Dörtlerin Yemini / Arthur Conan Doyle

24 Kasım 2019

Dörtlerin YeminiDörtlerin Yemini

Dörtlerin Yemini’nden…

Sherlock Holmes şöminenin üstünde, bir köşede duran şişesini aldı ve maroken kutu içindeki enjektörünü çıkardı. Uzun, beyaz parmaklarıyla enjektörün ucuna incecik iğneyi telaşla taktıktan sonra, gömleğinin kol ağzını kıvırarak sol kolunu açtı. Bir süre düşünceli bakışlarla bileğindeki ve kaslı kolundaki sayısız iğne deliğine ve yaraya baktı. Sonunda iğnenin sivri ucunu koluna batırdı, ufak pistona parmağıyla bastırdı ve rahatlayarak derin bir iç çekişle kadife döşemeli koltuğuna gömüldü.

Gerçi aylardır günde üç kez bu sahneye tanık oluyordum, ama ilkelerimden ötürü buna bir türlü alışamamıştım. Tersine, günden güne bu manzara karşısında daha da sinirleniyor ve buna engel olma cesaretinden yoksun olduğum için her gece vicdan azabı çekiyordum. Bu konudaki düşüncelerimi ona açmak için kendi kendime yemin üstüne yemin ediyordum; ama dostumun soğukkanlı ve umursamaz tavrı, onun böyle yüz göz olmaya yakın bir girişimde bulunulabilecek dünyadaki en son kişi olduğunu gösteriyordu. Büyük yetenekleri, bilgili tavırları ve sahip olduğu olağanüstü niteliklere ilişkin deneyimlerim ona karşı gelmek konusunda beni çekingen ve sıkılgan biri yapıyordu.

Yine de o öğleden sonra, öğle yemeğinde içtiğim
Beaune şarabının etkisiyle mi, yoksa onun aşırıya kaçan kasıtlı davranışı yüzünden midir bilinmez, birdenbire artık kendimi tutamayacağımı hissettim.

“Bugün hangisini kullandınız,” diye sordum, “morfin mi, yoksa kokain mi?”

Bakışlarını elinde açık tuttuğu Gotik harflere basılmış kitabından ağır ağır kaldırdı.

“Kokain,” dedi, “yüzde yedilik bir çözelti. Siz de denemek ister miydiniz?”

“Kesinlikle hayır,” diye sert bir sesle karşılık verdim. “Sağlığım henüz Afganistan’daki savaşın etkilerini atlatmadı. Fazladan bir zararlı etkiyi göze alamam.”

Öfkeme gülümsedi. “Belki de haklısınızdır Watson,” dedi. “Galiba bünyeye zararlı bir etkisi var. Ama öylesine mucizevi bir uyarıcı ve zihni açıcı etkisi de var ki, yan etkisi bunun yanında önemsiz kalıyor.”

“Ama bir düşünün!” dedim büyük bir içtenlikle. “Neye mal olduğunu düşünün! Beyniniz dediğiniz gibi uyarılıp canlanıyor olabilir, ama doku bozulmasını artıran patolojik ve marazi bir süreç bu; kalıcı bir

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: