Çıplak Şölen / William S.Burroughs

28 Eylül 2017

Çıplak ŞölenÇıplak Şölen

Çıplak Şölen’den…

Bir dizi ili şkisindeki sayılar piramidini değiştirmek ya da yok etmek istersen, en alttaki sayıyı değiştirir ya da ortadan kaldırırsın. Eğer junk piramidini yok etmek istiyorsak, piramidin tabanı ile başlamalıyız: Sokaktaki Bağımlı ve tümünün yerine derhal yenileri bulunabilecek olan “patronlar”a donkişotça eğilmeyi bırakmalıyız. Yaşamak için junk bulması gereken sokaktaki bağımlı, junk denkleminin tek yeri doldurulamaz faktörüdür. Junk satın alacak bağımlı kalmadığında junk trafiği de kalmayacaktır. Junk var oldukça birileri ona hizmet edecektir.

Ba ğımlılar tedavi edilebilir veya karantinaya alınabilir –yani tifo taşıyıcıları gibi, asgari gözetim altında belirli bir miktar morfin kullanmalarına izin verilebilir. Bu yapıldığında dünyanın junk piramitleri çökecektir. Bildiğim kadarıyla İngiltere junk sorununda bu yöntemi kullanan tek ülke. Birleşik Krallıkta karantina altında beş yüz kadar bağımlı bulunuyor. Karantina altındaki bağımlılar birer birer öldüklerinde, junk içermeyen ağrı kesiciler bulunduğunda, junk virüsü çiçek hastalığı gibi kapanmış bir sayfa –tıbbi bir merak konusu olacaktır.

Junk virüsünü topra ğa gömülmüş bir geçmişe sürgüne gönderecek aşı mevcuttur. Bu aşı, adını kullanma ve bağımlılar ile alkoliklerin apomorfin tedavisinin otuz yılını kapsayan kitabından alıntı yapma izni almadığım için adını saklı tutacağım bir İngiliz doktor tarafından bulunmuş olan Apomorfin Tedavisi’dir. Apomorfin bileşimi, morfinin hidroklorik asitle kaynatılmasıyla elde edilir. Bağımlıların tedavisinde kullanılmasından yıllarca önce keşfedilmişti. Uzun yıllar boyunca, narkotik ya da ağrı kesici etkisi olmayan apomorfin sadece zehirlenme olaylarında kusmayı sağlayan bir ilaç olarak kullanıldı. O, doğrudan beynin arkasındaki kusma merkezini etkiler.

Bu aşıyı, junk çizgisinin sonunda buldum. Tanca’nın Yerli Mahallesi’nde bir odada yaşıyordum. Bir yıldır ne banyo yapmış ne de elbiselerimi değiştirmiş, ölümcül bağımlılığın lifli gri tahtadan etine her saat başı bir iğne batırmanın dışında çıkarmıştım. Odayı hiç temizlememiş, hiç tozunu almamıştım. Boş ampul kutuları ve çöp tavana dek yığılmıştı. Işıklar ve su ödenmediği için çoktan kesilmişti. Kesinlikle hiçbir şey yapmıyordum. Sekiz saat boyunca ayakkabımın ucuna bakabilirdim. Sadece junk’ın kum saatinin boşalması, beni

indir

20 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: