Gece Gelen Ölü / Ümit Deniz

14 Aralık 2019

Gece Gelen ÖlüGece Gelen Ölü

Gece Gelen Ölü’den…

Bu saatte evden çıkmam hususunda kimbilir şimdi neler yoracak, nasıl endişelenecekti? Onun için:

“— Dışarıdan bir ahbabı gelecekmiş, onu karşılamaya hava alanına gitti dersin ağa Fırsat bulunca sonra ben de telefon ederim tekrar”

“— Garajı açayım mı küçük bey?..”

“— Zahmet etme, hallederim ben o işi de Haydi eyvallah”

”— Güle güle”

Yolda giderken yine bu acayip davete aklım takılmıştı.

Necmi bu saatte beni neden istemişti acaba?

Sonra kendi telefon etmeyip neden adamlarına ettirmişti?

Hadi hatlar bozuk diyelim Kendi çıkıp edemez mi idi bir yerden?.. Kaldı ki onun da altında arabası vardı?..

Acaba yaşlı annesine bir şey mi olmuştu?

Yahut da kızkardeşine ?..

Yonca’yı düşünmek, menekşelerin en canlısından bir çift güzel gözün ürpertisini uyandırdı içimde

Allah korusun

Hadi canım Ben de pek budalaca tahminlerde bulunuyordum bu sabah. Sahil asfaltına geldiğim sırada şafak da iyiden iyiye atmıştı. Mevsim bahar olduğu için denizin iyodu ile toprağın o kendine has kokusu birbirine karışıyor, insanda başlı başına bir yaşama arzusu uyandırıyordu.

Dün geceki ziyafette o kadar fazla kaçırmasaydım kendimi daha iyi hissedecektim ama, gerek uykumu almamış olmak, gerek başımdaki hafif ağrı bu davetin acaipliğindeki düşüncelerle de karışınca büsbütün şakaklarımda kıskaç halinde beliriyordu.

Geceyi, Dünya Endüstri Bankası Umum Müdürünün Hilton’da verdiği partide geçirmiştim.

Bütün kordiplomatiğin de hazır bulunduğu bu ziyafet hakikaten çok zevkli olmuştu. Bugün gazeteye inmeyeceğim için geç kalmakta beis görmemiştim. Ama kim derdi ki sabahın ayazında beni çağıracaklar da ağız eğri, göz şaşı yollara düşeceğim diye

Peki,, ama Necmi’nin derdi ne olabilirdi?

Bu sual merak seviyesini aşmış köşke yaklaştıkça endişe halini almaya başlamıştı. Zira Korsanlı Köşk’ün kendine göre hem komik, hem de acaip bir hikâyesi vardı.

Necmi, köklü bir aileye mensuptu. Büyük dedeleri Osmanlı İmparatorluğunda sadrazamlık, vezirlik etmiş ve göçerken de torunlarına bir hayli yüklü servet bırakmış kimselerdi.

Korsanlı Köşkün bahçe kapısına geldiğim zaman yolun öbür ucundan bir çöp kamyonu da köşeyi

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: