Pis Moruğun Notları / Charles Bukowski

12 Ekim 2017

Pis Moruğun NotlarıPis Moruğun Notları

Pis Moruğun Notları’ndan…

Orospu çocuğun teki paranın üstüne yatmış, herkes bütün parasını yutulduğunu iddia etmiş ve bu da pokerin sonu olmuştu; dostum Elf ile oturuyordum, çocukken kötü bir hastalık geçirmişti Elf. kuruyup büzülmüş, yıllarca yatakta yatıp lastik bir topu sıkmış, envai çeşit manyakça egzersizler yapmıştı ve bir gün yataktan kalktığında eniyle boyu bir olmuştu, yazar olmayı düşleyen gülen bir dev. ne var ki çok fazla Thomas Wolfe gibi yazıyordu ve Dreieser’i saymazsak Amerikan Edebiyat’ının en kötü yazarıydı T.Wolfe, ve Elf’in kulağına bir tane patlattım (hoşuma gitmeyen bir şey söylemişti) sehpanın üstündeki şişe devrildi, Elf ayağa kalkıp üstüme geldiğinde şişe elimdeydi, kalite skoç ve çenesi ile boynunun arasında bir yere isabet etti ve Elf yere yığıldı yine, içkiden bir yudum aldım, şişeyi sehpanın üstüne koydum;

Dostoyevski’nin öğrencisiydim, karanlıkta Mahler dinlerdim ve tekrar üstüme geldiğinde sağ gösterip solumu hayalarına yerleştirdim, dengesiz bir şekilde elbise dolabının üstüne düştü, ayna kırıldı, aynı filmlerdeki gibi büyük bir gürültü çıkararak tuzla buz oldu ve Elf’in yumruğu alnımın ortasında patladı, arkamda duran iskemleye yığıldım, hasır gibi dümdüzoldu lanet şey, ucuz mobilya, ve başım gerçekten beladaydı çünkü ellerim küçüktür ve dövüşmekten hiç haz etmem, ama işini bitire-memiştim -aklını yitirmiş nefret dolu biri gibi vuruyordu, üç yiyi-yor bir vuruyordum, kötü üstelik, ama vazgeçmiyordu ve eşya kırılıyordu her yerde, korkunç bir gürültü ve birilerinin gelip bizi ayırmasını ummaktan başka yapabileceğim bir şey yoktu, ev sahibesi, polis, Tanrı, biri işte, ama kimse gelmedi ve gerisini hatırlamıyorum.

Uyandığımda güneş doğmuştu, yatağın altındaydım, yatağın altından çıktım ve ayağa kalkabildiğimi keşfettim, çenemin altında derin bir kesik, ellerim morarmış, çok daha kötü akşamdan kalma-lıklar yaşamışlığım var. ve insan çok daha kötü yerlerde de uyanabilirdi, cezaevinde? belki, etrafıma baktım, gerçekti, her yer kırılmış, dökülmüş, parçalanmıştı -abajurlar, iskemleler, etajer, yatak, küllükler- kan revan, kendi halinde tek bir eşya bile kalmamıştı, her şey çirkin ve

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: