Çırak / Tess Gerritsen

3 A─čustos 2018

ÇırakÇırak

├ç─▒rak’tan…

Rizzoli k├Â┼čedeki restorandan pizza al─▒p eve getirmi┼čti. Sonra da buzdolab─▒n─▒n dibinden bir par├ža marul bulmay─▒ ba┼čard─▒. Kararm─▒┼č yapraklar─▒ soyunca ortaya yenilir yutulur az bir ┼čey ├ž─▒km─▒┼čt─▒. S─▒rf karn─▒n─▒ doyurmak i├žindi, zevk i├žin de─čil. Zevke ay─▒racak vakti yoktu ├ž├╝nk├╝. Sadece kendisini bekleyen gece i├žin depoyu dolduruyordu. Hi├ž hesapta olmayan bir gece i├žin.

Birka├ž ─▒s─▒r─▒k ald─▒ktan sonra pizzay─▒ bir kenara b─▒rakt─▒. Tabaktaki domates sosunun art─▒klar─▒na tak─▒lm─▒┼čt─▒ g├Âz├╝. K├óbuslar yakan─▒ asla b─▒rakmaz, diye d├╝┼č├╝nd├╝. Art─▒k ba─č─▒┼č─▒kl─▒k kazand─▒─č─▒n─▒, yeterince g├╝├žl├╝ oldu─čunu, onlarla birlikte ya┼čayabilmek i├žin onlardan s─▒yr─▒labildi─čini san─▒rs─▒n. Rol├╝n├╝ nas─▒l oynaman gerekti─čini bilir, hepsini atlatmay─▒ ├Â─črenirsin. Ama o y├╝zler hep sende kal─▒r. ├ľl├╝lerin g├Âzleri.

Gail Yeager da onlara kat─▒lacak m─▒yd─▒?

Ellerine bakt─▒; avu├ž i├žlerindeki ikiz yara izlerine. Sanki ├çarm─▒ha gerilmi┼čti de yaralar─▒ yeni kapanmaya ba┼člam─▒┼čt─▒. Havan─▒n so─čuk ve nemli oldu─ču g├╝nlerde elleri s─▒zlar; Warren Hoyt’un bir y─▒l ├Ânce ona yapt─▒klar─▒n─▒ unutmas─▒na izin vermezdi bu s─▒z─▒. Hoyt’un b─▒├žaklar─▒n─▒n etine sapland─▒─č─▒ o g├╝n├╝, son anlar─▒n─▒ ya┼čad─▒─č─▒n─▒ sand─▒─č─▒ o geceyi unutmas─▒ m├╝mk├╝n de─čildi. Eski yaralar yine s─▒zlamaya ba┼člam─▒┼čt─▒ ┼čimdi; ama bu sefer nedeni hava de─čildi. Hay─▒r, Newton’da g├Ârd├╝kleri neden oluyordu buna. Katlanm─▒┼č gecelik. Duvara s─▒├žram─▒┼č kan izleri. Havas─▒n─▒n, h├ól├ó etkisini yitirmemi┼č bir korkuyla a─č─▒rla┼čm─▒┼č oldu─ču odalara girip ├ž─▒km─▒┼č, Warren Hoyt’un nefesini ensesinde hissetmi┼čti yine.

Bu m├╝mk├╝n de─čildi elbette. Hoyt hapisteydi; ait oldu─ču yerdeydi. Ancak ┼čimdi evinde oturmu┼č, Newton’da g├Ârd├╝klerinin etkisiyle i├ži ├╝rpermi┼čti. S─▒rf orada hissetti─či deh┼čet duygusu tan─▒d─▒k geldi─či i├žin.

Hoyt vakas─▒nda birlikte ├žal─▒┼čt─▒klar─▒ Thomas Moore’u aramak ge├žti akl─▒ndan. ┼×u anda hissettiklerini anlasa anlasa o anlard─▒ bir tek. Warren Hoyt etraflar─▒ndaki ├žemberi daralt─▒rken ya┼čad─▒klar─▒ korkuyu ondan iyi kimse bilemezdi. Ama Moore evlendikten sonra Rizzoli ile enikonu ayr─▒ d├╝┼čm├╝┼člerdi. Bu yeni mutluluk birbirlerine yabanc─▒la┼čmalar─▒na neden olmu┼čtu. Mutlu insanlar kendilerini de severler; adeta farkl─▒ bir hava solur, farkl─▒ yer├žekim yasalar─▒na maruz kal─▒rlar. Moore aralar─▒ndaki bu de─či┼čikli─či fark etmemi┼čti ger├ži. Rizzoli’ydi bunu hisseden, mutlulu─čunu k─▒skand─▒─č─▒ i├žin utan├ž duyan

indir

Bir yorum

Bir cevap yaz─▒n

E-posta hesab─▒n─▒z yay─▒mlanmayacak. Gerekli alanlar * ile i┼čaretlenmi┼člerdir

%d blogcu bunu be─čendi: