Top / William S.Burroughs
Yabancı Edebiyat/ 28 Eylül 2017

Top Top’tan… 1940’lann sonunda orada yaşadığım dönemde. Mexico City, berrak, ışıl ışıl havasının yaranda, içinde daireler çizerek dönen akbabalara kan ve kum rengine oldukça uygun düşen özel bir mavi tonuna -kaba bir tehditkârlıktaki acımasız Meksika mavisi- sahip gökyüzüyle bir milyon kişinin yaşadığı bir kentti. Mexico City’yi, orayı ziyaret ettiğim ilk günden itibaren sevmiştim. 1949 yılında orası, geniş bir yabana kolonisi, efsanevi genelevleri ve lokantaları, horoz döğüşleri, boğa güreşleri ve akla gelebilecek her türlü eğlencesiyle yaşamak için ucuz bir yerdi. Tek başına bir adam orada günde iki dolara oldukça rahat bir şekilde yaşayabilirdi. Eroin ve marihuana bulundurmaktan New Orleans’ta bana karşı açılan davada dunumun öylesine ümitsiz görünüyordu ki, mahkeme tarihinde ortalıkta görünmemeye karar verdim ve Mexico City’nin sessiz, orta sınıf mahallelerinin birinde, bir apartman dairesi kiraladım. Zaman aşımı yasasına göre, Birleşik Devletler’e beş yıl boyunca dönemeyeceğimi biliyordum, bu yüzden Meksika vatandaşlığına müracaat ettim, Mexico City College’de Maya ve Meksika arkeolojisi üzerine bazı derslere kaydoldum. Amerikan ordusu kitaplarımı, okul taksitlerimi ve yaşamam için ayda yetmiş beş dolarlık bir maaşı üstlendi. Çiftçilik yapabileceğimi veya belki de Amerika sınırında bir bar açabileceğimi düşünüyordum. Kent hoşuma gitmişti. Gecekondu bölgeleri, katışıksız pislik ve yoksulluk açısından Asya’daki herhangi bir bölgeyle rahatlıkla karşılaştırılabilirdi. İnsanlar sokağın her tarafına sıçıyor,…

Yumuşak Makine / William S.Burroughs
Yabancı Edebiyat/ 28 Eylül 2017

Yumuşak Makine Yumuşak Makine’den… Gemiciyle deliğe takılıyorduk ve fena yapmıyorduk. Ortalama bir gecede on beş sent öğleden sonraları kurtarıyor ve özgürler diyarından yollandığımız sabaha karşıları kısaltıyor. Ama bende damar kalmamıştı. Bir fincan kahve daha almak için tezgaha gittim… Joe’nun Lokantası’nda, fincanın altında bir peçeteyle kahve içmek ki kafeteryalarda ve lokantalarda çok oturmuş birinin göstergesi diye bilinir bu… Bir adamı bekleyerek… “Ne yapabiliriz?” dedi Nick birinde bana fena halde keş fısıltısıyla. “Bekleyeceğimizi biliyorlar…” Evet, bekleyeceğimizi biliyorlar… Tezgahta oturan bir oğlan var zayıf suratlı bir çocuk gözleri sırf gözbebeği. Görüyorum o bir keş ve canksız[1] kalmış. Belki de zaman zaman bir ot kaptığım bilardo salonundan tanıdık bir surat. Metroların gri katmanlarında evsizleri bulunduran gece kafeteryalarından. Gözleri bir soruyla pırpırlandı. Benim masaya çağırdım başımla. Kahvesini kapıp geldi ve karşıma çöktü. Long Island’da yaşıyor o Doktor… hafiften uyku derdindedir duraklarda uyanır. Değiştir. Başla. Her şey kesin ve net. TV antenleri göğü emiyor. Saat zamanın akşamüzeri dörtten sonra koşturduğu gibi koşuyor. “Herif üç saat geç kaldı. Arpan var mı?” “Üç sent var bende.” “En az beş senttir. Herifin istediği şu kağıtlar.” Yüzüne baktım. Yakışıklı. “Çocuğa de ki tam sana göre bir moruk teyze doktor buldum Uzman gibi… Telefon et. Benim sesimi çakozlasın istemiyorum.” Bu zaman zarfında…

Çıplak Şölen / William S.Burroughs
Yabancı Edebiyat/ 28 Eylül 2017

Çıplak Şölen Çıplak Şölen’den… Bir dizi ili şkisindeki sayılar piramidini değiştirmek ya da yok etmek istersen, en alttaki sayıyı değiştirir ya da ortadan kaldırırsın. Eğer junk piramidini yok etmek istiyorsak, piramidin tabanı ile başlamalıyız: Sokaktaki Bağımlı ve tümünün yerine derhal yenileri bulunabilecek olan “patronlar”a donkişotça eğilmeyi bırakmalıyız. Yaşamak için junk bulması gereken sokaktaki bağımlı, junk denkleminin tek yeri doldurulamaz faktörüdür. Junk satın alacak bağımlı kalmadığında junk trafiği de kalmayacaktır. Junk var oldukça birileri ona hizmet edecektir. Ba ğımlılar tedavi edilebilir veya karantinaya alınabilir –yani tifo taşıyıcıları gibi, asgari gözetim altında belirli bir miktar morfin kullanmalarına izin verilebilir. Bu yapıldığında dünyanın junk piramitleri çökecektir. Bildiğim kadarıyla İngiltere junk sorununda bu yöntemi kullanan tek ülke. Birleşik Krallıkta karantina altında beş yüz kadar bağımlı bulunuyor. Karantina altındaki bağımlılar birer birer öldüklerinde, junk içermeyen ağrı kesiciler bulunduğunda, junk virüsü çiçek hastalığı gibi kapanmış bir sayfa –tıbbi bir merak konusu olacaktır. Junk virüsünü topra ğa gömülmüş bir geçmişe sürgüne gönderecek aşı mevcuttur. Bu aşı, adını kullanma ve bağımlılar ile alkoliklerin apomorfin tedavisinin otuz yılını kapsayan kitabından alıntı yapma izni almadığım için adını saklı tutacağım bir İngiliz doktor tarafından bulunmuş olan Apomorfin Tedavisi’dir. Apomorfin bileşimi, morfinin hidroklorik asitle kaynatılmasıyla elde edilir. Bağımlıların tedavisinde kullanılmasından yıllarca önce keşfedilmişti. Uzun…