SAS / Tokyo Rehineleri / Gerard De Villiers

4 Ekim 2017

Tokyo RehineleriTokyo Rehineleri

Tokyo Rehineleri’nden…

Dondurucu karayelin altında titreyen polis, Amerikan Elçiliği’ne giren genç Japon kızına hayretle baktı. Kız bu soğuk havada beyaz tişört ve pantolon ceketten oluşan keten bir takım giymişti ve kötü hava şartlarından hiç de rahatsız olmuşa benzemiyordu. Kuşkulanan polis kızı süzdü. Ortadan ayrık siyah saçları omuzlarını geçiyordu. Burnu biraz basık, oval yüzünün alt kısmı genişçeydi. Bacakları bir Japon için fazlaca uzun ve düzgündü. Bu da pek sık rastlanan bir özellik sayılmazdı.

Japonlar çocuklarını sırtlarında taşıdıkları için bebeklerin bacakları annelerinin kamburunun şeklini alıyor, bunun sonucu olarak da Japonların % 95’inin bacakları çarpık oluyordu.

Kız, polisin önünden geçerek hole girdi.

Çok güzeldi. Kara gözleri fıldır fıldır di. Vize servisindeki banklardan birine oturdu ve bez çantasını yere bıraktı. Bu çantalar öğrenciler arasında çok tutuluyordu. Polis görevine döndü ve kapıyı gözetlemeye başladı. ABD Elçiliği iki beton nöbetçi kulübesiyle korunuyordu. Arada sırada solcu göstericiler elçiliğin önüne gelerek Amerika aleyhinde sloganlar atıp Okura Oteli’yle büyük şantiye arasındaki yoldan geçerek dağılırlardı.

ABD Elçiliği iki katlı bir binaydı ve on iki katlı Okura Oteli’nin altında âdeta eziliyordu.

Bu bina Amerikalıların 1945’te bu ülkeye geldiklerinde yapılmıştı. Her nedense daha sonra bir yenisini yapmaya kimse cesaret edemedi. Amerikan İstihbarat Örgütü ise Tokyo’nun değişik mahallelerinde ve hatta banliyölerinde faaliyetteydi ve dağınık bir görünüm taşıyordu.

Polis esnedi, bu sıralar gösteri filan olmazdı. Kasım ayında Tokyo buz gibiydi.

Yarım saattir bir bankta gazete okuyan iki genç hızla kızın yanına geçip oturdular.

Çevrelerine bakarak birkaç kelime ettiler.

Cuma günleri, üstelik saat dörde çeyrek kala, elçilik pek kalabalık olmuyordu.

Başında iki Deniz Piyade Eri’nin oturduğu holün ortasındaki merdiven üst kata çıkıyordu.

Nöbetçilerin önlerindeki masalarda telefon vardı. Birinci kat halka kapalıydı, çünkü burada elçinin ve üst düzey yetkililerinin çalışma odaları vardı. Bu merdiveni ancak randevusu olan ve telefonla yukarı bırakılması bildirilen ziyaretçiler kullanabilirdi. Vize servisindeki memurlar evraklarını topluyorlardı. Genç kız çantasını alarak kalktı ve

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: