Akşamüstü Ezgisi / Amit Chaudhuri

6 Eylül 2018

Akşamüstü EzgisiAkşamüstü Ezgisi

Akşamüstü Ezgisi’nden…

Annem sabahları erkenden kalkar, üzerinde beyaz geceliğiyle, kendine bir fincan çay yapmak için mutfağa süzülürdü. Su kaynarken çaydanlık ilk başta yağmur kadar saf, hafif, sakin sesler çıkarır, sonra da düzenli bir biçimde fokurdardı. Altın rengine çalan, çok açık bir fincan çay içmeden güne başlamazdı. Uykusuzluk çekiyordu. Geceleri gözleri açık, endişe içinde geçiyordu. Sabahın üçünde bile, mutfakta Marie bisküvisi kemirdiğini duyabilirdiniz. Böyle zamanlarda bir fare kadar sessiz hareket ederdi; o olduğunu bildiğimiz için rahatsız olmazdık. Akşamüstleri, hizmetçi kız, ayaklarının altını kremle ovalarken uyuklardı. “Ayaklarım yanıyor” derdi. Ayak bileğinin alt kısmında, derin, çirkin bir yara izi vardı. Altı yaşındayken ayağının üzerinden bir araba geçince olmuştu. Bu olay, şimdi Bangladeş diye bilinen küçük bir kasabada meydana gelmişti. Bundan dolayı, bugün bile, karşıdan karşıya geçerken endişe duyar ve uzun mesafeler yürümekten korkar. Korkuları annemi komik kılar. Yara izi, cildinin üzerinde parlayan bir yıldız gibidir.

Saçı inatçı ve kıvırcıktır; gençliğinde şimdikinden de gür olduğu söylenir. Uzun, siyah saçları vardır, her teli, sanki elektrik şokuna maruz kalmışçasına dalgalıdır, bu yüzden teller kendilerine ait yaşamları varmış gibi dururlar; aslında müzik notasının üzerindeki tremolo işaretine benzerler. Saçını kıvırcık ve düzensiz yapıp hayatı boyunca annemin canını sıkmış olan da bu tremolodur. Ondan kurtulmanın en kolay yolu, hantal, orta boy bir topuz yapıp plastik bir saç tokasıyla süslemek, ya da yılan şeklinde olmasına rağmen son derece masum görünen tek bir örgü yapmaktır. Hizmetçi kız, odayı temizleyip tozları bir köşeye yığdıktan sonra toz yığınına dikkatle bakıldığında, arada en ufak esintiyle başka yerlere uçuşan, narin, soru işareti gibi kıvrılan birkaç siyah saç teli görülebilirdi.

Yatak odasında, düz, ifadesiz suratlı bir tartı vardı. Annem, sabahları, babam halen uykudayken, kuştüyünden daha ağır olmayan geceliğini çıkarır ve çırılçıplak tartıya çıkardı; hiçbir şeyi şansa bırakmaz, tartının ibresinin dış etkenlerden etkilenmesine izin vermezdi. Gördüğü sonuçtan korkmuş ya da memnun bir halde tartıdan iner

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: