Silmarillion / J.R.R. Tolkien

5 Şubat 2019

SilmarillionSilmarillion

Silmarillion’dan…

Ilúvatar oturup dinledi, uzun süre boyunca bu ona iyi gözüktü çünkü müzikte kusur yoktu. Ama tema geliştikçe, Melkor’un yüreğine, Ilúvatar’ın temasıyla uyum içinde olmayan kendi imgeleminin birbiri içine girmiş özleri ulaşmaya başladı; çünkü o, müziğin kendisine ayrılan kısmının gücünü ve görkemini artırmaya uğraşıyordu. Ainur içinde en büyük güç ve bilgi ihsanları Melkor’a verilmişti ve kardeşlerine verilen tüm ihsanların içinde bir payı vardı. Sık sık Yokolmayan Alev’i aramak için tek başına boşluğa gitmişti; çünkü içindeki Varlık unsurlarını kendisine ait kılmak için duyduğu arzu büyümüştü ve ona sanki Ilúvatar’ın Boşluk hakkında hiçbir düşüncesi yokmuş gibi geliyordu ve bunun boşluğu yüzünden sabırsızlığa kapılıyordu. Ancak Alev’i bulamadı, çünkü o Ilúvatar’laydı. Ama kardeşlerininkine pek benzemeyen kendi düşüncelerini tek başına tasarlamaya başlamıştı.

Bu düşüncelerden bazılarını müziğine dokudu ve hemen etrafında bir ahenksizlik yükseldi, çevresinde şarkı söyleyenlerin çoğu ümitsizliğe düştü, düşünceleri alt üst oldu, müzikleri durakladı; ama bazıları, müziklerini başlangıçtaki düşünceden çok ona uyum sağlamaya yöneltti. Sonra Melkor’un ahenksizliği daha da yayıldı ve daha önce duyulmuş melodiler, çalkantılı bir ses denizinde battı. Ama Ilúvatar, sanki yatıştırılamayacak sonsuz bir öfke içindeki karanlık suların birbirleriyle savaştığı o köpüren fırtına, tahtının etrafında gözükene dek oturup dinledi.

Sonra Ilúvatar ayağa kalktı, Ainur onun gülümsediğini fark etti; ve sol elini kaldırdı, önceki gibi ama ona pek benzemeyen yeni bir tema fırtınanın ortasında başlayıp güçlendi, yeni bir güzelliği vardı. Ama Melkor’un ahenksizliği gürültüyle yükselip onunla mücadele etti, Ainu’ların çoğu dehşete düşüp artık daha fazla şarkı söyleyemez hale gelene dek, öncekinden daha şiddetli yeni bir ses savaşı başladı ve Melkor duruma hakim oldu. Sonra Ilúvatar yeniden ayağa kalktı, Ainur onun çehresinin artık sertleştiğini fark etti; sağ elini kaldırdı ve işte! üçüncü bir tema kargaşanın ortasında büyüdü, diğerlerine benzemiyordu. Çünkü başta yumuşak ve tatlı gözüktü, narin melodilerin içinde tatlı seslerin saf bir dalgalanması gibiydi; ama yatıştırıla-madı, kendine güç ve derinlik kazandırdı. Ve sonunda

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: