Türkiye’nin Yakın Tarihi / İlber Ortaylı

23 Ağustos 2018

Türkiye'nin Yakın TarihiTürkiye’nin Yakın Tarihi

Türkiye’nin Yakın Tarihi’nden…

Anayasalar siyasi bir kuruluş olan devletin ana örgütlenmesindeki doktrin ve ilkelerin yansıdığı belgelerdir. Belgelerden söz ettik ama belge halinde ortaya çıkmayan anayasal sistemler de vardır; yeryüzünün en eski ve mükemmel demokrasisi Britanya için anayasa belgesinden söz edemeyiz fakat mükemmel işleyen bir anayasal mekanizması vardır. Bazı bükülmez kural ve kurumlar bir parlamento kararma, hatta hükümdarlık ile meclis arasındaki bir sözleşmeye bile dayanmaz; tarihin akışı içinde oluşan adetler ve karşılıklı kabul edilen davranışlardır.

Amerikan devriminin ve Fransız ihtilalcilerinin beyanname ve sözleşmeleri çarpıcı anayasal belgelerdir. Hele Amerikan anayasası değişikliklerin ancak eklerine konduğu, orijinaline el sürülmeyen bir belgedir. Fransız anayasası kaç defa değişti; ruhunun aynı kaldığı iddia ediliyor. Öyle mi?

Anayasaların toplumu ileriye götüren, öncülük eden belgeler mi, yoksa o toplumun düzeyini yansıtan yapılanmalar mı olması gerekir, bu tartışılır. Sovyetler Birliği anayasası komünizm yolunda ilerleyen bir toplumun, o andaki durumunu ve yapılanmasını yansıtan bir belgeydi. Nitekim siyasi ve idari hayatta politikayı belirleyen yöneticiler, ikide bir “Anayasanın falanca maddesine göre açıktır ki…” üslubuyla değil, “Marksizmin, Leninizmin ilkelerine göre gayet açıktır ki…” üslubuyla konuşurlardı.

Cezayir anayasası devletin kuruluşu sırasında gayet kısa bir belgeydi. Buna karşılık 60 yıllık Hindistan’ın halen yürürlükte olan ve titizlikle itaat edilen anayasası ise inanılmaz ayrıntıları içeren kocaman bir kitaptır. Bu muazzam ve renkli kıtayı bir arada tutan, varlığını devam ettiren akide ve prensipler bu anayasaya işlenmiştir.

Dünya devletlerinde anayasayı dilinden düşürmediği halde rafta tutanlar vardır. Zaten itaat edilse de, bir anayasadan bekleneni vermeyecek anayasalar da vardır. Bazı anayasalarda seçim mekanizması ile bağdaşmayan kurumlar yer alır. Bunlar bir grubun hakkını sınırlayanlar olduğu gibi, aksi durumlar da sözkonusu olmuştur. Mesela şaşılacak şey, İran İslam Cumhuriyeti’nin anayasasında nüfusu çok az olan Zerdüşti, Yahudi ve Ermeni cemaatlerine birer veya ikişer mebusla mecliste temsil hakkı verilir. Sovyetler Birliği’nde de her azınlığın gazete, kitap çıkarma hakkı vardı. Bu nedenle Nâzım Hikmet’in şiirlerini 75 adet

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: