Ölen Adam / D.H.Lawrence

3 Temmuz 2018

Ölen AdamÖlen Adam

Ölen Adam’dan…

Yoksuldu bu köylü, bir kerpiç damda otururdu; bütün toprağı, kart bir incir ağacının boy gösterdiği, daracık, pis bir iç avlusuydu. Efendisinin bağları, zeytinlikleri, buğday tarlaları içinde Tanrının günü çalışır, sonra patikanın kıyısında duran kerpiç damına, uyumağa gelirdi. Ama yavru horozu ile kıvanıyordu. Kapalı avlunun içinde, küçücük yumurtalar yumurtlayan, zaten seyrek olan tüylerini döküp duran, boylarından umulmayacak kadar ortalığa ters yığan üç uyuz tavuk vardı. Bir köşede, samanla örtülü bir sundurmanın altında, çoğu zaman köylünün yanında tarlaya giden, ara sıra da evde kalan uyuşuk bir de eşek dururdu. Köylünün bir karısı da vardı, kara kaşlı kara gözlü, pek de çalışkan olmayan tazece bir kadın… Tavuklara tane serper, sofradan artan yulaf lapasını döker, eşek için de orağıyla yeşil otlar biçerdi.

Yavru horoz bayağı alımlı bir şey oldu. Talihi yüzüne gülmüş, üç kıtıpiyos tavuklu o küçücük pis avluda, züppe horozun biri kesilmişti. Duvarların ötesinde, hiç mi hiç bilmediği bir dünyada öten başka horozların sesine, boynunu uzatıp süzerek acı, tiz karşılıklar vermesini öğrendi. Ama ötüşünde ateşli tür özellik vardı; öteki horozların uzaktan gelen sesleri onu umulmadık taşkınlıklara, patlaklara kışkırtıyordu.

Köylü, yatağından kalkıp entarisini giyerken, “Nasıl da ötüyor” derdi.

“O yirmi tavuğun hakkından gelir” derdi karısı.

Köylü damından çıkar, genç horozuna övünçle bakardı, Lime lime olmuş o üç tavuğun — artık son noktasına varana değin — ıcığını bellemiş olan arsız, yalım yalım yanan bir kuştu bu. Ama horozcuk, bilinmeyen bir acunda, görünmeyen, uzakta kalmış horozların meydan okuyuşlarını dinleyerek başını bir yana eğerdi. Tutsak tutuldukları yerden kendisine esrarlı esrarlı seslenen cisimsiz ötüşleri. O ise, hiç yıldırılamayacak, çın çın öten bir meydan okuyuşla karşılığını verirdi bunların.

Köylünün karısı, “Çok sürmez, kaçar bu muhakkak,” diyordu.

Bu yüzden, onu yemle kandırdılar, kanatlarının, ayaklarının bütün gücüyle direndiği halde yakaladılar, bacağına bir ip bağlayarak mahmuzlarının üstünden düğümlediler; ipin öbür ucunu da eşeğin ahırının saman çatısını tutan merteğe bağladılar,

Serbest

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: