Lanetli Kitaplar / Jacques Bergier
Spiritüelizm / 31 Aralık 2017

Lanetli Kitaplar Lanetli Kitaplar’dan… Öte yandan, “göğün ve yerin bütün sırlarını biliş-i bildiren herhangi bir Mısır papirüsü gerçekte ancak birinci derece denklemlerin çözümünü tanımlar.,. Öyleyse Toth Kitabı’nın düşmanlarının işi fazla büyüttükleri mümkündür. Haklı olmaları da mümkündür. Belli olan şey, gerçek metnin desteğini ve resmîni sağlamakla, Toth Kitabı’nın bir çevirisi olsaydr. her yayımcının bunu yayınlamadan önce duraksayacağıdır. Ben bile… Bölüm le ek Nefer-Ka~Ptah, Toth Kitabı’nı nasıl buldu Lin Carter’ce bir Golden citles, far antoloJisinde anılan bu safyü-rek ama gerçek öyküyü, Brian Brovvn’nun The vvisdom of the Egyptians’-ın da (New York, Brentano’s, 1928) buldum. Nefer-Ka-Ptah eski bir Mısır rahibi sayesinde Toth Kitabı’nın izini bulmuş. Kitap yılanlarla akrepler ve özellikle ölümsüz bir yılanla sak-lartmışmış. Kutulanmış bir dizi kaplara konmuş, bu kaplar bir ırmağJn dibinde yatıyormuş, Isis rahibinin, bir büyücünün yardımıyla Nefer-Ka- Ptah, büyülü bir kaldıraçla kutuyu kaldırmıştı. O zaman ölümsüz yılanı ilci parçaya birbirinden yeterince uzak kuma gömmüş. O zaman kitabın İlk sayfastnı okumuş, göğü, yer’i, boşluğu, dağları ve denizi, kuşlann, balıkların ve hayvanların dilini kavramış böylece. İkinci sayfayı okumuş ve Güneş’in karanlık gökte parladığını ve Güneş’in çevresinde tanrıların kendilerinin büyük görüntülerini görmüş. Bunun üzerine sarayına dönmüş, yeni bir papirüsle bir bira çömleği almış, papirüse Toth Kitabı’nın gizli sözlerini yazmış, bunları biravla yıkamış…

Gizli Parapsikoloji Savaşı / Jacques Bergier
Spiritüelizm / 29 Aralık 2017

Gizli Parapsikoloji Savaşı Gizli Parapsikoloji Savaşı’ndan… Hiroşima’nın yıkılışını gördüm. Yıkılış, içinde kırmızı balık yüzen bir kavanozda oldu. Bir gün, Roma’da, büyük bilgin Enrico Fermi, önüme bir kırmızı balık kavanozu koydu, kavanoz bir nötron demeti yolu üzerindeydi. Nötronlar yavaşladı ve meydana getirdiği radyoaktivite çoğaldı. Mantıki sonuç: Hiroşima’nın 1945’deki yıkılışıydı. Parapsikolojik araştırmalarda da acaba böyle bir tehlike korkusu yok mudur? Bu araştırmaların askerî uygulamaları olamaz mı? Buna inanıyorum. Bu yüzden bu yazıları yazıyorum. Atom enerjisi için olanların tersine, kamuoyu meseleye karşı giderek daha hassas davranmaktadır. Şu sırada, tehlike bulutları insan beyninden daha ağır çekmiyor. Gerçekten bir devrimin ilk belirtileri savaş ve casusluklar toplumun bütün yapılarında çoğalmaktadır. Zaman askeri makamların parapsikolojiye karşı ilgisiz ve polisin inançsız olmadığını ispatlamaktadır. Bu yazılarda görüleceği gibi Sovyet polisi şimdi, parapsikologları, baş kaldıranlara karşı gösterdikleri gayretle, tutuklamaktadırlar, Şu farkla ki, Gulag adalarına göndermek yerine, KGB onları çalıştırmaktadır. CİA’da okült (gizli) kuvvetlere başvurulmak ve başka ülkelerde de çeşitli uygulamalar yapılmaktadır diyebilirim. Bu yazıların iteri sürdüğü tez işin sadece başlangıcıdır. Bu parapsikolojik hadiseler ile okült kuvvetler bilinmezlik ve yanlış anlaşılma içinde bulunmakla beraber, askeri ve sivil yöneticiler bunlardan faydalanmaktadır ve giderek de faydalanacaklardır. Durum havacılığın 1914 yıllarındaki durumuna benzemektedir. Birinci Dünya Savaşının başlarında bilimsel bakımdan uçak “imkânsız” olarak kabul ediliyordu….

Dokuz Kehanet / James Redfield
Spiritüelizm / 26 Aralık 2017

Dokuz Kehanet Dokuz Kehanet’ten… Her zaman,” diye yanıt verdi. “Evet, doğrusu şimdilik kendime biraz izin verdim ve gölde kalıyorum. Çok çalıştım ve şimdi hayatımın yönünü değiştirmek istiyorum.” “O gölden söz ettiğini anımsıyorum. Sen ve kız kardeşin onu satmak zorundaydınız.” “Henüz değiliz, emlak vergisi sorunu. Kente çok yakın olduğu için, vergiler sürekli artıyor.” Charlene başını salladı. “Pekâlâ sonra ne yapacaksın?” “Şimdilik bilmiyorum. Ama değişik bir şey yapmak istiyorum.” Merakla yüzüme baktı. “Sende herkes gibi huzursuz görünüyorsun.” “Sanırım. Neden sordun?” “Elyazmalannda yazıyor.” Sessizce birbirimize baktık. “Şu elyazmalarını bana anlat.” Sanki düşüncelerini toplamak ister gibi arkasına yaslandı, sonra tekrar gözlerimin içine baktı. ‘Telefonda sözünü ettim sanırım. Birkaç yıl önce gazeteden ayrıldım ve Birleşmiş Milletler adına kültür ve nüfus bilimindeki değişiklikleri araştıran bir firmada çalışmaya başladım. Son görevim Peru’daydı. “Lima Üniversitesinde bazı araştırmaları tamamlarken, çok eski elyazmalarının bulunduğu söylentileri kulağıma çalınıp duruyordu. Ne var ki, bu konuda kimse bana detaylı bilgi vermiyordu, hatta arkeoloji veya antropoloji bölümlerinden bile bilgi edinemedim. Bu konuda hükümete başvurunca, böyle bilgilerin olmadığını söyleyip yalanladılar. “Birisi bana, bazı sebeplerden dolayı hükümetin aslında bu dokümanları ortadan kaldırmaya çalıştığını söyledi. Fakat o da doğrudan doğruya bilgi sahibi değildi.” “Beni bilirsin,” diye devam etti. “Meraklıyımdır. Görevim sona erince, orada birkaç gün daha kalıp…

Tibet’in Ölüler Kitabı / Bardo-Thödol
Spiritüelizm / 5 Kasım 2017

Tibet’in Ölüler Kitabı Tibet’in Ölüler Kitabı’ndan… Bu geçiş anındaki sıradan ruhsal durumdaki varlıklara dinleme yoluyla ruhsal özgürlük sunan Büyük Kurtuluş Doktrini, ön bilgiler, konu ve sonuç olarak, üç bölümdür. Varlıkların gelişmesi için yol gösteren kitaplar uygulanarak okunmalı, iyi anlaşılmalı ve korunmalıdır. Bilinçli Geçiş Prensibi Yol gösterenler aracılığıyla, bu yüksek ruhlar şüphesiz ki kurtarılabilirler, fakat böyle olmazsa, geçici ölüm anında hatırlayabilirlerse, kurtuluşu otomatik olarak temin eden geçişi uygulamalıdırlar. Sıradan ruhsal durumdaki ölüm yolcuları gerçekten ancak bu şekilde kurtulabilirler. Kurtulamazlarsa, geçiş durumunda gerçekliğin denenmesi aşamasında Büyük Kurtuluş Doktrinini dinlemeye devam etmelidirler. Bunun içindir ki inananlar, gözlem yoluyla ölüm travmasının kişisel Kurtuluş belirtilerini izlemek için ölen vücutlarında görünen ölüm şeklini incelemelidirler. Ölüm olayı tamamlanınca, hatırlayabilenler için kurtuluşu sağlayacak geçişi uygulamak gerekir. Thödol’un Okunması Geçiş tamamlandığı taktirde, Thödol’un okunması gerekmez. Ama geçiş tam olarak yapılamazsa, ölünün cesedinin yanında Thödol açık ve doğru bir şekilde okunmalıdır. Eğer ortada ceset yoksa, kitabı okuyan kişi, merhumun yatağına veya oturmayı alışkanlık haline getirdiği yere oturmalıdır. Ölüyü çağırmak, kendisi oradaymış ve dikkatle dinliyormuş gibi hayal etmeli ve sonra okumaya başlamalıdır. Okuma sırasında yakın akrabalar ya da eşler için ağlamak doğru değildir. Bu tür şeyler iyi olmayacağı için, söz konusu kişiler susturulmalıdır. Eğer bir ceset varsa, son nefes verildikten sonra…