Büyük Zen Düğünü / Charles Bukowski

9 Ekim 2017

Büyük Zen DüğünüBüyük Zen Düğünü

Büyük Zen Düğünü’nden…

“Bukowski! Saçlarım uzun diye kız olduğumu düşünüyorsun hemen! Adım Paul! Tanıştırılmıştık! Hatırlamıyor musun?”

Paul’un babası, Harvey, bana bakıyordu. Gözlerini gördüm. Benim o kadar da iyi bir yazar olmadığıma karar verdiğini anladım o anda. Belki de kötü bir yazar olduğuma. Kimse sonsuza dek saklanamaz.

Ama oğlan iyiydi: “Ziyan yok Bukowski,” dedi, “yine de okuduğum en büyük yazar sensin! Babam bazı öykülerini okumama izin verdi…”

Sonra elektrikler kesildi. Hak etmişti bunu oğlan gevezeliği ile…

Ama her yer mum doluydu. Herkes eline bir mum alıp yakıyordu.

“Allah kahretsin, sigorta atmış olmalı, sigortayı değiştirin,” dedim.

Biri sigorta ile ilgili olmadığını söyledi, başka bir şeydi, ben de vazgeçip, mumların yakılması sürerken mutfağa gittim, kendime bir içki koymaya. Hay allah, Harvey ordaydı.

“Nefis bir oğlun var Harvey. Oğlun Peter…”

“Paul.”

“Afedersin. İncil adları karışıyor.”

“Anlıyorum.”

(Zenginler anlarlar; sadece bir şey yapmazlar anladıkları şeyler için.)

Harvey yeni bir şişe açtı. Kafka’dan söz ettik. Dos, Turgenev, Gogol. Kabız konuşmalar, can sıkıcı. Ortalık mumlardan geçilmiyordu. Zen Üstadı artık başlamak istiyordu. Roy bana iki yüzük vermişti. Yokladım. Hâlâ ordaydılar. Herkes bizi bekliyordu. O kadar viskiden sonra Harvey’nin yere yığılacağını umuyordum. Boşuna bekliyordum. Benim her içişime karşılık iki tane içmişti ve hâlâ ayaktaydı. Pek sık olmaz bu. On dakika kadar süren mum yakma seansında yarım şişe devirmiştik. Dışarı çıktık. Yüzükleri Roy’a verdim. Roy günler önce Zen Üstadı ile konuşup benim ayyaşın biri olduğumu anlatmıştı — güvenilmez— ya umursamaz ya da saldırgan — dolayısıyla yüzükleri Bukowski’den isteme tören sırasında, orda olmayabilir. Veya yüzükleri kaybedebilir veya Bukowski’yi.

İşte ordaydım, nihayet Üstat küçük kara kitabını parmaklamaya başladı. Pek kalın görünmüyordu. 150 sayfa kadar sanıyorum.

‘Tören esnasında içki ve sigara içilmemesini talep ediyorum,” dedi Zen.

İçkimi dipledim. Her yerde içkiler dipleniyordu.

Sonra Zen Üstadı küçük ve boktan gülümsedi.

Hıristiyan düğünlerini deneyim yoluyla tanıyordum maalesef.

Zen töreni Hıristiyan törenlerini andırıyordu aslında, biraz daha

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: