Leopar Karanlıkta Avlanır / Wilbur Smith

15 Kasım 2017

Leopar Karanlıkta AvlanırLeopar Karanlıkta Avlanır

Leopar Karanlıkta Avlanır’dan…

Ufak tefek, son Bushmen’lerin «Koca Kurak» diye adlandırdığı Kalahari çölünden küçücük bir rüzgâr kopmuş, bin mil, hatta daha da fazla yol alıp ta buralara kadar ulaşmıştı. Şimdi Zambezi vadisi yanındaki yükseltinin oralardaydı. Küçük rüzgâr tepeler arasında bölünüp parçalara ayrıldı.

Erkek fil bu tepelerden birinin doruğuna yakın yerde duraladı. Tam tepede durup da siluetinin uzaklardan görünmesine İzin vermeyecek kadar kurnazdı. Koca gövdesi oradaki yeni bitmiş msasa ağaçlarının yaprakları sayesinde saklanıyor, rengi geri plandaki gri kayaların önünde o kadar göze çarpmıyordu.

Hortumunu elinden geldiği kadar yükseğe kaldırdı, havayı çevresi kıllı burun deliklerine çekti, sonra hortumu kıvırıp demin çektiği havayı kendi ağzının içine doğru üfledi. Üst dudağının yukarısından sarkan iki koku organı, pembe goncalar gibi açıldı hayvan havayı inceledi.

Uzak çöllerin incecik, biber gibi tozlarını, yüzlerce yaban bitkisinin polenini, alt vadideki bufalo sürüsünün o sıcak kokusunu bufaloların su İçmekte olduğu havuzun serinliğini hissetti. Bu ve buna benzer kokulan tanıyordu. Her kokunun kaynağının ne kadar uzakta olduğunu doğru olarak tahmin etti.

Ama onun esas aradığı koku bu değildi. Bunların hepsini bastıran öteki kötü kokuyu arıyordu o. Yeril tütünün, et yiyen canlı kokusuyla karışımının, araya yıkanmamış yün kokusunun, parafinin, karbolik sabunun, tabaklanmış derinin de katıldığı o insan kokusunu arıyordu. O koku da gelmekteydi burnuna. Kovalamaca başladığından bu yana, hep aynı uzaklıktaydı o kokunun kaynağı.

Erkek fil içinden o kalıtımsal öfkenin kabardığını bir kere daha hissetti. Irkının sayısız kuşaklarını İzlemiş durmuştu o koku. Kendisi daha yavruyken öğrenmişti o kokuyu tanımayı, ondan nefret etmeyi… korkmayı. Hemen hemen tüm hayatı o koku tarafından yönetiliyordu.

Ömür boyu süren bu kaçma kovalama işi ancak son zamanlarda bir kesintiye uğramıştı. Onbir yıldır. Zambezi dolaylarındaki sürüler sakin yaşayabilmekteydi. Tabii kendisi bunun nedenini bilemez, anlayamazdı. Kendisine eziyet edenler arasında korkunç bir iç savaşın sürmekte olduğunu, o savaş yüzünden Zambezi dolaylarının savunmasız hedefe döndüğünü, fildişi avcıları için de

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: