Koltuk / Benjamin Parzybok

29 Ocak 2019

KoltukKoltuk

Koltuk’tan…

Birisi tutup dairenin giriş kapısından itibaren trafik akışının grafiğini çizmeye kalksaydı ortaya; aşağı doğru inen ve haftanın sonunda kapının başlangıçtan iki kat az kullanıldığını gösteren bir eğri çıkardı.

Dairenin çekim kuvveti üçlüyü muazzam bir kara delik misali içine çekiyordu. Her ileri gidiş öncekinden daha zorlaşıyor, daha fazla başarısızlığa uğruyordu. Birbirlerine alışmaları arttıkça ve dış dünyada önemli bir amaç kalmadıkça asgari direncin yolları iyice dairenin koridorlarında kaldı.

Pazartesi sabahı Thom’u Portland sokaklarında, parlak giysileri içinde ve elinde; Ruby, Python, Perl, XML, PHP, SQL, C++ gibi teknik terim ve moda laflarla dolu özgeçmişiyle buldu. Kentin koridorlarında ya hepten kapanmış, ya kent dışına taşınmış ya da “fırtınayı atlatmaya çalışan” İnternet sağlayıcılardan yerleşik teknoloji şirketlerine kadar her yeri dolaştı. Gelişecek, büyüyecek yeri bulunduğundan şüphelendiği firmalar bile aşırı bol pantolon giyen, iki lafı bir araya getiremeyen ve hepsine tepeden bakan ShopStock eskilerini değil, diğer müflis teknoloji şirketlerinden çıkma ağzı laf yapan, sıkı görünüşlü tipleri arıyorlardı. İrkilerek sarf edilen, “Burada İngiliz Edebiyatı mastırı yaptığınız yazıyor; maalesef biz Bilgisayar’da uzman birisini arıyoruz,” cümlesi bir seferden fazla kullanıldı. Çoğu üniversitede şirketlerin gereksindiği becerilerin hâlâ öğretilmemesi bir yana, Thom’un becerileri bizzat yazılımı yaratan hareketin bir parçası olmasından geliyordu. Thom bunu söyleyecek tiplerden değildi. Yaptığı ve bilgisayar uzmanlığını kuşkuya yer bırakmadan kanıtlayacak azıcık yasadışı şeyle ilgili bir takım yasal zorluklar yaşadığından da bahsetmedi.

Tree Pazartesi günü, muhtemelen Neden Buradayız sorusuna yanıt amacıyla veya yaradılışçılığa karşı evrimle uğraşmak adına; telleri kullanarak maymundan balığa ve hominidlere uzanan figürler yapıp halıya yerleştirdi. Hepsini belli mesafe ve açılardan seyretti ve ardından içine sinmeyince kendi telinden tel balık çıkaran sıranın başına insanımsı bir şekil daha ekledi. Yatak odasında plastik kaplı İncil’ini aldı, ardından ambalajını açmadan yerine bıraktı. Ardından koltuğunun altından çılgınca yapılmış kurşunkalem karalamalarıyla dolu, spiral telli bir defter çıkardı. Karalamaları yazıların kendine ait ve gündüz kullandığı el yazısından ne denli farklı olduklarına

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: