Şeytan Tangosu / Laszlo Krasznahorkai

6 Ekim 2017

Şeytan TangosuŞeytan Tangosu

Şeytan Tangosu’ndan…

En geç yarın. Yarın sabah.” “Aman Tanrım!” diye ürpererek sıçradı Bayan Schmidt; alacakaranlıkta ne yapacağını bilemeyen bakışlarını dört bir yanda gezdirdi; göğsü inip inip kalkıyordu ama her şey tanıdık gelince hafifleyerek derin bir soluk aldı ve kendini yastığın üzerine bıraktı. f<Ne oldu, kötü bir rüya mı gördün?” diye sordu Futaki. Bayan Schmidt korku dolu gözlerini tavana dikmişti. “Aman Tanrım, hem de nasıl!” diyerek yeniden iç çekti ve elini kalbinin üstüne koydu. “Böyİesi de varmış ha!.. Düşünsene… Oturmuşum, içeride ve… ansızın biri pencereyi tıklattı. Açmaya cesaret dahi edemedim, önüne dikildim ve perdenin arkasından gözetledim.

Bir tek sırtını gördüm, çünkü artık kapı kolunu zorlamaya başlamıştı… bir de bağırırken açtığı ağzını ama ne dediğini anlamak mümkün değildi… suratı tıraşlıydı ve sanki gözleri camdandı… korkunçtu… Sonra, akşam anahtan yalnız bir kere çevirdiğim aklıma geldi ama biliyordum ki, ben oraya varıncaya kadar iş işten geçmiş olacaktı… ben de mutfağın kapısını hızla çarpıp kapattım ama aklıma senin anahtarın olmadığı geldi… Tam çığlığı basacak oldum, boğazımdan tek bir ses dahi çıkmadı. Sonra… hatırlamıyorum… neden ya da ne için, ama… Bayan Halics göründü pencerede ve kıkırdamaya başladı… onun kıkırdarken nasıl olduğunu bilirsin, değil mi?..

Her neyse, içeriye, mutfağa bakıyordu… sonra, nasıl oldu bilmiyorum… ortadan kayboldu… ama o arada beriki, dışarıda kapıyı tekmeleyip duruyordu, bal gibi biliyordum, bir dakika sonra kırıp içeri girecek, o sırada ekmek bıçağı geldi aklıma, hızla mutfak dolabına seğirttim ama çekmece sıkıştı ve ben asılarak zorlamaya başladım… korkudan oracıkta küt diye düşüp öleceğimi sandım… sonra kapının büyük bir gümbürtüyle içeri yıkıldığını ve birinin koridorda yürüdüğünü duydum… çekmeceyi hâlâ açamamıştım, o sırada çoktan mutfak kapısına gelmişti bile… nihayet çekmeceyi açabildim, bıçağı kaptım, o ise elini kolunu sallayarak yaklaşıyordu… ama bilmiyorum… birden orada, köşede, pencerenin altında uzanıverdi… ha, bir de yanında bir sürü mavi ve kırmızı tencere vardı, onların hepsi mutfakta sağa

indir

 

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: