Cerrah / Tess Gerritsen

3 Ağustos 2018

CerrahCerrah

Cerrah’tan…

Dedektif Thomas Moore lateks kokusundan hoşlanmıyordu, şimdi de pudra saçarak eline lateks eldivenleri geçirirken, midesinde bir bulantı duydu. Koku, mesleğinin en tatsız yanlarından biriyle bağlantılıydı ve Pavlov’un ağzından salyalar akan koşullanmış köpeklerinden biri gibi, lateks eldivenleri olmazsa olmaz kan ve vücut sıvılarıyla özdeşleştiriyordu.

Ve otopsi odasının dışında dururken, yine aynı ilişkiyi kurdu. Sıcaktan doğruca buraya geldiğinden, derisinin üzerindeki ter damlalarının donduruculuğunu hissetmeye başlamıştı bile. Temmuzun 12’siydi, puslu ve nemli bir Boston cuması. Tüm Boston kentinde klimalar sarsılıp su damlatıyor, sinirler geriliyordu. Kuzeye, Maine’in serin ormanlarına kaçmaya çalışan otomobiller Tobin Köprüsü’nde daha şimdiden kuyruk oluşturmuş olmalıydı. Oysa Moore o köprüdekilerden biri olamayacaktı. Karşılaşmak istemeyeceği tüyler ürpertici bir manzara için tatilinden çağırılmıştı.

Morgun çamaşır arabasından çekip çıkardığı ameliyathane önlüğünü üzerine geçirmişti bile. Şimdi de saç tellerinin yere düşmesini engelleyecek kâğıt başlığı kafasına takıp, morg masasından yere neler akabileceğini görmüş biri olarak, ayakkabılarının üzerine de kâğıt çizmeler geçiriyordu. Kan, doku parçaları. Düzenli biri sayılmazdı, yine de ayakkabılarıyla eve otopsi izleri götürme niyetinde değildi. Kapının dışında birkaç saniyeliğine duraklayıp derin bir soluk aldı. Sonra kaderine razı olarak, kapıyı itip odaya girdi.

Masada, üzeri çarşafla örtülmüş ve şeklinden bir kadına ait olduğu anlaşılan bir ceset yatıyordu. Moore kurbanın üzerinde fazla yoğunlaşmamaya dikkat edip, onun yerine odadaki canlılarla ilgilenmeyi yeğledi. Adli Tıp uzmanı Dr. Ashford Tierney ile bir morg görevlisi gerekli aletleri bir tepsinin üzerine yerleştirmekle meşguldü. Otopsi masasının öbür tarafında, Boston Cinayet Masası’ndan Jane Rizzoli duruyordu. Otuz üç yaşındaki Rizzoli çenesi köşeli, ufak tefek bir kadındı. Tarağa gelmez bukleleri kâğıt ameliyat başlığının altına sıkıştırdığından, yüz hatlarını yumuşatacak siyah saçların yokluğunda, araştırıcı ve delici bakışlarının hâkim olduğu yüzü sadece keskin açılarla yontulmuş gibi duruyordu. Cinayet Masası’na altı ay önce, Ahlak ve Uyuşturucu Bölümü’nden geçmişti. Cinayet Masası’ndaki tek kadın dedektif oydu ve daha şimdiden Rizzoli ile başka bir dedektif arasında sorunlar baş göstermiş, cinsel taciz

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: