Gerçekten Yaşıyor Musun / Aret Vartanyan

16 Eylül 2018

Gerçekten Yaşıyor MusunGerçekten Yaşıyor Musun

Gerçekten Yaşıyor Musun’dan…

Yarası olmayan bir ruh, yaşamamış bir ruhtur. Sadece otobanda otomobil kullananlar, sadece asfalt yolları.

Her birimizin ayrı geçmişi, çocukluğu, travmaları oldu… Aileye, coğrafyaya göre farklı farklı gerçeklikler yaşadık… Hepimizin başlangıçta, oyuna girdiğimiz yerler ve sahneler farklıydı. İzler kaldı, izler silindi…

Yaşamayı öğrenmeye çalışmak gafletine düşerken, oradan oraya savrulurken, savaşırken en önemli olanı fark ettim. Yunus Emre misali bir ben vardı benden içeri ve gel gör ki dışarıya göstermeye çalıştığım bambaşka bir ben vardı. Ne içimdeki ben ne de onun ardındaki bendi. Bambaşka bir ben.

Odama giren ben başka biriydi, sokağa çıkan başka… Şizofrenik bir durum değildi ancak dışarı çıktığımda saklanıyordum. Tepkilerim, davranışlarım karşıma çıkan insanlara göre şekilleniyordu. O kadar çok korkuyordum ki beğenilmemekten, onaylanmamaktan ve sonraları anladığım sevilmemekten, ilgiyi çekememek- ten. Karşıma çıkan her insana, başıma gelen her duruma göre şekil değiştirip duruyordum. Yalnız kaldığımda ise kendime kızıyor, kendimi acımasızca yargılıyordum.
İnsanı bundan daha çok yoran bir şey yoktu. Sürekli kendimi izliyordum. İnsanlara nasıl davranacağımı, sevdiğime sevdiğimi nasıl göstereceğimi tasarlıyordum, düşünüyordum. Karşılarına geçtiğimde ise bir şeyler tutuyordu beni. Anneme, babama bile onları ne kadar çok sevdiğimi söyleyemiyordum. Patronumun karşısına geçtiğimde ise bir şekilde söylemek istediklerim boğazımda takılıyor, yutkunuyor, bir korkağa dönüşüyordum. Filmlerdeki kahramanlar gibi olmayı umuyor, kitaplarda öğrendiklerimi hayata geçirmeye çalışıyor, her defasında çuvallıyordum.

Geceleri odamda hayaller kuruyor, okuduğum kitaplarla güvenimi tazeliyordum. Sonra hepsi uçup gidiyordu güneş doğduğunda.

Bir akşam National Geographic’te Bukalemun belgeselini izledim. İşte o bendim. Girdiği her ortamda, ortama uyum sağlamak için şekil ve renk değiştiren. Ben de arkadaşlarımın arasında, öğretmenlerimin ve sonrasında patronlarımın karşısında, sevgilimin yanında ve yalnızlığımda başka bir “ben”dim…

Eğer yaşamı kitaplarda, öğretilerde, filmlerde, gurularda bulmaya çalışıyorsan gerçekten yaşamıyorsun demektir. Sana hiç kimse senin yaşamını veremez. Yaşamak vermeyi deney imlemektir, neyi alacağını, alabileceğini değil.

Yaşam verilir alınamaz. En fazla neyi verebilirim diye bak en fazla neyi alabilirim diye

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: