SAS / Habeş Hazineleri / Gerard De Villiers

6 Eylül 2017

Habeş HazineleriHabeş Hazineleri

Habeş Hazineleri’nden…

Malko’nun gözü Prenses Şevaye Mekonnen’in oturduğu yatağın arkasındaki afişe takıldı. Afişte nefis göğüslü, koyu tenli, dalgalı saçlı harika bir yerli Etyopya’nın turizm özelliklerini belirtiyordu.

Prenses de en az afişteki kız kadar güzeldi. Sehpadan sigara almak için öne doğru eğilince teniyle aynı renk olan kahverengi ipek gömleği aralandı, iri göğüsleri ortaya çıktı. Etyopyalı kadın SAS’a bakarak:

Ne düşünüyorsunuz? Diye sordu.

Aldığı iyi terbiyeden dolayı gülerek:

Şu afişle sizin inceliğinizin yarattığı tezadı, dedi.

Oturdukları yatakta ikisi eflatun, biri siyah, üç saten çarşaf vardı. Şevaye cevap vermeden ellerine dayanarak gövdesini arkaya bıraktı.

Malko gözünü Prenses Şevaye’nin göğüslerinden ayıramıyordu. Kadının saten pantolonun çarşafa her sürtünüşündü çıkarttığı hışırtı çok tahrik ediciydi. Malko ise Kekob’un garsonlarının su gibi doldurdukları Etiyopya şarabı Guder’in etkisiyle çakırkeyifti. Lokantadan çıktığından beri mutluluktan uçuyordu. Prenses Şevaye de pek ayık sayılmazdı. Malko kendisini Afrika’dan eski Habeş krallığının başkenti olan Addis Ababa’ya getiren sebepleri unuttu. Prenses Şevaye’ye doğru eğildi ve karnında düğüm yapılmış olan gömleğinin iki ucunu kavrayarak ani bir hareketle çekti.

Tek bir düğmesi bile olmayan ipek gömleği açıldı. Prenses Şevaye örtünmek için hiçbir çaba sarf etmedi. Göğüsleri tıpkı afiştekine benziyordu. Etyopyalı kadının koyu renk gözleri Malko’yu buldu.

Memnun musunuz?

Bir haftadır akşam yemeklerini birlikte yiyorlardı. Hilton’un dans pistinde öpüşmüşlerdi. Ama yaptıkları yalnızca bundan ibaretti. Prenses Şevaye hiç bu kadar tahrik edici bir kıyafet giymemişti.

Hayır, dedi SAS.

Kolunu uzattı ve sağ elini göğüslerinde dolaştırmaya başladı. Prenses Şevaye sanki bir yeri yanmış gibi aniden sıçradı. Malko kolunu indirdi. Hem kırılmış, hem de öfkelenmişti. Biraz toparlanmak için kalktı ve pencereye gitti. Sekiz kat aşağıdaki tenha Menelik Caddesi ile şehrin doğusuna bakıyordu. Binanın en üst katındaki Kekob Lokantası‘ndan şehir kuşbakışı olarak seyredilebiliyordu. Karartma gece yarısı başlamasına rağmen, saat ondan sonra Addis Ababa sokaklarında in cin top oynardı. Addis Ababa geçen yüzyılda Menelik hükümdarının ordugâhı çevresinde kurulmuş bir kent idi.

Uçsuz…

indir

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: