Osmanlı İmparatorluğu Tarihi / Ahmet Cevdet Paşa

14 Ağustos 2018

Osmanlı İmparatorluğu TarihiOsmanlı İmparatorluğu Tarihi

Osmanlı İmparatorluğu Tarihi’nden…

İngiltere hükûmeti, Bonapart’ın İngiltere’ye saldırmak için büyük hazırlıklara giriştiğini fark etti. Korunma tedbirlerini almakta gecikmedi. Fakat yüz elli bin Fransız askeri adalarına ayak basarsa karşı duracak kadar kara askerini tedarik edemeyeceğini anlayınca Fransa’da karışıklık çıkarmaya çabaladı.

İngiltere’ye kaçmış Fransızların elebaşlarından biri; krallığı geri getirmek için Fransa’da karışıklık çıkarmaya uğraştı, bunu da başaramayınca Bonapart’ı öldürmeyi aklına koydu. Yüz kişi kadar taraftar bulmadı değil, fakat sonunda, arkadaşlar ile birlikte yakayı ele verip hapsedildi. Bunların hangi prensi tahta çıkaracakları belli olmadı.

Bonapart, Almanya’ya yakın bir sınır kasabasında, bir kadının usanmaz âşığı ve evin bıkmaz tiryakisi olarak yaşayan, Dük Danken’den şüphelendi. Kasabayı bir gece, eşkıya gibi basıp prensi kaçırdı, derme çatma bir mahkemede sorguya çekti ve kurşuna dizdirdi.

Bu vahşî davranışı, bütün Avrupa krallarını yeniden Bonapart’ın aleyhine çevirdi. Krallar Bonapart’a karşı cephe almış oldular. Bu arada Avusturya kralı Frederik de Fransa ile imzalamak üzere olduğu anlaşmadan vazgeçti. Eğer İngiltere, büyük devlete yakışmayacak şekilde Fransa içinde fesat çıkarmaya çabalayıp durmasa ve Napolyon bazı elçilerin bu yoldaki mektuplarını yakalayıp yayınlamamış olsa idi krallar arasındaki bu birleşmeler daha da çabuk ve kesin olacaktı.

Fransa’da iç ve dış karışıklıklara bir son verilebilmesi için Fransa’nın güçlü ve bir elden idare edilmesi fikri kuvvetlendi. Böylelikle düşmanları, Napolyon’u öldürtelim derken daha da güçlenmesine ve Fransa’ya imparator olmasına yol açtılar. Napolyon, köprü altından su bağışlarcasına, Nemçe hükümdarını Avusturya imparatoru tanımak kaydıyla Fransa İmparatorluğu’nu düşmanlarına bile tasdik ettirmenin kolayını buldu.

Devlet-i Aliye içte ve dışta büyük zorluklarla karşı karşıya ve büyük tehlikelere maruz olduğundan, Sultan Selim’in şahadetine sebep olan canilerin cezalandırılması esnasında devletin ıslahı hususu da incelenmekte ve tartışılmaktaydı. Bu tartışmaların esası, III. Selim nizamlarının geri getirilmesinden ibaret olup Alemdar Paşa’nın kudretli kılıcı sayesinde İstanbul’da sükûn ve güven kurulduğundan bu gibi ıslahatı müzakere hususunda devlet büyükleri kendilerini güvende hissediyorlardı.

Eyaletlerin ve sancakların İstanbul’a olan bağı çok gevşemiş

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: