Cam Kule / Robert Silverberg

8 Aralık 2019

Cam KuleCam Kule

Cam Kule’den…

Simeon Krug’un kulesi, Hudson Körfezi’nin batısında, Kanada arktikasının boz tundrasında şimdi yüz metreye yükseliyor. Kule, halen içi boş cam bir kütük gibi; üstü açık ve doğa koşullarına karşı sadece, çalışılan katın birkaç metre üzerinde süzülen koruyucu bir güç alanıyla kapatılmış. Bitmemiş yapının çevresine android işçi grupları, vişne kızılı derileriyle binlerce sentetik insan toplanmış, cam blokları vinçlerin tahliyelerine yükleyerek yukarıya, zirvede onları yerleştirmek için bekleyen diğer androidlere gönderiyorlar. Krug, androidlerini kesintisiz üç vardiya halinde çalıştırıyor; hava karardığında inşaat alanı gökyüzünde bir kilometre yüksekliğe dizilmiş ve alanın kuzey ucundaki milyon kilovatlık küçük bir füzyon üreteciyle beslenen milyonlarca yansıtıcı levhayla aydınlatılıyor.

Kulenin sekizgen şeklindeki muazzam temelinden dışarıya ve tundrayı oluşturan toprak, kök, yosun ve likenlerin elli santimetre derinine gümüş renkli, dondurucu şeritler yayılıyor. Şeritler her yönde birkaç kilometre boyunca uzuyorlar. Kuleyi inşa etmekte olan androidlerle araçların ürettikleri ısı, helyum-II difüzyon hücreleriyle soğuruluyor. Eğer şeritler orada olmasaydı inşaatın ürettiği enerjiyle tundra kısa sürede bir çamur gölüne dönüşürdü; dev kulenin temelindeki dubalar gevşer ve koca yapı yaralı bir titan gibi yana yatıp yıkılırdı. Şeritler tundrayı, Simeon Krug’un şimdi üzerine bindirmekte olduğu yüke dayanabilecek kadar buzlu ve sert tutuyorlar.

Kulenin çevresinde bin metrelik bir yarıçap içine destek binaları toplanmış. Alanın batı tarafında ana kontrol merkezi yer alıyor. Doğuda takyon ışınlı ultradalga iletişim araç gerecinin üretildiği laboratuvar var; içinde genellikle bir düzine kadar teknisyenin, Krug’un yıldızlara mesaj göndermekte kullanmayı ümit ettiği aygıtları sabırla monte ettikleri küçük, pembe bir kubbe burası. Alanın kuzeyinde çeşitli hizmet binaları toplanmış. Güneyde ise bu uzak bölgeyi uygar dünyayla birleştiren transmat odaları dizili. Transmatlardan sürekli olarak insanlar ve androidler girip çıkıyor; New York ya da Nairobi veya Novosibirsk’ten geliyor ve Sydney, San Francisco veya Şanghay’a gidiyorlar.

Krug inşaat alanına değişmez biçimde günde en az bir kez uğrar; tek başına, oğlu Manuel’le, kadınlarından biriyle ya da sanayici bir dostuyla. Mutat

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: