Mavi Yakut / Arthur Conan Doyle

29 Kasım 2019

Mavi YakutMavi Yakut

Mavi Yakut’tan…

Dostum Sherlock Holmes’un ev sahibesi Bayan Hudson dünyanın en sabırlı kadınıdır. Her Allahın günü evini acayip ve şüpheli kişilerin doldurması yetmiyormuş gibi, bir de ilginç kiracısının tuhaf alışkanlıklarına ve düzensiz hayatına katlanmak zorunda kalıyordu. Holmes’un inanılmaz dağınıklığı, en olmadık zamanlarda keman çalma tutkusu, evin içerisini berbat kokulara boğan kimya deneyleri ve hayatından eksik olmayan şiddet ve tehlikeler belki de onu Londra’nın en çekilmez kiracısı durumuna getirmişti. Ne var ki kira ödemede cömertti. Yıllarca oturduğu evin, orasına burasına harcadığı parayla koca evi rahatlıkla satın alabilirdi.

Ev sahibesi ondan çok çekinir, işine burnunu sokmaya cesaret edemezdi; çünkü onun ne şekilde karşılık vereceğini pek iyi bilirdi. Öte yandan ondan hoşlanırdı da; çünkü dostum kadınlara nazik davranırdı. Aslında Holmes kadın milletini sevmezdi, onlara asla güvenmezdi ama bir beyefendi gibi davranmaktan da geri durmazdı. Yaşlı kadının, kiracısını ne denli önemsediğini bildiğim için, evlenmemden bu yana ikinci kez evime gelip, zavallı dostumun kötü giden sağlık durumunu anlatırken, can kulağıyla dinledim onu.

“Ölmek üzere, Dr. Watson,” dedi. “Son üç gündür iyice çöktü; bilmem, bugünü sağ çıkarır mı bilmiyorum. Doktor çağırmama izin vermiyor. Ama bu sabah avurtlarının nasıl çöktüğünü ve çaresizce bakan kocaman gözlerini görünce daha fazla dayanamadım. ‘İzin verseniz de vermeseniz de, Bay Holmes, hemen gidip bir doktor çağıracağım,’ dedim. ‘O zaman Dr. Watson’ı çağır,’ dedi. Sizin yerinizde olsam acele ederdim efendim, yoksa maalesef bir daha sağ göremeyebilirsiniz.”

Hastalığından haberim olmadığı için dehşet içinde kalmıştım. Nasıl alelacele şapkamla paltomu kapıp yola koyulduğumu tahmin edemezsiniz. Yolda Bayan Hudson’a diğer ayrıntıları da sordum.

“Anlatabileceğim fazla bir şey yok, efendim” dedi. “Nehir kenarındaki Rotherhithe Caddesi’nde bir vaka üzerine çalışıyordu; bu hastalığı da orada kaptı galiba. Perşembe günü öğle üzeri yatağa düştü ve o günden beri de hiç ayağa kalkmadı. Üç gündür boğazından ne bir lokma yemek ne de bir yudum su geçiyor.”

“Aman Tanrım! Neden daha

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: