Los Angeles Yolu / John Fante

28 Eylül 2017

Los Angeles YoluLos Angeles Yolu

Los Angeles Yolu’ndan…

Los Angeles Limanı’nda bir çok işe girip çıkmıştım, çünkü yoksulduk ve babanı ölmüştü. İlk işim çukur kazmak olmuştu, liseden mezun olduktan kısa bir süre sonra. Geceleri sırtımın ağrısından uyuyamıyordum. Boş bir alanda hafriyat yapıyorduk, hiç gölge yoktu, güneş bulutsuz gökyüzünden dosdoğru üzerimize iniyordu ve ben zevk için kazan iki yarmayla birlikte o çukurun dibindeydim. Adamlar sürekli fıkra anlatıp katıla katıla gülüyor, acı tütün içiyorlardı.

Çılgın gibi girişmiştim işe, bana öğrenmem gereken birkaç şey olduğunu söyleyip gülmüşlerdi. Sonra kazmayla kürek ağırlaşmaya başladı. Su toplayan avucumu emip nefret ettim o adamlardan. Bir gün, öğle paydosunda, oturup ellerime baktım. Seni öldürmeden bu işi bırak, dedim kendi kendime.

Ayağa kalkıp küreğimi yere sapladım.

“Arkadaşlar,” dedim, “Liman Komisyonu’nun bana önerdiği işi kabul etmeye karar verdim.”

Ertesi gün bulaşıkçı olarak çalışmaya başladım. Her gün delikten farksız pencereden dışarı bakıyor ve üzerinde sineklerin uçuştuğu çöp yığınlarını görüyordum. Ev kadını gibi hissediyordum kendimi bulaşık yıkarken, bulaşık suyunun içinde ölü balıkları andıran ellerim iğrenç görünüyorlardı. Şişko aşçıydı benim patronum. Tavalarla şamata yapıp çalıştırıyordu beni. Yanağına bir sinek musallat olduğunda zevkten dört köşe oluyordum. Dört hafta çalıştım o işte. Arturo, dedim sonunda, bu iş fazla bir gelecek vaat etmiyor, neden hemen istifa etmiyorsun? Neden şu aşçıya cehenneme kadar yolu olduğunu söylemiyorsun?

Geceyi bekleyecek halim yoktu. O sıcak ağustos öğle sonrasında önümdeki bulaşık yığınına baktıktan sonra önlüğümü çıkardım. Gülümsedim, elimde değildi.

“Gülünç bir şey mi var?” diye sordu aşçı.

“Benden bu kadar. İşi bırakıyorum. Gülünç olan bu.”

Arka kapıdan çıktım, arkamdan bir çan çaldı. Aşçı çöp yığınının ve bulaşıkların arasında durmuş başını kaşıyordu. O bulaşıkları düşündükçe gülerim, hep gülünç gelmiştir bana.

Bir kamyonda hamallık yapmaya başladım sonra. Bütün yaptığımız San Pedro ve Wilmington’daki liman esnafına koliyle tuvalet kağıdı dağıtmaktı. Büyüktü koliler, her biri yirmi beş kilo. Geceleri yatağımda o kolileri düşünüyor, sabaha kadar dönüp duruyordum.

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: