümesi’ne sürgün edilen yalnızlığın, bastırılan duyguların, tüketilen benliğin “ayma an”larını yakalayışın romanı diyebiliriz.” -Feridun Andaç- “Perdeler lekeli olabilir ama ilk aşk lekesizdir.“ “Baştan sona ana izleği erotizm olan ve bu açıdan da Türk yazınındaki “ilk” erotik roman diyebileceğimiz Ruh Üşümesi!” -Yıldız Ecevit-

Bir Düğün Gecesi / Adalet Ağaoğlu
Türk Edebiyatı/ 2 Eylül 2017

Bir Düğün Gecesi Yayımlandığı yılın belli başlı bütün edebiyat ödüllerine değer görülen bir Düğün Gecesi (1979), Adalet Ağaoğlu’nun geniş tarihsel akışları “dar zamanlar”da keskinleştiren tekniğiyle, edebiyatımıza yepyeni bir soluk kattığı roman dizisinin ikinci kitabı. “İntihar etmeyeceksek içelim bari!” Bugüne dek Türk romanının en kültleşmiş cümlelerinden biriyle açılan bu yapıt, bir yandan Anadolu kulübündeki “bir düğün gecesi” boyunca Ölmeye Yatmak’ın ana karakteri Aysel’in izini çevresiyle sürmekte, diğer yandan da, yakın tarihimizin bir dönemiyle daha “iktidar” olgusu ekseninde esaslı bir hesaplaşmaya girmektedir.

Üç Beş Kişi / Adalet Ağaoğlu
Türk Edebiyatı/ 2 Eylül 2017

Üç Beş Kişi “Neden en sevinilecek anlarımızda bile sevinemedik?“ Yinelemek isterim: Romanın dokusu, kusursuz bir yapısal bütünlük sunmakta, her bir ayrıntı, her ince çizgi, her ayırtı, gerçeklik izlenimini pekiştirerek bu bütünün içindeki yerine, anlamına, hiçbir zorlamaya meydan bırakmaksızın tam intibak etmekte. -Füsun Akatlı- Ağaoğlu, yazın düzeyinde “yarının tarihçilerinden” olma işlevini, daha Ölmeye Yatmak’la çok etkin biçimde üstlenmişti. Pek çok şeyler uğruna ölenlerle, pek çok şeyler pahasına hayatta kalanlarla dolu olan Üç Beş Kişi, bu zincirde yeni bir halka. Çetin bir kitap olduğu yadsınamaz; okur, istesin ya da istemesin, hep dönüp düşünmeye, dününü ve bugününü yargılamaya zorlanıyor. Ama bunu göze alan okurları bekleyen ödül de küçümsenecek gibi değil: Çok ciddi tutulmuş bir hesaplaşmanın tanıkları, yaşayanları arasına girmek… -Ahmet Cemal-