Sahilde Kafka / Haruki Murakami

30 Temmuz 2018

Sahilde KafkaSahilde Kafka

Sahilde Kafka’dan…

Uyandığımda gün ağarmak üzereydi. Pencerenin perdesini açarak dışarıdaki manzarayı izlemeye koyuldum. Yağmur dinmişti, ama dineli pek uzun süre geçmemiş olacak ki pencerenin dışında görebildiğim her şey siyah ıslaklığını koruyor, üzerlerinden yağmur damlaları düşüyordu. Doğudaki bulutların belirgin hatları, doğmak üzere olan güneşin ışıklarıyla yeşile boyanmıştı. Işığın o renginde sanki lanetler saklıydı, bir an sonra ise merak uyandıran bir hale bürünüyordu. Baktığım açıya göre edindiğim izlenim saniye saniye değişiyordu.

Otobüs otobanda sabit hızında ilerlemeye devam ediyordu. Kulağıma gelen tekerlek sesi ne alçalıyor ne de yükseliyordu. Motorun dönüş hızı da hiç değişmiyordu. O monoton ses, zımpara kâğıdı gibi zamanı, hatta insanın bilincini törpülüyordu sanki. Çevremdeki diğer yolcular pencerelerinin perdelerini iyice kapatmış, koltuklarında büzüşüp uykuya dalmışlardı. Galiba, yalnız şoför ve ben uyanıktık. Hep birlikte, adım adım ama hissizce, varış yerimize doğru ilerliyorduk.

Boğazım kurumuştu, sırt çantamın cebinden pet su şişesini çıkarıp artık iyice ılımış olan suyu içtim. Aynı cepten sodalı kraker kutusunu çıkararak, ağzıma birkaç kraker attım. Sodalı krakerin ağzımın içinde yayılan tadını özlemiş gibiydim. Kol saatim 4.32’yi gösteriyordu. Günü ve tarihi de öylesine kontrol ettim. O sayılar, evden ayrılmamın üzerinden on üç saat geçtiğini gösteriyordu. Zaman ne aşırı ilerlemiş ne de geri kalmıştı. Halen doğum günümün içindeydim. Yeni yaşamımın da ilk günü. Gözlerimi kapatıp açarak zamanı ve tarihi bir kez daha kontrol ettim. Sonra da okuma lambasını açıp yanıma aldığım cep kitabını okumaya başladım.

Saat beşi biraz geçerken, otobüs otobandan ayrıldı, nerede olduğunu kestiremediğim bir mola yerinin otoparkının köşesinde durdu. Ön kapı bir tıslama sesiyle açıldı. İç ışıkları yakan şoför kısa anonsunu yaptı: “Sayın yolcularımız, günaydın! Geçmiş olsun. Otobüsümüz planladığımız gibi bir saat sonra Takamatsu İstasyonu’na ulaşmış olacak. Şu an bulunduğumuz servis alanında yirmi dakikalık bir ihtiyaç molası veriyoruz. Kalkış saatimiz 5.30. Lütfen hareket saatimizden önce otobüsümüzdeki yerlerinizi alınız.”

Yolcuların çoğu, bu anonsla uyanıp sessizce yerinden kalktı. Esneyerek, çok eziyetli

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: