Güvercinin Kanatları / Henry James

25 Temmuz 2018

Güvercinin KanatlarıGüvercinin Kanatları

Güvercinin Kanatları’ndan…

Tekrar bir araya geldiklerinde Milly, Tauchnitz’in üzerine karalanmış nottan söz etmedi; bunun üzerine Mrs. Stringham kitabın yanında olmadığını gördü. Bıraktığı yerde unutmuş, muhtemelen bir daha da hatırlamayacaktı. Arkadaşı bu durumda onun peşinden gittiğini hiç söylememeye karar verdi hemen; daha döneli beş dakika olmamışken, Milly unutkanlığının ele verdiği kaygıyı şaşırtıcı biçimde dile getirdi. “Ne olur benden nefret etmeyin, ama aslında…”

Daha Milly cümlesine başladığında Mrs. Stringham Milly’nin aklından geçebilecek her şeyi düşünmüş ve derhal başıyla onaylayarak genç kızın görünür şekilde rahatlamasını sağlamıştı. “Burada kalmak istemiyorsun – yola devam etmek istiyorsun, değil mi? Öyleyse yarın şafakla birlikte yola çıkarız – ya da istediğin kadar erken bir saatte, ama şu anda yola çıkmak için epey geç.” Kızın asıl istediğinin alelacele yollara düşmek olduğunu şaka yollu söylediğini belirtmek için gülümsedi. “Burada mola vermeye ben zorladım seni,” diye ekledi, “bunu hak ettim.”

Milly genelde arkadaşının şakalarına içtenlikle gülerdi, ama bu kez biraz dalgın karşılık verdi. “Evet, doğru, zorluyorsunuz beni.” Böylece, hiçbir tartışma olmadan, sabah yola devam etmeyi kararlaştırdılar. Genç turistin konunun ayrıntılarıyla ilgisi –diğerinin her yere sürüklenmeye razı olduğunu belirtmesine rağmen– neredeyse bir anda kayboldu; bununla birlikte akşam yemeğine kadar, önlerinde uzanan sonsuz seçenek arasında gidebilecekleri bir yer düşüneceğine söz verdi – akşam yemeğini mumların yakılabileceği bir saatte yiyeceklerdi. Yabancı ülkelerde, ücra hanlarda, dağ manzaralarının ortasında mum ışığının akşam yemeklerine bir şiirsellik kattığında birleşiyorlardı – işte peşinde oldukları bu tür hafif maceralar, bu tür inceliklerdi. Milly akşam yemeğinden önce biraz “gevşemek” niyetindeydi görünüşe bakılırsa, ama aradan üç dakika geçtikten sonra, sanki altı bin kilometrelik bir sıçrayış yapmışçasına bir değişimle, ansızın, “New York’ta ayın dokuzunda, yalnız görüştüğünüzde Doktor Finch size ne dedi?” diye sordu.

Mrs. Stringham sorunun aniden soruluşunun ötesinde niçin kendisini bu kadar irkilttiğini ancak daha sonra tam olarak anlayabilecekti; oysa ilk anda korkudan neredeyse yalan söyleyecekti. Düşünmesi, “ayın dokuzunu”, Doktor Finch’le yalnız görüşmesini ve

indir

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: