Kırmızı Gören Kedi / Lilian Jackson Braun

6 Ekim 2017

Kırmızı Gören KediKırmızı Gören Kedi

Kırmızı Gören Kedi’den…

Jim Qwilleran, Basın Kulübü’nün yemek salonundaki iskemlelerden birine kendini atarcasına bıraktı. Gür bıyıklarının aşağıya doğru kıvrımı yüzündeki somurtuk ifadeyi daha da derinleştiriyordu.

Üzerindeki sıkıntının nedeni ne on sent artan içki fiyatları ne bulunduğu ortamdaki kasvetli ışıklandırma ne o iç karartıcı tahta döşemeler ne Cuma’dan kalma balık kızartmasıyla Cumartesi’den kalma bira kokusu karışımı ne de bir zamanlar eski eyalet hapishanesi olan bu binanın o kendine has rutubetli kokuşuydu. Qwilleran’ın derdi bambaşkaydı.

Daily Fluxion gazetesinin ödüllü yazarı, aynı zamanda bir elmalı turta ve biftek konosörü, şu anda dehşet ve umutsuzluk içersinde, kusmuk yeşili renkli sayfalara basılmış uzun bir liste okuyordu.

Fluxion’un konu editörü Arch Riker masanın karşı tarafından söze başladı. “Evet, herkes ne yiyor? Mönüde patates köftesi olduğunu görüyorum.”

Qwilleran hâlâ burnunun üzerindeki okuma gözlükleriyle elindeki yeşil yapraklara basılmış

listeyi tekrar tekrar okuyarak hazmetmeye çalışıyordu.

Fluxion’un fotoğrafçısı, Cins Bunsen, bir puro yaktı. “Ben bezelye çorbası, pirzola ve yanına da kızarmış patates istiyorum. Ama ondan önce bir duble martini alacağım.” Qwilleran büyük bir sessizlik içinde o inanılmaz dokümanı okudu, bitirdi ve tekrar baştan okumaya başladı.

Patates yok. Ekmek yok. Kremalı çorba yok.

Kızartmalar yok.

Bir masabaşı gazetecisinin geniş rahat konturlarına sahip olan Riker söze girdi. “Ben hafif bir şeyler yemek istiyorum, mesela tavuk, börek ve kremalı tatlı. Sen ne yiyeceksin Qwill?”

Sos yok. Krema yok. Tatlı yok.

Qwilleran son derece içerlemiş bir durumda arkasına yaslanarak oldukça zorlama bir gülümsemeyle, “Yalnızca yağsız köy peyniri ve yarım ekmek istemeyi düşünüyorum.”

“Hasta olmalısın” dedi Bunsen. “Doktor Beane 15 kilo vermemi istedi.”

“Sanırım o kritik yaşa geliyorsun” dedi fotoğrafçı neşeli bir sesle. Daha genç ve daha inceydi, bu konuda felsefe yapabilirdi.

Qwilleran, artık belirgin bir biçimde kırlaşmış siyah gür bıyıklarını okşamakla yetindi.

Gözlüklerini çıkardı, saplarını büyük bir dikkatle katlayarak göğüs cebine koydu.

Bir parça ekmeğe tereyağı sürmekte olan Riker ise endişelenmiş görünüyordu

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: