Kaos Sarayları / Roger Zelazny – Amber Yıllıkları #5

17 Kasım 2019

Kaos SaraylarıKaos Sarayları

Kaos Sarayları’ndan…

Aralarından geçtim.

“Gerard, neler oluyor?” diye sordum.

“Biliyorsam belamı versin,” dedi. “Kendin bak. Ama içeri girmenin yolu yok.”

Yana çekildi ve ben bir adım attım. Sonra bir tane daha. O kadar. Sanki hafifçe esnek, tamamen görünmez bir duvara yaslanmış gibiydim. Ötesinde anılarımı ve duygularımı düğümleyen bir manzara vardı. Bir korku beni ensemden yakalayıp ellerimi tuttu. Katılaştım. Bu hiç de kolay bir numara değildi.

Martin gülümseyerek sol elinde bir Koz Kartı tutuyordu ve Benedict -görünüşe göre yeni çağrılmış- önünde duruyordu.
Tahtın yanında, yükseltinin üzerinde, yüzü öte yana dönük bir kız vardı. İki adam konuşuyor gibiydi, ama sözlerini duyamıyordum.

Sonunda Benedict döndü ve kıza hitap etti. Bir süre sonra, kız ona yanıt verdi. Martin kızın soluna doğru ilerledi. Kız konuşurken Benedict yükseltinin üzerine çıktı. O zaman kızın yüzünü gördüm. Konuşma devam etti.

“O kız bir şekilde tanıdık geliyor,” dedi, öne çıkıp yanımda durmuş olan Gerard.

“Yanımızdan geçerken görmüş olabilirsin,” dedim ona. “Eric’in öldüğü gün. Bu Dara.”

Keskin bir nefes aldığını duydum.

“Dara!” dedi. “Demek sen…” Sesi solup gitti.

“Yalan söylemiyordum,” dedim. “O gerçek.”

“Martin!” diye bağırdı, gelip sağımda durmuş olan Random. “Martin! Neler oluyor?”

Yanıt gelmedi.

“Seni duyabildiğini sanmıyorum,” dedi Gerard. “Bu engel bizi onlardan tamamen koparmış görünüyor.”

Random ellerini görünmez duvara koyarak ittirdi.

“Hep beraber itelim,” dedi.

Yine denedim. Gerard da ağırlığını görünmez duvara verdi.

Başarısız bir yarım dakikadan sonra vazgeçtim.

“Faydası yok,” dedim. “Kıpırdatamıyoruz.”

“Bu lanet şey de ne,” diye sordu Random. “Bu şeyi tutan ne…”

Neler olup bittiği konusunda içime bir şeyler doğuyordu ama yalnızca o kadar. Ve sırf mekanın dejâ vu özelliği yüzündendi. Ama sonra… Sonra, Grayswandir’in hâlâ yanımda olduğundan emin olmak için elimi kına götürdüm.
Yanımdaydı.

O zaman orada aniden beliren, herhangi bir destek olmaksızın tahtın önünde havada asılı duran, Dara’nın boğazına dokunan, üzerindeki girift desenlerin hepimizin görmesi için parladığı, o tanıdık kılıcın

indir

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: