SAS / Kızıl Grenada / Gerard De Villiers

9 Eylül 2017

Kızıl GrenadaKızıl Grenada

Kızıl Grenada’dan…

Santiago Gimenez, Richmond Hill Hapishanesinin yeraltındaki sekiz gizli hücresi önünden sessizce geçiyordu. G2 (Küba Karşı Casusluk Örgülü) deki arkadaşları ona boyundan ve yapısından dolayı King Kong adını takmışlardı.

Kısa saçları, hergünkü sinek kaydı tıraşı, kaba kuvvetinin somut örneğini sergiliyordu. Kısa kollu gömleği kaslarının üzerinde yırtılacakmış gibi duruyordu.

İnce pantolonu, iri kalçalarının kalıbını çıkarıyor, lastik ayakkabıları sayesinde sessizce ilerleyebiliyordu. Her beş metrede bir, çıplak ve büyük bir ampul ortalığı aydınlatıyordu. Bu özel Bölümün kapısı tek bir anahtarla kilitliydi. Santiago Gimenez ve adamları buraya rahatça girip çıkabiliyorlardı.

Grenadalı bir asker elindeki Kalaşnikof ile tek başına nöbet tutuyordu. Görevi normal bölümdeki gardiyanların bu özel bölümle ilgilenmesini engellemekti. Özel bölüme getirilen tutuklular kayıt edilmiyorlardı. Gece getirilip yine gece götürülürler, Grenada G2sinin arabalarında gözleri bağlı olarak taşınırlardı.

Bir keresinde, tutuklulardan birisi öldürülmeden önceki iki yıl hapis yatmıştı da ailesinden hiç kimsenin hakkında en ufak bir fikri dahi olmamıştı. , King Kong Gimenez, 7 numaralı hücrenin kapısının önünde durdu ve gözetleme deliğinden içeri baktı.

Talihin cilvesi, hücreler 13 Mart 1979 Küba İhtilali sırasında devrilen diktatör Eric Gairy tarafından yaptırılmıştı. Amacı, asileri buralara tıkmaktı. Kendisini endişelendiren bazı gelişmelerden rahatsız olan Eric Gairy, Birleşik Devletlere sıvışmayı tercih etti. Orada, ilgilendiği tek konu olan uçandaireler üzerinde bilgi alacaktı.

Bu arada iktidarı da rakiplerinin eline bırakıyordu. O günden beri, Trinidad veya ABDye kaçamayan taraftarları Richmond Hillin hücrelerinde, gardiyanların da utanmadan belirttiği gibi Saint Georges Koyuna bakan harika bir manzarada yaşayıp gidiyorlardı.

Gerçekten de hapishane, birkaç yüz metre uzunluğundaki bir kayalığın üzerine yapılmıştı. Küçük başkente ve limana tepeden bakıyordu, özel bölümdeki tutuklular manzaradan faydalanamıyorlardı. Onların zindanları dışarıyla hiçbir bağlantısı olmayan bir kayanın içine yapılmıştı. Üç metre uzunluğunda ve iki buçuk metre genişliğindeki hücrelerde sadece bir kova ve bir de şilte vardı.

King Kong, göz deliğinden içerdeki tutukluyu inceliyordu.

Eskiden rengi bej olan yırtık, lekeli bir şort giymiş, sakalı kırlaşmış, yanakları çökmüş

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: