Tatar Çölü / Dino Buzatti

5 Temmuz 2018

Tatar ÇölüTatar Çölü

Tatar Çölü’nden…

Aniden geceye yakalandığında, Giovanni Drogo hâlâ yol alıyordu. Vadi daralmış, kale, dağların kaim perdesi ardında yok olmuştu. Tek bir ışık, en ufak bir gece kuşunun çığlığı dahi yoktu; yalnızca ara sıra uzaklardaki bir suyun çağıltısı duyuluyordu.

Drogo aniden seslenmeye çalıştı ama yankının kendisine iade ettiği seste düşmanca bir tını vardı. Atını, yol kenarında, hayvanın ot bulabileceği bir ağaç dibine bağladı. Sonra, sırtını ağaca vererek oturdu, katetmesi gereken yolu, rastlayacağı kişileri, gelecekteki yaşamını düşünerek ve tüm bu düşünceler arasında kendisini sevindirecek hiçbir öğeye rastlamaksızın uykuyu beklemeye koyuldu. Arada bir, atı, tuhaf ve tatsız biçimde yeri tepiyordu.

Sabaha karşı, Giovanni yeniden yola koyulduğunda, vadinin karşı yamacında, yaklaşık aynı yükseklikte başka bir yolun olduğunu fark etti ve bir süre sonra o yolda bir şeyin hareket ettiğini gördü. Güneş henüz o hizaya kadar yükselmemişti ve yarları dolduran dumanlar iyi seçmesini engelliyordu. Yine de Drogo hızlanarak o şeyle aynı hizaya gelmeyi başardı ve bunun bir adam, atlı bir subay olduğunu fark etti.

Nihayet kendisi gibi bir adam, birlikte gülüp şakalaşabileceği, kendilerini bekleyen yaşamdan söz edebileceği, avcılıktan, kadınlardan, şehirden; şu anda Drogo’nun gözünde çok çok uzak bir dünyaya gömülmüş olan şehirden söz edebileceği dost bir varlık bulmuştu.

Bu arada vadi giderek daralıyor, yollar birbirine yaklaşıyordu; Giovanni Drogo, diğer atlının bir yüzbaşı olduğunu fark etti. Önce, seslenmeye cesaret edemedi, bu davranışının saçma ve saygısızca olduğu düşünülebilirdi. Böyle yapacağına, elini kepine götürerek birkaç kez selam verdi ama karşısındaki atlı yanıt vermiyordu. Drogo’yu görmemiş olmalıydı.

Sonunda sabırsızlığına yenik düşen Drogo:

“Yüzbaşım’ diye seslendi.

Ve yeniden selam verdi.

Karşı taraftan gelen bir ses:

“Ne var?” dedi.

Yüzbaşı durmuştu, dikkatle selam vermiş, Drogo’ya seslenmesinin nedenini soruyordu. Sorusunda hiçbir kızgınlık ifadesi yoktu: Yine de subayın, şaşırmış olduğu hissediliyordu.

“Ne var?”

Yüzbaşının sesi yeniden yankılandı ama bu kez birazcık sinirli gibiydi.

Giovanni durdu, ellerini ağzına götürdü ve tüm gücüyle

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir