Dünyanın Sonuna Doğru / H.G.Wells

2 Temmuz 2018

Dünyanın Sonuna DoğruDünyanın Sonuna Doğru

Dünyanın Sonuna Doğru’dan…

PAZARTESİ sabahı, daha şafak sökmeden, dünyanın en büyük kentinin birdenbire yayılan korku dalgasıyla bir anda ııasıl boşaldığını her halde hayal edebilirsiniz. Sel gibi yayılan insanlar kendilerini kentten uzaklaştıracak her yolu deniyor, tren istasyonlarına, kuzey ya da doğuya giden gemilere saldırıyorlardı. Polis ve diğer görevliler halk üzerindeki denetimlerini tümüyle yitirmişlerdi.

Thames’in kuzeyindeki demiryolları ve güneydoğudaki Cannon caddesi tıklım tıklım insan doluydu. Trenler salkım saçaktı ve panik sırasında ayak altında kalan birkaç kişi ezilerek ölmüştü. Bu arada tabancaların çekildiğini, birkaç kişinin de bıçaklandığını belirtmeliyim.

Gün ilerleyip, giden trenlerin makinist ve ateşçileri Londra’ya dönmeyi reddettiğinden, bekleşen kalabalık istasyonları terkedip, kuzeye giden karayollarında birikmeye başladı. Öğle saatlerinde Barnes’te bir Marslı görüldü. Siyah buhar Thames boyunca ve Lambeth açıklarında yayılmasını sürdürmekteydi. Böylelikle o yönlere kaçış engellenmiş oluyordu.

Batı yönüne giden bir trene kapağı atan bir yığın insan, kardeşim de içlerinde olmak üzere, Chalk Farm yolundan kaçmayı başarırlar. Kardeşim saat yedi dolaylarında Edgware’e ulaşır ve bulduğu eski bir araba ile yoluna devam eder. Fakat Edgvvare’den bir mil kadar uzaklaştıktan sonra tekerleğin aksı kırılır ve araba yolda kalır. Çaresiz kalan kardeşim yaya kafilesine katılır. Yol üstündeki köy evlerinin kapı ve pencerelerine çıkan insanlar, ömürlerinde görmedikleri bu büyük kalabalığı izlemektedirler.

Kaçmakta olan insanların sayısı gittikçe artmakta ve çoğu, kardeşim gibi, ileride bir yerlerde durabileceklerini sanmaktadırlar. Mars’tan gelenlerle ilgili yeni bilgiler de ulaşmamaktadır. Yollar kalabalıklaşmış olmakla birlikte henüz tıkanmamıştır. İnsanların çoğu bisikletlidir, ama motorlu araçlara ya da atlı arabalara binmiş pekçok insana da rastlanmaktadır. St. Albans yolu boyunca ortalığı bir toz bulutu kaplamıştır.

Kardeşim Chelmford’da oturan arkadaşları olduğunu hatırlayınca, oraya gitmeye karar verir ve yolunu değiştirerek doğuya sapar. Oldukça dar bir yolla karşılaşır, bir seti aşar ve kuzeydoğu yönünde bir patikaya girer. Adını hiç duymadığı bazı yerlerden geçer. High Barnet’e giden dar çimenli yolda birkaç kişiyle karşılaşır. Başından geçen ilginç bir serüven sonunda

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: