SAS / Atina’da Cinayet / Gerard De Villiers

3 Eylül 2017

Atina'da CinayetAtina’da Cinayet

Atina’da Cinayet’ten…

İyi ki doğdun, Henry!.. İyi ki doğdun Henry!..

Bu geleneksel kutlama, gürültülü bir alkışla noktalandı. Kalabalık, kırmızılı beyazlı on mumla süslü pastaya yaklaşması için Henry Eagletona yol açtı. Birleşik Devletler

Elçiliğinin birinci kâtibi yanaklarım şişirip bir üfleyişte mumların tümünü söndürdü.

Amerikalı gülerek doğrulurken yeni bir alkış tufanı koptu.

Gür siyah bıyıkları, açılmış alnı ve kocaman yuvarlak gözleriyle iri bir foku andırıyordu. Elçilik salonunda yüz kişi kadar vardı. Elçiden Rum memurlara varıncaya dek herkes, gürültülü bir biçimde Henry Eagleton un 46. yaşını kutluyordu.

Kaytan bıyıklı, güler yüzlü, seyrek saçlı, elli yaşlarında görünen bir davetli elindeki şampanya kadehlerinden birini Henryye uzatarak:

-Atina’ya hoş geldin! dedi. Dilerim, ellinci yaşım da burada kutlarız.

Henry Eagleton gülümseyerek kadehini kaldırdı.

-Ben de seni denizde sanıyordum, Mattiaki! Hangi rüzgâr attı seni buraya?

-Egede imbat eser, dostum!

Yunan Gizli Servisi KYP nin Patronu olan General Mattiaki Agatyu mayıs ayı geldi mi kotrasından ayrılmazdı. Henry Eagleton ile beş yıl önce Kıbrıs’ta tanışmışlar, o günden bu yana da senli benli dost olmuşlardı. Rumcayı Yunanlı gibi konuşmakla övünen Henry Eagletonun Yunanistan da üçüncü göreviydi bu. Son olarak, Amerikan askeri yardım programı JUSSMAC ın temsilcisi olarak görevlendirilmişti.

Henry şampanya kadehini bir dikişte boşalttı. Mattiaki de onu izledi. Davetlilerin gözü çerezlerle ithal malı JB viskiden başka bir şey görmüyordu. Henry Eagleton Güney Amerika’dan Yunanistan a gelmekten pek memnundu. Bakışlarım davetliler arasında gezdirerek karısı Janei aradı. Genç kadın büyükelçiyle konuşuyordu. Kocasının gülümsediğini farkedince izin isteyip Henrynin yanına geldi. Kimsenin duymamasına dikkat ederek:

-Aman, şampanyaya dikkat et sevgilim! dedi.

Jane, Hiltonun berberinde dört saat geçirmişti. Kıvırttığı sarı saçları ve mavi gözleri yüz hatlarını daha bir canlı kılıyordu. Dolgun kalçalarına, siyah çoraplarla inceltmeye çalıştığı bacaklarına ve kırk yaşına rağmen, yine de etkileyici bir kadındı. İki çocuk sahibi olmak vücudunu bozmamıştı. Kocasının yaş günü için Paristen diplomatik postayla siyah satenden nefis bir gecelik getirtmişti.

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: