Azrailin Habercisi / Ümit Deniz

12 Aralık 2019

Azrailin HabercisiAzrailin Habercisi

Azrailin Habercisi’nden…

Şapkamı ve pardesümü alan uşak nazik bir tarzda:

“— Sizi çok merak ettiler efendim,” dedi. “Biraz daha gecikseydiniz, aşağıya postahaneye inip gazeteye telefon edecektim…”

“— Maalesef geciktim. Çünkü arabam, yolun alt başında çamura saplandı. Onu çıkarmak için uğraştım.”

Dışarıda gök gürlüyor, bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Bulunduğum yer, mermer döşeli geniş bir holdü. Oymalı meşeden masif bir masa, uzun arkalıklı dört möşe koltuk, bunların arasına konmuş, duvara dayalı iki zırhlı şövalye heykeli, pandülü güneşi andıran büyük bir duvar saati, iki kola ayrılarak yukarı çıkan mermer merdiven, ortaçağ harblerini canlandıran üç büyük tablo ve muhteşem bir avize, ilk gören için, buraya bir Avrupa şatosunun atmosferini veriyordu.

Kont Giokomo Pellegrini, nevi şahsına münhasır bir italyan asilzadesiydi ve Türk muhibbi olarak tanınmıştı. Venedik Dükalarının torunu olmakla iftihar eder ve bunu da her zaman söylemekten zevk duyardı. Efsanevî bir serveti olduğundan bahsedilirdi. Nitekim Hereke’nin İzmit körfezine bakan sırtında inşa ettirdiği bu şato stilindeki evi ile buraya her hafta sonu çağırdığı geniş davetli kitlesi onun bu hususiyetini de açıkça meydana kordu.

Kendisiyle tanışmamız pek yeni değildi. İtalya’da bulunduğum sırada, tesadüfen oniki yaşlarında küçük bir kızı boğulmaktan kurtarmıştım. Yavrucak beni ebeveynine tanıştırdı. Ablası ve eniştesiyle beraber oturuyordu. Sicilya’nın bu sayfiye şehrine yazı geçirmek için gelmişlerdi. İşte Kont Pellegrini’yi o zaman böyle tanıdım. Ellibeş yaşında olmasına rağmen çok dinç gözüken, beyaz barbişi ile eski zaman şövalyelerini andıran, tipik bir insandı.

Karısı Kontes de otuzbeş, kırk yaşlarında hâlâ güzel olan bir Napoli dilberiydi. Sonra, zamanla öğrendim ki, Kont onu kenar mahallenin birinde görüp beğenmiş sonra da evlenmişti. İki kardeş böylece sefaletten kurtulup asalete kavuşmuşlardı. Kontun çocuğu olmadığı için, küçük Rossana onların gözbebeği idi. Benim onu denizden kurtarışım ailenin minnetarlığım kazanmama yetmiş artmıştı bile…

O tatilimi, ısrarları üzerine yanlarında geçirdim. Ertesi yıl Kont Türkiye’ye geldi ve aylarca süren bir seyahatte bütün vatanı gezdi. Bu sırada karısı ile baldızı

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: