De Profundis / Oscar Wilde

4 Temmuz 2018

De ProfundisDe Profundis

De Profundis’ten…

Senden üzücü haberler dışında ne bir tek satır ne de bir mesaj almadan hapiste iki uzun yıl geçirmiş olmak düşüncesinin yarattığı hoşnutsuzlukla, uzun süren boşuna bir bekleyişten sonra, hem senin hem de kendi iyiliğim için ben sana yazmaya karar verdim.

Şanssız ve son derece acıklı dostluğumuz benim için felaket ve rezaletle sonuçlandığı halde, eski yakınlığımız sık sık anılarımda canlanıyor; yüreğimde bir zamanlar sevginin tuttuğu yeri hep tiksinti, acı ve küçümsemenin alacağı düşüncesi bana üzüntü veriyor. Vicdanına kulak verirsen, ben hapishane hayatının yalnızlığında yatarken benden izinsiz mektuplarımı yayımlamaktan, fikrimi sormadan bana şiirler ithaf etmektense bana mektup yazmanın, dünya senin bana hangi keder ya da tutku, pişmanlık ya da kayıtsızlık sözleriyle yanıt vereceğinden ya da yalvaracağından habersiz olsa da, daha iyi olduğunu kabul edersin sanırım.

Hiç kuşkum yok ki, bu, yazmak zorunda olduğum, senin ve benim yaşamımıza, geçmişe ve geleceğe, acıya dönüşen güzelliklere ve sevince dönüştürülebilecek acılara ilişkin mektupta, gururunun en hassas noktalarını incitecek çok şey olacaktır. Gerçekten öyle olursa mektubu tekrar tekrar, gururunu öldürünceye kadar oku. Mektupta haksız yere suçlandığını düşündüren bir şey olursa insanın haksız yere suçlanabileceği bir hatanın bulunmasına şükretmesi gerektiğini hatırla. Mektubun bir tek bölümünde bile gözlerin dolarsa ağla; tıpkı bizlerin, gündüzlerin de geceler gibi gözyaşına tahsis edildiği hapishanede ağladığımız gibi.

Seni ancak bu kurtarabilir. Robbie’ye yazdığım mektupta sana ilişkin küçümseyici sözlerimi öğrenince yaptığın gibi, seni iltifata boğup kendini beğenmişliğine, kibrine kavuşturması için yana yakıla annene koşarsan, tümüyle mahvolursun. Kendini haklı çıkarmak için bir tek haksız bahane ararsan, çok geçmeden yüzlercesini bulur, başlangıçta olduğun noktaya dönersin. Robbie’ye yazdığın yanıtta dediğin gibi, seni “aşağılık amaçlar gütmek”le suçladığımı söylüyor musun hâlâ? Ah! Senin hayatta hiçbir amacın olmadı! Yalnızca heveslerin vardı. Oysa amaç, zihinsel bir hedeftir. Dostluğumuz başladığında “çok genç” olduğunu söylüyor musun? Senin kusurun, hayatı çok az tanıman değil, çok fazla tanımandı. Delikanlılığa uyanışın zarif tazeliğini

indir

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: