Yolpalas Cinayeti / Halide Edip Adıvar

8 Ağustos 2018

Yolpalas CinayetiYolpalas Cinayeti

Yolpalas Cinayeti’nden…

Elinde kasketi, arkasında şoför üniforması, ayakta duran adam, kadınların derhal nazarı dikkatini celbetti. Çene kemikleri Sinyor Mussolini kadar kudretli, çelik gibi kavi uzun ve yakışıklı bir erkekti. Bir cins yarış atı, adî yük beygirlerini ne kadar gölgede bırakırsa o da oradaki fraklı, monokllu, çeneli ve karınlı erkekleri o kadar gölgede bırakmıştı. Bununla beraber, hiç de sevimli bir adam değildi. Rengi ne olduğu belli olmayan açık renk gözleri doğrudan doğruya kimsenin gözüne bakamıyor, bundan dolayı insana hiç itimat hissi vermiyor. Yanağında bir yara izi var.

Alman mektebi mezunu bayan içinden “Ne kadar Göring’in resmine benziyor,” dedi. Kolejli onu Amerika’ nın çığırtkan gazetelerinde, isterik kadınların merakını celbetmek için neşredilen, numaralanmış halk düşmanlarından birinin resmine benzetti. Dame de Sion mezunu vaktiyle okuduğu bir romanı düşünüyordu. Onda asil bir adam şoför kıyafetine girmiş, sevdiği milyoner bir kızla bir aşk macerası geçirmişti. Bayan Güngör “Etienette bizim kaz kafalı Sacide’ye mutlak milyoner kadınların şoförlere âşık olduğunu söylemiş olacak. Bu mutlak Sacide’nin âşıkıdır. Acaba bunu nasıl tahkik etmeli?” diyordu. Bu aralık Sacide’nin sesi sert, şoföre diyordu ki:

— Sen burada ne arıyorsun?

— Bana ihtiyacımız yoksa izin istiyorum; Beyoğlu’na gideceğim.

— Bunu kâhyaya söyleyip bildireydin. Misafir varken böyle sellemeh-üs-selâm buraya çıkmak da yeni mi çıktı?

Şoförün ağzı biraz çarpıldı, açık bir istihza ile:

— Kâhya şampanyayı kaçırdı, sızdı…

— Öyle ise Beyoğlu’na gitmeyebilirdin. Bir daha seni misafir varken burada görmeyeyim, yoksa…

— Gidebilirsin oğlum, sana ihtiyacımız yok…

(Bu, hâdise çıkmasından korkan Sallabaş tarafından.)

— Kim demiş? (Bu, Sacide’den.)

— Belki bir şey lâzım olur. Ha, iyi aklıma geldi. Sen hemen Beyoğlu’na git, bize bir cazbant bul getir. Saksofonlu olacak.

— Saksofonsuz cazbant olmaz.

İkinci parmağını başına götürmüş selâm vermiş. Sacide’nin cevabını beklemeden gitmişti.

Salonda Sacide’nin şoförü bir hayli münakaşa edildi. Tavrını erkekler biraz küstah bulmuştu. Sallabaş diyordu ki:

— Öyle görünür ama değildir. Bir miralay oğludur. Haşarılık etmiş, babası reddetmiş, o da şoför

indir

 

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: