Ölüm Bizi Ayırana Dek / Barbara J. Zitwer

15 Mart 2019

Ölüm Bizi Ayırana DekÖlüm Bizi Ayırana Dek

Ölüm Bizi Ayırana Dek’ten…

Joev otuz yedi yıllık hayatında son otuz üç yıldır Manhattan’ın Yukarı Doğu bölgesinde, Lexington Bulvarı’nda yer alan bir binanın en üst katında oturuyordu ve sokaktan, siren sesleri dışında başka seslerin gelip kulağına çalındığı zamanlar çok nadirdi. Temmuz ve ağustos aylarında, dairenin sıcaktan alev alev kavrulduğu zamanlarda, camın önündeki klimaları son ayarda çalıştırıyordu. Ama ılık bahar akşamlarında ya da yazın ardından yorgun düşen şehrin üzerine yeni bir hayat üfleyen serin sonbahar rüzgârları olduğunda, pencereleri sonuna kadar açıp, binanın önünde zigzaglar çizerek dönen yangın merdivenine tırmanıp üzerine çıkmaya bayılıyordu.

Ailesiyle birlikte bu evde yaşarken de hep bunu yapmanın hayalini kurardı. Üçüncü katta oturan en yakın arkadaşı Sarah ile dışarıda, merdivenlerin üzerinde yatmak için ailesine yalvarırdı. Yastık ve yorganları ön odadaki pencereden dışarı sürükleyip, çıplak gözle görülemeyen yıldızların altına yerleştiklerini hayal ederdi. Aşağı düşmeleri mümkün değildi! Merdivenlerin üstündeki boşluğa bir sandalye yerleştirirler ve böylece uykudayken oradan yuvarlanıp düşmezlerdi. Ama yaşları kaç olursa olsun, ne kadar çok yalvarırlarsa yalvarsınlar, Joey’in ailesi bunu asla kabul etmezdi.

On beş yıl önce, babasının yeni karısıyla birlikte Flo-rida’ya gittiği ve dairenin resmen ona kaldığı gece, Joey düğünden kalan bir şişe şampanyayla birlikte sürünerek yangın merdivenine çıkmıştı. Tam olarak neyi kutladığını
bilmiyordu. Babası hiçbir açıklama yapmadan evin tapusunu ve anahtarları ona vermişti. İşte o an Joey, Amy ve babasının bir daha asla geri dönmeyeceklerini anladı ve bir gün dönecek olsalar bile gelecekleri yer bu ev olmayacaktı. İlk birkaç gün, evde çok fazla gürültü yaptığını düşündü; mobilyaların çoğu babası ve Amy’yle birlikte Myrtle Sahili’ne doğru yola koyulmuş olsa da, kalan eşyaları yeniden düzenlemek için hiç vakit kaybetmemişti. Ne de olsa ev artık onundu.

Joey çoğu zaman toplantı öncesi yaşadığı stresi dizginlemeyi başarırdı; özellikle de sunumun başarısı ya da başarısızlığı bugünkü durumda olduğu gibi bir başkasının performansına bağlıyken. Ama kahvesini karıştırıp her zamanki

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: