Asi Gezegen Tyrran / Isaac Asimov

10 Eylül 2017

Asi Gezegen TyrranAsi Gezegen Tyrran

Asi Gezegen Tyrran’dan…

ODA, alçak bir sesle kendi kendine konuşuyor gibiydi. Ancak duyulabilen, kesintili bir sesti bu. Başka hiçbir sese benzemiyordu ve bu fısıltının bir tek anlamı vardı: Ölüm tehlikesi.

Ama Biron Farrill’i huzursuz ve ağır uykusundan uyandıran bu ses olmadı. Yanı başındaki sehpadan gelen ses sinyaline karşı yatakta bir o yana, bir bu yana dönerek mücadele veriyordu Biron Farrill şimdi.

Sonunda gözlerini açmadan elini uzatıp düğmeye bastı ve:

– Alo, diye homurdandı.

Aynı anda kısık, fakat kuvvetli bir ses odayı doldurdu, ama Biron kendinde sesi alçaltacak cesareti bulamadı. Bir ses:

– Biron Farrill’le görüşebilir miyim? diyordu. Farrill, mayışık bir sesle:

– Benim, dedi. Sen kimsin? Ses yeniden duyuldu:

– Biron Farril’le görüşebilir miyim?

Farril, simsiyah bir karanlığa açtı gözlerini. Aynı anda iki kötü şeyi birden hissetti: Dili kupkuruydu ve odada tarifi imkânsız bir koku vardı.

– Benim, dedi tekrar. Konuşan kim? Ama karşıdaki ses bu cevabı duymamış gibiydi sanki. Daha yüksek bir sesle tekrar etti:

– Farrill’i verin bana! Biron Farrill ile konuşmak istiyorum,

Biron dirseklerine dayanarak doğruldu, vizifon’a doğru döndü “resim” düğmesine bastı. Aynı anda minik bir ekran aydınlanıverdi. Farrill bir defa daha tekrar etti:

– Benim.

Ekranda Sander Jonti’nin hafifçe asimetrik hatlarını tanımıştı. Homurdandı:

– Yarın ara beni Jonti! Yarın!

Tam konuşmaya son vereceği sırada Jonti’nin sesi yeniden duyuldu:

– Alo… Alo… Kimse yok mu orada? Ben üniversitede 526 numaralı odadayım. Alo!…

O sırada vizifonun çalıştığını gösteren ışığın yanmamış olduğunu farketti. Bir küfür savurarak vizifonu tekrar açtı, ama ışık yine yanmadı. Cihaz bozulmuştu herhalde. Sonunda uğraşmaktan vazgeçti ve ekran, dikdörtgen bir boşluğa dönüştü.

Biron tekrar örtünün içine gömüldü. Çok öfkelenmişti. Her şeyden önce hiç kimsenin onu gecenin yarısında uyandırmaya hakkı yoktu. Duvar saatinin ışıklı ekranına baktı: Ucu çeyrek geçiyordu. Üniversitede ışıkların yanmasına daha dört saat vardı.

Üstelik böyle zifirî karanlıkta uyanmaktan da nefret ederdi. Dört yıldan beri dünyada yaşıyordu ve hâlâ kalın betonarmeden yapılan

indir

 

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: