Böcek Avcısı / Arthur Conan Doyle

23 Kasım 2019

Böcek AvcısıBöcek Avcısı

Böcek Avcısı’ndan…

Bu iş için ideal kişi olduğum açıkça ortadaydı. İlanı okuduktan beş dakika sonra kendimi Brook Street’e gitmek üzere bindiğim bir arabada buldum.

Yolda giderken, bu meseleyi kafamda evirip çevirmeye başladım. Böylesine ilginç niteliklere sahip bir çalışana ihtiyaç duyulan işin ne olabileceği hakkında tahmin yürütmeye çalıştım. Güçlü, sinir sistemi sağlam, tıp mezunu ve bokböcekleri hakkında bilgi sahibi. Bu birbiriden çok farklı görünen nitelikler arasında nasıl bir bağlantı olabilirdi? İlandaki şartlarlardan bir tanesinde son derece moral bozucu bir gerçek de vardı; bu, kalıcı ve uzun dönemli bir iş değildi. Bir veya birkaç gün yazıyordu. Bu ne anlama geliyordu acaba?

Mesele üzerinde kafa yorup kendimce yorumlar yapmaya çalıştıkça, konu daha da karmaşık ve anlaşılması güç bir hale geliyordu. Sonunda şunu düşündüm; kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. Zaten az olan birikimlerim tamamen tükenmişti. İş ne kadar zor olursa olsun, cebime girecek dürüstçe kazanılmış birkaç kuruş için yeni bir maceraya atılabilirdim.

Başarısızlıktan korkan insanlar aslında başarısız oldukları zaman ödeyecekleri bedelden ve kaybedecekleri şeylerden korkarlar. Ama benim kaybedecek hiçbir şeyim yoktu. Talihimin bana kesebileceği bir ceza kalmamıştı. Şansını her seferinde başka bir masada denemeye çalışan cebi boş bir kumarbaz gibiydim.

Brook Caddesi’ndeki 77 B numaralı ev, heybetli görünümüne rağmen bir o kadar da izbeydi. Dümdüz duvarları boz rengindeydi. Kral George dönemi mimarisini andıran ve son derece saygı uyandıran bir dış görünümü vardı. Arabadan indiğimde, genç bir adamın evin kapısından çıktığını ve hızlı adımlarla caddeden aşağıya doğru yürümeye başladığını gördüm. Yanımdan geçerken bana meraklı ve öfkeli bir bakış attı. Bunun benim için olumlu bir durum olacağını düşünerek olayı kendi lehime yorumladım. Tepkilerine bakılırsa büyük ihtimalle işe kabul edilmemişti ve onun reddedildiği bir iş görüşmesine gidecek olmama içerlemiş, hatta biraz kıskanmıştı. Herhalde işi almak için yeterli donanıma ve tecrübeye sahip değildi. Büyük bir umutla basamakları çıktım ve kapıyı çaldım.

Üniformalı bir uşak kapıyı açtı. Uşağın görünümünden

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: