Sisle Gelen Yolcu / Jean Christophe Grange

15 Eylül 2017

Sisle Gelen YolcuSisle Gelen Yolcu

Sisle Gelen Yolcu’dan…

Zil sesi şuuruna kızgın bir iğne gibi saplandı.

Rüyasında güneşte parlayan bir duvar görüyordu. Beyaz duvar boyunca gölgesini takip ederek yürüyordu. Duvarın ne başlangıcı ne de sonu vardı. Duvar evrendi. Pürüzsüz, göz kamaştırıcı, kayıtsız…

Yeniden zil sesi.

Gözlerini açtı. Yanı başındaki kuvars çalar saatin ışıklı rakamlarını gördü. 04.02. Dirseğinin üzerinde doğruldu. El yordamıyla ahizeyi aradı. Eli boşlukta dolaştı. Dinlenme odasında olduğunu hatırladı. Önlüğünün ceplerini yokladı, cep telefonunu buldu. Ekrana baktı. Numarayı tanımıyordu. Açtı, ancak cevap vermedi.

Karanlık odaya bir ses yayıldı:

— Doktor Freire?

Cevap vermedi.

— Siz Doktor Mathias Freire misiniz, nöbetçi psikiyatr?

Ses çok uzaktan gelir gibiydi. Hâlâ rüyada olmalıydı. Duvar, beyaz ışık, gölge…

— Benim, dedi sonunda.

— Ben Doktor Fillon. Saint-Jean Belcier semtindeki nöbetçi doktorum.

— Neden beni bu numaradan aradınız?

— Bana bu numarayı verdiler. Sizi rahatsız etmiyorum ya?

Gözleri karanlığa alışıyordu. Negatoskop. Metal çalışma masası. İki kez kilitlenmiş ilaç dolabı. Dinlenme odası, ışıkları söndürülmüş bir muayene odasından başka bir şey değildi. Mathias Freire hasta muayene yatağında uyuyordu.

— Neler oluyor? diye homurdandı doğrulurken.

— Saint-Jean Garı’nda tuhaf bir olay. Gece bekçileri gece yarısı civarında bir adamı suçüstü yakalamış. Demiryolundaki bir yağlama istasyonuna gizlenmiş bir serseri.

Doktorun gergin bir hali vardı. Freire yeniden çalar saate baktı: 04.05.

— Onu revire götürmüşler, sonra Capucins Meydanı Karakolu’na haber vermişler. Polisler de gelip onu almışlar. Beni çağırdılar.

Onu karakolda muayene ettim.

— Yaralı mı?

— Hayır. Ama hafızasını kaybetmiş. Bu çok şaşırtıcı.

Freire esnedi:

— Öyle davranıyor olmasın?

— Uzman sizsiniz. Ama sanmıyorum, hayır. Sanki tümüyle… başka yerde. Ya da daha çok hiçbir yerde.

— Polisler beni arayacak mı?

— Hayır. Suçla Mücadele Şubesi’nden bir ekip, adamı size getiriyor.

— Teşekkür ederim, dedi alaycı bir ses tonuyla.

— Ben şaka yapmıyorum. Ona yardım edebilirsiniz. Bundan eminim.

— Rapor yazdınız mı?

— Beraberinde getiriyor, iyi şanslar.

Adam konuşmayı bir an önce bitirmesi gerekiyormuş gibi telefonu kapattı. Freire bir süre kımıldamadan durdu. Adamın sesi karanlığın

indir

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: