Kanlı Kolyeler / Ümit Deniz

16 Aralık 2019

Kanlı KolyelerKanlı Kolyeler

Kanlı Kolyeler’den…

Biriçim’in yanındaki erkek Nazmi Tan adında kadın terzisi, desinatör ve fotoğrafçı idi. Kendisini gıyaben tanıyordum, zengin bir ailenin vârisi idi ve son senelerde çıkan büyük bir mecmuanın kadın sayfasını yapıyor, fotoğraflarını çekiyordu. Kızın, benimle tanıştırma şeklini pek beğenmemiş olacak ki, konuşurken müstehzi bir tavır takmıyordu. Ona aldırış etmeden kız ile meşgul olmaya başladım. Zaten Vesamet hanım da bu sırada Nazmi’nin koluna girip onu büfeye doğru sürüklemişti.

Biriçim ile kolay anlaştık. Bu akşam Nazmi Tan’a söz vermişti fakat yarın akşam benimle çıkmaya razı oldu ve adresini verdi. Vesamet hanımın dediği gibi, Levent’de oturuyordu. Akşam saat sekizde geleceğimi söyleyip onu kavalyesinin yanına götürdüm ve partiden ayrıldım.

Zira fevri mütecanis insanların toplandığı bu tip partilerden çok çabuk sıkılırdım.

Puslu bir sonbahar akşamında acemi şoförlere iltifat yağdırarak bunları düşünüyordum. «Onaltı yaşındasın…» «Çok güzelsin…» «Benim olacaksın….» «Benim olacaksın…»

Melodi biraz sonra evine varacağım kız hakkındaki hislerime tamamen uyuyordu. «Yirmibeş yaşındasın…» «Bebek gibi yavrusun…» «Sıkı dur geliyorum…»

Bu da benim şarkımdı… Birden bütün keyiflerimin üzerimde olduğunu hissettim. Şu kavanoz dipli dünya hakikaten yaşanmaya değerdi. Kaç gündür yağmurlar altında yıkanan şehir bu sabah güneşe kavuşmuş, İstanbullu yazdan bir gün yaşamaya başlamıştı. Havadaki hafif sis ve pus bundan ileri olsa gerekti.

Zincirlikuyu’yu geçip Levent’e saptığım şuada not defterimi çıkarıp adrese bir kere daha baktım. Levent Sülün sokak 49 numara… Telefon: 63 52 35… Bu numarayı verirken kız:

«— Eğer,» demişti, «gelmez iseniz lütfen bana daha önce haber veriniz. Malûm ya gazetecilerin pek sağı solu belli olmaz… Ben de gecemi boşuna geçirmiş olmayayım.»

Peki, ama ben şimdi koca Levent’de Sülün sokağını nereden bulacaktım?

İç Levent’e saparken arabayı durdurup köşedeki gazeteciye seslendim:

«— Aslanım, Sülün sokak nerede biliyor musun?»

Başı ile işaret etti:

«— Abi, camiyi geç, ana caddeden sola sap, dört sokak yürü, dördüncüsünde…»

Oğlanın tarif ettiği gibi sağa sola saparak salık verilen sokağı nihayet buldum. Caddedeki elektrik lâmbası burayı tamamen aydınlatamadığı

indir

Yorum Yapılmamış

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: