Fi / Akilah Azra Kohen

24 Temmuz 2018

FiFi

Fi’den…

Binanın yan cephesini komple kaplayan kendi resmini gördüğünde hâlâ Eti’nin söylediklerini düşünüyordu. Kendi resimlerini gazetelerde, dergilerde, internette, billboardlarda görmeye alışıktı Can ama koca bir binanın dev cephesinin kaplanması bir ilkti, onu ezen, sıkıcı bir etki kapladı içini. Modern çağın Tanrısıydı o, insanların taptığı, dua ettiği, cevaplar beklediği, her gün görmek, dinlemek istediği bir Tanrı. İnsanların kendisine inanmalarıyla var olmuş, hayranlıklarıyla güç kazanmış, kendisini izlemek için duydukları istekle Tanrılaşmıştı. Bu bina kaplamasıyla da şimdi sanki putu bile yapılmıştı. Ama Tanrılar, putları yapıldıktan kısa bir süre sonra yok olurlardı ya da yok olmalarına yakın putları yapılırdı, putları sanki halk onları hatırlasın diye arkalarında bıraktıkları bir hatıraydı. Can, şoförü Ali’den otobanın kenarında durmasını istedi. Arabadan inip açık kapının arasında dikilip dikkatle kendi resmini inceledi.

Yeni programının yeni formatı Can’ın imajına da yansımıştı. Saçları daha önce hiç izin vermediği kadar uzamış, ensesine inmiş, sürekli giydiği siyah takım yerini sadece siyah gömleğe bırakmıştı. Arabadan indiğinden beri kafası yukarıda, aralıksız resme bakıyordu, hoşuna gitmeyen şeyin ne olduğunu kelimelere dökmeden önce bulmak istiyordu. Ama bulamadı. Her şey çok iyi düşünülerek yapılmış, en kaliteli şekilde basılmış, beğenilecek bir cephe kaplamasıydı bu.

Can’ın kendi resmini incelemesini bekleyen Ali ve Kaya sessizce arabanın yanında yolun kenarında durdular. Yanlarından süratle geçen araçlar rahatsız edici bir rüzgar yaratsa da Can’ın incelemeyi bitirmesini beklemek zorundaydılar. Nasılsa stüdyoya varmalarına sadece iki dakika kalmıştı. Kaya, Can’ın suratında bir ipucu ararken Ali, Can gibi resme bakmaktaydı. Can incelemesini bitirdikten sonra soran gözlerle Kaya’ya baktı. Kaya kendisinden yorum beklendiğini anlar anlamaz, “Bence çok kaliteli olmuş, yeni logo da çok güzel. Saçların, gömlek falan her şey kendini gösteriyor.” dedi.

Can, bakışları hâlâ resimde olan Ali’ye dönerken, “Ali?” diye seslendi. Ali sakince Can’a baktı. Kaşlarını kaldırdı, kafasını hafifçe sağ yana eğdi, dudaklarını kıvırdı. Kafası önünde tekrar arabaya binerken Can, Kaya’ya, “Hemen ara, indirsinler bunu.” diye emretti. Can

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: