Bir Dizi Ölü Adam / Lawrence Block

16 Nisan 2019

Bir Dizi Ölü AdamBir Dizi Ölü Adam

Bir Dizi Ölü Adam’dan…

Yaşlı adam ayağa kalkarak kaşığını su bardağının alt kısmına vurduğu sırada saat dokuz civarında olmalıydı. Adamın çevresindeki konuşmalar dindi. Tam bir sessizlik olana kadar bekledi, sonra gözlerini odada dolaştırmak için uzun bir dakika daha bekledi.

Vurduğu bardaktan küçük bir yudum su içti, bardağı önündeki masaya koydu ve avuç içleri masanın üzerinde olacak biçimde ellerini bardağın iki yanına yerleştirdi.

One doğru eğilmiş zayıf vücudu, ince sivri burnu, geriye taranmış beyaz saçları, kalın gözlük camlarının kocaman gösterdiği soluk mavi gözleriyle dururken Lewis Hildebrand’ın aklında bir Viking gemisinin burnuna oyulmuş bir biçim olarak kaldı. Yıllar boyu ufku tarayan, millerce ötesini görebilen, büyük, idealize bir kuş.

Yaşlı adam, “Baylar” dedi, “Dostlar.” Durup odadaki dört masayı tekrar gözleriyle taradı:

“Kardeşlerim.”

Söylediklerinin yankılanmasını bekledi, sonra ağır havayı hızlı bir gülümsemeyle yumuşattı.

“Ama nasıl kardeş olabiliriz? Siz yirmi iki ile otuz üç yaşları arasındasmız, ben ise seksen beş

yaşıma merdiven dayadım. Buradaki en büyüğünüzün büyükbabası olabilirim. Ama bu gece yıllara, yüzyıllara uzanan bir şeyin parçası olarak buraya katıldınız. Gerçekten de bu odadan kardeş olarak ayrılacağız.”

Bir yudum su içmek için konuşmasına ara verdi mi? Varsayalım ki verdi. Sonra ceketinin cebine uzanarak bir kâğıt parçası çıkardı.

“Size bir şey okuyacağım” dedi. “Uzun sürmez. Bir ad listesi. Otuz ad.” Boğazını temizledi, sonra çift odaklı gözlük camının alt kısmından listeyi okumak için başını yana eğdi.

“Douglas Atwood” dedi. “Raymond Andrew White. Lyman Baldridge. John Peter Garrity.

Paul Goldenberg. John Mercer…”

Adları ben uydurdum. Listenin kaydı yok, Lewis Hildebrand dışında, yaşlı adamın okuduğu tek bir adı bile hatırlamıyor. Ona göre adları okunan kişilerin çoğu İngiliz ya da İskoç-

İrlandalı, birkaçı Yahudi, birkaçı İrlandalıydı, bir avuç kadarı Hollandalı ya da Alman olabilirdi. Adlar alfabetik sırayla okunmadı, belirgin bir okuma düzeni de yoktu. Hildebrand daha sonra yaşlı adamın adlan ölüm sırasına göre okuduğunu öğrenecekti. Okunan

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: